T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2459
KARAR NO : 2025/1052
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/58
KARAR NO : 2023/783
DAVA TARİHİ : 12/01/2022
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 21/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2025
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2023 Tarih ve 2022/58 E. 2023/783 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmanın müvekkili firma ile aralarında var olan ticari nitelikteki abonelik sözleşmesi gereği elektrik tüketimi gerçekleştirdiğini ancak tüketmiş olduğu elektiriğin bedeli olan 15/01/2021 tarihli tüketim bedeline ilişkin faturaların ödemesini gerçekleştirmediğini, müvekkili firmanın davalı aleyhine icra dosyası ile alacağını tahsil yoluna gittiğini ancak bu icra takibinin davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı sebebi ile durduğunu, arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak uzlaşılamadığını, bu nedenle, davanın kabulüne, davalı tarafça yapılan haksız itirazın iptaline, % 20 den aşağı olmamak üzere davalı tarafın kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davasının usul ve yasaya aykırı olup, reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yetkili mahkemenin Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde, davalının, ticari nitelikteki abonelik sözleşmesi gereği tüketmiş olduğu 15.01.2021 tarihli tüketim bedeline ilişkin faturalarını ödemediğini iddia ettiğini, ancak, davalının, 15.01.2021 tarihli elektrik tüketim faturalarının bulunmadığını, bulunmasının da mümkün olmadığını, davacının, 15.01.2021 tarihli tüketim bedeline ilişkin faturaların hangileri olduğunu; bu tarihe ilişkin faturalardaki elektrik tüketim miktarlarının ne olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, davalının, 15.01.2021 tarihinde davacıyla bir abonelik ilişkisi bulunmadığını, davalının o tarihte ... Şirketinden Elektrik aldığı için de davacıya bir elektrik tüketiminden kaynaklı bir borcunun olmasının da hayatın olağan akışına da açıkça aykırı olduğunu, davalı Şirket ile... AŞ. elektrik satış temsilci ... ile davalı arasında 2020/Şubat ayında Elektrik Piyasası Mevzuatı gereğine ve serbest tüketici kapsamında elektrik alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, ancak davacı şirketin, faturayı sanayi tarifesi yerine ticarethane tarifesi olarak hatalı olarak düzenlemesi ve sözleşmenin bir örneğinin davalıya verilmemesi sebebiyle davalı tarafından 30 Mart 2020 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, davalının sözleşmeyi fesih ettikten sonra, Kahramanmaraş ilinde bulunan ... Anonim Şirketiyle sözleşme yaptığını ve o tarihten bugüne kadar elektriği bu şirketten aldığını, davalının, Kahramanmaraş ilinde bulunan ... Anonim Şirketinden elektrik almış olması sebebiyle, davacının 15.01.2021 tarihli elektrik tüketim faturalarının olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından, davalıya 35.491,20 TL’lik 17.01.2022 ve 17.02.2022 tarihli faturalar gönderildiğini, davalının bu faturalara itiraz ettiğini ve davacıya iade ettiğini, arz ve izah edilen nedenlerle, davacı tarafından açılan davanın reddine, haksız icra takibi sebebiyle, davacının takip miktarının %20 oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "...Davanın dayanağı olan vakıaların değiştirilmesi iddianın genişletilmesi mahiyetinde olup, davacı tarafın ileri sürdüğü yeni vakıanın dava tamamen ıslah edilmeden veya davalının açık rızası olmadan mahkememizce gözetilmesi ve değerlendirilmesi mümkün değildir. Davacı taraf, davasını ıslah etmemiş, davalı da davacının iddiasını genişletmesine açıkça muvafakat etmemiştir. Keza itirazın iptali davası sıkı sıkıya icra takibine bağlı olup, icra takibinin dayanağı olan "bölge dışı faturalama nedeniyle" açıklamasını içeren ve elektrik tüketim faturası niteliğinde olan faturada açıkça cayma bedeli yazılı olmadığından, itirazın iptali davasında bu kez alacağın elektrik tüketiminden kaynaklanmadığını, cayma bedelinden kaynaklandığını iddia ederek takibin dayanağının itirazın iptali davası ile değiştirilmesi de mümkün olmadığından, davacının alacağın dayanağının cayma bedeli olduğuna ilişkin iddiasının dinlenemeyeceği kanaatine varılmakla davacının davasının reddine, davacı tarafın bedeli tahsil edilen Mart/2020 dönemi elektrik tüketimine ilişkin usulsüz ve haksız olarak düzenlenen dava konusu mükürrer faturaya dayalı olarak takip başlatmakta kötüniyetli olduğundan davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur, davacının davasının reddine, davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu anlaşılmakla takip tutarı olan 36.416,45 TL alacağın %20’si oranında (7.283,29 TL) kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; davalı ile davacı firma arasında akdedilen sözleşme gereği cayma bedeli fatura edildiğini, cayma bedeli de sözleşme gereği son çıkan fatura miktarı kadar olduğunu, ancak bilirkişi tüketim bedeli işle cayma bedeli arasındaki farkı belirtmeden tüketim bedeline ilişkin olan faturanın davalı tarafça daha önceden ödendiğini bu sebeple davacı firmanın herhangi bir alacağı olmadığını raporuna yazıldığını, fatura bedelinin aynı sözleşmeye dayalı olarak fatura edilen cayma bedeli olduğunu belirterek yeniden bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, fatura edilen cayma davalı tarafla imzalanan ticari nitelikteki elektrik tüketim sözleşmesine dayandığını belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; ticari abonelik sözleşmesinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk Derece mahkemesince taraf delilleri toplanmış,bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada eldeki davanın konusunu oluşturan 35.491,20 TL tutarındaki faturada ilk okuma tarihinin 01.03.2020- son okuma tarihinin 31.03.2020 olarak görüldüğü, fatura açıklamasında “Bölge Dışı Faturalama Nedeniyle” yazılı olduğu, dava konusu bu faturanın Mart/2020 dönemi elektrik tüketimine ilişkin düzenlendiğinin fatura içeriğindeki bilgilerden hareketle sabit olduğu, İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2020/4977 Esas sayılı dosyasında aynı davalı aleyhine, aynı aboneliğin Mart /2020 elektrik tüketim bedeline ilişkin olarak düzenlenen ve bedeli icra dosyasına tamamen ödenen fatura ile eldeki davaya konu faturanın mükerrerlik oluşturacak şekilde düzenlendiğinin bilirkişi raporu ve dosya kapsamı ile belirlendiği, dolayısıyla davacı tarafın bedeli tahsil edilen Mart/2020 dönemi elektrik tüketimine ilişkin usulsüz ve haksız olarak düzenlenen dava konusu mükerrer faturaya dayalı olarak alacak isteğinde bulunamayacağı ayrıca faturanın açıklama kısmında cayma bedeli olduğuna ilişkin bir açıklama da bulunmadığı anlaşılmakla İlk derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebi haklı görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu,bilirkişi rapor ve ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2023 Tarih ve 2022/58 E. 2023/783 K.sayılı kararının kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacının karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere 21/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.