(5237 S. K . m. 158, 204) (5271 S. K. 34, 230, 289)
Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Başvurunun kabule şayan olduğuna ilişkin inceleme sonucu esastan incelemeye geçilerek;
Sanığın temsilcisi olduğu M. Endüstri Ekipmanları Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. nin katılanın temsilcisi olduğu M.. Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. den aldığı mal karşılığında keşide edip verdiği çekin bankaya ibrazında, çekin sahte ve keşide imzasının yetkili kişiye ait olmadığı hususlarının tespit edildiği, müşteki şirketin çek bedelinin tahsili için yaptıkları icra takibinde M. Ltd. Şirketinin adresinin gerçek olmadığı, şüphelinin yetkilisi olduğu şirketin satın aldığı malları bir süre belli bir yerde depoladığı, daha sonra depoları boşaltıp ortadan kayboldukları, suça konu çekin fatura karşılığı verilen mal karşılığında aldığının müştekinin ibraz ettiği faturadan anlaşıldığı, sanığın yetkilisi olduğu şirketin bankanın maddi varlığından sayılan sahte çek karşılığında mal alıp menfaat temin etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, sanığın atılı suçları sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Sanık B. U.'un 15/02/2013 tarihinde keşideci M. Ltd. Şirketine ortak ve şirket temsilcisi olduğu, 27/05/2013 tarihinde şirket hissesini C. G.'e noterde devrettiği, hisse devrinin ve şirketin yeni temsilcisinin C. G. olduğunun 12/06/2013 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, M. Ltd. Şti nin faaliyet alanının ticaret sicil kayıtlarına göre " hırdavat" olduğu,
Kamu davasına konu borçlusu M. Ltd, lehtar ve birinci, dördüncü cirantalarının M.. A.Ş. olan 44,250,00 TL meblağlı çekin keşide tarihinin 10/06/2013 olduğu,
Sanık hakkında kamu davası açılmasının dayanağının şikayet dilekçesi ekinde sunulan 44.307,65 TL tutarlı fatura olduğu, bu faturanın çek karşılığı satılan mala karşılık düzenlendiğinin katılan tarafça ileri sürüldüğü, faturanın düzenleme tarihinin çekin keşide tarihinden önceki bir tarih olan 29/04/2013 olduğu, faturaya konu malın cinsinin süt ve ahşap palet olup ahşap paletin sadece miktar kısmına 33.00 yazılı olduğu TL cinsinden tutarının gösterilmediği, ürün bedeli olarak sütün birim fiyatı ve TL cinsinden tutarının gösterildiği, buradan faturada yekün tutan ürünün süt olduğunun anlaşıldığı, faturanın sanığın keşideci şirketin ortağı ve temsilcisi olduğu dönemde düzenlenmiş olması nedeni ile, sanığın fatura karşılığı katılanın şirketinden mal satın alıp karşılığında davaya konu sahte çeki ileri tarihli verdiğinin mahkemece kabul edildiği,
Sanığın başlangıçtan beri faturaya konu malı kendisinin satın almadığını, çeki kendisinin düzenlemediğini, bu alışverişten haberi olmadığını, katılanı tanımadığını beyan ettiği, çekteki keşideci imzası ve yazıların sanığa aidiyetinin saptanamadığı, şikayet dilekçesi ve katılanın soruşturma ifadesinde sanığın adının hiç belirtilmediği şikayetlerin sürekli Murat şirketi üzerinden yapıldığı, faturaya konu alışverişin kiminle yapıldığı, malın kime teslim edildiği, çekin kimden alındığı konusunda şahıs ismi telaffuz edilmediği, bu durumda fatura atılı suçların sübut delili olarak kabul edilmiş ise de, faturanın bu husustaki bilgileri kapsaması gerektiği, çekin keşide tarihinden önceki bir alışveriş karşılığında düzenlendiğinin ispatının bunu ileri süren tarafa ait olduğu, faturada malı teslim eden ve teslim alanın isim ve imzalarının bulunmadığı, sevk ve irsaliye faturasının bulunmadığı, faturaya konu malın cinsi ile M. Ltd şirketinin faaliyet alanının örtüşmediği göz önüne alındığında faturanın gerçek bir mal teslimine dair düzenlenip düzenlenmediği konusundaki ispat gücünün daha kapsamlı bir araştırmayı gerektirdiği, buna göre;
1-Öncelikle kovuşturma aşamasında dinlenmeyen katılan Mustafa Bora İmamoğlu ve keşideci şirketteki hisselerini sanıktan devralan keşide tarihinde şirketin sahibi ve temsilcisi olan Cengiz Gümüş'ün ifadesinin alınarak faturaya konu malın kim tarafından kime hangi tarihte teslim edilip, karşılığında düzenlenen çekin kim tarafından düzenlenerek kime verildiğinin tespit edilmesi gerektiği,
2-M.Ltd. Şti ve M.. A.Ş. Şirketine ait fatura defteri ve koçanlarının getirtilerek dosyada mevcut faturanın hangi tarihte düzenlendiğinin tespitine çalışılması, bunun için vergi dairesi müdürlüğü ile yazışma yapılarak vergi dairesi nezdinde bulunan kayıtlara göre faturaya ilişkin M.. şirketinin bildirim satış (BS), Murat şirketinin bildirim alış (BA) tarihlerinin bildirilmesinin istenmesine,
3-Katılan şirkete ait ciro imzalarının M. B. İ.'na ait olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olması karşısında, şirket adına katılanla birlikte çift imza ile çek düzenlemeye yetkili Ç. K., S. Ö. ve onlara bu yetkiyi veren (ciro imzalarının E. H. K. ve A. A.’un imzalarına benzediği gözlemi karşısında) E.H. K. ve A. A. isimli kişilerin ifadesinin ve imza örneklerinin alınıp, çekteki imzalarla karşılaştırılması çekin kim tarafından düzenlenerek kime verildiğinin tespit edilmesi gerektiği,
Bütün bu hususların tespitinden sonra toplanacak delil durumuna göre faturanın davaya konu çekin verilmesine esas teşkil eden alışverişe dair gerçek bir mal teslimi-alımı karşılığı faturada belirtilen tarihte düzenlenip düzenlenmediği ve çekin kim tarafından düzenlendiğinin anlaşılabileceği, bu delillerin toplanmasından sonra mevcut delil durumuna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiği, belirtilen bütün bu hususların sanık ve müdafisi tarafından aşamalarda yazılı ve sözlü olarak savunma kapsamında ileri sürülmüş olmasına rağmen bu hususlarda araştırma yapılmamasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin ve savunma hakkının kısıtlanmasının CMK madde 289/1- g-h bendinde belirtilen kesin aykırılık hallerinden olması karşısında;
Sanık müdafinin istinaf taleplerinin kabulü ile CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 20.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)