T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/264
KARAR NO : 2025/270
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/470
KARAR NO : 2024/1060
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 11/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2025
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 Tarih ve 2024/470 Esas 2024/1060 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; 05.12.2018 tarihinde .... Bankası .. Şubesi nezdindeki TR... iban numaralı hesabından ... Bankası ... şubesinde bulunan TR... iban numaralı hesabına para aktarmak isterken hesabına aktaracağı 60.000,00 TL miktarındaki meblağı sehven ... Bankası A.Ş ...Şubesi nezdindeki TR... .. iban numaralı .... Şti hesabına gönderdiği, davalı şirket ile arasında 2 sene öncesine dayanan alım satıma dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğunu ancak havale işlemi olduğu tarihte herhangi bir alacak ilişkisinin söz konusu olmadığı, bankaya ihtarname göndererek durumdan haberdar ettiğini, sehven yapılan havale işlemi nedeniyle malvarlığında 60.000,00 TL'lik eksilme meydana geldiğini belirterek, dava konusu 60.000,00 TL'nin hesabından davalının hesabına sehven aktarıldığının tespitine ve sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince talep tarihi olan 07.12.2018 tarihinden itibaren faiziyle iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT :
Davalı, yargılamaya katılmamış, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İhbar olunan .... Bankası, havale ödeyicisi sıfatıyla havale işlemini gerçekleştirdiği, söz konusu talimatın davacı tarafından sehven/hatalı iban numarası belirterek yapılmış olmasında bankanın sorumluluğu bulunmadığı, havale işlemlerinde müşterinin onayının alındığını, davacı tarafından bankaya çekilen ihtarnameye cevap verildiğini, alıcı hesabının üzerinde haciz blokeleri bulunmakta olduğundan haciz fek yazısı veya mahkeme kararı olmadıkça hesap üzerinde kendi alacakları haricinde işlem yapma yetkisinin bulunmadığını ve bankanın hatalı işlemden sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemiz 23/05/2024 tarih 2022/1927 Esas ve 2024/1199 Karar sayılı ilamı ile; tacir olmayan davacının sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkin dava açtığı anlaşılmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı tarafın tacir sıfatı bulunmadığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca, davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacının istinaf talebi üzerine kamu düzenine göre yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine iadesine dair karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 17/12/2024 Tarih ve 2024/470 Esas, 2024/1060 Karar sayılı kararında özetle; dava konusu somut olayda, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2022/1927 Esas, 2024/1199 Karar sayılı kararı kapsamında, tacir olmayan davacının sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkin dava açtığı, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, davacı tarafın tacir sıfatı bulunmadığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu HMK 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli anlaşılmakla, mahkememizin iş bu davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı avukatı tarafından verilen 14/01/2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
- her 2 tarafın tacir olmasından ve her 2 tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir husus olduğu için görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,
-davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır.
Somut olayda davacı vekili; 05.12.2018 tarihinde ....Bankası ... Şubesi nezdindeki TR.... iban numaralı hesabından ... Bankası... şubesinde bulunan TR... iban numaralı hesabına para aktarmak isterken hesabına aktaracağı 60.000,00 TL miktarındaki meblağı sehven.... Bankası A.Ş ...Şubesi nezdindeki TR... iban numaralı .. Şti hesabına gönderdiği, davalı şirket ile arasında 2 sene öncesine dayanan alım satıma dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğunu ancak havale işlemi olduğu tarihte herhangi bir alacak ilişkisinin söz konusu olmadığı, bankaya ihtarname göndererek durumdan haberdar ettiğini, sehven yapılan havale işlemi nedeniyle malvarlığında 60.000,00 TL'lik eksilme meydana geldiğini belirterek, dava konusu 60.000,00 TL'nin hesabından davalının hesabına sehven aktarıldığının tespitine ve sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince talep tarihi olan 07.12.2018 tarihinden itibaren faiziyle iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 17/12/2024 tarihli kararı ile görevsizlik kararı vermiş ve dosyanın HMK 20.maddesi doğrultusunda görevli Asliye Hukuk Mahkemesine istem halinde gönderilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından kararın haksız olduğu davacının başka davalarda tacir olarak kabul edildiği belirtilerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava dosyasında Dairemizin 2022/1927 Esas 2024/1199 Karar sayılı HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca verilen kararı mevcuttur. Davacı dava dilekçesinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandığı gibi dosyadaki mevcut bilirkişi incelemesinde 20/07/2024 tarihli raporda 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinde davalı şirkete ait bir kaydın olmadığı davacının ilgili yıllar ticari defterlerinde davalı şirkete ait cari kayıtlarının olmaması nedeniyle bu yıllarda davacının davalı şirket ile arasında ticari bir münasebetin olmadığı ve davacının davalı şirkete borcunun olmadığı belirtilmiştir. Dava tamamen sebepsiz zenginleşmeye dayalı sehven yapılan ödemenin geriye istenmesine ilişkin olup Dairemizin önceki kaldırma kararında da belirtildiği üzere Asliye Hukuk Mahkemesi görevli mahkemedir. Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar verilmesi gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2024 Tarih ve 2024/470 Esas 2024/1060 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.