T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1036
KARAR NO: 2025/1213
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1071
KARAR NO: 2025/290
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2024
BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2024/1072 ESAS VE 2024/1108 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2024
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ: 13/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 13/06/2025
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2025 Tarih ve 2024/1071 Esas 2025/290 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Tire İcra Müdürlüğü nezdinde ikame etmiş olduğu 2024/2422 E. sayılı dosyada mübrez ilamsız icra takibinde; davalı-borçlunun kiracısı ... Şti’nin ödenmemiş ve icraya konulduğu halde tahsil edilemeyen ... Bölgesi nezdinde 22.150,93-TL elektrik, 20.371,3-TL su, 27.108,26-TL atıksu, 89.118,5-TL doğalgaz ve 837,80-TL su sayaç bağlantı faturası borçlarının toplamı olan 159.586,79-TL’nin ferileri ile birlikte tahsili talep edildiğini, davalı-borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi borcun tamamına itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı-borçlunun itirazı haksız ve yersiz olduğunu, Müvekkili şirketin muhasebe kayıtları incelendiğinde bir kez daha sübuta ereceği üzere müvekkilin 159.586,79-TL vadesi gelmiş alacağının olduğunun açık olduğunu, ancak karşı yan tarafından vade tarihlerine uygun ödeme yapılmadığı gibi gerek takip tarihi gerekse de işbu dava tarihi itibari ile de takibe konu alacağın ödenmediğini, Davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline; Takibin devamına, alacak likit ve muayyen olduğundan davalı/borçlunun, alacak miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tire İcra Müdürlüğü nezdinde ikame etmiş olduğumuz 2024/2423 E. sayılı dosyada mübrez ilamsız icra takibinde; davalı-borçlunun kiracısı ... Şti’nin ödenmemiş ve icraya konulduğu halde tahsil edilemeyen ... Bölgesi nezdinde 21.005,73-TL elektrik, 17.501,83-TL su, 37.280,58-TL atıksu ve 91.464,58-TL doğalgaz borçlarının toplamı olan 167.252,73-TL’nin ferileri ile birlikte tahsili talep edildiğini, davalı-borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi borcun tamamına itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likid ve muayyen olduğundan davalı/borçlunun, alacak miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT :
Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece: asıl dava ve birleşen 2024/1072 esas sayılı davaların, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince ayrı ayrı usulden reddi ile, mahkemenin görevsizliğine, Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, dair karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı ve davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;verilen kararın haksız olduğunu , asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek , asıl dosya ve birleşen dosya için verdiği görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
- Mahkemece davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiş olup dosyada tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının bulunmadığını,
-Görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar Organize Sanayi Bölgesinde yer alan davalıya ait taşınmazın elektrik su atık su ve doğalgaz tüketim bedellerinin taşınmaz maliki davalı şirketten tahsili talepli başlatılan icra talebine vaki itirazın iptali davalarıdır.
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline; takibin devamına, alacak likit ve muayyen olduğundan davalı/borçlunun, alacak miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, dava dilekçesinde;167.252,73-TL’nin ferileri ile birlikte tahsili talep edildiğini, davalı-borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi borcun tamamına itiraz edilmiş ve takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likid ve muayyen olduğundan davalı/borçlunun, alacak miktarı üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 18/03/2025 tarihli kararı ile asıl ve birleşen dava için görevli mahkemenin Tire Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek görev yönünden usulden red kararı vermiştir. Bu karara karşı davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin farklı nitelikte karar verdiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/4599 Esas 2023/3797 Karar sayılı 15/06/2023 tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair kararında "4562 sayılı kanunun 5.maddesi uyarınca OSB özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı kanunun 11.maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işlemleri işletmedikleri için aynı kanunun 16.maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin Ticaret Şirketi olduğu yönünde bir yasal düzenlemede bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı takdirde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiş ve OSBlerin tacir olmadığı belirtilmiştir. Somut olayda da uyuşmazlığın ticari davadan kaynaklanmadığı ve OSB'lerin tacir sıfatını taşımadığı dikkate alınarak ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır. (İzmir Bam 6.hukuk Dairesinin 2024/270 Esas 2024/1307 karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.)Davacı vekilinin istinaf istemlerinin bu nedenle reddi gerekmiştir .
Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2016/2709 E 2017/12730 K sayılı kararında da belirtildiği üzere görev kamu düzenini ilgilendirir . Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz . Mahkeme taraflara tebligat yapmadan da dosya üzerinde görevsizlik kararı verebilir .Görev itirazı yapılmış ya da yapılmamış olsa bile mahkeme görevli olup olmadığını resen her zaman dikkate almak zorundadır .Bu nedenle davalı vekilinin istinaf istemlerinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir .
Taraf vekillerinin istinaf istemlerinin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2025 Tarih ve 2024/1071 Esas 2025/290 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf isteminin asıl ve birleşen dosya yönünden HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından asıl dosya için yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına,
İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından birleşen dosya için alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından asıl dosya için yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına,
İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından birleşen dosya için alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İstinaf yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.