(5271 S. K. m. 230) (5237 S. K. m. 61, 62)
Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Başvurunun kabule şayan olduğuna ilişkin ön inceleme sonucu esastan incelemeye geçilerek;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan hukuki nitelendirmenin ve bu doğrultuda yaptırımların kanuna ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından,
Sanık müdafilerin başvuru gerekçeleri yerinde görülmediğinden incelenen karara vaki istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere,
27/12/2016 tarihinde üye Hakim Selçuk Ay'ın muhalefetiyle oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY;
Sanık hakkında Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 28/11/2016 tarih ve 2016/440 E. 2016/464 K. Numaralı karara ile mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
CMK'nun 230/1-c maddesinde mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde "Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci Maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı Maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi"nin gösterilmesi gerektiği düzenlenmiş olup gerekçelerin gösterilmemesi halinde; CMK.nın 280/1-b maddesine atfıyla CMK m.289/1-g bendinde belirtilen "Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi." kesin aykırılık hali olup bozma yapılabileceği hususu dikkate alındığında;
1- Suçta kullanılan çekin E.. Petrol isimli firmaya ait olduğu, firmanın O. Ç.'e ait olup noter vekaletnamesi ile S. B.'e yetki verildiği,
2- Sanık B'in Egetürk Petrol isimli firmada işçi olarak çalıştığı,
3-Mağdur Ayhan Egetürk isimli firmaya ait Fayans işini yaptığı, bu iş karşılığında sanık B. tarafından suça konu çekin mağdura verilmesi nedeniyle firmanın yetkilisi olan S. B. 04/10/2010 tarihli duruşmada;
"Olay tarihinde Ege Türk Petrol Gıda, Turizm, İnşaat Nakliyat Sanayii ve Ticaret Limited Şirketinin temsile yetkili müdür idim. Sanık B.'te şirkette işçi olarak çalışıyordu. Katılan A. B. yetkili olduğum şirketin Aliağa İlçesi Küçük Sanayii Sitesinde oto yıkama yağmalama işyerinin inşaat ve tadilatını yaptı. Bende suça konu çeki alacağa karşılığında imzalayıp alacaklı A. B.'a vermesi için inşaatta işçi olarak çalışan sanık B. K.'a verdim sanık B. K.'ta katılan A. B.'a teslim etmiş, sürekli olarak katılan A. B.'a çek bedelini ödemek istemiş isek se, inşaatın zamanında bitirilmemesi, kalitesiz malzeme kullanması nedeniyle katılan A. B. ve sanık B. K. arasında uyuşmazlık başladı ve suça konu çekten de dolayı şikayetçi olunca katılan A. B. "çekin meblağı o kadar fazla değil, benimde önemli bir zararım yok, bedelinin ödenmesini de istemiyorum, şikayetimden de vazgeçmiyorum" şeklinde söyleyip diretince şimdiye değin ödeyemedik dedi.
Tanığın Dizi 27'deki Aliağa C. Savcılığınca saptanan beyanı okundu.
Aynı olduğu ve suça konu çekteki keşideci imzasının kendisine ait olduğunu belirttiği görüldü.
Suça konu çek sureti tanığa gösterildi.
Tanık soru üzerine: Suça konu çek suretini inceledim. Ön yüzündeki rakam ve yazılar bana ait olmayıp, keşideci imzası benim sürekli attığım imzaya benzemiyor, ancak acelelelikle imzalamış olabilirim dedi.
İzmir Kriminal Polis Lab. Dizi 47/1-2'deki ekspertiz raporu okundu.
İzmir Kriminal Polis Lab. Dizi 50'deki ekspertiz raporu okundu.
Tanık soru üzerine: Ben suça konu çeki boş olarak sanık B. K.'a vermiştim. Sanık B. K. imzalamış olabilir. Ancak ben her gün bir çok keşide etmekteyim. Suça konu çekteki keşideci imzası da benim sürekli kullandığım imzaya benzemiyor, Acele olarak atmış olabilirim. Sanık B. K.'ta keşide etmiş olabilir. Açıkladığım gibi suça konu çek, temsile yetkili olduğum borçlu şirkete ait olup, suça konu çekteki şirketin borcu nedeniyle keşide edilmiştir. Sanık B. K.'ta suça konu çeki iyi niyetli olarak keşide etmiş olabilir. Zaman zaman sanık B. K.'a güvendiğim için boş çek yaprağı veriyordum dedi.
Katılan avukatının sorusu üzerine Tanık: Suça konu çek bankaya bedelinin tahsili için ibraz edildiğinde çek arkasına banka görevlisince hesap sahibinin imzasına benzemediği nedenle işlem yapılmadığı meşruhat olarak yazılıp bedelinin ödenmemesi üzerine olay bana intikal ettirildi. Bende katılanla bedelini ödemek için görüştüm ancak yukarıda da açıkladığım gibi oto yıkama yağlama işyerinin inşaat aşamasında kalite malzeme kullanılmaması nedeniyle katılan A. B. ile sanık B. K. arasında uyuşmazlık başlamıştı. Sanık B. K.'ın cezalandırılması amacıyla ödemeyi ve uzlaşmayı kabul etmedi dedi.
Sanık müdafiinin sorusu üzerine Tanık: Katılan A. B.'a alacağından dolayı başka çeklerde verilmiş olabilir, zira alacağı suça konu çekteki bedelden fazla idi dedi.
Tanık soru üzerine: Yazılı muvafakatım olmamakla beraber, sanık B. K. benim sözlü muvafakatım üzerine temsile yetkili olduğum şirketin çeklerini zaman zaman keşide ediyordu. Suça konu çekten dolayı da muvafakat etmiş olabilirim dedi."
Şeklindeki beyanlar karşısında;
Suça konu çekin yetkili S. B.'in rıza ve muvafakatı tarafından imzalanarak verilmesi karşısında, dolandırıcılık suçun hile unsurunun ne şekilde gerçekleştiğine dair gerekçenin bulunmadığı dolandırıcılık suçun hile unsurunun ne şekilde gerçekleştiğine dair gerekçenin kararda bulunmaması nedenleriyle, CMK'nın 289/1-g, ve 280/1-b maddeleri uyarınca hükmün bozulması gerektiğinden, esastan redde ilişkin çoğunluğun düşüncesine muhalifim. (¤¤)