(5237 S. K. m. 53, 58, 157, 158, 204, 206)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 01/07/2015 tarih ve 2015/1810 sayılı iddianamesi ile sanığın TCK'nın 157/1, 204/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2015 tarih ve 2015/614 - 727 E.K. Sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d, 204/1, 53/1. maddeleri uyarınca yargılanması istemi ile görevsizlik kararı verilerek Söke (kapatılan) 2 Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
Sanık A. T. G. savunmasında; "ben daha önce verdiğim yazılı itiraz dilekçemin içeriği ve önceki savunmalarım doğrudur. Ben sağlık meslek lisesinde okudum ancak mezun olmadım ben söz konusu kurumlarda çalışmaya başlamadan önce müşteki doktor T. T. beyin yanında acil tıp teknisyeni olarak çalışıyordum. Ben o tarihlerde çıkan af kanunu kapsamından yararlanıp sağlık meslek lisesinden mezun olduğumu sanıyordum ancak sonradan diplomamın sahte olduğunu anladım. Ben diplomamı Nazilli Anadolu Sağlık Meslek Lisesi Müdür Yardımcısı M. Bey'den aldığımı hatırlıyorum, soy ismini hatırlamıyorum. Neden Nazilli Anadolu Sağlık Meslek Lisesinin yukarıda anlattıklarıma rağmen diplomamın sahte olduğunu bildirdiğini bilmiyorum ben af kanunu kapsamından yararlandığımı düşünüyorum savunmam da bu şekildedir. Benim kullandığım diploma bir tanedir diğer diplomanın nasıl ve ne şekilde dosyaya girdiğini bilmiyorum. Ben 98 puanlı olan diplomayı bilmiyorum 58 puan olan diplomayı hatırlıyorum, yasal şartları oluştuğu takdirde hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasına RIZA GÖSTERİYORUM, pişman olduğumu belirtmek isterim, ben de diplomamın aslı yoktur, aslı en son İzmir E. Hastanesi'ndeydi. Ben dosyanızdaki müştekilere diploma fotokopisini sundum. Ben aldığım maaşları geri ödemedim. Benden de bu yönde bir talepte bulunmadılar. Ben kimseyi bilinçli bir şekilde dolandırmadım. Benim gelecek celseye kadar müştekilerin zararlarını bir anda ödemem söz konusu değildir. Bu güne kadar da aldığım maaşlar için herhangi bir ödeme yapmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TCK 206 ve TCK 58.maddesinden ek savunmasında; ek savunma için süre istemediğini, önceki savunmalarını tekrar ettiğini beyan etmiştir.
KATILAN T. T. BEYANINDA; "ben daha önce bu olaylar ilgili ifade vermiştim o ifadelerim doğrudur, ben Güzelçamlı'da A. Tıp Merkezini işlettim. Sağlık Personeli işe alma prosedürü şu şekildedir işe başvuran kişi sabıka kayıt belgesi, ikamet belgesi, mesleki yeterlilik belgesi (diploma aslı veya noter tasdikli onay ya da il sağlık müdürlüğü onaylı), nüfus kayıt örneği ile bize başvurur biz bunları bir dosya yaparız İl Sağlık Müdürlüğüne bu dosyayı sunarız İl Sağlık Müdürlüğü de bu dosyayı inceleyerek çalışma belgesi verir. Sanık bize geldiğinde mutlaka ya diploma aslını ya da noter veya il sağlık müdürlüğü onaylı örneğini bize sunmuştur. Bu evrakların bir örneği il sağlık müdürlüğünde mevcuttur. Kapanmış olan Özel G. A. Tıp Merkezi dosyaları arasında olması gerekir. Sanığın çalıştığı süre boyunca sağlık bilgileri yeterliydi. Sanık bizde 2-2,5 ay çalıştı kişilik yönünden de bir saygısızlığını görmedik. Hastalara ve bize karşı bir uyumsuzluğu yoktur. Bizden asgari ücret üzerinden maaş aldı. İddianamede miktarı bellidir. Bize herhangi bir ödeme yapmadı. 1.773 TL'lik zararımızı geri istiyorum. Ben sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." demiştir.
KATILAN M. İ. BEYANINDA; "Ben iddianamede bana anlattığınız olaylar ile ilgili olarak bilgi sahibiyim, sanıktan şikayetçiyim, zaten bu olayın ortaya çıkarılması da benim çalışmalarım sonucu oldu, ben 2013 yılı Ocak ve Mart ayı arasında İ. Özel Bakım ve Huzurevi Limited Şirketi'ne kurucu ortak olarak dahil oldum, şirketin diğer ortakları Sedat ve Soner Koç isimli kişilerdi, şirketin bünyesinde özel G. Bakım Merkezi isimli bakımevi bulunmaktaydı, sanık daha önceden bu bakım evinde çalışmaya başlamış, benim şirkette ve bakım evinde görevli olduğum döneme rastlayan iki ayrı sürede de bu göreve devam etti, sanık yaklaşık 60 gün daha benim şirkette sorumlu olduğum dönemde çalıştı, ancak daha sonra sanığın bazı olumsuz davranışlarını tespit ettik, yasa gereği söz konusu bakım merkezinde iki hemşire kadrosunun bulunması gerekiyordu, bu hemşirelik görevinin bir tanesi sanık tarafından yerine getiriliyordu, bir gün gece bakım evime kontrole gittiğimde sanığın ve iş yeri sorumlu müdürünün görev başında olmadığını tespit ettim, bu konuda kendilerine gerekli ihtaratta bulundum, daha sonra sanığın yine hemşire kadrosunda bulunan bayan bir personele şiddet uyguladığını öğrendim, ve iş yerindeki kamera görüntülerinden de böyle bir olayın gerçekleştiğini anladım, bunun üzerine sanığın iş yerindeki işine son verdim. Bu olaydan sonra sanık bir kısım yerel basında ortağı bulunduğum bakım merkezinin aleyhine haberlerin çıkmasına sebebiyet verdi, bunun üzerine sanık ile ilgili bir araştırma yaptım, SGK'daki belgelerini ve daha önce çalıştığı kurumlardaki geçmişini araştırdım, sanığın kurumumuza ve daha önce çalışmış olduğu iş yerlerine ayrıca Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğüne sunduğu diplomalarda sahtecilik olduğunu tespit ettim ve gerekli şikayetlerde bulundum, sanığa iş yerimizde çalıştığı dönem boyunca ne kadar maaş ödemesi yapıldığını şu an bilemiyorum, ancak şirket evrakları arasındaki bordrolar incelendiğinde bu miktar tespit edilebilir. Ben bu konu ile ilgili daha önce ifade verip vermediğimi hatırlamıyorum, sanıktan şikayetçiyim davaya da katılmak istiyorum." demiştir.
KATILAN S. K. BEYANINDA: "Sanıktan davacı ve şikayetçiyim, davaya da katılmak istiyorum, ben bir dönem imza özel özürlü bakım evinde ortaktım, %20'lik şirket hissem vardı, sanıkta sahte diploma ile bu bakım evinde yaklaşık 2 ay kadar çalıştı, sanığa maaş da ödendi, ben sanığın diplomasının sahte olduğunu öğrendiğim gün yasal işlemleri başlattım. Sanık bakım evinde çalışırken hastalara kötü davranıyordu, sosyal hizmet uzmanı olan A. T. bir gün hemşirelik eğitimi almış bir kişi hastalara böyle davranamaz, acaba diploması sahte mi dedi, bunun üzerine bende sanığın diplomasının sahte olup olmadığını araştırdım, nitekim sanığın diploması sahte çıktı, sanık 2 aylık maaşını bizden aldı, bizim zararımız bu kadardır, sanık bu zararı geri ödemedi." demiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
SANIK A. T. G.'İN TALİMATLA ALINAN 10/07/2017 TARİHLİ SAVUNMASINDA:
"Olaya ilişkin bilgi sahibi oldum, iddianamede üzerime atılı suçlamayı anladım, bana okumuş olduğunuz İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'nin kararı anladım, bu karara bir diyeceğim yoktur, ben bu konuda daha önce asıl mahkemesinde beyanda bulunmuştum, o beyanlarım doğrudur, ben İzmir E. hastanesinde çalışırken diplomamın asıl suretini hastanenin yönetimine bırakmıştım, ben orada 6 ay kadar çalıştım, sonrasında oradan ayrıldım, 2012 yılının Kasım ayında Güzelçamlı'da bakım merkezine başladım, buraya diplomamın fotokopisini sundum, bunu da zaten İzmir E. hastanesinden temin ettiler, diplomamı ben almadım, Güzelçamlı'da Bakım Merkezinde yönetimde S. T. K. İzmir E. Hastanesinden temin etmiş ancak ne şekilde temin ettiğini ben bilmiyorum, diploma notum ne onu bilmiyorum, ancak İzmir E. Hastanesine vermiş olduğum diplomamı ve diploma notumu kabul ediyorum, çünkü onu ben kendim Hastaneye işe başladığımda vermiştim, bunun dışındaki diplomayı ya da diploma notunu kabul etmiyorum, G. bakım Merkezinin diplomanın aslı olmadan çalışma yazımın nasıl aldıklarını, alındı ise evrakımın aslının Aile ve Sosyal Politikalar Aydın İl Müdürlüğüne evrakımın aslının sunulup sunulmadığını ben bilmiyorum, bunları nasıl yaptıklarını da bilmiyorum, G. Bakım Merkezi'ne çalışmaya da S. T. K.'un eşi S. K.'un sayesinde başladım, evimin taşımasına da yardımcı olan kişidir, Ben S. K.'u daha önce yanında çalıştığım T. T. beyin sayesinde tanıdım, ondan sonrasında da kendisi benim G. Bakım Merkezi'ne gelmemi sağladı, T. T. beyin de dosya kapmasında müşteki olarak vermiş olduğu ifadesini kabul etmiyorum, çünkü ilk etapta vermiş olduğu ifadesinde benden şikayetçi olmadığını beyan etmiş, ancak daha sonrasında vermiş olduğu ifadesinde benden şikayetçi olduğunu beyan etmiştir, onun beyanlarını kabul etmiyorum, ayrıca 14/02/2013 tarihinde Özel G. Bakım Merkezinden işverenin tek taraflı sözleşmesini fesederek işten ayrıldım, ayrıldıktan sonra bunun sebebiyle daha öncesinde yapmış olunan tedavilerle ve ölüm olayları ile ilgili kurumda usulsüzlükler meydana geldi ve bunların kapatılma usüllerine uydurularak bana da buna ait evrakların altına imza atmamı istediler, yanlış yapılan ilaç tedavi defterini de yakılmasını istediler, şahit olarak kurumun sorumlu müdürü Nezih Varol tanığımdır, kendisini ve beni bu konuda tehdit etmişlerdi, bende onlarla ilgili şikayetçi oldum, akabinde benim evimde arama kararı çıkartıldı, sahte diploma düzenlediğim, hastalar hakkında doktor tarafından sahte reçeteler düzenlediğim, kaşe bastığım iddiasıyla evimde arama yapıldı, evimde bulunan bütün belgelere, hardisklere el konuldu, akabinde hiçbir şey çıkmadı, daha öncesinde diplomam ile ilgili imza ve yazı örneği verdim, benim el ürümü ile uyuşmadığı ortaya çıktı, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü tarafından G. Bakım Merkezinin de bir dönem hastalara ilaç aldığımız eczacı E. U. ve diğer şahıslar hakkında şikayetçi olduklarına ilişkin evrakı da mahkemenize sunuyorum, ayrıca ayrıntılı savunmalarımı içerir dilekçeyi de mahkemenize sunuyorum, asıl mahkemesine katılmak istiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum. Öncelikle beraatimi talep ederim, eğer mahkumiyetim yoluna gidilir ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini talep ederim dedi." demiştir.
Katılan S. ve S. K. (G. Bakım Merkezi) vekilinden esasa ilişkin son beyanları soruldu:
"Sanığın ilk müracaat ettiği hastanede çalışırken kendisine diplomasının sahte olduğunun belirtildiğini ve sonrasında da müvekkile ait iş yerine de aynı diplomayı verdiğini belirtmektedir. Bu durumda diplomanın sahte olduğunu bildiğini ikrar etmektedir. Bir kısım Yargıtay kararlarında fotokopi belge üzerinden de inceleme yapılabileceği hususu zikredilmektedir. Bize göre dolandırıcılık, sahtecilik suçlarının iğfal kabiliyeti de gerçekleşmiştir. Sanığın her iki suçtan cezalandırılmasını talep ederim." demiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
1-Her iki Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında Söke 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2016 tarih ve 2015/257 esas 2016/266 karar sayılı kararının incelenmesinde yapılan yargılamaya, elde edilen delillere ve dosya içeriğine göre suçun unsurlarının oluştuğu, delillerin mahkumiyete yeterli bulunduğu anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında Söke 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2016 tarih ve 2015/257 esas 2016/266 karar sayılı kararının incelenmesinde; olayda kullanılan diploma asıllarının ele geçirilemediği, suça konu belgelerin onaysız fotokopi belge olması sebebi ile iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, bu nedenle sanık lehine yorumla Söke 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2016 tarih ve 2015/257 esas 2016/266 karar sayılı her iki mahkumiyet kararının dairenizce kaldırılarak sanık hakkında beraat karar ı verilmesi talep ve mütalaa olunur.
Sanık müdafiinden esas hakkındaki son savunmaları soruldu: Mütalanın beraate ilişkin kısmına bir diyeceğimiz yoktur. Dolandırıcılık suçlarından da müvekkilimin beraatini talep ediyoruz. Müvekkilim sahte diploma çıkarmak yol ve yöntemini izlememiştir. Okuldan arayan bir kısım şahıslar müvekkilimi de kandırmıştır. Müvekkilim 58 puanlı diplomayı kullanmışken dosyada bulunan 98 puanlı diplomadan haberdar değildir. Kullandığı diplomanın sahte olduğunu anlayınca bir daha kullanmamıştır. Bu sebepler ile tüm suçlardan müvekkilimin beraatini talep ediyorum." demiştir.
DELİLLER:
- Sanık savunmaları,
- Katılan beyanları,
- Nazilli Anadolu Sağlık Meslek Lisesi Müdürlüğünün 13/05/2013 tarihli yazısı,
- Suça konu sahte diploma fotokopileri,
- Nazilli Anadolu Sağlık Meslek Lisesi Müdürlüğünün 03/10/2012 tarihli yazısı,
- Aydın Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 28/06/2013 tarihli inceleme raporu,
- 23/02/2016 tarihli araştırma tutanağı,
- Ticaret Sicili Müdürlüğünün 28/04/2015 tarihli yazısı,
- Sanığın adli sicil kaydında görülen mahkeme ilamları,
- Sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Sanık A. T. G. in Nazilli Anadolu Sağlık Meslek Lisesinden mezun olmuş gibi sahte bir diploma ile müştekiler S. ve S. K. un sahibi bulunduğu Özel G. Bakım Merkezine Başvurarak İ. Özel Özürlü Bakımevinde çalıştığı, sanığın bu iş yerine 58.95 diploma notu ile mezun olmuş gibi düzenlenen sahte diploma ile başvurması sonrasında 2013 yılı ocak ve şubat aylarında sağlık memuru sıfatı gibi çalışarak bu işyerinden toplam 3.147,25 TL maaş aldığı, sanığın Kuşadasında faaliyet gösteren müşteki T. T. ın yetkilisi olduğu Özel G. A. Tıp Merkezine yine sahte diploma ile başvurarak 2012 yılı mart ve nisan aylarında Acil Tıp Teknisyeni olarak çalıştığı ve toplamda 1.773 TL maaş aldığı belirtilerek sanığın iki kez resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı,
Söke 2 Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda sanığın her iki tıp merkezine sunduğu sahte diploma sebebi ile resmi belgede sahtecilik suçundan TCK 204/1 maddesi gereğince 2 kez ve yine her iki tıp merkezine karşı işlenen dolandırıcılık suçundan TCK 158/1-d maddesi gereğince iki kez cezalandırıldığı, kararın sanık ile katılanlar S. ve S. K. tarafından istinaf edildiği ve dosyanın dairemize gönderildiği, yapılan incelemede resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesi bakımından davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerinin başlanmasına karar verildiği görülmektedir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın Nazilli Anadolu Sağlık meslek lisesinden 15/06/2007 tarihinde mezun olmuş gibi bir tanesinin diploma puanı 58,95, diğerinin 98,95 olan iki ayrı diploma fotokopisini çeşitli okul ve hastanelere ibraz ederek bu iş yerlerinde sağlık memuru sıfatı ile çalışmaya başladığı, bu iş yerlerinden bir tanesinin müşteki T. ın sahibi olduğu Özel G. A. Tıp Merkezi olup 98,95 not ortalaması ile düzenlenmiş sahte diploma ibraz eden sanığın bu iş yerinde 2012 yılı mart ve nisan aylarında Acil Tıp Teknisyeni çalışarak toplamda 1.773 TL maaş aldığı, ikinci olarak katılanlar S. ve S. K. un sahibi olduğu İ. Özel Özürlü Bakım ve H. E. Otelcilik Turizm Ticaret Taahhüt Sanayii İthalat ve İhracat Tic. Ltd. Şti. bünyesinde faaliyet gösteren Özel G. Bakım Merkezinde 2013 yılı ocak ve şubat aylarında ibraz ettiği 58,95 not ortalamalı diploma sureti ile çalışan sanığın toplam 3.147,25 TL maaş aldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada Milli Eğitim Müdürlükleri ve Nazilli Sağlık Meslek Lisesi Müdürlüğüne yazışmalar yapılmış ve sanığın sağlık meslek lisesinden mezun olmadığı, Çine 70. yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden tasdikname ile ilişiğinin kesildiği belirlenmiş ve sanığın sunduğu diplomaların sahte oldukları tespit edilmiştir.
Söke 2 Ağır Ceza Mahkemesi tarafından her iki tıp merkezine ibraz edilen diploma fotokopileri yüzenden sanık iki kezi resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılmış ise de; diploma gibi belgelerin kurumlara asıllarının veya onaylı suretlerinin ibraz edilmesi gerektiği, oysa dosyadan görüldüğü üzere her iki tıp merkezine sanığın onaysız diploma fotokopilerini sunduğu, yerleşik Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere onaysız fotokopiden ibaret belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli ve hukuken geçerli bir belge mahiyetinde kabul edilemeyeceği, kişi ya da kurumların aslını görmeden ve onaylattırmadan kabul ettikleri fotokopi belgelerin bu belgelere hukuken geçerlilik kazandırmayacağı, sonuç olarak onaysız fotokopiden ibaret belgenin sahtecilik suçunu oluşturacak resmi belge niteliğinde kabul edilemeyeceği, ayrıca belgede sahtecilik suçlarında sahte belgenin muhatabını kandırmaya elverişli nitelikte olması gerektiği, bu elverişliliğin ancak belge aslını inceleme suretiyle ortaya konulabileceği, dairemizce tıp merkezlerine, hastanelere, sanığın yargılandığı İzmir 12 Ağır Ceza Mahkemesine yazılar yazılmış, ancak suça konu diploma asıllarının ele geçirilmesi mümkün olmamıştır. bu itibarla iğfal kabiliyetleri yönünden incelenemeyen bu belgelerin sanık lehine iğfal kabiliyeti taşımadığı da kabul edilmelidir. Anılan gerekçeler ile sanığın üzerine atılı her iki resmi evrakta sahtecilik suçunun yasal unsurları ile oluşmadığı kabul edilerek bu suçlara ilişkin Söke Ağır Ceza Mahkemesi kararları kaldırılmış ve sanığın müsnet suçlardan beraatine karar verilmiştir.
Sanık suça konu sahte diplomalar ile her iki tıp merkezine başvurmuş, eğitimi ve yeterliliği olmadığı halde Özel G. A. Tıp Merkezinde Acil Tıp teknisyeni, Özel G. Bakım Merkezinde sağlık memuru sıfatı ile çalışmıştır. Sanık kullandığı hile ile kendisini eğitimli bir sağlık memuru olarak göstermek suretiyle her iki iş yerinde ayrı ayrı çalışarak ilkinden 1.773 TL ikincisinden 3.147,25 TL maaş almak suretiyle haksız kazanç elde etmiştir. Tıp merkezleri yönünden bu kadrolarda zaten bir kişinin çalıştırılması gerekmekte ise de sanık yönünden bu konuda eğitimi ve yeterliliği olmadığı halde hile ile varmış gibi göstererek çalışılmış olması ve doğal olarak yeterli seviyede hizmet sunulmayışı sahte diplomaları ibraz etmese bu işe alınmayacak olması hususları dikkate alındığında tıp merkezlerinden aldığı maaşların haksız kazanç olduğundan şüphe yoktur. Diploma asıllarının ele geçirilememesi sebebi ile resmi evrakta sahtecilik suçundan beraat etmiş ise de sanığın diploma asıllarını veya fotokopilerini her iki tıp merkezine sunduğu, kamu kurumu niteliğindeki Nazilli Sağlık Meslek lisesine ait diplomayı sahte olarak kullanan sanığın kullandığı hilede kamu kurumunu aracı kıldığı, tıp merkezlerinin bu diplomalar sayesinde kandırıldığı hususları dikkate alındığında eylemin TCK 158/1-d maddesine girdiği, bu suretle sübuta eren ve suç vasfının doğru tayin edildiği nitelikli dolandırıcılık suçu sebebi ile verilen hükümlerin usul ve yasaya uygun olduğu kabul edildiğinden bu suçlara ilişkin başvurunun esastan reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Söke 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 07/12/2016 tarih ve 2015/257 esas 2016/266 karar sayılı karının duruşmalı olarak yapılan incelemesinde;
1-Dolandırıcılık suçu yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı iddia ve savunmada dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan hukuki nitelendirmenin ve bu doğrultuda yaptırımların kanuna ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından,
Sanık ve katılanlar vekillerinin başvuru gerekçeleri yerinde görülmediğinden incelenen karardaki Özel G. A. Tıp Merkezine ve Özel G. Bakım Merkezine yönelik kurulan her iki dolandırıcılık suçuna vaki istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
2-Resmi Belgede Sahtecilik suçu yönünden
Resmi Belgede Sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin kabulün kanuna aykırı olduğu anlaşıldığından kararın CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Sanığın her iki tıp merkezine diplomanın onaysız fotokopilerini ibraz ettiği, yapılan tüm araştırmalara rağmen diploma asıllarının ele geçirilemediği, onaysız fotokopiden ibaret belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmayan hukuken geçersiz belge niteliğinde olduğu gibi diploma asılları incelenemediğinden belgenin iğfal kabiliyeti taşıyıp taşımadığının da belirlenemediği hususları dikkate alınarak sanığın üzerine atılı her iki resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları ile oluşmadığı anlaşıldığından müsnet suçlardan ayrı ayrı CMK nun 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,
İstinaf duruşması aşamasında yapılan 2 davetiye gideri 14,00 TL, 2 posta gideri 7,00 TL olmak üzere toplam 21,00 TL nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, sanığın yokluğunda, sanık müdafinin ve Katılan S. ve S. K. (G. Bakım Merkezi) vekilinin yüzüne karşı, Aile ve Sosyal Politikalar vekilinin yokluğunda iddia makamında C. Savcısı İ. D.(28105)'nın katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 33, 227, 229 ve 280/2 maddelerindeki usul kaidelerine uygun oybirliğiyle karar verilip,
Dolandırıcılık suçları yönünden 5271 sayılı CMK'nun 286. Maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olarak verilen kararın KESİN olduğu belirtilip,
Resmi belgede sahtecilik suçları yönünden yüze karşı verilenler bakımından tefhim yoklukta verilenler bakımından tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemiz, ilk derece mahkemesi yahut tarafların bulunduğu yer mahkeme kalemine verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle düzenletilecek tutanağın hakime onaylatılması suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere,
5271 sayılı CMK'nun 34/1-2, 35/1, 231/1, 232/6 maddeleri doğrultusunda tutanağa geçirilen hüküm açıkça okunup hüküm fıkrası ve gerekçesi ana çizgileri ile usulen anlatıldı. 05/10/2017 (¤¤)