T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/137
KARAR NO: 2024/1857
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/128
KARAR NO: 2022/759
KARAR TARİHİ: 26/10/2022
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ: 19/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 20/09/2024
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 Tarih ve 2022/128 Esas 2022/759 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacının ... tesisat numaralı mahalde ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... sözleşme hesap nolu aboneliği çerçevesinde elektrik tedariki sağladığı, davalı tarafça ödenmeyen elektrik faturalarının tahsili amacı ile Merkezi Takip Sistemi 2020/785862 E. sayılı dosyası ile takip başlatılmış olduğu, davalı hakkında; 15.818,70 TL Asıl alacak, 216,35 TL Gecikme faizi, 38,94 TL KDV, 110,58 TL Geçmiş Dönem Faizi ve KDV'si olmak üzere toplam 16.184,57 TL alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin KDV'sinin tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış olduğu, davalının itirazı neticesinde takibin durduğu, Merkezi Takip Sistemi 2021/785862 E. sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin İzmir 28.İcra Dairesi'nde devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT :
Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; şirketin elektrik borcunu ödemediğini bu sebeple açılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, dava dilekçesine konu edilen olay ve iddialar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta olup, açılmış olan davanın mahkemenizce usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, ilamsız takip yolu ile ilamsız icra takibi yapılmış ve ödeme emri gönderildiğini, yasal süresi içinde itirazlarını sunduklarını, alacaklı görünen tarafa herhangi bir borçlarının olmadığını, alacaklı ve borçlu arasında icra takibine konu borç miktarınca bir hukuki ilişki olmamış, haksız yere müvekkili şirkete borç çıkarıldığını, müvekkili şirket bütün borçlarını ödediğini, hukuka ve hakkaniyete aykırı borcu kabul etmediklerini, müvekkili şirket sözleşme süresi boyunca kendisine gönderilen elektrik faturalarının tamamını ödediğini, sözleşme süresi bitince müvekkili şirket başka bir elektrik firması ile anlaşma yapmış ve ... ile olan sözleşmesi sona erdiğini, sözleşme sona erdikten sonra 08.06.2021 tarihli fatura no:100154386803 miktarı: 15.818,70.TL olan bir fatura çıkardığını, müvekkili şirkete gönderilen bu fatura incelendiğinde elektrik kullanıldığını gösterir hiçbir bilginin yazmadığı açıkça anlaşılacağını, ayrıca kaç kw kullanılmış, ilk endeks, son endeks, tüketim miktarı kısımlarına bakıldığında hepsinin 1,00.TL olarak yazıldığı açıkça görüleceğini, dolayısıyla kullanmadığı bir elektrik sebebiyle hukuka ve hakkaniyete aykırı olara düzenlenen fatura asla dikkate alınamayacağını, zira müvekkili bahsedilen tarihte davacı şirketin elektiriğini kullanmış olsaydı bu elektrik kullanımın miktarı ve bilgilerinin faturada belirtilmesi gerektiğini, dolayısıyla haksız yere kesilen ve içeriği tamamen boş olan faturaya dayalı açılan icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından gönderilen ve içeriği belli olan bütün faturalar ödendiğini, davaya konu fatura ise haksız yere kesildiği için ödenmediğini, zira fatura incelendiğinde tamamen hayal ürünü olarak elektrik kullanımı olamamasına rağmen fatura düzenlendiği görüldüğünü, kaldıki davaya konu fatura ile öncesinde kendilerine gönderilen faturalar karşılaştırıldığında gerçekler ortaya çıkacağını, davaya konu faturanın içeriği boş olup tamamen haksız kazanç elde etmeye yönelik düzenlenmiş bir fatura olduğunu, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, davalının icra inkar tazminatı talebide reddedilmesi gerektiğini, davacı yanın talep ettiği alacak zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımı def’ilerinin dikkate alınarak bu alacak kalemlerinin zamanaşımı uğramış olması nedeniyle reddi gerektiğini, davanın reddine, davacı tarafın açmış olduğu haksız icra takibi sebebiyle asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamamak şartıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, icra dosyasında bulunan takibe konu faturanın dosya arasına alınmasına ve sunduğumuz faturalar ile karşılaştırılmasının yapılmasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 26/10/2022 Tarih ve 2022/128 Esas, 2022/759 Karar sayılı kararında özetle; "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın Merkezi Takip Sistemi 2021/785862 Esas sayılı Esas sayılı dosyasında alacağın varlığı ve miktarı, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı, davacı şirket tarafından takibe konu fatura kaydının yapıldığı, davacı şirket tarafından davaya konu faturalar yönünden davacı tarafından dosyaya sunulan cari ödeme dökümü listesinde davalının ödediği tutar: 89.882,40 TL olduğu anlaşıldığı, davalının ödemesi gereken toplam tutar: 105.870,88 TL olarak belirlenmiş olup; davalı tarafından ödenmesi gereken toplam tutar 15.988,48 TL olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, Merkezi Takip Sistemi 'nin 2021/785862 Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile 15.818,70 TL alacak üzerinden takibin devamına, Davalı tarafından yapılan itirazın; cezai şarta fatura gibi fer’ilerin tatbiki ile cezai şartın esas itibari ile genel işlem şartı mahiyetinde olması nedeniyle bu yönüyle itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına dair talebin şartları oluşmadığından reddine..." ifadelerini içeren gerekçeler davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı avukatı tarafından verilen 16/12/2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
-her iki tarafı da ticaret şirketi olan bir sözleşmesel ilişki de genel işlem şartlarından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ticaret şirketleri imza attıkları yazılı sözleşmeler ile bağlı olduğunu,
-borçlu, borçlu olduğunu ve borcun miktarını bildiği veya bilebilecek durumda olduğu halde itiraz ettiği için itirazının haksız sayıldığını,
-davalının itirazının haksız kabul edilmeyeceği yönündeki değerlendirme, hükmün geri kalanı ile çelişmekte olup, yazılı sözleşme ve davalı tarafça gizlenmiş olup, ticari kayıtlar göz önüne alındığında, itirazın haksız olduğu ve alacağın da likit olduğu açık olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı avukatı tarafından verilen 08/12/2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
-davanın sözleşmede yer alan cezai şartla hiçbir ilgisi olmadığını, açılan dava taraflarına kesilen haksız elektrik faturası sebebiyle açıldığını, bilirkişiler kendi sınırlarını aşarak çok fahiş bir hata yaparak dava konusunu değiştirdiklerini,
-müvekkil kullanmadığı bir elektrik sebebiyle mağdur edilmiştir.
-müvekkil şirketin sözleşme süresi boyunca kendisine gönderilen elektrik faturalarının tamamını ödediğini, cevap dilekçesinin ekinde faturalar ve ödeme dekontlarının mevcut olduğunu,
-mahkemece davalı tarafa haksız ve hatalı olacak şekilde vekalet ücretine hükmedildiğini, zira icra inkar tazminatı talebi reddedildiğinden maktu karşı vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini,
-hüküm kısmında 4.fıkrada 365,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yazılmıştır.bu hususta hatalı olup davacıdan alınıp davalıya verilmesine şeklinde olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Dava, elektrik aboneliği sözleşmesi uyarınca ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı; Özellikle, davacı şirket tarafından takibe konu fatura kaydının yapıldığı, davacı şirket tarafından davaya konu faturalar yönünden davacı tarafından dosyaya sunulan cari ödeme dökümü listesinde davalının ödediği tutarın 89.882,40-TL olduğu anlaşıldığı, davalının ödemesi gereken toplam tutarın 105.870,88-TL olarak belirlenmiş olup davalı tarafından ödenmesi gereken toplam tutarın 15.988,48-TL olduğunun hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği; Bununla birlikte, davalı tacir şirketin sözleşmede öngörülen cezai şart hükmü ile bağlı olup sözleşme hükmü uyarınca ödenmeyen son iki fatura bedeli toplamının ferileri ve cezai şart bedeli ile birlikte hüküm altına alınmasını talep ettiğinden, bu haliyle alacak likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre (Yarg. 3.Hukuk dairesi Esas :2023/1015- Karar:2023/3558) ,yukarıda belirtilen sebeplerle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı HMK 353-1-b-1 maddesi uyarınca reddi gerekmiş ve dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 Tarih ve 2022/128 Esas 2022/759 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan 270,70 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 809,87 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İstinaf yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.