T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/65
KARAR NO : 2025/1
KARAR TARİHİ : 06/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2024
NUMARASI : 2023/59 -2024/795
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2022
MAHKEMENİN BİRLEŞEN 2022/1464 ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2022
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
DAİRE KARAR TARİHİ : 06/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2025
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 24/09/2024 tarih ve 2023/59 Esas 2024/795 , Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
Asıl dava, menfi tespit davası, birleşen dava da yine menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, asıl dava dilekçesinde: " davalı ile, 3 adet aracın 460.000,00 TL bedel karşılığında satışı ve aralarında bedellerinin taksitle ödeneceğine dair şifahen anlaştığını, bu anlaşmaya istinaden davalı müvekkile araçları teslim ettiğini, ancak resmi satışını yapmadığını, davalıya 17/12/2020 tarihinde ödeme yapmaya başladığını, nihayet 08/09/2021 tarihinde .... plakalı aracın, 09/09/2021 tarihinde .... plakalı aracın 24/09/2021 tarihinde ise ... plakalı aracın noter kanalı ile resmi satışlarının yapıldığını, bu satışlar yapılırken davalının, alacağını güvence altına almak amacıyla toplamda 460.000,00 TL tutarında rehin sözleşmeleri tanzim ettirildiğini ve araçlara satışların yapıldığı aynı günlerde rehin koyulduğunu, aynı alacağı güvence altına almak için taraflar arasında 450.000,00 TL'lik bono da düzenlendiğini, senet üzerindeki meblağın rehin miktarı ile neredeyse aynı oluşu da ikisinin aynı borca istinaden düzenlendiğini gösterir nitelikte olduğunu, senet ve rehinlerin aralarındaki şifahi anlaşmaya istinaden müvekkilinin düzenli olarak davalıya ödeme yaptığını ancak ödenen para miktarı .... plakalı aracın üzerindeki rehin bedelini fazlasıyla aşmış olmasına rağmen davalı rehinin kaldırılması için bu güne kadar hiçbir hiçbir işlem yapmadığını, dava tarihine kadar davalıya ödediği toplam meblağ 150.273,00 TL olup ekte sunulu Fethiye 1. Noterliğinin 24/09/2021 tarih ve 08817 yevmiye numaralı rehin sözleşmesinden görüleceği üzere bu meblağ rehin bedelini karşıladığını, davalının, aleyhine takip başlatma ihtimaline binaen, bu tarihe kadar ödediği meblağ gözetilerek öncelikle, Fethiye 1. Noterliğinin 24/09/2021 tarih ve 08817 yevmiye numaralı rehin sözleşmesi ile .... plakalı araç üzerine konmuş rehinin fekkine karar verilmesini ve kalan meblağ için Fethiye 1. Noterliğinin 09/09/2021 tarih ve 10872 yevmiye numaralı 150.000,00 TL bedelli rehin sözleşmesindeki alacaktan düşülerek ödenen meblağ kadar borcunun olmadığının tespitini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada cevap dilekçesinde; Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/619 E. sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının konusunun; davacı tarafça lehine tesis edilmiş olan Fethiye 1. Noterliği'nin 24/09/2021 tarih ve 11694 yevmiye no.lu 60.000,00 TL bedelli rehin sözleşmesi, Fethiye 1. Noterliği'nin 09/09/2021 tarih ve 10872 yevmiye no.lu 150.000,00 TL bedelli rehin sözleşmesi ve Fethiye 1. Noterliği'nin 08/09/2021 tarih ve 10822 yevmiye no.lu 250.000,00 TL bedelli rehin sözleşmesinin paraya çevrilmesi için Fethiye İcra Müdürlüğü’nün 2022/9769, 2022/9772 ve 2022/9773 esas sayılı dosyalarında başlatılan icra takiplerindeki borca ilişkin olduğunu, yargılama aşamasında davacının dosyaya ibraz ettiği 21/11/2022 tarihli dilekçeye binaen, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/619 E. sayılı ara kararı ile; Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2022/9769, 2022/9772 ve 2022/9773 esas sayılı dosyalarındaki icra takiplerinin teminat karşılığında ihtiyaten durdurulmasına karar verildiğini, Davacının, görevsizlik kararı verilmeden önce Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/619 E. sayılı dosyasına sunduğu 25/11/2022 tarihli kısmi ıslah dilekçesi ile, müvekkiline verdiği 08/09/2022 vadeli 450.000,00 TL bedelli kambiyo senedinin paraya çevrilmesine ilişkin olarak Fethiye İcra Müdürlüğü’nün 2022/9633 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibindeki borcu da menfi tespit davası kapsamına aldığını ve 28/11/2022 tarihli dilekçesiyle davasını 645.142,00 TL üzerinden ıslah ettiğini, ıslah dilekçesinden kısa bir süre sonra 15/12/2022 tarihinde Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyadan elini çektiğini, davacının Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/1464 E. sayılı dosyasında yeni bir dava açtığını, bu davada; 450.000,00 TL bedelli kambiyo senedinin paraya çevrilmesine ilişkin olarak Fethiye İcra Müdürlüğü’nün 2022/9633 esas sayılı dosyasında başlatılan takibin ihtiyaten durdurulmasına ve Fethiye İcra Müdürlüğü’nün 2022/9769, 2022/9772 ve 2022/9773 esas sayılı dosyalarında başlatılan icra takiplerinin iptaline, aksi halde 380.284,00 TL’lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, davacının bu talebine binaen, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/1464 Esas sayılı ara kararı ile Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2022/9633 esas sayılı takip dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verildiğini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1464 E. sayılı dosyasında görülen davanın konusu ve taraflarının aynı olduğunu, bu nedenle birleştirme talebinde bulunduklarını, işbu davaya dayanak teşkil eden Fethiye İcra Müdürlüğü'nün 2022/9633, 2022/9769, 2022/9772 ve 2022/9773 esas sayılı dosyalarında başlatılan icra takiplerinin kesinleşen miktarlarının toplamı 912.043,49 TL olduğunu, davacının, bu takiplere esas teşkil eden ticari ilişkiden dolayı müvekkiline hiç bir ödeme yapmadığını, aynı konuda değişik mahkemelerde sürekli dava açmak suretiyle kötü niyetli hareket ettiğini ortaya koyduğunu, davacının ayrıca, dava dosyalarına sunduğu dilekçelerde, icra takibine konu teşkil eden araçların piyasa değeri toplamda 460.000,00 TL imiş gibi tamamen afaki ve gerçekle bağdaşmayan beyanlarda bulunduğunu, davacının bu gerçek dışı beyanı, Fethiye İcra Müdürlüğü’nün 2022/9769, 2022/9772 ve 2022/9773 esas sayılı dosyalarında yapılan ve genel toplamda 1.600.000,00 TL tutarında kesinleşen kıymet takdirleriyle çürütüldüğünü, nitekim, davacının bu kıymet takdirlerinin hiçbirine itiraz etmediğini, yed’i emin deposunda muhafaza altına alınmış olan icra takibine konu ....ve .... plakalı hacizli araçları 03/03/2023 tarihinde sahibinden.com sitesinde satışa çıkardığını, davacının bu hareketi, araçların değeri konusunda Sayın Mahkeme’yi yanıltmaya çalıştığını ortaya koymakta ve hacizli araçları elden çıkararak zor duruma düşürmeyi amaçladığını gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme tarafından hem asıl hem de birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarihi 24/09/2024'tür.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 02/09/2024 tarihinden itibaren faaliyete geçmiş durumdadır.
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri hakkında Kanun'a ek 1. maddenin 1. Fıkrasında: "Bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinin 25 inci madde uyarınca değişmesi halinde, bu değişikliğin uygulanması için Resmî Gazetede belirlenen tarihten önce ilk derece mahkemelerince verilen kararların istinaf incelemesinde, karar tarihi itibarıyla yetkili bölge adliye mahkemelerince yargı çevresinin değiştiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilemez. Yargı çevresinin değiştirilmesinden önce istinaf incelemesinden geçen dosyalar, yeniden istinaf incelemesine konu edilmesi halinde de ilk incelemeyi yapan bölge adliye mahkemesince sonuçlandırılır." şeklinde belirtilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 17/07/2024 tarih ve 943 sayılı kararına göre, Denizli Bam'ın 02/09/2024 tarihinden itibaren faaliyete geçirilmesine karar verilmiş olup, yargı çevremizde bulunan ilk derece mahkemelerince bu tarihinden sonra verilecek kararlar hakkında, istinaf incelemesinin Denizli Bam tarafından yapılması gerekmektedir.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi 2024/168 Esas 2024/151 Karar sayılı 12/12/2024 tarihli kararı ile mevcut dava dosyasında Dairemizin 05/02/2024 tarihli ve 2023/2477 Esas 2024/282 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/07/2023 tarihli 2023/59 Esas sayılı ara kararının HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verildiği gerekçesiyle istinaf incelemesinin Dairemiz tarafından yapılması gerektiğini belirterek 5235 Sayılı Yasanın Ek 1. maddesi gereğince yetkisizlik kararı vererek dosyayı Dairemize göndermiştir.
694 sayılı KHK'nın 136. Maddesi ile 5235 sayılı Yasaya eklenen Ek 1. Madde ile "Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinin değişmesi halinde bu değişikliğin uygulanması için resmi gazetede belirlenen tarihten önce ilk derece mahkemelerince verilen yargı çevresinin değiştiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilemez. Yargı çevresinin değiştirilmesinden önce istinaf incelemesinden geçen dosyalar, yeniden istinaf incelemesine
konu edilmesi halinde ilk incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesince sonuçlandırılır" hükmü düzenlenmiştir. HSK Genel Kurulunun 03.07.2024 tarihli kararın da ise, Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2024 tarihinde faaliyete geçeceği belirlenmiştir.
Her ne kadar Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/249 Esas, 2024/3996 Karar sayılı 01/04/2024 tarihli kararıyla, 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 136. Maddesi ile 5235 Sayılı Kanuna
eklenen "Yargı çevresinin değişmesi" başlıklı Ek madde 1 şöyledir: "Bölge Adliye Mahkemelerinin yargı çevresinin 23. Madde uyarınca değişmesi halinde, bu değişikliğin uygulanması için resmi gazetede belirlenen tarihten önce ilk derece nahkemelerince verilen kararların istinaf incelemesinde, karar tarihi itibariyle yetkili bölge adliye mahkemelerince yargı çevresinin değiştiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilemez. Yargı çevresinin değiştirilmesinden önce istinaf incelemesinden geçen dosyalar, yeniden istinaf incelemesine konu edilmesi halinde de ilk incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesince sonuçlandırılır." hükmüne istinaden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi yargı yeri olarak belirlenmiş ise de, 694 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 136. Maddesi ile yapılan değişiklik kamu hizmetlerinin etkinliğini ve verimliliğini artırmak amacıyla yapılmıştır. Bunun yanında yeni Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmasının amacı da işi yoğun olan Bölge Adliye Mahkemesinin iş yükünü azaltmaktır.
Ayrıca daha önce ihtiyati tedbir ara kararı yönünden dairemizce istinaf incelemesi yapılıp, ihtiyati tedbire ilişkin uyuşmazlık kesin olarak sonlandırılmıştır. Ara kararla nihai karar arasında bir bağlantı da bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce ara karar yönünden istinaf incelemesi yapılmış olmasının nihai kararın istinafen incelenmesine bir katkısı da olmayacaktır. Nitekim Yargıtay 15. H.D'nin 2018/1228 E, 2018/4544 K ve 17.07.2018 tarinli kararında da; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2 maddesinde geçen "kararlar" deyiminin ara kararları kapsamadığı belirtilmiştir. Yargıtay 1. H.D'nin 2024/2941 E, 2024/6561 K ve 02.12.2024 tarihli v.b kararlarında da; daha önce temyiz incelemesinden geçerek onanan karara yönelik davacı vekilinin tavzih talebinde bulunması üzerine mahkemenin ek kararına ilişkin olarak daha önce Yargıtayın bir denetiminin bulunmadığı gözetildiğinde, ek kararın “istinaf” kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiştir. Yine istinaf dairelerinin kurulmasından sonra daha önce Yargıtay tarafından denetlenen görevsizlik kararı incelemelerinin esas hakkında incelemelerde Yargıtay Hukuk Dairelerini bağlamayacağı yönünde ki yerleşmiş bir Yargıtay uygulaması mevcuttur. Yapılan açıklamalar ve belirtilen Yargıtay içtihatları dikkate alındığında daha önce ara karar yönünden istinaf incelemesi yapılarak ihtiyati tedbire ilişkin uyuşmazlığın kesin olarak sonlandırılmış olmasından sonra ilk derece mahkemelerinden 02.09.2024 tarihinden sonra verilen nihai kararlar yönünden, "Yargı çevresinin değişmesi" başlıklı Ek 1.maddedeki ifadelerin, ihtiyati tedbire ilişkin ara kararlarına yönelik istinaf incelemelerini kapsamayacağı şeklinde yorumlanması gerekir.
Diğer yandan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2 maddesinde "Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinder önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanun'un 26/09/2004 tarihli ve 5236 Sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ile 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği" hükmü düzenlenmiştir. Belirtilen maddede "verilen kararlar" dendiği halde Yargıtay Hukuk Daireleri tarafından verilen bir çok kararda; istinaf mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce Yargıtay Hukuk Dairesinden verilen bir karar olmasına rağmen maddedeki verilen kararlar ifadesinin yalnız uyuşmazlığın esasını çözen nihai kararlar olarak yorumlandığı, Yargıtay tarafından verilen karar 20.07.2016 tarihinden önce olsa bile görevsizlik, yetkisizlik, birleştirme kararı gibi kararların esasa ilişkin nihai bir karar olmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesince 20.07.2016 taribinden sonra verilen kararların kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından değilde Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılacağına karar verilmiştir(Yargıtay 2.HD 2021/5391 E, 2021/7762 K ve26.10.2021 tarihli kararı, Yargıtay 2.HD 2019/7844 E, 2019/12707 EK ve 23.12.2019 tarihli kararı, Yargıtay 2.HD 2024/4757 E, 2024/5435 K ve 04.07.2024 tarihli kararı vb. Kararları). Diğer yandan 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 136. Maddesi ile 5235 Sayılı Kanuna eklenen "Yargı çevresinin değişmesi" başlıklı Ek madde 1.maddesinin ilk cümlesinde “ilk derece mahkemelerince verilen kararların istinaf incelenmesinde" denmiş olup, bu cümleden de maddenin devamında yer alan "istinaf incelemesinden geçen dosyalar" cümlesinin istinaf incelemesinden geçen bütün dosyaları değil, ilk derece mahkemesinden verilen kararları kastettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle Yargıtay Hukuk Dairelerinin verdiği yukarıda belirtilen kararları da dikkate alınarak benzer uygulama olması bakımından 694 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 136.maddesi ile 5235 Sayılı Kanuna eklenen "Yargı çevresinin değişmesi" başlıklı Ek 1.maddesinde geçen ifadelerin de yalnız esasa ilişkin istinaf incelemesinden geçen nihai kararlar olarak yorumlanması gerekir.
Denizli Bölge Adliye Mahkemesinin 4.Hukuk Dairesinin kararına gerekçe olarak gösterilen ve Dairemizce verilen karar 2023/2477 Esas 2024/282 sayılı Karar ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi ile ilgili bir karar olup, mahkeme ara kararının gerekçesiz olması sebebi ile verilen HMK 353-1-a/6 maddesine ilişkin bir kaldırma kararıdır.
Dairemizce ara kararının tamamen gerekçesiz olması sebebi ile ara kararı HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. Birleşen dosya ile ilgili ise Dairemizin hiç bir kararı da mevcut değildir. 5235 Sayılı Yasanın Ek 1 maddesinin 1.Fıkrasına göre 02 Eylül 2024 tarihinden sonra esas yönünden verilecek kararların incelemesinin (bölgesine göre) Denizli Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılması gerekmektedir.
Dairemizce gerek asıl dosya için gerekse birleşen dosya için esas yönünden yapılmış bir inceleme yoktur. Sadece asıl dosya ile ilgili ihtiyati tedbir istemi için ara kararının gerekçesiz olmasından ötürü verilen bir kaldırma kararımız mevcuttur. Bu durumda dosyanın istinaf incelemesinin Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerekir. İstinaf incelemesi için görevli daire Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi olmakla bu daire tarafından da yetkisizlik kararı verildiği için Dairemiz ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı oluşmuş olduğundan yetki uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay 5.Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2024 tarihli ; 2023/59 e-2024/795
K sayılı dosyasının istinaf incelemesinde DAİREMİZİN YETKİSİZLİĞİNE
Dairemiz ile Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkmış olmakla dosyanın yetkili istinaf dairesi uyuşmazlığının giderilmesi için Yargıtay 5.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 06/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.