(5235 S. K. m. 46) (5271 S. K. m. 223, 279, 280)
Dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanıklar A. K., A. K., A. K. ve S. K.'ın atılı dolandırıcılık suçundan beraatlerine dair verilen karara yönelik Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin incelenmesinde;
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı ve kapsamına göre, Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belge ve deliller, mahkemede oluşan kanaat ve takdire ilişkin gerekçe, istinaf dilekçesi kapsamı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunmalar ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak ve CMK 223/2-e maddesindeki kriterlere dayandırıldığı ve sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı anlaşıldığından,
Cumhuriyet Savcısının istinaf başvuru gerekçeleri yerinde görülmediğinden incelenen karara vaki istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık E. C. O.'un nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik sanık E. müdafiinin istinaf talebinin incelenmesinde;
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı ve kapsamına göre, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belge ve deliller, mahkemede oluşan kanaat ve takdire ilişkin gerekçe, istinaf dilekçesi kapsamı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan hukuki nitelendirmenin ve bu doğrultuda yaptırımların kanuna ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından,
Sanık E. C. O. müdafiinin istinaf gerekçeleri yerinde görülmediğinden CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-Sanıklardan E. C. O.'un resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik sanık E. müdafiinin istinaf talebinin incelenmesinde;
Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 12/11/2013 tarih 2013/3734 sayılı iddianamesi ile, sanık E. C. O.'un müsnet suçtan TCK'nın 204/1 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında; İzmir Kriminal Polis Labaratuvarının 25/10/2013 tarihli ekspertiz raporuna göre tetkik konusu çekin ön ve arka yüzündeki yazı ve imzaların H. G., A. K., E. C. O., A. K. ve S. K. eli mahsulü olmadıkları, E. Mobilya Dekarasyon İnşaat San. Tic. Ltd. Şirketinin kısa zaman aralıkları ile birbirleri ile irtibatlı şahsılar arasında el değiştirdiği, kısa zaman aralıkları ile el değiştiren şirketin ortakları olan şüpheliler A. K., S. K., A. K. ve K. Ç.'ın, şüpheliler E. C. O. ve A. K. ile birlikte hareket ettikleri, şahısların hukuki takibi engellemek amacıyla bir başka şahsa keşide ettirdikleri şirkete ait sahte çeki kullanarak şüpheli E. C. O. aracılığı ile müştekiden makine satın aldıkları, makine kendisinde ele geçirilen şüpheli A. K.'ın suça konu makineyi E. Mobilya Elektrik İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şirketinden satın aldığına dair ibraz ettiği faturanın 25/08/2010 tarihli olduğu, oysa ki makinenin 27/08/2010 tarihinde müşteki tarafından E. Mobilya Elektrik İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şirketine satıldığı ve teslim edildiği, Sanık E.'ın sahte çeki alışverişte kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, atılı suçu sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Kamu davasına konu çekin keşidecisinin E. Mobilya Dekorasyon İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin suç tarihindeki ortağı ve müdürü olan dosyanın diğer sanığı K. Ç.'ın kovuşturma aşamasında çekteki keşideci imzasının kendisine ait olduğunu, katılandan çek karşılığı makine alınmasından kendisinin bilgisi olduğu, çekteki keşideci imzasını ve müştekiye olan borcu kabul ettiğine, ödeyeceğine dair beyanı, çekteki keşideci imzasının sanık K.'in diğer imzalarla benzediğinin harici gözlemle de tespit edilmesi karşısında; keşideci imzasının sanık K.'e ait olmadığına dair kriminal rapora itibar edilemeyeceği, çekin keşideci E. Ltd. Şti.'ne ait orijinal bir çek olması ve keşideci imzasının suç tarihinde şirketi temsil ve ilzam yetkisi olan sanık K. Ç.'a ait olduğunun açık kabulü ve dairemiz harici gözlemi ile de tespiti karşısında, kamu davasına konu karşılıksız çıkan çekin sahte olmadığı anlaşıldığından, yasal unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmek suretiyle yasaya aykırılık oluşturulduğu,
Ancak;
Bu aykırılığın CMK'nun 280/1-e maddesi kapsamında davanın yeniden görülmesi için duruşma açılmasını gerektirmeyip, CMK'nun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın dairemiz heyetince dosya üzerinde karar verilerek düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/06/2017 tarih 2014/10 (E) ve 2017/148 (K) sayılı kararındaki sanık E. C. O.'un resmi belgede sahtecilik suçundan TCK.'nun 204/1. Maddesi uyarınca kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırı görülmekle, CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle 303/1-a maddesi gereğince hukuka aykırılığın düzeltilerek mahkeme kararının bu kısmının KALDIRILMASINA,
Sanık E. C. O.'un üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmediğinden, CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın müsnet suçtan BERAATİNE,
Adli emanetin 2014/270 esas defter nosunda kayıtlı dolandırıcılık suçunda kullanılan çek aslının DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
4-Sanık K. Ç.'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair karara yönelik sanık K. Ç.'ın istinaf talebinin incelenmesinde;
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, CMK.nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; CMK.nın 280.maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı ve kapsamına göre, sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4.bölümünün ortak hükümler başlıklı 46.maddesine uygun olarak gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belge ve deliller, mahkemede oluşan kanaat ve takdire ilişkin gerekçe, istinaf dilekçesi kapsamı ve incelenen dosya içeriğine göre;
Kamu davasına konu çekin keşidecisinin E. Mobilya Dekorasyon İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin suç tarihindeki ortağı ve müdürü olan dosyanın diğer sanığı K. Ç.'ın kovuşturma aşamasında çekteki keşideci imzasının kendisine ait olduğunu, katılandan çek karşılığı makine alınmasından kendisinin bilgisi olduğuna, çekteki imzayı ve müştekiye olan borcu kabul ettiğine, ödeyeceğine dair beyanı, çekteki keşideci imzasının sanık K.'in diğer imzalarla benzediğinin harici gözlemle de tespit edilmesi karşısında, keşideci imzasının sanık K.'e ait olmadığına dair kriminal rapora itibar edilemeyeceği, çekin keşideci E. Ltd. Şti.'ne ait orijinal bir çek olması, keşideci imzasının suç tarihinde keşideci şirketi temsil ve ilzam yetkisi olan sanık K. Ç.'a ait olduğunun açık kabulü ile tespiti karşısında, kamu davasına konu çekin sahte olmadığı anlaşılmış olup; Sanık K.'in gerek suç tarihinde şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunduğu, gerekse çek verilerek yapılan alışverişin kendi bilgisi dahilinde yapıldığını belirtir açık beyanı karşısında, bu çek karşılığı katılandan alınan makinenin, kurdurulmadığı, teslim alınmasından çok kısa bir süre sonrasında diğer makinelerle birlikte elden çıkarıldığı, peşin yapılacak 900 TL ödemenin dahi yapılmadığı, şirketin çok kısa bir süre önce kurulup, sık sık el değiştirdiği, ödeme gücünün olmadığının kendi beyanlarından da anlaşıldığı, yargılamanın başından beri kovuşturma aşamasına kadar sanığın bu çeki ve makine alımını kabul etmediği, sonradan borcu ve çeki kabul ettiği halde katılana hiç bir ödeme yapmadığı, ihtiyacı olmadığı halde katılandan çek karşılığı aldığı makinenin benzerinden 3 tane daha alıp bunları da hemen elden çıkarmış olduğu, bütün bu deliller dikkate alındığından sanığın 30.000 TL meblağlı çek karşılığı katılandan aldığı 30.900 TL bedelli makinenin bedelini başlangıçtan beri hiç bir suretle ödeme amaç ve niyetinin bulunmadığı, verilen çek sahte olmasa da alışverişin karşı tarafta güven oluşturmak amacıyla bankanın maddi varlıklarından olan çek karşılığı yapılması nedeniyle sübut bulan dolandırıcılık eyleminin TCK.'nun 158/1-f maddesine uyan banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, sanık K.'in şirketin sahibi ve temsilcisi olması, yapılan alışverişten bilgisi olması nedeniyle olayda suça yardım etme halinde uygulanması mümkün olan TCK.nun 39/1. Maddesinin uygulanma yerinin bulunmadığı, sanığın suça TCK.nun 37/1. Maddesi uyarınca suça iştirak ettiğinin kabul edilmesi gerektiği halde TCK.nun 39/1. Maddesi uygulaması ile sanığa eksik ceza verilmiş ise de, sanığın aleyhine istinaf bulunmadığından bu husus duruşma açma sebebi sayılmayarak eleştiri yapılmakla yetinilmiştir.
Bu eleştiri dışında, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan hukuki nitelendirmenin kanuna ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından,
Sanık K. Ç.'ın istinaf gerekçeleri yerinde görülmediğinden CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
22/03/2018 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)