T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2429
KARAR NO : 2026/833
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2023/868 Esas-2024/631 Karar
DAVA TARİHİ : 07/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
DAVANIN KONUSU : İstirdat
DAİRE KARAR TARİHİ : 24/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/868 Esas 2024/631 Karar sayılı dosyasından verilen 11/09/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının ...Mah.... Sokak No:....adresinde kalıp ve döküm modeli işi ile uğraştığını, müvekkiline ... A.Ş. tarafından haksız bir şekilde 13.04.2023 tarihli ve 45.343,92 TL'lık fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu faturanın işyerinin elektrik enerjisinin kesilmemesi amacıyla müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, müvekkiline ait kalıp imalatı işyerinde 2023 yılı Şubat ayında sadece bir hafta çalışıldığını, geri kalan günlerde işyeri açılmakla birlikte tezgahların çalıştırılmadığını, bu nedenle elektrik sarfiyatı da olmadığını, bu yüzden müvekkiline eski sayacın kaydettiği tüketime göre düzenlenen 28.02.2023 düzenlenme tarihli ve 14.640,31 TL tutarlı faturanın maddi gerçek tüketimi yansıttığını, Şubat ayında diğer aylara göre daha düşük elektrik faturası geldiğini, bu düşüklüğün sebebinin elektrik sayacının bozuk olması değil, iş yerinin faal olmamasından yani tezgahların kapalı olması nedeniyle olduğunu, davalı tarafından Şubat ayındaki faturaya bakılarak, faturanın düşük olduğu gerekçesiyle sayacın sökülüp yeni sayaç takıldığını, daha sonra da Şubat-2023 ayına ait elektrik faturasının düşük olduğu gerekçesiyle 45.343,92 TL'lık ek fatura tahakkuk ettirildiğini, bu faturayı kabul etmediklerini, müvekkilinin işyerinde tükettiği elektrik enerjisinin bedelini zaten ödediğini, faturaların öncesine ve sonrasına bakıldığında da Şubat-2023 ayında tahakkuk eden fatura bedelin doğru olduğunun, sayaçta bir bozukluk olmadığının görüleceğini, müvekkilinin davalı şirkete bahsi geçen şekilde bir borcu olmadığı halde ödemiş olduğu ek tüketim faturası sebebiyle davalının haksız kazanç temin ettiğini, dava öncesi 04.07.2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulmasına karşılık arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile haksız ve yersiz olarak davalı tarafa ödemek zorunda kaldığı 45.343,92 TL'nın ödeme günü olan 25.04.2023 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, istirdat davası açılabilmesi için yapılan ödemenin icra tehdidi altında bir başka deyişle icra takibi esnasında ödenmiş olmasının gerektiğini, huzurdaki davada ise bir icra tehdidinin söz konusu olmadığını, davacı yanın kendi rızası ile fatura bedelini ödediğini, hal bu iken işbu istirdat davasının öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, sayaç değişikliği ve sayacın arızalı olup olmadığının tespiti dağıtım şirketinin görev alanına dahil olduğundan ve davaya konu uyuşmazlık sayaç arızasına ilişkin olduğundan huzurdaki istirdat davasının .... A.Ş.'ne yöneltilmesin gerektiğini, sayaçların okunması, sökülmesi, arıza kapsamında tüketim miktarının hesaplanması ve buna ilişkin itirazların incelenmesinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, bu bağlamda kendisine bildirilen bedeller üzerinden usul ve yasaya uygun olarak fatura tahakkuk ettiren müvekkili şirketin davacının mesnetsiz taleplerinin muhatabı olmadığını, iddialara ilişkin müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirketçe dağıtım şirketi tarafından kendisine bildirilen değerler doğrultusunda kanuna ve usule uygun biçimde fatura tahakkuk ettirildiğini, davacı yanca 24.04.2023 tarihli dilekçe ile 03/2023 dönem ek tüketim faturasına itiraz edilerek yeniden değerlendirilmesinin talep edildiğini, bu kapsamda bölgede görevli dağıtım şirketi .... A.Ş'ye yazı yazılmış olup ilgili birimlerce tekrar yapılan incelemeler neticesinde ek tüketim faturasının yönetmeliğe uygun olarak hesaplandığı şeklinde dönüş alındığını, dağıtım şirketinden gelen verilere istinaden oluşturulan davaya konu fatura incelenerek bir hata olmadığının tespit edildiğini, aksini ispatlamak davacıya düştüğü halde davacının iddiasını destekler hiçbir somut delil sunmadığını, söz konusu fatura için hiçbir şekilde keyfi fiyatlandırma söz konusu olmayıp, bütün tüketim ve tarife birim fiyatları, sayaç arızası halinde tahakkuk ettirilecek ek tüketim faturasının hangi tüketim değerleri esas alınarak hesaplanacağının hukuki mevzuatta düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya tahakkuk ettirilen dava konusu faturada herhangi bir hatanın bulunmadığını ve tüm faturalandırma faaliyetlerinin yasanın yetki sınırları çerçevesinde gerçekleştiğini savunarak; davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte is davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:
Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu benemsenerek; sayacın bozuk olduğu öne sürülerek düzenlenen ek tüketim faturasının dayanağının davalıyı haklı kılacak maddi ve hukuki hiçbir gerekçe, olay ve olguya dayanmadığı, bu nedenle davacı tarafça ödenen ek tüketim faturası bedelinin istirdadına karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilerek; davanın kabulü ile 13.04.2023 düzenleme ve 25.04.2023 son ödeme tarihli ek tüketim faturasına istinaden davacı tarafça davalıya ödenen 45.343,92 TL'nin ödeme tarihi olan 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-davacı tarafın icra tehdidi altında ödeme yapmadığı halde istirdat davası açtığını, bu nedenle dava şartlarının oluşmadığını ve davanın usulden reddi gerektiğini, ödemenin davacı tarafından kendi rızasıyla yapıldığını,
-uyuşmazlığın sayaç arızasından kaynaklandığını ve bu hususta sorumluluğun dağıtım şirketine ait olduğunu, müvekkil şirketin yalnızca elektrik satışı yaptığını ve sayaç, tüketim tespiti gibi işlemlerden sorumlu olmadığını, bu nedenle davada husumetin yanlış yöneltildiğini,
-bilirkişi raporlarının varsayıma dayalı, eksik ve denetime elverişsiz olduğunu, dosyadaki belge ve verilerin dikkate alınmadığını, dağıtım şirketi incelemesine göre sayacın arızalı olduğunun tespit edildiğini ve ek tüketim faturasının mevzuata uygun hesaplandığını, davacının iddialarını somut delille ispatlayamadığını, müvekkil şirketin tüm işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve keyfi işlem bulunmadığını,
-hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşeceğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, elektrik aboneliğine ilişkin haksız yere tahsil edildiği iddia olunan 45.343,92 TL'lik ek fatura bedelinin davalıdan istirdatı talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu benimsenerek; sayacın bozuk olduğu öne sürülerek düzenlenen ek tüketim faturasının dayanağının davalıyı haklı kılacak maddi ve hukuki hiçbir gerekçe, olay ve olguya dayanmadığı, bu nedenle davacı tarafça ödenen ek tüketim faturası bedelinin istirdadına karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilerek; davanın kabulü ile 13.04.2023 düzenleme ve 25.04.2023 son ödeme tarihli ek tüketim faturasına istinaden davacı tarafça davalıya ödenen 45.343,92 TL'nin ödeme tarihi olan 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalıya ait elektrik aboneliğinin ticarethane aboneliği olduğu, taraflar arasında düzenlenen perakende satış sözleşmesinin 14.10.2014 tarihinde imzalandığı, davacının serbest tüketici olması nedeniyle 22.01.2020 tarihinde yenilendiği, davacının da faaliyet gösterdiği... Sitesindeki çok sayıda sayacın Otomatik Sayaç Okuma Sistemine geçmesi nedeniyle ....A.Ş. tarafından değiştirildiği, davacının işyerinden sökülen sayaç kontrol edildiğinde; “Sayacın bozuk olduğu, çalışmadığı” yönünde sayaç İnceleme Raporu düzenlendiği, bu rapora dayanılarak davalı şirket tarafından davacıya 45.343,92 TL tutarında ek tüketim faturası düzenlendiği, davaya konu ek tüketim faturasının bedelinin davacı tarafından işyerinin elektrik enerjisinin kesilmemesi amacıyla 25.04.2023 tarihinde davalı şirkete ödendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının ... Mah. ... Sk. No:....adresindeki iş yerinde elektrik mühendisi refakatinde 10.05.2024 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 15.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının da faaliyet gösterdiği ... Sitesindeki çok sayıda sayacın Otomatik Sayaç Okuma Sistemine geçmesi nedeniyle ... . A.Ş. tarafından değiştirildiği, davacının işyerinden sökülen sayaç kontrol edildiğinde; “sayacın bozuk olduğu, çalışmadığı” yönünde sayaç İnceleme raporu düzenlendiği, bu rapora dayanılarak davalı şirket tarafından davacıya 45.343,92 TL tutarında ek tüketim faturası düzenlendiği, davacının eski bozuk olduğu öne sürülen sayacının 31.12.2021-21.03.2023 tarihleri arasında günlük ortalama elektrik tüketiminin 257,1 kWh/gün olarak gerçekleştiği, yeni sayacın takıldığı 21.03.2023 tarihi ile keşif tarihi olan 10.05.2024 tarihi arasındaki dönemde günlük ortalama tüketimin 215,2 kWh/gün olarak gerçekleştiği, yani bozuk olduğu öne sürülen eski sayacın kullanım döneminde kaydedilen günlük ortalama tüketim miktarının yeni sayaç kullanım dönemine göre daha fazla olduğu, davacının eski sayacının 2023 yılı Şubat ayında düşük tüketim kaydedilmiş ve 2023 yılı Mart ayında rekor düzeyde tüketim kaydedilmiş olmasının davacının 2023 yılı Şubat ayında sadece bir hafta çalışıldığı yönündeki beyanını doğrular nitelikte olduğu, mart ayında yüksek düzeydeki tüketiminin de bu hususu doğruladığı, şubat ayında bozuk olan sayacın kendiliğinden düzelerek mart ayında rekor düzeyde tüketim kaydetmeyeceği, sayacın bozuk olduğu öne sürülerek dava konusu ek tüketim faturası tahakkuk ettirilmesinin hiç bir haklı gerekçeye dayanmadığı, sayacın söküm işlemi özensiz olarak kasalara doldurulmak suretiyle sayaç atelyesine taşındığı, davacının sayacının sökme ve taşınma sırasında mekanik darbelere maruz kalarak bozulma olasılığının çok yüksek olduğu, dava konusu ek tüketim faturasının doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda sayacın bozuk olduğu öne sürülerek dava konusu ek tüketim faturası tahakkuk ettirilmesinin hiç bir haklı gerekçeye dayanmadığı, davacının sayacının sökme ve taşınma sırasında özensiz olarak kasalara doldurulmak suretiyle mekanik darbelere maruz kalarak bozulma olasılığının çok yüksek olduğu, dava konusu ek tüketim faturasının doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı tespit edilmekle; bilirkişi raporu teknik açıklamaları içermekte olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/868 Esas 2024/631 Karar sayılı dosyasında verilen 11/09/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 3.097,44 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 774,36 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 2.323,08 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.