T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/402
KARAR NO : 2025/400
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/997
DAVA TARİHİ : 26/11/2024
ARA KARAR TARİHİ : 15/01/2025
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAİRE KARAR TARİHİ : 25/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2025
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2025 Tarih ve 2024/997 Esas sayılı ara kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacının işletmecisi olduğu işyerinde davalı şirket görevlileri tarafından yapılan kontrol sırasında kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiğini, tutanağın düzenlenmesinden sonra kaçak kayıt dökümü ile davacının toplam 6.427.926,00 TL borçlu olduğunun hesaplandığını, davacı tarafından davalı şirkete itiraz başvurusunda bulunulduğunu ancak itirazın reddedildiğini, davalı tarafından davacı aleyhine İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2024/9304 E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, İcra dosyasına yasal süresi içinde başvuruda bulunulduğunu ve yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, daha sonrasında arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, 18/09/2024 tarihinde davacıya ait işletmenin elektriğinin kesildiğini, ticari faaliyetlerinin yürütülemediğini, davacıya ait otel işletmesinin elektrik enerjisinin kesilmesi nedeniyle çalışamaz hale geldiğini, işletmenin rezervasyonlarının olduğunu, elektrik enerjisinin verilmemesi halinde HMK md.389 da belirtilen halin oluşacağı, davacıya ait iş yerine elektrik enerjisi verilmediği takdirde davacı daha sonra haklı çıksa dahi telafisi mümkün olmayan zararın ortaya çıkacağını, davalı tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, buna göre mahkemece yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkacak yeni bedel yönünden ıslah yoluna gidileceğini ve şimdilik 100.000,00 TL bedelle iş bu davanın açıldığını buna göre öncelikle HMK md.389 uyarınca davacının faaliyetinin olduğu ... sk, no:... adresinde bulunan otele elektrik verilmesi konusunda ihtiyati tedbir kararının verilmesinin istendiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince, "Yapılan incelemeye göre, davacı tarafça her ne kadar ihtiyati tedbir kararı ile davacının işletmecisi olduğu iş yerine elektrik enerjisi verilmesi isteminde bulunulmuş ise de, davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığını gösterir ve ihtiyati tedbir isteminin kabulünü gerektirir hususların dosya içeriğinden belirlenemediği, yaklaşık ispat kuralına göre tedbir isteminin kabulüne karar verilmesini sağlayacak delillerin henüz dosyada olmadığı, davacının iddia ettiği hususların yargılamayı gerektirdiği, bu hali ile tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerektiği.." şeklinde gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı vekili yasal süresi içinde istinaf talebinde bulunmuştur.
BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafça kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edilmesinden sonra 18.9.2024 tarihinde davacıya ait işletmenin elektriği kesildiğini,... elektriğin kesildiğini davacıya sms yoluyla bildirdiğini, (sms kaydı yönünden ekran görüntüsü) hali hazırda davacıya ait işletmenin elektiriği davalı tarafından kesilmiş olması sebebiyle elektrik enerjisine doğrudan bağlantılı olan otel işletmesinin ticari faaliyeti sürdürülmediğini, somut olayımızda davacıya ait otelcilik faaliyetinin yürütüldüğü iletmeye elektrik enerjisi verilmediği takdirde davacıya daha sonrasında haklı çıksa bile tamiri mümkün olmayacak zarar uğrayacağı ortadadır. üstelik bu sebeple davacıya işini kaybedeceği için bu zararın maddi tazminat yoluyla da telafisi mümkün olmadığını, talep edilen ihtiyati tedbir kararının davalı .... elektrik davanın Aş. tarafından tahakkuk ettirilen bedelin ödenmemesi yönünden olmadığını, davacının ticari faaliyetini sürdürdüğü otel işletmesinin elektriğinin verilmesi yönünde olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava kaçak elektrik tutanağından kaynaklanan menfi tespit davası olup , istinaf konusu ara karar ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararının istinafen incelenmesi talebine ilişkindir.
İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
İhtiyati tedbire esas olan hakkında iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.
Somut olayda mahkeme tarafından davacı vekilinin elektriğin açılması yönünden talep ettiği ihtiyati tedbir isteminin reddine dair yukarıda belirtilen gerekçeye istinaden tedbir isteminin reddine dair ara kararı verilmiş , ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava kaçak elektrik tespit tutanağına dayanmakta olup , davacı taraf yaklaşık haklılığını ortaya koyan bir delil sunmamıştır .Ayrıca elektriğin açılıp ,kapanması bu davanın konusu da değildir . İhtilaf yargılamayı gerektirmektedir .Fatura tutarı 6.427.926 ,00 TL olmasına rağmen dava da harca esas değer 100.00,00 TL gösterilmiştir. İlk derece mahkemesinin verdiği tedbir isteminin reddine ilişkin ara karar usul ve yasaya HMK 389. Maddesine uygun görülmekle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353 (1)-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir .
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/01/2025 Tarih ve 2024/997 Esas sayılı ara kararının usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacının karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gerekli harç maktu harç olup, peşin alındığından yeniden tahsiline yer olmadığına,
3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/02/2025
tarihinde oy birliği ile karar verildi.