Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre, sanığın ve katılanın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Sanığın kendisini A. K. ve mühendis olarak katılana tanıtıp daha sonrasında da katılandan katılanın çekmiş olduğu 20.500 TL.yi karlı bir iş yapacağını söyleyip alarak katılanı dolandırdığı iddia olunan olayda sanık eyleminin 5237 Sayılı TCK.nın 157/1.maddesinde yazılı "dolandırıcılık" suçuna ilişkin mahkemece sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de bu suçun; hükümden önce 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.maddesiyle 5271 Sayılı CMK.nın 253/1-b maddesine eklenen 6.bendi uyarınca TCK.nın 157/1.maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşmaya tabi hale getirilmesi gözetilip, CMK.nın 254.maddesinde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun uzlaşma önerisinde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı ve başvuruda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin CMK.nın 280/1-f maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 17/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)