T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1415
KARAR NO : 2025/311
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/77
KARAR NO : 2023/274
KARAR TARİHİ : 13/04/2023
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 17/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2025
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2023 Tarih ve 2021/77 Esas 2023/274 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalıların iş yeri adresinde yapılan denetimler sırasında iki faz şönt yapılmak suretiyle kaçak elektrik kullandıklarının tespiti üzerine Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kaçak elektrik kullanımına esas hükümleri gereği tahakkuk ettirilen Z/00096300 fatura kodlu faturaya istinaden davalı aleyhine başlatılan İzmir 24. İcra Dairesinin 2020/2088 Esas sayılı icra takibine haksız itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, başvurulan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin tüm ferileriyle birlikte devamına, müvekkili lehine dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT :
Davalı .... avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davalı şirketin kaçak elektrik kullanması söz konusu olmadığını, resmi kurumlar tarafından gerekli tüm kayıt ve belgeler henüz düzenlenmediği için davalı şirket tarafından, davacı şirkete elektrik aboneliği için başvuru yapılamadığını, davalı şirket yetkilisi elektrik aboneliği almak için gerekli olan sanayi sicil belgesini almak için müracaatta bulunduğunu ve 24.10.2019 tarihinde gerekli harçları ödeyerek sanayi sicil belgesini 04.11.2019 tarihinde aldığını, davalı şirketin, kiralamış olduğu yerde kaçak elektrik kullanıldığı hususunu bilmesinin mümkün olmadığını, tespit edilen kaçak elektrik kullanımı nedeniyle adresin yeni kiracısı olan ve yeni kurulduğu sabit olan şirketin sorumlu tutulması ve cezalandırılması hukuken olmadığını, diğer davalı ....ile şirket arasında hiçbir organik bağ olmadığını, şirket tarafından 04.11.2019 tarihli faturada belirtilen ve yeni satın alınan kalıpların denemesi amacıyla, sadece deneme amaçlı üretim yapılmış ve mecburen mevcut aboneliğin üzerinden elektrik kullanıldığını, şirketin, yeni kiraladığı iş yerinde kurulu bulunan tesisattan kaçak elektrik kullanıldığını bilmesinin mümkün olmadığını, tahakkuk eden 193.903,25-tl tutarındaki faturanın tamamında şirketi de sorumlu tutmasının hatalı olduğunu, 11.09.2019 tarihinden önceki tarihleri kapsayacak şekilde düzenlenen kaçak elektrik tahakkuk bedelinden davalı şirketin sorumlu tutulması hukuken olmadığını, şirket yeni kurulduğundan 3 vardiya şeklinde çalışacak çalışanı da mevcut olmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı .... avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; Dava konusu adreste, diğer davalı ... faaliyet göstermekte olup, kaçak elektrik tespitinin yapıldığı tesisatın bulunduğu abonelik de diğer davalı .... adına kayıtlı olduğunu, .... aktif olarak faaliyetine devam ettiğini, Davalı ....'ın kaçak elektrik tespitinin yapıldığı aboneliğin sahibi olmadığı gibi, tespitin yapıldığı adresinde kiracı veya mülk sahibi de olmadığını, davalı müvekkil ...., kaçak elektrik tespitinin yapıldığı tesisatın bulunduğu adresi hiçbir zaman şahsen kullanmadığını, davalı ...' ın iddia edildiği gibi kaçak elektrik kullanması söz konusu olmadığını, Kaçak elektrik tespitinin yapıldığı tesisatın bulunduğu adresi 10.09.2019 tarihine kadar diğer davalı ... fiilen kullanıp, 10.09.2019 tarihinden sonra ise taşınmazı davalı müvekkilin yetkilisi olduğu diğer davalı .....Şti. Kiraladığını, yetkilisi olduğu şirket adına adresi kiralayan davalı müvekkilin adreste kaçak elektrik kullanıldığından haberinin olmadığını, davalının resmi kurumlar tarafından gerekli tüm kayıt ve belgeler henüz düzenlenmediği için yetkilisi olduğu şirket adına elektrik aboneliği için başvuru yapamadığını, davalı yetkilisi olduğu şirket adına elektrik aboneliği almak için gerekli olan Sanayi Sicil Belgesi için müracaatta bulunmuş ve 24.10.2019 tarihinde gerekli harçları ödeyerek Sanayi Sicil Belgesini 04.11.2019 tarihinde aldığını, tahakkuk eden 193.903,25-TL tutarındaki faturadan davalı ve yetkilisi olduğu şirketin sorumlu tutmak hukuken mümkün olmadığını, 11.09.2019 tarihinden önceki tarihleri kapsayacak şekilde düzenlenen kaçak elektrik tahakkuk bedelinden davalının ve yetkilisi olduğu şirketin sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından hesaplama ve tahakkukun 3 vardiyaya göre günlük 21 saat üzerinden yapılması hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin icra inkar tazminat talebi de haksız ve yasal mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ....avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davalı müvekkil ...., işlerinin kötü olması ve piyasa şartları nedeniyle, iş yerini devretmiş ve kaçak elektrik tespitinin yapıldığının iddia edildiği ... Mah. ....Cad. No:...... adresinde bulunan iş yerinden 10.09.2019 tarihinden önce ayrıldığını, söz konusu işyeri adresi, 10.09.2019 tarihinde diğer davalı ......Şti. tarafından kiraladığını,Torbalı Vergi Dairesi yetkililerince düzenlenen 04.10.2019 tarihli 110258 sıra nolu e-yoklama İmza Formu ile “adres değişikliği, nakil, işe başlama tespiti " açıklaması ile tutanak tanzim edildiğini, adresle hiçbir ilişiği kalmadığı sabit olan davalının, kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile tutulan düzenlenen faturadan ve davacı tarafça talep edilen bedelden sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını, davalının iş yerini devrettiği tarih itibariyle üretim neredeyse durma noktasına gelmiş olup, sürekli ve düzenli bir üretim söz konusu olmadığını, davacı tarafça 3 vardiya üzerinden toplamda 21 saatten hesaplama yapılması hatalı ve hukuka aykırıdır. Davacı .....Şti.' nin % 20 icra inkar tazminat talebi de haksız ve yasal mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 13/04/2023 Tarih ve 2021/77 Esas, 2023/274 Karar sayılı kararında özetle; dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesine müteakiben davacı vekilinin süresinde sunmuş olduğu dosyanın yeniden işleme konulması dilekçesi doğrultusunda dosyanın yeniden işleme konulduğu, taraf vekilleri adına çıkartılan 03/02/2023 tarihli yenileme tensip tutanağını içerir duruşma gününü bildirir tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edildikleri, ancak davacı vekilinin ikinci kez olmak üzere 13/04/2023 tarihli duruşmaya herhangi bir mazeret bildirmeksizin katılmadığı, davalılar vekillerinin davcı tarafça takip edilmeyen davayı takip etmediklerini beyan etttikleri, bu kapsamda basit yargılamaya tabi olan dava dosyasının bir kez takipsiz bırakılması akabinde ikinci kez takipsiz bırakılması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
-duruşmanın tarafımız bilgilendirilmeksizin başladığının öğrenilmesi üzerine, duruşmaya katılım sağlayacak avukatın tutanak tuttuğunu,
-duruşma saatinden önce duruşma salonunun önünde hazır bulunmamıza karşılık gerekli çağrıların yapılmadığını,
-duruşma tutanağının detaylı incelenmesinden gerekli taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığının kontrol edilmediği ve ayrıca duruşma saatinin dahi duruşma tutanağının üzerinde belirtilmediğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalılar tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinin 1. fıkrasında; ''Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinin 1. fıkrasında; ''Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.'' hükmüne yer verilmiştir.
İşlemden kaldırma kararı verebilmesi için tarafların usulüne uygun biçimde duruşmaya çağrılmaları mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamış olmaları veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirmiş olmaları gerekmektedir.
Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5. maddesinde; ''İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/6. maddesinde; ''İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.'' düzenlemesi yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. maddesi ise; ''Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.'' hükmünü havidir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 12/01/2023 tarihli duruşmada, davacı vekilinin herhangi bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmaması ve davalılar vekillerinin davcı tarafça takip edilmeyen davayı takip etmedikleri beyanları üzerine taraflarca takip edilmeyen dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesine müteakiben davacı vekilinin süresinde sunmuş olduğu dosyanın yeniden işleme konulması dilekçesi doğrultusunda dosyanın yeniden işleme konulduğu, taraf vekilleri adına çıkartılan 03/02/2023 tarihli yenileme tensip tutanağını içerir duruşma gününü bildirir tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edildikleri; Ancak davacı vekilinin ikinci kez olmak üzere 13/04/2023 tarihli duruşmaya herhangi bir mazeret bildirmeksizin katılmadığı, davalılar vekillerinin davcı tarafça takip edilmeyen davayı takip etmediklerini beyan etttikleri, bu kapsamda basit yargılamaya tabi olan dava dosyasının bir kez takipsiz bırakılması akabinde ikinci kez takipsiz bırakılması üzerine yerel mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği; Davacı vekilinin duruşmanın saatinin 09:30 olmasına rağmen 10:30'a kadar duruşma salonu dışında hazır beklediğini,10.30'da dosyasının akıbetini sorduğunda 5 dakika önce alındığını beyan ettiği, kendisinde duruşma önündeyken çağrı yapılmadığını ifade etmiş ise de aynı celse davalı .... ve davalılar .... ve ....vekilinin duruşma salonunda hazır olması karşısında bu beyanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi davacı vekilince tek başına tutulan 13.04.2023 tarihli beyan dilekçesinin duruşma tutanağının aksini ispata elverişli ve yeterli olmadığı, davacı vekilince herhangi bir mazeret de bildirilmediği, bu haliyle verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle HMK 353-1-b-1 maddesi uyarınca bildirilen tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2023 Tarih ve 2021/77 Esas 2023/274 Karar sayılı kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacının karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
İstinaf yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.