T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1571
KARAR NO : 2025/528
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/85
KARAR NO : 2023/304
DAVA TARİHİ : 18/02/2022
KARAR TARİHİ : 05/05/2023
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 12/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2025
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2023 Tarih ve 2022/85 E. 2023/304 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Yasal Mevzuatının bir yükümlülüğü olarak ve kâr amacı gütmeksizin katılımcılarına alt yapı hizmetleri sağlanmasına aracılık ettiğini, davacı ... gelirinin katılımcılarının ödemeleri olduğunu, davacı ... 'nin yasal yükümlülüğü uyarınca katılımcılarına kâr amacı gütmeden elektrik enerjisi tedarikine aracılık ettiğini, dağıtım şirketine karşı bireysel tüketici gibi sorumlu olduğunu, davalının elektrik sayaç sisteminde çarpan hatası olduğunu, davalının kullandığı enerji karşılığını eksik ödediğinin tespit edildiğini, amacına ulaşmak adına kamu hizmeti niteliği taşıyan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol v.b. gibi alt yapı ve genel hizmet tesisleri kurmak, işletmek gibi görevleri bulunduğunu, bölgede faaliyette bulunan firmaların ... izni olmaksızın alt yapı ihtiyaçlarını başka bir yerden karşılayamayacaklarını, bu amaçla münferiden tesis kuramayacaklarını, davalı ile yapılan yazılı ve şifahi görüşmeler sonucunda tespit edilen elektrik enerji kullanımının kabul edildiğini, ancak süre sınırlı / taksitli kısmi ödeme yapılacağının bildirildiğini, bakiye ödenti taleplerinin reddedildiğini, davalının kullandığı enerji karşılığını ödememesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının basiretli tacir yükümüne aykırı davrandığını, kötüniyetli hareket ettiğini beyan ederek dava dilekçesinin kabulüne, usuli işlemlerin ifasına, yapılacak yargılama neticesi davalarının kabulüne, davalının kullandığı ama ödemeyi reddettiği elektrik enerjisi bedelinin dava tarihi itibari ile tespiti ile, fazlaya ilişkin talep dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000-TL'sinin dava tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yapılacak tüm yargılama harç ve masrafları ile vekillik ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkil şirket ...nde faaliyet gösterdiğinden davacı ... ile 20.07.2017 tarihli Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Sözleşme akdedildiğini, 05.06.2020 tarihli Sayaç Tespit Tutanağı ile DM-5 dağıtım merkezindeki müvekkil şirkete ait sayacın çarpanının 40/5 özelliğindeki akım trafosu nedeniyle 8 olması gerektiği halde, 4 olarak tanımlandığının tespit edildiğini, Davacı ... yönetimi tarafından müvekkil şirkete gönderilen 06.08.2020 tarihli yazıda; akım trafosunda 07/2017 dönemi ile 056/2020 dönemi arasında çarpan hatası yapıldığı, bu tarihler arasında 15.095.890 kWh üzerinden fatura edilmesi gereken tüketimin yarısının fatura edildiği ve bu güne kadar eksik fatura edilen 7.547.945 kWh tüketimin ödenmesinin istenildiğini, davacı ...'nin bu talebi üzerine müvekkil şirket tarafından '11.08.2020 tarih ve 2020/01 sayılı dilekçe Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna başvurulduğunu, konunun özetlenerek talep edilen tutarla ilgili olarak görüş ve bilgi talep edildiğini, elektrik Piyasası Düzenleme Kurumunun bu dilekçeye istinaden cevabını davacı ...'ne gönderildiğini, ancak bu yazının müvekkil şirket ühdesinde olmadığını, haricen öğrendikleri kadarıyla ...'run yazısında ...'nin müvekkil şirket için son 180 gün için tahakkuk yapılması gerektiğinin bitdirildiğini, bilahare müvekkil şirket tarafından davacı ... Yönetimine gönderilen 11.08.2020 tarih ve 2020/02 sayılı dilekçe ile ...'na başvurulduğu belirtilerek, ...'nin ödeme talebine itiraz edildiğini, bunun üzerine davacı ...'nin müvekkil şirkete gönderdiği 15.10.2020 tarih ve 261 sayılı yazısıyla; uyuşmazlık konusu ile ilgili Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 36.maddesi kapsamında tahsil edilmesi yönünde karar verildiğini, ayrıca tüketim miktarının hesabında 180 gün esas alınarak tespit edilen bedelin 6 eşit taksit halinde ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu yazı üzerine müvekkil şirketin belirtilen ödemeleri yapmaya başladığını ve Şubat-20721 tarihi itibarivle & takcitin 5 adedini ödodiğini Hal böyle iken, davacı ...'nin müvekkil şirkete gönderdiği Karşıyaka 2. Noterliğinin 17.12.2020 tarih ve 21721 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bakiye bedelin de ödenmesini talep ettiğini, müvekkilince bu ihtarnameye cevap olarak davacı ...'ye İzmir 20. Noterliğinin 22.01.2021 tarih ve 01029 yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin kurulu gücünün sözleşmeye göre 2000 KVA olduğunu, müvekkilince bu kurulu güce uygun akım trafolarının alınarak davacı ...'ye teslim edildiğini, müvekkilinin sayacının her ay davacı ... yetkililerince okunarak o aya ait tüketim tutarının fatura edilmekte olduğunu, davacı ... tarafından düzenlenen 05.06.2020 tarihli 'Sayaç Tespit Tutanağı' ile müvekkilinin DM-5 dağıtım merkezinde:bulunan sayacının akım trafosu oranlarına (40/5) göre 8 çarpan ile çarpılması gerekli olduğu halde, 4 çarpan ile çarpıldığının, yani çarpan hatası yapıldığının tespit edildiğini, endeks okuma ve faturalama işlemlerinde müvekkilinin hiçbir müdahalesi olmadığı dikkate alındığında, anılan hatalı çarpan uygulamasının da müvekkilinden kaynaklanmadığının açık olduğunu, hatalı uygulamanın tek sorumlusunun davacının bizzat kendisi olduğunu, herhangi bir çarpan hatası yapılması halinde uygulanacak yöntemin 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Faturalarda ve Faturalandırmaya Esas Unsurlarda Hata Tespiti” başlıklı 36. Maddesinde düzenlendiğini, bu maddeye göre müvekkili aleyhine bir durumun tespiti halinde 6 aydan daha fazla geriye gidilerek tahsilat yapılamayacağının belirtildiğini, Yönetmeliğin 36..maddesinde öngörülen çapan hatasına ilişkin süre sınırlamasının davacı ... için de bağlayıcı olduğunu, davacı ...'nin elektrik dağıtım lisansına sahip olduğunu, Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik'in 'Sisteme Bağlantı' başlıklı 26.2 maddesinde; “Katılımcının sisteme bağlanmasından sonra her türlü dağıtım hizmeti, ... tarafından bağlantı anlaşması ve bu Yönetmelik ile ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde karşılanır” denildiğini, müvekkili ile davacı ... arasında düzenlenen perakende satiş sözleşmesinin 'Yasal Dayanak/ başlıklı17. maddesinde de; 'Bu sözleşmede yer almayan hususlar için yürürlükteki yasa, yönetmelik ve ... ve TEDAŞ tarafından uygulanan kararlar geçerli olacaktır” ibaresinin yer aldığını, müvekkili ile davacı arasında düzenlenen sözleşmede çarpan hatası durumunda nasıl bir uygulama yapılacağına dair herhangi bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesine göre ....mevzuatının esas'alınması ve müvekkii şirketten bu çarpan hatası sebebiyle sadece 180 gün geriye dönük tüketim farkının istenebileceğinin açık olduğunu, davacının esasen anılan Yönetmelik gereği 180 günlük ödemeyi müvekkiline göndermiş olduğu 15.10.2020 tarih ve 261 sayılı yazı ile de kabul ettiğini, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı olan bu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "... Tüm dosya içeriği ve delillerin özellikle bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda:davacı vekilince davacının tacir olmayıp, kar amacı gütmeyen, elde edeceği tüm gelirlerini katılımcılarına hizmet etmek amacıyla kullanmak üzere kanunla yükümlendirilmiş özel hukuk tüzel kişisi olduğunu ,tek gelirinin 41 parsel maliki katılımcılarından aldığı aidat oluğunu, dava konusu elektrik tedarik işinde ... mevzuatından kaynaklanan zorunluluğun sonucu olarak davalı dahil kendi katılımcıları olan firmalara en ucuz maliyetle elektrik temin için aracılık faaliyeti yürüttüğünü bu nedenle bilirkişinin ... mevzuatına hiç değinmeden sadece ... mevzuatı üzerinden değerlendirme yaptığını bildirmiş ise de alınan kök ve ek raporlarda da belirlendiği üzere taraflar arasındaki Elektrik Satışına İlişkin Sözleşmenin Yasal Dayanak başlıklı 17.maddesinde; “Bu sözleşmenin uygulanması ile ilgili yasal dayanak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ... veya ...'ın yürürlükteki kanun, yönetmelik ve genelgeleridir. Bu kanun,Yönetmelik ve genelgelerde yapılacak her türlü değişiklikler aynen uygulanacak, ayrıca bir ihbarı sözleşme değişikliği gerektirmeden yürürlüğe girecektir. Bu sözleşmede yer almayan hususlar için yürürlükteki Yasa, Yönetmelik ve ... ve ... tarafından uygulanan kurallar geçerli olacaktır. hükmünün bulunduğu, ... Tarafından hazırlanarak 14.03.2014 tarih ve 28941 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik'in “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinin J.bendinde İlgili mevzuat:" Elektrik piyasasına ilişkin kanun, Yönetmelik, lisans, tebliğ, genelge ve Kurul kararlarırı, ifade eder, Bu Yönetmelikte geçen diğer kavram ve kısaltmalar ilgili mevzuattaki anlam ve kapsama sahiptir." ibaresinin bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmede 'Hatalı Bildirimde Bulunulması” yada “Sayaç Çarpanı Hatası” ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmadığı, bu hususlarda ... mevzuatının geçerli olacağının sözleşmede açık olarak belirtildiği, Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelikte de 'İlgili Mevzuat” olarak Elektrik Piyasasına İlişkin Kanun, Yönetmelik, Lisans, Tebliğ, genelge ve Kurul Kararlarının geçerli olacağının açıkça belirtildiği, Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmeliğin 'Lisans Kapsamındaki Görev ve Sorumluluklar” başlıklı 13.5 Maddesinde; ..., ölçü devrelerinin kontrolü ve sayaç endekslerinin okunması ile tahakkuk ve tahsilatından sorumludur” hükmü gereğince, davacı ...'nin katılımcıların ölçü ve sayaç sistemlerini periyodik olarak kontrol etme yükümlülüğünün bulunduğu bu yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeyen davacı ...nin davaya konu sorunun doğmasında asıl sorumlu olduğu,davalı vekilinin dilekçesi ekinde sunulan ve davacı ... tarafından düzenlenen fark tüketim faturası ve hesap detayları ve geçmiş fatura bilgilerine göre davalıya ... Müdürlüğü tarafından düzenlenen 708.790,85-TL fark faturasının doğru olduğu, fark faturasının davacı tarafından taksitlendirildiği ve davalı tarafından 6 taksitte ödendiği anlaşıldığından ..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; Yerel mahkemenin ...'nin çarpan hatasından süre ile sorumlu olduğu kanaati ... özel mevzuatına aykırı olduğunu, davalının elektrik kullanımını bu elektriği kullanmayan diğer sanayicilerden tahsile sebep olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının davalıyı zenginleştirdiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep ettiğini,
Davanın, davacı tarafından aracılık ile davaya sağlanan elektrik kullanım bedelinin eksik ödenmesi sebebiyle açılan alacak davası olduğunu, davacının bu aracılıktan kar elde etmediğini, davalının kullandığı elektrik faturasını ödemediğini, davacıyı zarara uğrattığını, 180 günle sınırlı sorumluluk sınırı getiren yasa hükmünün amacının bireysel tüketiciyi elektrik dağıtım şirketine karşı korumak olduğunu ancak taraflar arasında böyle bir ilişki bulunmadığını,
İlk derece mahkemesince verilen kararda ... mevzuatı öncelik alınarak yorumlanması gerekirken bunun yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının eksik ödediği tüm dönemler yönünden hesaplama yapılacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ederek verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davalı şirketin kullanmış olduğu elektrik sayacındaki çarpan hatası nedeniyle eksik yapılan tahakkuktan kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada verilen görevsizlik kararı üzerine yargılamaya Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmiştir.
Yargılama sonucunda davanın reddine dair karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk dairesinin Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/4599 E-2023/3797 K numaralı ilamında ; ''......'lerin TACİR OLMADIĞINA, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNDE görülmesi gerektiğine, ....''dair karar verilmiştir.
Eldeki davada Ticaret mahkemesinin görevli olmadığı anlaşıldığından ve görev kamu düzenine ilişkin olduğundan diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin kararın görev yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olmakla dairemizce resen yapılan incelemede 6100 sayılı HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca sair istinaf istemleri incelenmeksizin kararın kaldırılması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca KABULÜ ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2023 Tarih ve 2022/85 E. 2023/304 K.sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Belirtilen eksiklikler giderilerek hasıl olacak sonuca uygun yeni bir karar verilmek üzere dosyanın İADESİNE,
3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 12/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.