Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık B. G. hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanık hakkında S. C. Başsavcılığının 29/01/2016 tarih ve 2016/687 esas sayılı iddianamesi ile taksirle yaralama suçundan TCK'nun 89/1, 89/2-e, 22/3, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile S. 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda 05/06/2018 tarih, 2016/144 Esas ve 2018/682 Karar sayılı karar ile sanığın TCK'nun 89/1, 89/2-b-e, 22/3, 62/1, 51/1, 51/3 maddeleri gereğince neticeten 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 2 yıl denetim altında bulundurulmasına karar verildiği, sanık müdafinin istinaf talebi üzerine dosyanın Dairemize geldiği anlaşılmıştır.
Katılan mağdur S.'ın ilk derece mahkemesince dinlendiği 17/05/2016 tarihi itibarı ile 18 yaşını bitirmiş olması ve mağdurun babası H. Sarıoğlu'nun da suçtan doğrudan bir zarar görmemesi nedeniyle katılma talebi reddedildiği halde, müşteki ve katılan sıfatı bulunmayan H. S.'nun kararda katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
5237 Sayılı TCK'nın 89/5.maddesine göre, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulan taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olması nedeniyle, 5271 Sayılı CMK'nın 253/1-a maddesi gereğince uzlaştırmaya tabi olan bu suçla ilgili sanık ve katılan mağdur S.'a uzlaşma hususu sorulmadan ve uzlaştırma işlemi yapılmadan açılan davaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında ceza tertibi sırasında temel ceza tayin edildikten sonra TCK'nın 61/2. maddesi gereğince önce bilinçli taksir nedeniyle TCK'nun 22/3.maddesi gereğince arttırım yapılması daha sonra TCK'nın 89/2-b-e maddesinin uygulanması gerekirken hatalı uygulama yapılarak temel cezada önce TCK.nın 89/2-b-e maddesi gereğince arttırım yapılıp daha sonra bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması,
Kanuna aykırı olup, 7188 Sayılı yasının 27. Maddesi ile 5271 Sayılı CMK'nın 280/1. maddesine eklenen (f) bendi gereğince usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmek üzere hükmün, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 sy.lı CMK'nın 284/1 maddesi gereğince KESİN OLARAK, 19/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)