(5237 S. K. m. 53, 62, 66, 67, 158, 204, 210) (5271 S. K. m. 100, 248)
Dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Başvurunun kabule şayan olduğuna ilişkin ön inceleme sonucu esastan incelemeye geçilerek;
Dosya incelendi; Gereği düşünüldü:
Başvurunun kabule şayan olduğuna ilişkin ön inceleme sonucu esastan incelemeye geçilmiştir.
1-Katılan H. Ö. vekili Av. F. D.'in vekalet ücreti verilmemesine yönelik istinaf talebi yönünden;
Katılan H. Ö.'in dosya içinde mevcut nüfus aile kayıt tablosundan anlaşılacağı üzere, 03/04/2015 tarihinde vefat ettiği ve mirasçı olarak çocukları H. ile E. N.'un kaldığı,
Mahkemesince katılanın ölümünden yaklaşık 1 yıl 9 ay kadar sonra 26/01/2017 tarihinde sanığın mahkumiyetine karar verildiği,
Katılan H. Ö.'in öldüğünü karar tarihinden sonra fark eden mahkeme tarafından gerekçeli kararların H. mirasçıları H. ile E. N.'a tebliğe çıkartıldığı, tebliğe rağmen mirasçıların dilekçe veya beyanda bulunmadıkları,
Vekalet ilişkisinin ölümle sona erdiği, karar tarihinden 1 yıl 9 ay kadar önce öldüğü tespit edilen H. Ö.'in mirasçılarından davaya devam hususunda beyan ve müracaatlarının bulunmadığı gibi Av. F. D.'in de mirasçılara ait vekaletname ibraz etmediğinin tespiti karşısında,
Sanık aleyhine ölü katılan H. Ö. lehine mahkemesince ücreti vekalet tayin edilmemiş olmasının usule, yasaya ve dosya içeriğine uygun olduğundan, katılan vekilinin başvuru gerekçesi yerinde görülmediğinden incelenen karara vaki istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-A-Sanık müdafilerinin resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik istinaf talepleri yönünden;
İLGİLİ MADDELER
5237 sayılı TCK'nun 210 maddesi "Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması hâlinde, resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır."
5237 sayılı TCK'nun 204/1 maddesi "Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
5237 sayılı TCK'nun 66/1-e maddesinde "Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer."
5237 sayılı TCK'nun 67/2 - "Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar."
DEĞERLENDİRME:
Suça konu çek üzerindeki keşide tarihinin 07/07/2005 tarihi olduğu
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2006 tarih ve 2006/1690 Esas numaralı İddianamesi ile Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı,
Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/342 Esas numaralı dosyasında sanık hakkında sorgu için 14/11/2006 tarihinde yakalama emri çıkartıldığı,
Yakalama emri infaz edilmeden Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/760 karar sayılı kararı ile sanığın gerçekleşen eyleminin TCK'nun 158/1-f ve 204/1 maddeleri kapsamında kaldığı ve 5235 sayılı yasa gereğince davaya bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verildiği,
Bunun üzerine dosyanın Manisa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/176 esasına kaydının yapıldığı ve tensiple birlikte sanık hakkında yeniden 20/03/2009 tarihinde sorgu için yakalama emri çıkartıldığı
Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın savunmasının alınması için çıkartılan yakalama emrinin 05/11/2016 tarihinde İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/1118 D.İş. Sayılı kararı ile yerine getirdiği,
Yakalama emri infaz edilen sanık hakkında Manisa 1.Ağır Ceza Mahkemesi 26/01/2017 tarihli 34 celsede sanık müdafinin huzurunda, resmi belgede sahtecilik suçu işlediğine karar verilen sanık hakkında TCK'nun 204/1,62,53 maddeleri gereğince neticeden 2 yıl 6 ay hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir.
KABUL;
Sanığın mahkumiyetine karar verilen resmi belgede sahtecilik suçunun TCK'nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, TCK'nun 67/2-c maddesi gereğince zaman aşımını kesen son işlemin Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2006 tarih ve 2006/1690 Esas numaralı İddianamesi olduğu, daha sonra mahkemesince 11/09/2012 tarihinde kaçak sayılmasına karar verildiği ve 08/11/2012 tarihinde o tarih itibariyle yürürlükte bulunan CMK'nun 248/5 maddesi delaletiyle CMK 100 maddesi gereğince gıyaben tutuklama kararı verilmiş ise de, 6763 sayılı yasa ile getirilen değişikle CMK'nun 248 maddesinde yeniden düzenleme yapılarak kaçak sanığın gıyaben tutuklanma düzenlemesinin yürürlükten kaldırıldığı, lehe olan bu düzenlemenin dikkate alınarak zaman aşımını kesen muamelelerin iddianame düzenlenmesi ve savunma alınmasına ilişkin işlemlerin olduğu, bu itibarla iddianame tarihi olan 06/06/2006'dan itibaren TCK'nun 67/3 maddesi gereğince yeniden işlemeye başlayan asli 8 yıllık dava zamana aşımı süresinin,06/06/2014 tarihinde dolmasına rağmen sanık hakkında mahkumiyet karar verilmiş olması karşısında,
Sanık müdafilerinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden istinaf taleplerinin kabulüne, Manisa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 26/01/2017 tarih ve 2009/176 Esas, 2017/15 Karar sayılı kararının resmi belgede sahtecilik suçu yönünden BOZULMASINA, sanık hakkında sahtecilik suçundan açılan kamu davasının TCK'nun 66 maddesi uyarınca zaman aşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-B-Sanık müdafilerinin dolandırıcılık suçuna yönelik istinaf taleplerinin ise;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan hukuki nitelendirmenin ve bu doğrultuda yaptırımın kanuna ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından,
Sanık müdafilerinin dolandırıcılık suçu yönünden başvuru gerekçeleri yerinde görülmediğinden, dolandırıcılık suçundan incelenen karara vaki istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE,
Katılan vekilinin vekalet ücretine yönelik talebi ile sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçu yönünden Esastan redde dair kararlar yönünden kesin olmak üzere,
Hükmün belgede sahtecilik suçu yönünden verilen zamanaşımından düşme kararına yönelik ise, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve beyanın tutanağa geçirilip hakime onaylatmak suretiyle veya mahkememize bizzat verecekleri veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer Ağır veya Asliye Ceza Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 22.03.2017 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. (¤¤)