(5237 S. K. m. 142, 157) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Başvurunun kabule şayan olduğuna ilişkin inceleme sonucu esastan incelemeye geçilerek;
Sanık ile müştekinin uzman jandarma sınavına girecekleri gün tanıştıkları, sınava girerken telefonlarını emanete bıraktıkları, sınavdan önce çıkan sanığın emanetçiye müştekinin yakın arkadaşı olduğunu, telefonu kendisine vereceğini söyleyerek kendi telefonu ile birlikte müştekinin telefonunu da alıp uzaklaştığı telefonu müştekiye iade etmediği, bu şekilde kabul edilen oluşa göre sanığın eyleminin TCK nun 157/1 maddesine uyan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan uzlaştırma işlemi sonucunda kamu davasının uzlaşma nedeni ile düşürülmesine karar verilmiş ise de,
Dolandırıcılık ve hırsızlık suçları arasındaki kriterin; dolandırıcılıkta temin edilen yarar bakımından mağdurun rızasının bulunduğu, ancak bu rızanın hileli hareketlerle ele geçirildiği, hırsızlıkta ise, mağdurun rızasının hiçbir suretle bulunmadığı, somut olayda mağdurun yerini emanetçinin aldığı, sınavdan çıkınca müştekiye vermek üzere telefonu emanetçiden alan sanığın emanetçiye yalan söylediği, bu şekilde eşyayı ele geçirmesinde mağdurun rızasının bulunmadığı, emanetçide de eşyanın zilyetliğini sanığa devir iradesinin bulunmadığı, eylemin bu haliyle TCK nun 142/1-h maddesine uyar hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmadığının karar gerekçesinde tartışılmadan hatalı nitelendirmeyle 157/1.maddesi kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek uzlaştırma sonucunda kamu davasının düşürülmesine karar verildiği,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMK madde 289/1- g bendinde belirtilen kesin aykırılık hallerinden olması karşısında;
C. Savcısının istinaf taleplerinin kabulü ile CMK'nın 289/1-g ve 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)