(5237 S. K. m. 37, 43, 62) (213 S. K. m. 359) (5271 S. K. m. 308/A)
Dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TESPİTLER;
İzmir C. Başsavcılığı'nın 20/10/2014 tarih, 2014/89557 soruşturma, 2014/33282 esas sayılı iddianamesi ile özetle;
"Bornova Vergi Dairesinin ………. vergi kimlik numaralı mükellefi olan …………. Metal Demir Çel. San. Tic. Ltd. şirketi olan mükellef kurum tarafından 2009 yılında 9 mükelleften 151 adet belge ile 4. 298.402,00 TL tutarağında fatura alındığı, 2009 yılında, 23 mükellefe 483 adet belge ile 3.643.343,00 TL tutarında sahte fatura düzenlendiği, 2010 yılında 11 mükelleften 107 adet belge ile 3.814,154,00 TL tutarında fatura alındığı, 2010 yılında 29 mükellefe 639 adet belge ile 3.472.588,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, sanık O. Y.'un sahte belge düzenleme ve sahte fatura kullanma suçunu işlediğin eylemine uyan 213 S.Y.'nın 359/a-2, TCK.43, 53, maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açıldığı,
İzmir 43.Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 06/12/2016 tarih ve 2014/540 Esas,2016/760 Karar sayılı karar ile; Sanığın,
2009 yılına ait sahte faturayı kullanma suçundan TCK 37/1 m. del. 213 sayılı yasanın 359/b, TCK'nun 43/1, 62/2-1 maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis,
2009 yılına ait sahte fatura düzenleme suçundan TCK 37/1 m. del. 213 sayılı yasanın 359/b, TCK'nun 43/1, 62/2-1 maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis,
2010 yılına ait sahte faturayı kullanma suçundan 213 sayılı yasanın 359/b, TCK'nun 43/1, 62/2-1 maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis,
2010 yılına ait sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı yasanın 359/b, TCK'nun 43/1, 62/2-1 maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
İzmir 43.Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2016 tarih ve 2014/540 Esas, 2016/760 Karar sayılı karar ile sanığın mahkumiyetine ilişkin karara yönelik olarak, sanık müdafi Av. N. G. A.'ın istinaf talebinde bulunduğu,
Sanık müdafii Av. N. G. A.'ın istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13 Ceza Dairesinin 07/02/2017 tarih ve 2017/256 Esas ve 2017/252 Karar sayılı kararı ile,
"Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olduğu, sanıklar hakkında kurulan hükümlere ilişkin mahkeme kabullerinin usul ve yasaya uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar O. ve H. Y. müdafii Av. N. G. A.'ın başvuru gerekçeleri yerinde görülmediğinden incelenen karara vaki istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE" kesin olarak karar verildiği,
Hakkında mahkumiyet kararları kesinleşen hüküm O. Y. vekili Av. C. Ç.'ın 11/10/2017 tarihli dilekçesi ile özetle;
05/08/2017 tarihli resmi gazetede yayınlanan 7035 sayılı kanunun 23. maddesi ile eklenen "Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi" başlığı altında CMK'nun 308/A maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir, aksi halde itirazı reddeder. İtirazın reddine ilişkin kararlar kesindir." hükmünden yararlanmak istediğini ve neden itiraz edilmesine gerektiğine dair gerekçelerini bildirdiği,
Dairemizce kesin olarak verilen karara karşı Hükümlü müdafinin talebi gereğince, CMK'nun 308/A maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca" itiraz yoluna gidilip gidilmemesi hususunda karar verilmek üzere,15/01/2018 tarihinde dosyanın "Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına" gönderildiği,
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca 19/01/2018 havale tarihli yazısı ile "20/07/2017 tarih ve 7035 sayılı yasının 23 maddesi ile değişik 308/A-1 maddesi gereğince itiraz yoluna gidilmemiştir." şeklinde karar gereğince itiraz yoluna gidilmemesi üzerine 19/03/2018 tarihli yazısı ile dosyanın Dairemize gönderildiği tespit edilmiş olmakla;
KABUL;
Hükümlü vekilinin 11/10/2017 tarihli dilekçesinin "Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi" başlığı altında CMK'nun 308/A maddesinde düzenlenen ve "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz" hükmünün uygulanmasına ilişkin olması ve İzmir Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcılığınca Dairemizce kesin olarak verilen karara karşı, CMK'nun 308/A-1 maddesinde düzenlenen itiraz yoluna başvurulmayacağının bildirilmiş olması nedeniyle, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
13/04/2018 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)