(5271 S. K. m. 3, 12, 170) (5235 S. K. m. 11) (5237 S. K. m. 53, 204, 210)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Torbalı C. Başsavcılığının 30/01/2012 tarih ve 2012/241 Esas sayılı iddianamesi ile; şüphelinin, müştekiden olay tarihinden 15 gün kadar önce ………… plakalı minibüsü 3700 TL karşılığında satın aldığı ve 200 TL peşin verip kalanını daha sonra vermek üzere anlaştıkları, şüphelinin minibüsü müştekiden teslim aldığı ve suç tarihinde şüphelinin müştekiye Yapı ve Kredi Bankasına ait 25/12/2011 keşide tarihli 3500 TL bedelli ……….. çek nolu çeki ciro ederek verdiği, tanık Y.'in ihbarı üzerine şüphelinin yakalandığı ve çek üzerinde yapılan kriminal incelemesinde çekin külliyen sahte olduğu ve çekte bulunan imza ve yazıların şüpheliye ait olduğunun belirlendiği, önceden doğmuş bir borcun ödenmesi için şüphelinin müştekiye sahte çek vermesi nedeniyle atılı eylemin dolandırıcılık değil, resmi belge hükmündeki çekin sahte olarak tanzim edilip kullanılması kapsamında kaldığı, toplanan deliller ve tüm adli soruşturma evrakı değerlendirildiğinde şüphelinin üzerine atılı bulunan suçu irtikap ettiği yönünde CMK’nun 170/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasını haklı kılacak nitelikte ve yeterlilikte delil elde edildiği anlaşılmakla; şüphelinin üzerine atılı suçtan yargılamasının 5271 S.K’nun 3 ve 12 ile 5235 S.K’nun 11. maddeleri gereğince yapılarak; şüphelinin eylemine uyan TCK'nun 204/1, 210/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, şüpheli hakkında TCK'nun 53/1 maddesinde yazılı tedbirlere hükmolunmasına, adli emanetin 2012/3 sırasında kayıtlı sahte çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
SANIK SAVUNMASINDA: "Ben servis taşımacılığı yaparım. Minibüs alırken müştekiye karşı 3700 TL borçlandım, borcuma karşılık çek verdim. Çeki kabul etti, ardından bankaya gittiğinde çekin karşılıksız olduğunu anlamış ben bu çekin parasını ödedim asıl mağdur olan benim, diyeceklerim bundan ibarettir." şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
-Sanık savunmaları,
-Nüfus ve adli sicil kayıtları,
-Tüm dosya kapsamı.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Müşteki M. E.; " ihbar yazısına bir diyeceğim yoktur, şikayetim devam etmemektedir, hükmün açıklanması noktasında takdir mahkemenindir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya içerisinde sanık savunması, müşteki beyanı, Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/10/2016 tarih ve 2016/102 Esas sayılı ihbar yazısı, mahkememizin 2012/100 Esas sayılı ilamı ve ekleri, adli sicil ve nüfus kayıt örneği bulunmaktadır.
Sanık M. A. Ş. hakkında Mahkememizin 29/11/2012 tarih ve 2012/100 Esas - 2012/751 Karar sayılı ilamı ile "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan 5 yıl süreyle denetime tabi tutulduğu bu kararın 10/01/2013 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/10/2016 tarih ve 2016/102 Esas sayılı ihbar yazılarıyla sanığın beş yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği anlaşılmış olup, yeniden değerlendirilmek üzere mahkememizin 2016/574 esas numarasına kayıt edilmiştir.
Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/10/2016 tarih ve 2016/102 Esas sayılı ihbar yazısı ekinde sadece iddianamenin gönderilmiş olduğu, gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi gönderilmeden derdest dosya üzerinden mahkememize ihbarda bulunulduğu, sehven sanığın kasıtlı suç işlediğinden bahisle esasa kayıt işlemi yapıldığı, Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi ile yapılan yazışmada mahkemelerinin 2016/102 Esas sayılı dosyalarının yargılamasının devam ettiği, iddianamede ve duruşma zabıtlarının Uyap sistemi üzerinden gönderildiği, aslında mahkememizin 2012/100 Esas 2012/751 Karar sayılı dosyasının esasa kayıt edilmemesi gerekirken sehven kayıt işlemi yapıldığı, hüküm açıklandıktan sonra gerekçeli kararın yazım aşamasında fark edilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DURUŞMA AÇMA GEREKÇESİ:
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının koşullarının oluşup oluşmadığı ve suçun hukuki nitelendirilmesi ve bu bağlamda uygulanan yaptırımların kanuna ve hakkaniyete uygun olarak verilip verilmediği hususunda yeniden yargılama yapılması gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
Dosya kapsamına ve duruşma açma nedenine göre sanığın savunmasının alınması esasa etkili bulunmadığından sanığın savunmasının alınmasından vazgeçilmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Her ne kadar Torbalı 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/574 esas 2017/133 karar sayılı kararı ile 29/11/2012 tarih 2012/100 esas 2012/754 karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kaldırılmasına karar verildiği, ancak dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla Torbalı 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/574 esas 2017/133 karar sayılı kararının dairenizce kaldırılarak hükmün açıklanmasına yer olmadığına kararı verilmesi talep ve mütalaa olunur. " demiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Torbalı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/574 Esas,2017/133 Karar sayılı kararı ile, mahkemenin 29/11/2012 tarih ve 2012/100 Esas - 2012/751 Karar sayılı kararı ile "Resmi Belgede Sahtecilik" suçunu işlediğine karar verilen sanık hakkında tayin edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair 10/01/2013 kesinleşme tarihli kararın deneme süresi içinde sanığın kasıtlı suç işlediğinden bahisle Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/10/2016 tarih ve 2016/102 Esas sayılı ihbar yazılarıyla mahkemesince esasa alınarak açıklanmasına karar verilmiş ise de,
İhbara konu Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/102 Esas numaralı dava dosyasında yargılamanın devam ettiği, bu itibarla sanık hakkında deneme süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının koşulları oluşmadığı anlaşılmakla, tayin edilen hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Torbalı 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/574 esas 2017/133 karar sayılı kararının duruşmalı olarak yapılan incelemesinde;
Sanık M. A. Ş.'un resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasına dair Torbalı 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2017 tarih ve 2016/574 esas 2017/133 karar sayılı kararının CMK.nın 231/5. Maddesindeki hükmün açıklanması koşullarının oluşmaması nedeni ile KALDIRILMASINA,
Torbalı 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarih ve 2012/100 esas 2012/751 karar sayılı karar ile verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARININ AÇIKLANMASINA YER OLMADIĞINA,
Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanığın yokluğunda, iddia makamında C. Savcısı İskender Dadalı(28105)'nın katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 33, 227, 229 ve 280/2 maddelerindeki usul kaidelerine uygun oybirliğiyle karar verilip,
5271 sayılı CMK'nun 286. Maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olarak verilen kararın KESİN olduğu belirtilip,
5271 sayılı CMK'nun 34/1-2, 35/1, 231/1, 232/6 maddeleri doğrultusunda tutanağa geçirilen hüküm alenen okunup hüküm fıkrası ve gerekçesi ana çizgileri ile usulen anlatıldı. 29/06/2017 (¤¤)