T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1458
KARAR NO : 2025/457
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/531
KARAR NO : 2023/171
DAVA TARİHİ : 25/05/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2023
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 04/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/03/2025
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2023 Tarih ve 2022/531 E. 2023/171 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 30/08/2021 tarihinde şekil şartlarına uyulmadan düzenlenen satış sözleşmesi ve 19/10/2021 tarihli ekine istinaden müvekkiline 1.050.000,000 TL avans niteliğinde ödeme yapıldığını, bu ödemelere ilişkin teminat senedi niteliğinde tanesi 200.000,00 TL bedelli 5 adet senedin davalıya verildiğini, daha sonra tarafların karşılıklı anlaşmaları neticesinde sözleşmenin iki taraflı olarak iptal edildiğini, müvekkilinin taşınmazları üçüncü kişiye sattığını, satıştan sonra davacının aldığı avans miktarını davalıya geri göndermesine rağmen teminat senetlerinin müvekkiline teslim edilmediğini iddia ederek dava konusu teminat senetlerinin bedelsiz kaldığının ve davacının davalıya borçlu olmadığının tespitinin ve söz konusu senetlerin iadesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun hangi senetler olduğuna ilişkin hiç bir açıklama bulunmadığını, her bir dilekçe ekinde sunulu evrakların farklı olduğunu, Mahkememizin görevli olmadığını, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, sözleşmede cezai şart kararlaştırıldığını, takas ve mahsup taleplerinin bulunduğunu, sözlemede senetlere dair bir açıklama olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Dava dilekçesine ekli senet örnekleri ve 30/08/2021 tarihli gayrı menkul sözleşmesi ve 19/10/2021 tarihli gayrımenkul sözleşme eki incelenmiş, tapu kayıtları ve imara ilişkin durum belgeleri getirtilmiş, ... Bankasına müzekkere yazılarak davacının hesabından davalıya gönderilen paralara ilişkin hesap hareketleri celp edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince "... Davacı ve dava dışı gayrimenkul malikleri ... ve ... ile davalı arasında 30/08/2021 tarihinde ... ilçesi ... mevkiinde bulunan ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların satımı konusunda harici gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin nitelik olarak satış vaadi ve eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşme gereğince davacıya avans niteliğinde davalı tarafından 1.050.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelere ilişkin olarakta 200.000,00 TL lik 5 adet senedin düzenlenip davalı şirkete verildiği, senet sıra numaralarının genellikle birbirini takip ettiği, senetlerde vadenin bulunmamasının aradaki hukuki ilişkinin ve borçlandırıcı işlemin sıhhatine etki etmeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmenin tapu memuru huzurunda yapılmaması nedeniyle geçersiz olmasına rağmen sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğinin dosya kapsamından tespit edildiği, davacının geçersiz sözleşme dolayısıyla aldığı avans bedelini banka yoluyla davalıya iade ettiği, geçersiz sözleşme dolayasıyla tarafların birbirlerine verdikleri sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince iade ile yükümlü oldukları, senetlerin yanlarında teminat olarak alındığına ilişkin ibarelerin açıkça görüldüğü, davalının teminat senedi iddiasına ve senetlerin yanındaki ibarelere ilişkin bir savunmasının bulunmadığı, bu itibarla dava konusu senetlerin teminat olarak alındığının ve senet bedelinin davacı tarafından davalıya banka kanalıyla ödendiğinin sabit olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. davalı vekili takas ve mahsup talebinde bulunmuş ise de bu taleplerin ve iddiaların cevap dilekçesi ile yasal ve cevap süresi içerisinde ileri sürülmesi gerektiğinden kabule şayen bulunmamıştır. Davanın kabulü ile, dava konusu 200.000,00'er TL bedelli, sıralı, 5 adet toplam 1.000.000.,00 TL bedelli keşidecisi ..., kefili ... olan vade tarihi bulunmayan taraflar arasında yapılan harici satım sözleşmesine konu ... ili ... ilçesi ... mevkii ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların satışında teminat olarak verilen senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığnın tespitine, Senetlerin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; Menfi tespit davası dava şartı zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olduğunu, dosyada görüldüğü üzere davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna müracaat edilmediğini, dava Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülerek karara bağlandığını, işbu davanın ticari nitelikli bir dava olmadığını, görevli ve yetkili mahkemenin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, işbu davanın Manisa Asliye Ticaret Mahkmesinde görülüp karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın dava değerini 1.050.000,00 TL olarak belirttiğini, davacının 5 adet senetten bahsettiğini ancak borçlusu -alacaklısı, düzenleme tarihi gibi hiçbir açıklama yapılmadığını, her bir dilekçesinin ekinde sunulmuş olan evraklarında birbirinden farklı olduğunu, yerel mahkemece verilen kesin süreden sonra yine beyan dilekçesinde açık ve net hiçbir açıklama yapılmadığını, evrakların kambiyo senedi niteliğinde olmadığını, davacının borçlu olmadığının tespitini istediği evraklar belirsizken davanın görülmesi dahi mümkün değilken yerel mahkemece davanın görülmüş ve hükme bağlanmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu davada borçlu olunmadığının tespiti istenen evraklar yani dava konusunun belirsiz olduğunu, yerel mahkeme tarafından varsayıma dayalı olarak hüküm kurulduğunu, hukuken kabulü mümkün olmadığını, bir dava konusunun ve dolayısıyla mahkeme hükmünün net, anlaşılabilir ve infazının mümkün olması gerektiğini, davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek verimlen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı taraf,davalı ile yapılan harici gayrimenkul satış sözleşmesine istinaden avans olarak alınan paraya karşılık teminat senedi düzenlendiğini,sonradan sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi sebebiyle avansın iade edildiğini ve herhangi bir borç kalmamasına rağmen davalının elinde bulundurduğu teminat senetlerini davalı tarafın takibe koyacağı yönünden şüpheleri bulunduğundan söz konusu senetler yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi taafından yapılan yargılama sonucunda, davacı ve dava dışı gayrimenkul malikleri ile davalı arasında harici gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince davacıya avans niteliğinde ödeme yapıldığı, bu ödemelere ilişkin olarak 5 adet senedin düzenlenip davalı şirkete verildiği, davacının geçersiz sözleşme dolayısıyla aldığı avans bedelini banka yoluyla davalıya iade ettiği, geçersiz sözleşme dolayısıyla tarafların birbirlerine verdikleri sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince iade ile yükümlü oldukları, senetler üzerinde teminat olarak alındığına ilişkin ibarelerin açıkça görüldüğü gerekçeleriyle davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de; tüm dosya kapsamı ve dosya içerisinde bulunan senet fotokopilerinin incelenmesinden davaya konu senetlerin kambiyo senedi vasfında olmadığı anlaşılmaktadır.
Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir:
"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;
" Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü haizdir.
Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır.Davaya konu senetlerin kambiyo senedi vasfı taşımadığı,davanın her iki taraf için mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde görülmesi gerekmesine rağmen görevsizlik kararı verilmeyerek Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun olmamıştır.
Hal böyle olunca, davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebi üzerine kamu düzenine göre yapılan inceleme sonucu esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf talebi üzerine kamu düzenine göre yapılan incelemeye göre, esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2023 Tarih ve 2022/531 E. 2023/171 K.sayılı kararının HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının yatırana iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 04/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.