(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 34, 43, 204, 230, 280, 289)
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Başvurunun kabule şayan olduğuna ilişkin ön inceleme sonucu esastan incelemeye geçilerek;
1-Katılan Vakıfbank İzmir/Nokta Şubesi'ne yazılan tezkereye verilen 21/03/2017 tarihli cevaba göre Yılsan Madencilik Taşımacılık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına firma yetkilisi olan Y. Balık'a 15/03/2013 tarihinde kredi açıldığı, ancak suça konu sahte senetlerin 29/08/2013 tarihinde sanık F. B. tarafından bankaya teslim edildiği, bankaya teslime ilişkin dosya içinde mevcut Yılsan Madencilik TAŞ. İNŞ. ait kaşeli ve sanığın imzalı beyan dilekçesinde "Kredimin/Kredilerimin teminatı olarak yukarıda liste halinde sunduğum çek ve senetleri ..." şeklindeki yazı cevabı ile;
Yine dosya içinde mevcut Vakıfbank’a ait Kredi hesap sözleşmesi eki olan Ekstre de sanığın senetlerin verilmesinden sonra 02/09/2013 tarihinde 60.000-TL ve 03/09/2013 tarihinde de "45.000-tl" ve yine 09/09/2013 tarihinde de "25.000-TL" kredi kullandığının tespiti karşısında, suça konu senetlerin bahsedilen kredilerin sanıkça kullanılabilmesi için mi verildiğinin ilgili bankadan sorulmaksızın, cari şekilde işlemen kredi sözleşmesinin açıldığı tarihin bez alınarak eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
2-Mahkemesince "sanığın, keşideci imzalarının müştekinin eli ürünü olmadığı tespit edilen ve sahte olarak tanzim edildiğini bildiği iki adet senedi kullanmak suretiyle üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik suçunu gerçekleştirdiği kanaatine ulaşıldığından sanığın hareketine uyan 5237 sayılı TCK'nin 204/1 maddesinde düzenlenen resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş, suça konu senetlerin aynı tarihte düzenlendikleri ve aynı anda bankaya ibraz edildiği anlaşıldığından eylemin tek suç olduğu ve sanık hakkında TCK 43. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nin 43. maddesinin uygulanmasına gerek görülmemiş, aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verilmişi ise de,
Suça konu 22.000-TL bedelli iki ayrı senedin sanıkça sahte olarak düzenlendiğinin kabul edilmesine rağmen sanık hakkında alt sınırdan veya alt sınırdan ayrılmak suretiyle cezanın belirlenmesi gerekip gerekmediği hususlarının gerekçeli kararda tartışılmadığı,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu iddia edilen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMK madde 289/1- g bendinde belirtilen kesin aykırılık hallerinden olması karşısında;
Sanık F. B. ile katılan Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü Vekili Av. Gürsel Yıldız ÇARDAK'ın başvuru gerekçeleri yerinde görülmekle, CMK'nın 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2017 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi. (¤¤)