T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1123
KARAR NO: 2026/1147
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2026/85 Esas-2026/580 Karar
DAVA TARİHİ: 25/01/2026
KARAR TARİHİ: 04/06/2026
DAVA: 6493 Sayılı Kanundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklar
DAİRE KARAR TARİHİ: 09/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/06/2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/85 Esas 2026/580 Karar sayılı dosyasında verilen 04/06/2026 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
İhtiyati haciz isteyen davacının dava dilekçesinde özetle; alacağın kesinleşmiş icra dosyalarına, temlik sözleşmelerine ve mahkeme kararlarına dayandığını, temlik zincirinin açık ve belgeli olduğunu, dava konusu alacak miktarının 4.877.066,40 TL olup icra takip tarihleri itibariyle 25,10812 kg 24 ayar altın karşılığı olduğunu, davalıların geçmişte kesinleşmiş borçları muhasebe kayıtlarıyla sıfırladıklarını, alacakları fiilen yok ettiklerini, davacıyı ve seleflerini zarara uğrattıklarını beyan ederek davalılar ..... AŞ., ....., .... ve .... aleyhine 4.877.066,40 TL (25,10812 kg 24 ayar altın karşılığı) ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini, haczin davalıların taşınır, taşınmaz, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına uygulanmasına, hile ve sahtecilik sabit olduğundan teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
Mahkemece; "... alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK'nın 257/2.maddesi hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz karan verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması gerektiği, somut olayda davacı alacağının varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden..." davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Mahkemenin yaklaşık ispat ölçütünü hatalı uyguladığını, "alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektiriyor" gerekçesinin yaklaşık ispat ölçütünü fiilen kesin ispat seviyesine çıkarmak anlamına geldiğini,
Sahtecilik ve hilenin, mal kaçırma riskini otomatik olarak doğuracağını,
Alacağın yargılamayı gerektirir gerekçesinin ihtiyati haczin amacına aykırı olacağını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava sahtecilik ve hileye dayalı sebepsiz zenginleşme davasından kaynaklanan alacak davasıdır. İhtilafa konu ara karar izmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2026 tarihli ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen ara kararın istinafen incelenmesi talebine ilişkindir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;
258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”
265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.
İhtiyati haciz isteyen davacının dava dilekçesinde özetle; alacağın kesinleşmiş icra dosyalarına, temlik sözleşmelerine ve mahkeme kararlarına dayandığını, temlik zincirinin açık ve belgeli olduğunu, dava konusu alacak miktarının 4.877.066,40 TL olup icra takip tarihleri itibariyle 25,10812 kg 24 ayar altın karşılığı olduğunu, davalıların geçmişte kesinleşmiş borçları muhasebe kayıtlarıyla sıfırladıklarını, alacakları fiilen yok ettiklerini, davacıyı ve seleflerini zarara uğrattıklarını beyan ederek davalılar ....AŞ.,.....,..... ve .... aleyhine 4.877.066,40 TL (25,10812 kg 24 ayar altın karşılığı) ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini, haczin davalıların taşınır, taşınmaz, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına uygulanmasına, hile ve sahtecilik sabit olduğundan teminat alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması gerektiği somut olayda davacı alacağının varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden yasal koşular oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine dair karar verilmiştir. Verilen ara karara karşı davacı .... vekili tarafından kararın haksız olduğu yaklaşık ispat ölçütünün hatalı uygulandığı alacağın yargılamayı gerektiriği gerekçesinin ihtiyati haczin amacına aykırı olduğu sahtecilik ve hilenin mal kaçırma riskini otomatik olarak doğurduğu kesinleşmiş icra dosyalarının en güçlü yaklaşık ispat olduğu gerekçeleri ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu ihtilafın yargılamayı gerektirdiği, dosya kapsamında ve iddialarına göre bu aşamada HMK 257 maddesi uyarınca ihtiyati haciz koşullarının bu aşamada oluşmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin ara karar gerekçesiyle ara hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme arahükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM:
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/85 Esas 2026/580 Karar sayılı dosyasında verilen 04/06/2026 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/3 ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 09/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.