(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230)
Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Karara karşı katılan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmekle;
Sanık N. E. hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat kararının istinaf incelemesinde;
Dosyanın incelenmesi sonucunda; Mahkemece sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda sanığın beraatine karar verilmiş ise de, dosya müştekisi M. E.ve O. K. isimli şahısların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan sanık olarak yargılandıkları Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1495 Esas sayılı dosyası ile bu dosya arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu ve birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmediği,
Kabule göre de; suçun sübut edip etmediği yönünden dava konusu iş makinasının kimde ve nerede olduğunun tespitinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmediği, yine hüküm gerekçesinde; "hazırlık soruşturması sürecinde sanığın jandarmada alınan beyanında her ne kadar müştekiden olan alacağına karşılık müştekinin talebi doğrultusunda suça konu iş makinasını götürdüğü yönünde ibare mevcut ise de; yargılama sürecinde alınan savunmasında sanık bu yöndeki ibarenin kendisine ait olmadığını ifade ettiği, dolayısıyla sanığın suçlamaya konu iş makinasını müştekinin bilgi ve rızası dışında götürdüğüne ve söz konusu makinanın sanıkta olduğuna dair dosyada herhangi bir kayıt, bilgi, belge, emare olmadığı, bir an için hazırlıktaki jandarmada alınan sanığın beyanının doğruluğu kabul edilecek olsa bile, söz konusu o beyanda sanığın ayrıca müştekinin kendisine olan yaklaşık 110.000 TL'lik borcunu ödeyememesi nedeniyle borcuna karşılık makinayı götürebileceği yönündeki sözü nedeniyle aldığı yönünde ifadede bulunduğu, bu ifadenin bütün olarak doğruluğunun kabulü halinde dahi sanığın suç kastıyla hareket etmediği kanaatine varıldığı" denilmek suretiyle birbiriyle çelişkili iki farklı gerekçeye dayanıldığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMK madde 289/1- g bendinde belirtilen kesin aykırılık hallerinden olduğu anlaşılmakla;
CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 28.04.2017 Tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi. (¤¤)