T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2555
KARAR NO : 2026/842
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/183
KARAR NO : 2024/291
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 24/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2026
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2024 Tarih ve 2023/183 Esas 2024/291 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; petrol istasyonu işletmekte olup, davalı tarafından düzenlenen abonelik sözleşmesi ile söz konusu adresteki iş yerinde davalı tarafından sağlanan 810002574783 abone nolu elektrik kullandığını, davalı tarafından sağlanan elektrik enerjisinde 28.06.2022 tarihinde bir çok kez elektrik voltajı düşmüş, yükselmiş ve zaman zaman da kesintiye uğradığını, söz konusu voltaj değişiklikleri nedeniyle iş yerinde günlük işlerini yapamamış, davacının elektrikli ev aletleri ciddi şekilde zarar gördüğünü, arabulucuya başvurulmuş ancak sonuç alınamadığını, iş yerindeki aletlerinin bozulmasından dolayı davalı tarafa başvurmuş ve davalı tarafça 29.09.20022 tarih 24628 sayılı yazı ve 05.07.2022 tarihli yazıları ile cevap vermişler ve hatalarını kabul ederek 7.000,00 TL ödeme yapılacağı bildirildiğini, davacı şirket tarafından 5 farklı firmadan zarara ilişkin tutanak tutturmuş ve zararın tespiti ve giderilmesi için fiyat aldığını, davacının zararı, davalının kusuru nedeniyle meydana gelmiş olup davalı tarafça da ödeme yapılması yönündeki kararları sebebi ile kusurlarını kabul etmiş olmakla davacının zararının tazmini gerektiğini, elektrik voltaj değişiklikleri nedeniyle davacının uğramış olduğu 53.523,00 TL zararın (fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydı ile) 28.06.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT :
Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; "Davacı taraf, 28.06.2022 tarihinde ....İlçesi,.. Mah.. cad No:... adresinde meydana gelen arızadan dolayı cihazlarınızda meydana gelen zararın ödenmesi için müvekkil şirkete başvuruda bulunmuştur. Davacının başvurusuna ilişkin hasar dosyasında yapılan inceleme neticesinde, 7000,00 TL hasar bedelinin müvekkil şirket tarafından karşılanması ilgili müdürlükçe uygun görülmüştür. Söz konusu hasar nedeniyle firmaya ödeme yapılabilmesi için cihaz hasar tespit tutanağı ile müvekkil şirket personelleri tarafından zarar gördüğü tespit edilen kamera kayıt cihazı, led televizyon bedeli olan 7.000-TL olarak belirlenen hasar bedelinden KDV'siz (60 no.lu KDV sirkülerinin1.2.1 maddesi gereği) fatura düzenleyerek müvekkil şirketin yazdığı yazı ile birlikte bağlı bulunduğu il/ilçedeki .... A.Ş. şubesine şirket yetkilisi olduğunu gösterir imza sirküsü veya vekâletname ile başvuru yaparak gerekli bilgileri iletmesi halinde firmaya ait banka IBAN numarasına ödeme yapılabileceği belirtilmiştir. Söz konusu üst yazımıza istinaden Şirketimize herhangi bir başvuruda bulunulmamış olup fatura da kesilmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle 7.000-TL olarak belirlenen hasar bedeli de ödenememiştir. Davacı taraf, harca esas değer olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 53.523,00-TL göstermiştir ancak dava dilekçesi içeriğinde söz konusu bedelin içeriğine ilişkin -örneğin zarar kalemleri nelerden oluşmaktadır, hangi parçalara ilişkin zarar bedeli talep edilmektedir- gibi hususlar açıklıkla ortaya konulmamıştır. Kaldı ki 53.523,00-TL harca esas değere ilişkin dilekçe içeriğinde hiçbir açıklamam yapılmamıştır. Bu nedenle davacı, müvekkil şirketin hasar tespit tutanağı ile belirlediği zarar bedelinin üzerinde -yaklaşık 8 kata yakın- bir hasar bedelinin ne şekilde belirlendiği ortaya koymamış olup bu miktarda zarar bedeli talebinin hukuki ve somut dayanağı bulunmamaktadır. Talep edilen zarar bedeli oldukça fahiş olup davacının zararı olarak müvekkil şirket tarafından tespit edilen 7.000-TL'nin oldukça üzerindedir. Bu haliyle davacı taraf müvekkil şirketin 7.000-TL ödenmesine ilişkin yazısı gereği herhangi bir başvuruda da bulunmadığı gözetildiğinde işbu davanın açılmasında müvekkil şirketin bir kusurunun olmadığı açıktır. Bu nedenle davanını reddini talep ederiz. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 36.500,00 TL maddi tazminatın, 28.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
- 7.000-TL olarak belirlenen hasar bedelinin ödenmediğini, Bu nedenle şirket işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu,
-diğer yandan davacı taraf, harca esas değer olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 53.523,00-TL gösterdiğini ancak dava dilekçesi içeriğinde söz konusu bedelin içeriğine ilişkin -örneğin zarar kalemleri nelerden oluşmaktadır, hangi parçalara ilişkin zarar bedeli talep edilmektedir- gibi hususlar açıklıkla ortaya konulmadığını, 53.523,00-TL harca esas değere ilişkin dilekçe içeriğinde hiçbir açıklama yapılmadığını, davacı, şirketin hasar tespit tutanağı ile belirlediği zarar bedelinin üzerinde -yaklaşık 8 kata yakın- bir hasar bedelinin ne şekilde belirlendiği ortaya koymamış olup bu miktarda zarar bedeli talebinin hukuki ve somut dayanağı bulunmadığını,
- alınan bilirkişi raporları da fahiş bedeller belirlemiş olup kabulünün mümkün olmadığını, hesaplanan tutarlar piyasa şartlarına göre yüksek olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; Elektrik enerjisi dağıtım hattından kaynaklandığı iddia olunan voltaj ydeğişimine bağlı olarak davacının uğradığı maddi zararın tazminine ilişkin bulunmaktadır.
Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı dava dilekçesiyle petrol istasyonu işletmekte olup, davalı tarafından düzenlenen abonelik sözleşmesi ile söz konusu adresteki iş yerinde davalı tarafından sağlanan 810002574783 e nolu abonelikten elektrik kullandığını, davalı tarafından sağlanan elektrik enerjisinde 28.06.2022 tarihinde bir çok kez elektrik voltajı düşüp yükseldiğini ve zaman zaman da kesintiye uğradığını, söz konusu voltaj değişiklikleri nedeniyle iş yerinde günlük işlerini yapamadığını, elektrikli ev aletlerinin ciddi şekilde zarar gördüğünü, iş yerindeki aletlerinin bozulmasından dolayı davalı tarafa başvurmuş ve davalı tarafça 29.09.20022 tarih 24628 sayılı yazı ve 05.07.2022 tarihli yazıları ile cevav vermişler ve hatalarını kabul ederek 7.000,00 TL ödeme yapılacağı bildirildiğini beyanla elektrik voltaj değişiklikleri nedeniyle uğramış olduğu 53.523,00 TL zararın (fazlaya ilişkin haklarımızın saklı kalması kaydı ile) 28.06.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; BK.nun 58/1.maddesi (TBK.nun 69.maddesi) gereğince imal olunan bir şeyin sahibi o şeyin korunmasındaki kusurundan dolayı oluşan zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumludur. Enerji nakil hatları da maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak eşyaların sıfır bedelleri toplamına değil de yıpranma payları da gözetilmek suretiyle ikinci el değerlerine hükmedilmesi gerekmektedir. (Yarg. 3hd.E: 2015/10038 -K: 2016/6537),(Yarg 3hd.E: 2017/13402 -K: 2018/485)
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının maddi zararın tazmini istemiyle eldeki davayı açtığı, uyuşmazlık konusu olaydan sonra davalı kurum tarafından davacının iş yerine gidilerek tutanak tutulduğu, davalı kurum tarafından 05/07/2022 tarihli cihaz hasar tespit tutanağında davacının hangi cihazlarının zarar gördüğünün tespit edildiği, bu tespit neticesinde davalı kurumun 7.000,00 TL ödeme yapılabileceğini davacıya bildirdiği, davacının bu tutarı az bularak eldeki davayı açtığı, TBK.nun 69.maddesi gereğince imal olunan bir şeyin sahibi o şeyin korunmasındaki kusurundan dolayı oluşan zararlardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduğu, enerji nakil hatları da maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumlu olduğu, söz konusu davaya konu edilen eşyaların sıfır bedelleri toplamına değil de yıpranma payları da gözetilmek suretiyle ikinci el değerlerine hükmedilmesi gerektiği, emsal niteliğindeki yukarıda belirtilen Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2015/10038 Esas, 2016/6537 Karar sayılı ve Yargıtay 3Hd. 2017/13402Esas ve 2018/485 Karar sayılı ilamlarının da aynı mahiyette olduğu, davalı kurumun 05/07/2022 tarihli tutanağında yer almasa da olay nedeniyle davacının kamera sisteminin de hasar gördüğü, dinlenen davacı tanıklarının bu hususta beyanda bulundukları, bilirkişilerin yerel mahkemeye sunmuş oldukları 19/02/2024 tarihli ek raporlarında hasar gören cihazların ikinci el değerlerine göre hasar tarihi itibariyle yapılan hesaplamada zararın 36.500,00 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi ek raporunun yargı denetimine ve hükme kurmaya elverişli olduğu, bilirkişilerce hesaplanan zararın davalı kurum tarafından karşılanması gerektiği, fazlaya ilişkin talebin davacı tarafından ispat edilemediği, zarar gören cihazlar davacı tarafından sıfırları ile değiştirilmiş olsa da yukarıda belirtildiği üzere cihazların sıfır bedellerine değil yıpranma payı gözetilmek suretiyle ikinci değerleri toplamına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile, 36.500,00 TL maddi tazminatın, 28.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin verilen kararda herhangi bir isabetsizlik olmadığından bildirilen tüm istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hmk 353-1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2024 Tarih ve 2023/183 Esas 2024/291 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından alınması gereken 2.493,31 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 623,40 TL'nin mahsubu ile kalan 1.869,91 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.