T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1631
KARAR NO : 2025/585
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/745
KARAR NO : 2023/405
DAVA TARİHİ : 27/09/2022
KARAR TARİHİ : 25/05/2023
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 18/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/03/2025
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 Tarih ve 2022/745 E. 2023/405 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen ETS/8949-13/04374 Elektrik Tedarik Lisansı kapsamında ülke genelinde son kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunmakta olup ait olduğu sektörün önde gelen kuruluşlardan olduğunu, müvekkil şirket ile davalı/ borçlu arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi (İkili Anlaşma) kapsamından doğan fatura alacağına istinaden; Merkezi Takip Sistemi 2022/208394 sayılı dosya üzerinden davalı/ borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe davalı/ borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, borca, faize ve fer'ilerine itiraz edilmesi sebebiyle de huzurdaki itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğunun ortaya çıktığını, Davalı şirkete ait, 23648334 abone no.-lu elektrik tesisatı kapsamında müvekkil şirketten indirimli elektrik temin etmek üzere, ekte sundukları 24.11.2020 tarihli Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşmeye uygun olarak elektrik tedarik etmiş olmasına rağmen, davalı tarafın dilekçe ekinde iletilen borç listesinde belirtilen elektrik tüketim faturalarının hiçbirisini vadesi içinde ödemediğini, davalının ödeme düzensizliği nedeniyle sözleşmenin feshedilmek zorunda kalındığı, fakat davalının, vadesinde ödemesi gereken elektrik tüketim faturaları ödemediğinden, sözleşmenin feshinden sonra teminat mektubunun nakde dönüştürülerek tahsil edildiğini ve sözleşmeye aykırı davranarak sözleşmenin feshine neden olduğunu, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiği ve icra takibinin durduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkil şirkete hiçbir bildirim ve ihtarda bulunmaksızın, taraflar arasında Elektrik Dağıtım Hizmeti ile ilgili olarak akdedilen sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davacıya İzmir 38.Noterliği'nin 07.10.2021 tarihli 40935 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinin kabul edilemez olduğunun bildirildiğini, sözleşmenin keyfi olarak tek taraflı şekilde feshedildiğini, ayrıca davacıya; Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 10.maddesi; "Perakende satış lisansı sahibi tüzel kişi, perakende satış sözleşmesinin sona erdirileceği tarihin en az üç iş günü öncesinden, ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiye yazılı olarak bilgi verir. Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, perakende satış sözleşmesi sona eren müşterinin yeni bir perakende satış sözleşmesi bulunmaması halinde, kullanım yerinin elektrik enerjisini keser." hükmü uyarınca müvekkil şirket halihazırda ilgili hizmeti alıyorken yeni bir perakende satış sözleşmesi akdedemeyeceğinden, müvekkile hiçbir bildirimde bulunmadan tek taraflı olarak keyfi şekilde sözleşmeyi sona erdiremeyeceğinin de bildirildiğini, davacının, müvekkilin edimlerin ifasında geciktiği yönündeki beyanı asılsız iddialardan ibaret olup; davacı tarafın gecikme bedeli talep etmek üzere uydurulmuş, kötü niyetli bir iddia olduğunu, davacının bu gecikme iddiasına dayalı cezai şart talep edebilmesi mümkün olmadığı gibi müvekkilden bu konuda talep hakkının da bulunmadığını, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "... Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirket tarafından keşide edilen gecikme cezası faturasının davalı tarafça deftere kaydının yapılmadığı, davalı şirketin davacı şirketle arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı surette tahakkuk ettirilen faturaların bedellerini gecikmeli olarak ödediğinin tespit edildiği, davalının ticari defterlerindeki kayıtların tam olmadığının tespit edildiği, dosya içerisinde yapılan hesaplamalar neticesinde davacının davalının geç ödemelerinden kaynaklı olarak dava değeri kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davanın kabulüne alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatı isteminin kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın kabulüne, İzmir MTS 2022/208394 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 39.411,40 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; İlk derece mahkemesince bilirkişi ek heyet raporuna karşı itirazlarının reddine veya kabulüne ilişkin herhangi bir ara karar kurulmaksızın karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşme davacı tarafından feshedildiğinden davacının cezai şart talebinin yasal bir dayanağı bulunmadığını, davacının taleplerinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, yerel mahkemenin bunun aksine verdiği kabul kararı son derece hatalı ve gerekçeden dahi yoksun olup istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen karar sebebi ile davalının cebri icra tehdidi altında olduğunu, yerel mahkeme kararı dayanak alınarak haciz, satış gibi sair işlemlerin yapılmasını ve davalının maddi manevi zarara uğramasını önlemek için tehir-i icra kararı verilmesi talep ettiklerini belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; İİK67. maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket ile davalı/ borçlu arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi (İkili Anlaşma) kapsamından doğan fatura alacağına istinaden Merkezi Takip Sistemi 2022/208394 sayılı dosya üzerinden davalı/ borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olup işbu takibe davalı/ borçlu tarafından itiraz edilmiştir.
İlk Derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dabanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafça istinadf edilmiştit
İcra takip dosyasında borcun tamamına itiraz edilmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflara arasında sözleşme bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur.
İhtilaf; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı tarafın fatura bedellerini zamanında ödeyip ödemediği, davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı olup olmadığı ve icra takibine konu edilen alacak miktarının ve cezai şart bedelinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
İlk derece Mahkemesince taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu ve ek raporu alınmıştır.
Davalı taraf, sözleşmenin feshedileceği konusunda ihtarat yapılmadan noter vasıtasıyla sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edilmesinin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu savunmuştur.
İlk derece Mahkemesi kararında sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, cezai şart şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarının yerinde olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporu ve ek raporu,sözleşme maddeleri ve tüm dosya kapsamına göre davalı tarafın fatura bedellerini tam ve süresinde ödemediği, feshin usulüne uygun olarak yapıldığı tespit edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11/1-h) maddesinde “İkili anlaşma kapsamında cayma hakkının kullanılmasına ve/veya ceza koşulunun uygulanmasına ilişkin şartlar, süre ve cayma bedeli ve/veya ceza koşulunun tutarı”nın belirleneceği hükmüne uygun olarak, düzenlenen sözleşmenin 10.11. Maddesinde “Müşteri’nin, sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi ve/veya feshine sebebiyet vermesi ve/veya sözleşmeye aykırı davranması ve/veya İşbu madde kapsamında belirtilen sebeplerle Sözleşme’nin feshedilmesi/feshedilmiş sayılması hallerinde, Müşteri Sözleşme süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin 2 (iki) katı tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Bu tutar İşbu Sözleşme’nin 8.1. Maddesi uyarınca hesaplanacak teminat tutarından düşük olamaz. Müşteri’nin bu bent kapsamında cezai şarta esas olacak tüketim verisinin bulunmaması hâlinde, Sözleşme’nin 8.1. Maddesi kapsamında hesaplanan ortalama faturası esas alınarak cezai bedel tespit edilir." hükmü dikkate alınarak en yüksek fatura bedelinin 18.129,86 TL. olması ve 472,88 TL.’sinin gecikme bedeli olması nedeniyle 18.129,86 – 472,88 = 17.666,98 *2= 35.333,96 TL tutarında cayma bedeli faturası düzenlenmesinin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11/2. Maddesine uygun olduğu iş bu faturanın da ödenmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafın istinaf talebi haklı görülmemiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353-1-b-1 gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 Tarih ve 2022/745 E. 2023/405 K.sayılı kararının kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davalının karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 2.692,19 TL istinaf karar harcından 673,04 TL'nin mahsubu ile kalan 2.019,15 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere 18/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.