(5237 S. K. m. 43, 53, 62, 155) (5271 S. K. m. 280)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda:
Dosya incelendi:
Gereği düşünüldü:
İDDİA:
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2016 tarih, 2016/3016 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan eylemlerine uyan TCK 155/2, 43/1, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
SANIK SAVUNMASINDA: "Önceki beyanıma ek olarak ihbar süresine uymadan işten çıkarıldım. Araç benden alındığı için borcu olan ile olmayan birbirine karıştı. Ben kendilerinden yeni elemanı eğitmek ve kendiişlerimi halledebilmek için 15 günlük süre istedim, bu süreyi de vermediler, suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
KATILAN BEYANINDA: "Ben Manisa'da Ş. çikolataları isimli şirketin bayisiyim, sanık ise de yanımızda çalışandı, Akhisar bölgesinde pazarlama işini yapıyordu, buradaki müşterilere ürünleri verip paralarını tahsil ediyordu, yapmış olduğumuz araştırmada müşterilerden tahsil ettiği paralar şirkete teslim edilmediğini gördük, çok sayıda müşteriden tahsilatlar yapıp zimmetine geçirmiş, bizim tahminimiz 13.000-14.000 TL civarında bir eksiklik vardır, bize bu bedel sanık tarafından da iade edilmedi, daha öncede bu yönde şikayet dilekçesi vermiştim ve beyanımda alınmıştı, bunları da tekrar ederim, şikayetçiyim" şeklinde iddiada bulunmuştur.
TANIK M. E. BEYANINDA: "Ben hangi konuda tanıklık yapacağım anladım. Ş. Ç..'ndan alışveriş yapıyoruz. Ben bu konu ile ilgili bilgi sahibi değilim, sadece S. İ. işi bıraktığı için parayı kendisine teslim etmedim. Başka bildiğim bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ SORGU, SAVUNMA VE BEYANLAR:
SANIK S. İ.'IN 05/05/2017 TARİHLİ TALİMATLA ALINAN SAVUNMASINDA; "Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Ben iddianameye konu aldığım iddia edilen 14.500,00 TL parayı kesinlikle almadım. Ben dağıtım elemanı olarak çalıştığım zamanlarda bazen parayı elden alırdık, bu durumda aldığımız bu parayı en kısa sürede katılanın hesabının bulunduğu bankaya yatırırdık ya da bizzat şirket merkezine Manisa'ya gidip elden teslim ederdik. Ancak teslim ettiğimiz meblağlara ilişkin parayı aldıklarına dair herhangi bir imzalı kağıt, tutanak bize verilmezdi. 28 Mart tarihinde 2 ya da 3 adet makbuz kullanılmıştı. Geri kalan makbuzların tamamını teslim etmişti. Şirket kafasına göre kimi zaman makbuz kesiyor kimi zaman kesmiyordu. İddianamede bahsi geçen makbuz aslı olmayan bir makbuzdur. Mutabakat evrakı denilen evrak da şirketin dağıtım yaptığı iş yerlerinden şirkete ne kadar borcu olduğunu gösteren ve bu borcu ödediğine ilişkin ibareleri yazan belgelerdir. Bana verildiği belirtilen mutabakat evrakındaki parayı ben almadım, benim adımın altında bir imza varsa bu imza benim değildir. Katılan H.'in kardeşi B. A. mutabakat evraklarında zaman zaman başkalarının yerine imza attığı olur. Ben kesinlikle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu kabul etmiyorum. 28 Mart günü ben sadece 4 mutabakata katıldım bunu kendileri de dile getirmişlerdir. Kalan diğer mutabakatlara katılmadığım halde nasıl paraların bana teslim edildiğine ilişkin mütabakatta yazılar vardır. Bu çelişkidir. Şirket evrakları incelenirse durum netleşecektir. Beraatimi istiyorum." demiştir.
KATILAN H. A.'IN 24/04/2017 TARİHLİ TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: "Bana okuduğunuz iddianameyi, Manisa 5. ASCM nin ilamını, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesinin ön inceleme raporunu anladım, söz konusu ilam benim hakkımdadır, daha önce hazırlık aşamasında ve Manisa 5. ASCM nde vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim, ben Manisa'da Ş. çikolataları isimli şirketin bayisiyim, sanık bu şirkette işçi olarak çalışırken uhdesine 13-14 bin TL kadar para geçirdi, sanık bu konuda da ceza aldı, zararım henüz giderilmedi, ben dosyayı temyiz etmedim, ancak öğrendiğim kadarıyla savcı bey temyiz etmiş, sanık hakkındaki şikayetim devam etmektedir, zarar giderme talebim vardır." demiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanık hakkında Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/547 E, 2016/894 K sayılı kararı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de yapılan yargılamaya, elde edilen delillere ve dosya içeriğine göre sanığa suçunun sübut bulduğu ancak hükümde hapis cezası yanında adli para cezasının da ön görülmesine rağmen adli para cezasına hükmolunmadığı, ayrıca eylemin teselsül etmesi nedeniyle TCK. nın 43/1 maddesi hükümlerinin uygulanmayarak eksik hüküm tesis edildiği anlaşılmakla Manisa 5 Asliye Ceza mahkemesinin 2016/547 E, 2016/894 K sayılı mahkumiyet kararının dairenizce kaldırılarak sanığın TCK. nın 155/2, 43/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur. " demiştir.
DELİLLER:
-Sanık savunmaları,
-Katılan beyanı,
-Tanık beyanı,
-17/06/2016 tarihli bilirkişi rapor
-Nüfus ve adli sicil kayıtları,
-Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Katılanın Ş. Çikolatalarının Manisa ve ilçelerine dağıtımını yapan distribütor olduğu, sanığın da bu iş yerinde şoför olarak çalışıp aynı zamanda pazarlamacısı olduğu, Akhisar ve köylerine söz konusu çikolataların pazarlamasını yaptığı, 28.03.2016 tarihinden itibaren sanığın Manisa merkezde çalışacağını bildirdiği, bunun üzerine sayımda 1299 TL'nin açık çıktığı, daha sonra muhasebecileri ile yeni Akhisar bölgesinde görevlerinden D. D. ile birlikte Akhisar'a gidildiği, buradaki müşteriler ile ilgili satışlar ve hesaplar kontrol edildiği, sanığın müşteriler ile görüşülürken bahane ile ayrıldığı, bunun üzerine satış yapılan yerlerle görüşülüp kontrollerde ve müşteriler ile yapılan görüşmelerden 13.116 TL'nin açık çıktığının tespit edildiği, sanık ile yüz yüze görüşülemediği, telefon ile irtibat kurulduğu, sanığın telefondaki görüşmelerinden de şüphelenildiği, sanığın 22850 numara ile başlayan 22900 numara ile biten tahsilat makbuzlarının da teslim edilmediği, bu olaydan sonra da sanığın önceki müşterilerden para tahsil etmeye çalıştığının tespit edildiği, olaylar ile ilgili yapılan bilirkişi incelemesinde sanık tarafından ilişki kurulan müşteriler nezdinde toplam açığın 13.204 TL olduğunun tespit edildiği, sanık tarafından eksik çıkan miktarın katılana ödenmediği, böylece sanığın katılanın Akhisar ve köylerine Ş. çikolatalarını dağıtmak, satmak üzere görev verildiği, sanığın bu hizmet ilişkisine de dayanarak katılanın 13.204 TL miktarında zararına sebebiyet verdiği, bu zararın da katılana iade edilmediği, böylece sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığı anlaşıldığından cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı Manisa C.Savcısı M.Ç. tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğu ve dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece sanık S. İ. hakkında yapılan yargılama sonucunda, üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan eylemine uyan TCK'nun 155/2 ve 62/1.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu düzenleyen TCK'nun 155/2.maddesinde hem hapis hem de adli para cezası öngörüldüğü halde sadece hapis cezasına hükmedilmiş olması ve sanık hakkında TCK' nun 43/1.maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması talep edildiği ve koşulları oluştuğu halde bu konuda bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğu, ancak bu hukuka aykırılık nedeninin CMK'nun 280. Maddesi gereğince kararın düzeltilerek esastan reddi ya da bozma nedenleri arasında bulunmadığı anlaşılmakla sanığın hukuki durumunun yeniden heyetçe yapılacak duruşma sonucunda değerlendirilmesi bakımından davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan duruşma ve tüm dosya kapsamına göre;
Mahkemesince sanık S. İ. hakkında yapılan yargılama sonucunda, üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan eylemine uyan TCK'nun 155/2 ve 62/1.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın olay tarihinde katılana ait firmada şoför ve pazarlama elemanı olarak çalıştığı, 28.03.2016 tarihinden itibaren çok sayıda müşteriden tahsil ettiği satış bedellerini katılana teslim etmeyerek 13.204 TL zararına sebebiyet vermek suretiyle üzerine atılı zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin sabit olduğu, ancak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu düzenleyen TCK'nun 155/2.maddesinde hem hapis hem de adli para cezası öngörüldüğü halde Mahkemesince sadece hapis cezasına hükmedilmiş olması ve sanığın birden çok müşteriden değişik zamanlarda tahsil ettiği tutarları katılana teslim etmemek suretiyle zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği halde sanık hakkında TCK'nun 43/1.maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu kabul edilerek Manisa 5 Asliye Ceza Mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK'nun 155/2, 43/1 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Manisa 5 Asliye Ceza mahkemesinin 2016/547 E, 2016/894 K sayılı kararının duruşmalı olarak yapılan incelemesinde;
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunun oluştuğuna dair kabulün kanuna uygun olduğu, ancak cezai yaptırım uygulanmasında hata yapıldığı anlaşıldığından kararın CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Sanığın sabit görülen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan eylemine uyan TCK'nın 155/2 m. gereğince suçun işleniş biçimi, zarar ve tehlikenin ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri, suç vasfının değeri nazara alınarak takdiren ve teşdiden 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI VE 40 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın atılı suçu birden fazla kez işlemiş olduğu dikkate alınarak TCK 43/1 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında arttırım yapılarak sanığın 1 YIL 13 AY HAPİS VE 50 GÜN adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanığın geçmiş hali, sosyal ilişkileri nazara alınarak TCK 62/1 m. gereğince cezası 1/6 oranında indirilerek 1 YIL 8 AY 25 GÜN HAPİS CEZASI VE 41 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5237 sayılı TCK.nun 61/8 ve aynı yasanın 52/2. maddesi gereğince sanığa verilen adli para cezasının sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı takdiren 20 TL'den olmak üzere, neticeten 41 gün karşılığı 820 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Kanunen ve takdiren sanığın cezasından başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan mahkumiyetinin sonucu olarak (Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 08.10.2015 gün, 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararıyla maddenin 1. fıkrasının b bendindeki seçme ve seçilme ehliyeti ile diğer siyasi hakları kullanmaktan ibarelerinin iptali de gözetilerek) TCK'nın 53/1-c bendi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilmesi tarihine kadar diğer kişilere karşı bu hakları ve TCK'nın 53/1 maddesinin a, c, d, e bendindeki haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına,
Sanığın daha önceden 3 ayı aşkın hapis cezasına mahkum edilmemiş olması, suçun işlenmesinden sonra yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle pişmanlık duyduğu ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan olumlu kanaat nedeni ile 5237 Sayılı TCK'nun 51/1 maddesi gereğince SANIĞA VERİLEN HAPİS CEZASININ ERTELENMESİNE,
TCK'nun 51/3 maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında takdiren 2(İKİ) YIL DENETİM SÜRESİ TAYİNİNE,
Sanığın yargılama sürecine yansıyan kişiliği ve sosyal durumu dikkate alınarak denetim süresi içerisinde yükümlülük yüklenmesine ve uzman kişi görevlendirilmesine TAKDİREN YER OLMADIĞINA,
Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda ÇEKTİRİLMESİNE,
Denetim süresinin iyi halli olarak geçirdiği takdirde CEZANIN İNFAZ EDİLMİŞ SAYILMASINA,
Sanığın ertelemenin sonuçları konusunda uyarılmasına,(UYARI YAPILAMADI)
Dosyada yapılan 4 davetiye gideri 44,00 TL, 3 posta gideri 27,90 TL olmak üzere toplam 71,90 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, sanığın ve katılanın yokluklarında, iddia makamında C. Savcısı İ. D.(28105)'nın katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 33, 227, 229 ve 280/2 maddelerindeki usul kaidelerine uygun oybirliğiyle karar verilip,
Tebliğden itibaren 7 gün içinde dairemiz, ilk derece mahkemesi yahut tarafların bulunduğu yer mahkeme kalemine verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle düzenletilecek tutanağın hakime onaylatılması suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere,
5271 sayılı CMK'nun 34/1-2, 35/1, 231/1, 232/6 maddeleri doğrultusunda tutanağa geçirilen hüküm alenen okunup hüküm fıkrası ve gerekçesi ana çizgileri ile usulen anlatıldı. 22.06.2017 (¤¤)