T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1191
KARAR NO: 2025/1340
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2025/366 Esas
DAVA TARİHİ: 25/04/2025
TALEP TARİHİ: 25/04/2025
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbir
DAİRE KARAR TARİHİ: 30/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 30/06/2025
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/366 Esas sayılı dosyasından verilen 07/05/2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... şirketinin %100 ortağı ....'nün eşi olduğunu, dava dışı ... şirketi ile davalı şirket arasında bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel numaralı taşınmaz üzerinde elektrik santrali kurulacağını, yeni bir şirket açılarak şirketin %85 payı ... şirketine %15 payı ise ...'e ait olarak kurulacağının kararlaştırıldığını ancak ...'ün davalı .. kurarak faaliyete geçirdiğini ve söz konusu santral projesinin bu şirkete intikal ettirildiğini, ... şirketi ile davalı şirket arasında sözleşme akdedildiğini, projenin onayının yapıldığını, inşasına başlandığını ve bitirildiğini, geçici onayının alındığını, santralin kurulumu öncesinde davalı yan ile ...arasında ... şirketinin müteselsil kefil olduğu finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, kira anlaşmasının ilk ödemesi olan 141.600,00-USD'nin ödenmesi için davalı şirkete gönderildiğini, bu gönderimin eşinin %100 ortağı olduğu ... firması adına şirketin %85'ine sahip olunacağı inancıyla yapıldığını, ... firmasına %85 şirket ortaklığının devredilmemesi üzerine ... 1.ASHM'nin 2022/56 E. Sayılı dosyası ile hisse devri talepli dava açıldığını bu talebin reddedildiğini ve kesinleştiğini, ... firması tarafından davalı şirket aleyhine İzmir 6.ATM'nin 2025/389 E. Sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, davalı şirkete göndermiş olduğu 141.600,00 USD'nin iade edilmemesi üzerine noter ihtarnamesi gönderildiğini, yine ödeme yapılmayınca ... İcra Dairesi'nin 2025/986 E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı yanın bu icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulüne, icra takibine itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,.... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel numaralı taşınmaz üzerinde kurulu 999 KWe gücündeki elektrik üretimi santraline 3. Kişilere devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
Mahkemece, dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde; davacı tarafça.... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada,.... Parsel numaralı taşınmaz üzerinde kurulu 999 KWe gücündeki elektrik üretimi santraline ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş ise de HMK md. 389 hükmü gereği uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden eldeki davada ihtiyati tedbir talebine konu elektrik üretim sanrali uyuşmazlık konusu olmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ileri ki zamanlarda telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasını önlemek için ...A.Ş. Kayıtlarında bulunan ve ...AŞ. Bünyesindeki 0024384446 tesisat numarasına bağlı olarak faaliyet gösteren... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ...Parsel numaralı taşınmaz üzerinde kurulu 999 kWe gücündeki lisanssız elektrik üretim santralinin üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi bakımından santral üzerine ihtiyati tedbir konmasına dair karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, itirazın iptali davasıdır. İstinafa konu ara karar ilk derece mahkemesinin 07/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın istinafen incelenmesi talebidir.
HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
İhtiyati tedbire esas olan hakkında iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... şirketinin %100 ortağı ...'nün eşi olduğunu, dava dışı ... şirketi ile davalı şirket arasında bir sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile .... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, .... Parsel numaralı taşınmaz üzerinde elektrik santrali kurulacağını, yeni bir şirket açılarak şirketin %85 payı ... şirketine %15 payı ise ...'e ait olarak kurulacağının kararlaştırıldığını ancak ...'ün davalı ... kurarak faaliyete geçirdiğini ve söz konusu santral projesinin bu şirkete intikal ettirildiğini, ... şirketi ile davalı şirket arasında sözleşme akdedildiğini, projenin onayının yapıldığını, inşasına başlandığını ve bitirildiğini, geçici onayının alındığını, santralin kurulumu öncesinde davalı yan ile ...arasında ... şirketinin müteselsil kefil olduğu finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, kira anlaşmasının ilk ödemesi olan 141.600,00-USD'nin ödenmesi için davalı şirkete gönderildiğini, bu gönderimin eşinin %100 ortağı olduğu ... firması adına şirketin %85'ine sahip olunacağı inancıyla yapıldığını, ... firmasına %85 şirket ortaklığının devredilmemesi üzerine Tire 1.ASHM'nin 2022/56 E. Sayılı dosyası ile hisse devri talepli dava açıldığını bu talebin reddedildiğini ve kesinleştiğini, ... firması tarafından davalı şirket aleyhine İzmir 6.ATM'nin 2025/389 E. Sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, davalı şirkete göndermiş olduğu 141.600,00 USD'nin iade edilmemesi üzerine noter ihtarnamesi gönderildiğini, yine ödeme yapılmayınca Tire İcra Dairesi'nin 2025/986 E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı yanın bu icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulüne, icra takibine itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,.... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ....Parsel numaralı taşınmaz üzerinde kurulu 999 KWe gücündeki elektrik üretimi santraline 3. Kişilere devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 07/05/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara karar vermiştir. Davacı vekili, kararın haksız olduğu gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
Dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından dairemizin görevli olduğu, davanın sebepsiz zenginleşemeye dayalı itirazın iptali davası olduğu gerekçesiyle dairemize gönderilmiştir.
Mahkeme tarafından görev araştırmaması yapılmamıştır. Davacı gerçek kişidir. Öte yandan dava dilekçesinde davacının dava dışı .... Şirketinin ortağı ...'nün eşi olduğu bildirilmiştir. Dosya içerisindeki sözleşmelerde davacı taraf bizzat sözleşmenin tanzim edenleri arasında yer almamaktadır. Davacı dekontla para gönderen kişi konumundadır. Bu durum karşısında öncelikle mahkemece davanın asliye ticaret mahkemesinin görev sahasına girip girmediği hususu re'sen değerlendirmeye alınmalıdır. Yapılacak araştırmalarda davacının tacir olmadığı anlaşıldığı takdirde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılacağından ve mutlak bir ticari dava da söz konusu olmadığından, davacının tacir olmaması halinde mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmelidir. İhtiyati tedbir isteminin de görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece dosyada tacir araştırması yapılmamış olduğundan HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/366 Esas sayılı dosyasında verilen 07/05/2025 tarihli ara kararının HMK'nun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dairemizin kararına uygun şekilde inceleme yapılıp hasıl olacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacının sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf maktu karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonunda HMK 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 30/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.