Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı ve kapsamına göre, katılan K. vekili ile katılanlar A., S., M. ve H. D. vekillerinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 Sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; sanık H. Ç.'nin A... isimli bir firma üzerinden Turgutlu ilçesinde 2636 ada ve 17 parselde kayıtlı taşınmazda 64 dairelik Ç... adlı site inşaatını büyük oranda tamamladığı, bu siteden F Blok 3. Kat 5 numaralı daireyi 16/02/2015 tarihli sözleşme ile müşteki K.'ye sattığı, ancak daha sonra bu daireyi sanık M.'ın eşi sanık N.'e tapuda devrettiği, sanık H.'ın müşteki K.'nin ödediği paraları iade etmediği gibi üzerindeki malları da devrederek müştekinin dava ve takip yoluyla alacağını tahsil imkanını ortadan kaldırarak onu dolandırdığı, yine sanık H.'ın aynı arsa sahibine ait bitişik 2635 ada 17 parsel sayılı taşınmaza Ç... 2 adında bir site kuracağına ilişkin ilan ve reklamlarla maket proje üzerinden müştekiler H., M., S. ve A.'a adiyen düzenlenmiş sözleşmelerle (müşteki M. ile 23/03/2016 tarihli, müşteki H. ile 03/05/2016 tarihli, müştekiler A. ve S. ile 08/07/2016 tarihli sözleşmeler) satış işlemleri yaparak onlardan peşinat ve taksit ödemeleri adı altında paralar aldığı, ancak inşaat ruhsatı almadığı gibi inşaata hiç başlamadığı ve böylece müştekileri dolandırdığı iddiasının yer aldığı olayda,
A... adlı firmanın ticaret siciline kayıtlı bir şirket olup olmadığı, sanık H.'ın şirket yöneticisi olup olmadığı hususlarının ticaret sicil müdürlüğünden araştırılarak ve yine sanığın TTK hükümlerine göre tacir sayılıp sayılamayacağı ve inşaat faaliyetlerinin ticari faaliyet olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılarak sonucuna göre eylemin TCK 158/1-h maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasının CMK 289/1-d bendinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinden olduğu anlaşılmakla;
Kabule göre de;
2636 ada, 17 parselde yapılan Ç... adlı sitede yer alan F blok 3. Kat 5 numaralı dairenin tüm geldileriyle birlikte tapu kaydının istenerek müşteki K. ile yapılan sözleşme tarihinden önce kat irtifakı tesis edilip edilmediği, müşteki K.'nin 16/02/2015 ve 17/02/2015'te yaptığı ve özellikle 26/12/2016 tarihine kadar 15 adet banka dekontu ile yaptığı ödemelerin dairenin sanık N.'e devrinden önce mi sonra mı yapıldığı, yine daire için müşteki K.'nin bir takım masraflar yaparak eşi Z. adına kredi başvuru formları düzenlenmesinin satıştan öncemi sonra mı olduğu hususları araştırılarak, sanık daireyi N.'e sattıktan sonra müşteki K.’nin ödemelerini kabul etmiş ve onun, daireyi kredi çekmeye hazır hale getirmek için masraf yapmasına sessiz kalmışsa, bu davranışının ve M.'a 3 adet daireyi peşin satmışsa bu paradan müşteki K.'ye ödeme yapmamasının sebebi de tartışılarak sonucuna göre kastının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Ç... 2(veya Ç...-G... Sitesi ) adlı maket proje üzerinden yapılan satışlarla ilgili olarak;
2635 ada 17 parsele ait tapu kaydı getirtilerek, parselin tapu sahibi, arsa vasfında olup olmadığı, tapu kaydında inşaat yapmaya engel bir şerhin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, dosyadaki bilgilere göre inşaat sahibi B. G. ile sanık H.'ın yanında çalışan inşaat mühendisi O. S.'in ifadeleri ile yetinilerek, arsa sahibi ile yapıldığı söylenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi hiç sorgulanmadan ve bir örneği dosyaya konulmadan, yine ruhsat başvurusu yapıldığına ilişkin ifadelerle yetinilerek belediyeden gerçekten bir başvuru olup olmadığı ve akıbeti araştırılmadan, gerekirse mahallinde keşif yapılarak bazı ifadelerde geçtiği gibi zeminde fiilen kazı ve temel atma işlemi yapılıp yapılmadığı belirlenmeden, arsa sahibi ile sözleşme varsa tarihi ve arsa sahibinin fesih tarihi (fesih ihbarının sözlü mü, posta yoluyla mı yoksa noterden mi yapıldığı araştırılarak) ile müştekiler M., H. ve S.'ın yaptığı ödeme tarihleri karşılaştırılarak ödemelerin fesihten sonra yapılıp yapılmadığı belirlenmeden, ayrıca sanık H.'ın arsa sahibine karşı tazminat v.b. dava açıp açmadığı araştırılmadan, Turgutlu Cumhuriyet Savcılığının 2017/1518 Sayılı soruşturma evrakı ile Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava dosyası celp edilip incelenmeden ve tüm bu bilgiler doğrultusunda sanık H.'ın ikinci projeyi ilk inşaata kaynak aktarmak için mi yaptığı, yoksa sözleşmenin feshi ve ekonomik sebepler gibi iradesi dışındaki etkenlerle mi inşaata başlayamadığı tartışılmadan ve H. Ö. gibi benzer mağdurlar ve şikayetler olup olmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla,
Katılan K. vekili ile katılanlar A., S., M. ve H. D. vekilinin istinaf taleplerinin kabulüyle CMK'nun 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 31.05.2019 Tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)