T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2208
KARAR NO : 2025/1008
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/04/2023
NUMARASI : 2022/668- 2023/296
DAVANIN KONUSU : İstirdat
DAVA TARİHİ : 03/08/2022
DAİRE KARAR TARİHİ : 14/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2025
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/04/2023 tarih ve 2022/668 Esas 2023/296 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM;
Davacı, ... Mah. ... Cad. No:... ...- ... adresindeki işyeri için müracaatı ile 23317941 tesisat nolu kullanım yeri grubu üzerinden abonelik sözleşmesi düzenlendiğini, bu aboneliği tesis ettirirken davalı kuruma başvurduğunda; işyerinde daha önceki abone tarafından kullanılan elektrik sayacının değiştirilmediğini, kurumun eski saat üzerinden abonelik tesis ettiğini ve aboneliği başlattığını, belirtilen eski sayaç üzerindeki mühürlerin aynen korunduğunu, bu sayaca hiçbir zaman fiziki bir müdahalesinin olmadığını, 07.02.2022 tarihinde davalı şirket görevlilerinin işyerinde yaptıkları incelemede kaçak elektrik kullanımı olduğunu tespit ettiklerini, elektrik sayacı üzerindeki mühürleri ve sayacı sökerek 51203 seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağını düzenlediklerini, davalı şirket tarafından kaçak elektrik kullanım bedeli olan 60.128,09 TL'nın ödenmesi halinde elektriğin açılacağının belirtildiğini, bunun üzerine tarafından 20.000,00 TL'nın 08.02.2022 tarihinde yatırılarak elektriğin açılmasının sağlandığını, sonrasında elektriğin kapatılacağı yönündeki baskı ile geri kalan 40.128,09 TL'nın da 10.02.2022 tarihinde yatırılmak durumunda kalındığını, davalı şirket tarafından yapılan işlemlere yazılı olarak yapılan itirazın kurumca kabul edilmediğini, faturanın mevzuata uygun olarak düzenlenmiş olduğuna karar verildiğinin belirtildiğini, yine davalı şirket tarafından gönderilen 27.04.2022 tarih ve 241814 sayılı yazıda; '07.02.2022 tarihinde yapılan kontrolde; 'sayacı yandan delerek R ve S fazlarını kısa devre yapmak” suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, sayacın mühürlü olduğu belirtilmiş ise de sayacın yandan delinmesi ve R-S fazlarının kısa devre yapılması söz konusu olduğundan, mühürlerin sayaç üzerinde bulunmasının kaçak elektrik kullanım şekli ile ilgisinin olmadığı, bu anlamda tahakkuk ettirilen faturanın doğru olduğuna karar verildiğinin belirtildiğini, davalı şirketin işlemlerinin usulsüz olduğunu, ilgili Yönetmelik, EPDK Kurul Kararları ve bu konudaki Yargıtay İçtihatlarının dikkate alınmadan işlem yapıldığını, düzenlenen tutanak ve yapılan tespitin usulsüz olduğunu, davaya konu işyerini 10.12.2019 tarihinde kiralayarak faaliyete başladığını, bu dönemden önce söz konusu işyerinin farklı kiracılar tarafından kullanıldığını, sayaçta bir müdahale söz konusu ise, bunun önceki kiracılar tarafından gerçekleştirilmiş olma olasılığının son derece yüksek olduğunu, eski tüketimlerin dikkate alınması halinde bu durumun açıkça tespit edilebileceğini, haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından sorumlu olmadığını belirterek, 60.128,09 TL tutarındaki kaçak elektrik faturasının iptali ile davalı şirket tarafından haksız şekilde tahsil edilen 60.128,09 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı, ... Mah. ... Caddesi No:... ... ...mir adresindeki işyerinde kurulu 23317941 tesisat nolu elektrik aboneliğinde yapılan kontrolde; 'sayacı arkadan delerek müdahale etmek' suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini ve şirket tarafından K-51203 seri nolu Kaçak Elektrik Tutanağının düzenlenerek ... adına 60.128,09TL tutarlı kaçak kullanım faturasının oluşturulduğunu, kaçak elektrik tutanağı gereği; 09.11.2021 - 07.02.2022 tarihleri arasındaki 90 gün için tesisatın kurulu gücü olan 28,7 kW”ın %60 kullanım faktörü ile çarpılarak 17,2 KW'lık sözleşme gücü üzerinden ve tesisatın bulunduğu yerin restoran olarak faaliyet göstermesi nedeniyle günlük 14 saatlik çalışma süresi fikkate alınarak 21.697 kWh kaçak tüketim miktarının hesaplandığını, bu tüketimin EPDK onaylı tarife tablolarındaki birim fiyatların 1,5 katı alınmak suretiyle davalıya 60.128,09TL tutarında kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, şirket görevlilerince düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının aksi ispatlanmadıkça geçerli belge niteliğinde olduğunu, davalının kaçak elektrik kullandığının sabit olup, işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
Mahkemece, ''07.02.2022- 11.08.2021 tarihleri arasındaki 180 günlük döneme, sayaç değiştirildikten sonraki günlük ortalama tüketim esas alınarak çıkarılabilecek ek tüketim bedeli bilirkişi tarafından 13.592,36 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça ödenmesi gereken tutarın 13.592,36 TL olmasına rağmen 60.128,09 TL ödeme yapıldığı, fazla ödeme miktarı olan 46.535,73 TL'nin iadesinin gerektiği'' gerekçesi ile, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, davaya konu faturanın 20.000,00TL' sinin 08.02.2022 tarihinde, kalan miktarın 10.02.2022 tarihinde ödendiği anlaşıldığından bu tarihlerden itibaren ticari faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davalı ve katılma yolu ile davacı istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı katılma yolu ile istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Davaya konu, GR12022000007335 fatura numaralı, 694000551276 fatura kodlu 60.128,09TL tutarındaki kaçak kullanım faturasının Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketiminin Tespitine Dair Yönetmeliğin 13/2.F fıkrasına göre düzenlendiğini, ortada bir kaçak kullanım olmadığına göre kaçak kullanımdan bahsedilerek kesilen faturanın hukuki dayanağının kalmadığını, bu halde “Sayacın Doğru Tüketim Kaydetmemesi Halinde Tüketim Miktarının Tespiti” başlıklı 37. maddesinin uygulanabileceğinden bahisle 13.592,36TLden sorumlu olacağına ilişkin kararın hatalı olduğunu,
Davalı şirket, faturanın kaçak kullanıma bağlı olarak tahakkuk ettirilmiş olduğundan faturanın kısmen dahi doğru kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketiminin Tespitine Dair Yönetmeliğin 13/2.F fıkrasında belirtildiği üzere; kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğunu, davalının hatalı işlem yaptığını,
Davalı şirketin, geniş teknik alt yapısına rağmen, 21.11.2016 da başlayan müdehaleyi tespit edemediğini, abonelik başlangıcında yeni sayaç vermediğini, şirketin doğru tespit, değerlendirme ve müdehaleleri zamanında yerine getirmeyerek mağduriyete neden olduğunu ve şirketin yarattığı mağduriyete kendisinin katlanması gerektiğini, karşı yandan hak talep edemeyeceğini,
Kabul anlamına gelmemek üzere, kullanımın 1/3 oranla belirlenen 13.592,36TL ek tüketim miktarının fahiş olduğunu, kullanım net olarak tespit edilememiş olup varsayıma dayanarak alacak tesisinin mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Kaçak elektrik tespit tutanağı gereği kaçak kullanım faturası kaçak tespit tarihi 07.02.2022 ile 09.11.2021 tarihleri arası 90 gün kaçak kullanım için, tesisatın 28,7 kW kurulu gücünün %60'ı alınarak 17,2 kW sözleşme gücü üzerinden tesisatın restoran olarak 2 vardiya çalıştığı tespit edilmiş olduğundan "14" çalışma saati ile çarpılmasıyla, 17,2 x 90 x 14 = 21,697 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifenin 1,5 katı ile çarpılmasıyla, 60.128,09 TL fatura oluşturulduğunu,
Bilirkişi raporunda sayacın tek fazına müdahale edilmiş olduğundan dolayı sayacın 1/3 oranında eksik değer kaydetmiş olduğu, tesisatın tüketim seyrinde yapılan inceleme neticesinde 22.04.2017 ile 24.11.2017 tarihleri arasındaki tüketim seyri 2016 yılının aynı dönemine göre 1/3 eksik olduğu, sayaca müdahalenin önceki abone Barış Bozkurt döneminde yapıldığı bu nedenle kullanıcıya kaçak faturası çıkarılamayacağı belirtilerek, ek tüketim faturası çıkarılması ile tüketim bedelinin belirlenmesinin hatalı olduğunu,
Kaçak tespiti sonucu kaçak kullanımından kullanıcının sorumlu olduğunu, sayaç arızası durumunda ancak kullanıcıya ek tahakkuk hesaplaması yapılabileceğini, bilirkişinin yorumunun hiçbir mevzuat maddesine uymadığını, Kullanıcı öncesi ölçü devresine müdahale edildiği tespiti edilmesi durumunda kullanıcıya kaçak değil ek tahakkuk yapılır gibi bir mevzuat maddesi olmadığını, bilirkişinin tüketim seyrine göre yorum yaparak kullanıcının kaçak kullanmadığını belirlediğini, bu görüşün yoruma dayalı ve mevzuata aykırı olduğunu, kullanıcının kaçak kullandığı K-51203 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ile belgelendiğini,
... adına tahakkuk edilen 694000551276 faturalama belge numaralı 60.128,09 TL kaçak kullanım faturası ilgili Yönetmelik çerçevesinde mevzuata uygun olarak düzenlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle ödenen fatura bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, kaçak tüketimin bedelinin belirlenmesi, davacıya iadesi gereken fazla tahsilat olup olmadığının ve miktarının tespitinden kaynaklanmaktadır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, özellikle mahkemece yasal mevzuat ve karar vermeye yeterli, taraf, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli olması ve bu konuda dairemizce kabul edilen temel ilkeler doğrultusunda hazırlanan rapor doğrultusunda karar verilmesi karşısında, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/04/2023 tarih, 2022/668 Esas, 2023/296 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı ve davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kadına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalıdan alınması gereken 3.178,86 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 795,00 TL'nin mahsubu ile kalan 2.383,86 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Duruşma açılmadığından, davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına,
5-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 14/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.