(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 279, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, kapsamına göre katılan banka vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nın 34, 230 ve 289/1-g.maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği, gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği halde;
Suça konu Yapı Kredi Bankası Atatürk Bulvarı Şubesine ait keşidecisi mağdur G. M. olan 7500 TL meblağ içeren 15/03/2015 keşide tarihli çekin mağdur E. D. tarafından tahsil için Yapı Kredi Bankasına sunulduğunda banka görevlisi Ü. tarafından çek kontrol edildiğinde sahte olduğunun anlaşılarak soruşturmanın başlanıldığı olayda suça konu çekin sıralı olarak mağdur E.'in hayvan satımı karşılığı mağdur D.'tan, mağdur D.'un verdiği para karşılığı M. K.'tan, M. K.'ın ise sanık H. T. (16/03/2015 tarihli kolluk ifadesinde büfeci İ. olarak beyan ettiği), sanık İ.'in ise birlikte çalıştıkları diğer sanık S. aracılığı ile kimlik bilgilerine ulaşılamayan M. F. aracılığı ile kendilerine alacakları karşılığı geldiği savunulan çekin, mahkemece sahtecilik suçu her iki sanık tarafından yaptığı kabul olunan ve hükmün açıklanması geri bırakılan sanıklardan sanık H.'in mahkeme gerekçesinde belirtilen şekilde ticari ilişki olmaksızın M. K.'a vermediği, M. K. 17/03/2015 tarihli beyanında; "Karabağlar’da bulunan İ. isimli şahıstan işlettiği büfeden alışveriş yaptığımdan bu şahısla muhabbetim oldu paraya ihtiyacım olduğunu öğrenince parasının olmadığını ancak çek olduğunu zamanı gelindiğinde ödemek üzere çeki vereceğini söyledi ben de aldım. Paraya ihtiyacım olduğundan dolayı çeki D. G.'e verdim elden nakit 3000 TL aldım. D. ile beraber büfeci İ.'in parasını aralıklarla ödedik en son 1000 TL.sini bu gün ödedik" şeklindeki beyanlarından sanık H.'in suça konu çeki ödünç işlemi karşılığı verdiği ve bunun karşılığında da haksız yarar elde ettiği gözetilmeksizin dosya içeriği ile uyumsuz ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle CMK.nun 230.maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan banka vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2017 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)