(5271 S. K. m. 253, 254, 289) (5237 S. K. m. 7, 157)
Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Başvurunun kabule şayan olduğuna ilişkin ön inceleme sonucu esastan incelemeye geçilerek;
1-İftira suçu yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda dile getirilen ve re'sen dikkate alınan esasa müessir tüm delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki bilgi ve belgelere uyumlu kesin verilere dayandırılarak, iftira eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan hukuki nitelendirmenin ve bu doğrultuda yaptırımların kanuna ve hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşıldığından,
Sanığın başvuru gerekçeleri yerinde görülmediğinden incelenen karara vaki istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Dolandırıcılık suçu yönünden; "kendisini TEDAŞ'ta görevli müdür A. olarak tanıttığı, müştekinin kendisini tanımadığını söylemesi üzerine şüphelinin ben seni tanıyorum diyerek elinde hurda bakır ve alüminyum malzemeler olduğunu söyleyerek fiyat vermesini istediği, müştekinin de fiyat verdiği, bu sırada şüphelinin söz konusu malzemelerin Denizli ilinden geldiği, nakliye ücretini ödeyemediği, nakliye ücretini ödemek için 2.550,00 TL'ye para ihtiyacı olduğu, bu bedelin hurda bedelinden düşüleceğini söylemesi üzerine müştekinin O. A. adına 43273826958 5001 nolu hesaba 1.580,00 TL parayı yatırdığı, kalan 1.030,00 TL'yi de yatırmasını babası M. S.'dan istediği, babasının da 1.030,00 TL'yi havale olarak verilen hesaba gönderilme..." şeklinde İzmir C. Başsavcılığının 20/01/2016 tarih 2016/2253 Esas numaralı iddianamede sanığın katılanı arayıp kendisini TEDAŞ Müdürü olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Dolandırıcılık suçunun suç tarihinin 03/11/2015 tarihi olduğu
2-İftira suçunu ise suç tarihinin 10/01/2016 tarihi olduğunun tespiti karşısında, her iki suçun birlikte işlenen suçlar olmadığından,
02/12/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 Sayılı yasanın 34. Maddesi ile 5271 Sayılı Yasanın 253. Maddesinin başlığı ''uzlaştırma'' olarak değiştirilerek 5271 Sayılı CMK'nun 253. Maddesinin 1.fıkrasının (b) bendine eklenen 6. Fıkra ile TCK 157/1 maddesi kapsamındaki Dolandırıcılık suçları ''uzlaştırma'' kapsamına alınmıştır. Yine 6763 sayılı yasanın 35. Maddesi ile 5271 sayılı CMK'nun 254/1 maddesi değiştirilmiş ve '' Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası uzlaştırma işlemlerinin 253. Maddede belirtilen esas ve usule göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK'nun 7/2 maddesi suçun işlenmesinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan kanunların fail lehine uygulanması gerektiği amir hükmünü içermektedir.5271 Sayılı CMK'nun 253. maddesindeki usule göre uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmesi halinde 254/2 maddesine göre mahkemece davanın düşmesine karar verileceği cihetle 5271 sayılı CMK'nun 254/1 maddesi kapsamında kovuşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunması karşısında,
Sanığın istinaf itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden 5271 sayılı CMK'nun 289/1 maddesi gereğince başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 11.10.2017 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)