(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 43, 61, 204) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 289)
Dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Başvurunun kabule şayan olduğuna ilişkin inceleme sonucu esastan incelemeye geçilerek;
''Sanıkların sahibi ve yetkilisi oldukları ticari şirket ile müştekiler H. N. ve M. F.’in yöneticisi oldukları şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, bir süre sonra sanıkların yetkilisi ve sahibi oldukları şirketin ekonomik kriz yaşaması nedeniyle sıkıntı çekmeye başladıkları bunun üzerine sanıkların müştekilerin şirketine önceye dayalı borçları nedeniyle başkalarına imzalattırdıkları bir kısım çekleri ve bu çekler içinde davaya konu edilen 12500 TL lik çeki müştekiler A. ve M. F.’e gönderdikleri, müştekilerin söz konusu çeki bankaya ibraz ettiklerinde sanıkların iyi niyetten yoksun olarak sözüm ona çekin çalıntı olduğunu söyleyerek ödemeden men talimatı verdikleri ve bu nedenle söz konusu çek bedelinin ödenmediği, bilirkişi raporuyla çekteki imzanın sanıklara ait olduğu tespit edilememiş ise de; dosya kapsamı ve olay bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıkların söz konusu çeki amaca uygun olarak ileride çekin çalındığı ve başkaları tarafından piyasaya sürüldüğü yönündeki iddialarını güçlendirmek için başkalarına attırdıkları yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğu, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı sahtecilik suçunu işledikleri, sanıkların aynı irade ile birden fazla çeki farklı zamanlarda farklı müştekilere intikal edecek şekilde piyasaya sürdükleri, bu bağlamda; Kahramanmaraş 2. ACM'nin 2010/282 esas sayılı dosyasında benzer çeklerin bulunması nedeniyle söz konusu dosyadaki çeklerin temin edilip incelenmesinde; mahkememizde görülmekte olan davaya konu edilen çekle herhangi bir ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, kaldı ki; Kahramanmaraş 2. ACM'nin söz konusu dosyasında sanıklar hakkında sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı tesis edildiği, sanıkların farklı zaman dilimi içinde ancak; aynı irade ile söz konusu çekleri piyasaya sürdükleri değerlendirilerek sanıklar hakkında mahkememizce sadece TCK'nun 43. Maddesine göre artış yapılarak hüküm tesis edilmesi gerektiği düşünülecek olsa dahi sanıkların çokça bu şekilde yurdun birçok bölgesinde ortaya çıkacak şekilde çekleri piyasaya sürdüklerinin anlaşılması karşısında eylemlerinde iradelerinin ve hukuki kesintinin mevcut olduğu ve her bir çekin müştekisinin farklı olması hususu birlikte değerlendirilerek ceza adaleti de gözetilerek olayda TCK'nun 43. Maddesinin uygulanması olanağının bulunmadığına kanaat getirildiği,'' gerekçesiyle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına dair kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1-Fimak Şirketi temsilcileri müştekiler H. N. F. ve M. F.'in sanığın kamu davasına konu çek de dahil olmak üzere 25 adet civarında çeki sattıkları makina karşılığında kargo yoluyla kendilerine gönderdiğine dair aşamalardaki tüm beyanları karşısında, sanığın aynı hukuki ilişkiye istinaden aynı müştekiye aynı anda verdiği birden çok çeke ilişkin olarak açılan resmi belgede sahtecilik suçlarında, sahtecilik eyleminin sübut bulması durumunda tek bir suçun oluşacağı, TCK'nun 204/1. Maddesi uyarınca tek bir mahkumiyet kararı verilmesi ancak belge sayısının çokluğu gözetilerek TCK'nun 61. Maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile orantılılık ilkesi gözetilerek ceza miktarının belirlenmesi gerektiğine dair yerleşik Yargıtay içtihatlarının bulunması karşısında, uyap sisteminden sanık hakkında müşteki F. temsilcilerine aynı anda vermiş olduğu çekler nedeni ile açılmış sahtecilik davaları bulunup bulunmadığının araştırılarak, (Kahramanmaraş 2. ACM nin 2010/282 E dosya kapsamında tespit edilmiştir) devam eden bu tür başka dosyalar olduğunun tespit edilmesi halinde, dosyalar arasındaki bağlantı bulunması sebebi ile dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi gerektiği,
2-Çek nedeni ile başlatılmış icra dosyasının sanıkların imza itirazı nedeni ile Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/753 E 2009/1525 K sayılı dosyasının davacısı sanıklar tarafından takip edilmemesi nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması karşısında, icra dosyasında çekle ilgili olarak sanıklar tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak tespit edilmesi gerektiği,
3-Kamu davasına konu keşideci imzasına sanıkların itiraz etmeleri, çekin kaybolduğu veya çalındığı iddiasının ileri sürülmesi karşısında, çek aslı üzerinde keşideci imzasının S. R. K. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Temsilcilerine ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılması gerektiği,
Belirtilen bu hususlar araştırılıp yerine getirilmeden atılı suçun oluştuğu yönünde oluşan kanaat ve varılan sonucun yasal ve yeterli gerekçeyi içermediği, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMK madde 289/1- g bendinde belirtilen kesin aykırılık hallerinden olması karşısında;
Sanıkların istinaf taleplerinin kabulü ile CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 28.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)