(5237 S. K. m. 50, 51, 53, 61, 62, 63, 85) (5271 S. K. m. 231, 324, 325)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf talepleri içeriğine göre duruşma açılmasına karar verilerek yapılan duruşma sonucunda dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2015 tarih, 2015/1472 esas sayılı iddianamesi ile; olay günü sanığın G.. Turizm şirketine ait olan sevk ve idaresindeki 09 LM 4.. plakalı Volkswagen marka minibüs tipi araç ile Marmaris ilçesinde değişik otellerde kalan Rus uyruklu 16 turisti Dalaman havaalanına götürmek üzere yola çıktığı, Çetibeli mevkii Erenbaşı mevkiine geldiğinde virajda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın sağ taraftaki su kanalına düştüğü ve bir müddet sürüklenerek durduğu, kazada araç içerisinde bulunan yolcuların yaralandığı, yolculardan N. R.'in sevk edildiği hastanede vefat ettiği, yolculardan E. K., E. K., O. B. isimli kişilerin alınan kati raporlarına göre btm ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları belirtilerek TCK 85/2, 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 20/01/2017 tarih, 2015/227 esas 2017/7 karar sayılı karar ile sanık S. K. hakkında taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanık müdafii tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine, dairemizce yapılan inceleme neticesinde duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanığın savunmasının alınması için talimat yazılmış olup, sanık talimat duruşmasında; 'Olay günü hakimiyetimdeki servis aracı ile turist grubunu havaalanına götürüyordum. Sabaha karşı saat 04:00 sularında yola çıktık. Yola çıkmadan önce ben işaretlerle araç içerisindekileri kemer takmaları konusunda uyardım.. Ayrıca Tur rehberine de kemer takılması hususunda uyarılarda bulundum. Çetibeli mevkiine geldiğimizde bir ticari araç beni solladı. Ben de sol dikiz aynasından arkamın boş olup olmadığını kontrol ediyorum. Bu sırada önümden siyah domuza benzer bir karaltı geçti. Ona çarpmamak adına direksiyonu sağa kırdım. Aracın sağ ön tekeri yol kenarındaki kanal kısmına girdi. Tekeri buradan çıkaramadım. Araç bu sebeple yan yattı. Bir süre böyle ilerledik. Sonra kendiliğinden durdu. Ben olay günü takografı çalıştırmıştım. Bu sebeple neden kapalı olduğunu anlamadım. Belki kazadan dolayı arızalanmıştır. Ben olay günü uykulu değildim. Bu yöndeki tanık beyanını da kabul etmiyorum. Ticari araç sürme ile ilgili eğitimim ve gerekli belgelerim tamdır' şeklinde savunma yapmıştır.
Katılanlar vekili duruşmada 'İstinaf dilekçemizi tekrar ediyoruz, sanığın biz bilinçli taksir altında hareket ettiğini düşünüyoruz, dolayısıyla bu doğrultuda hüküm kurulmasını, paraya çevirme ve ertelemenin uygulanmamasını talep ediyoruz' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; Sanık S. K.'nın olay gecesi saat 03:30 sıralarında G.. Turizm şirketine ait olan sevk ve idaresindeki minibüs ile Marmaris ilçesinden değişik otellerde kalan Rus uyruklu 16 turisti Dalaman Havalimanına götürmek üzere yola çıktığı, Çetibeli Erenbaşı mevkiine geldiğinde virajda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın yağmur kanalına düştüğü, araç içerisinde bulunan N.'nın öldüğü, katılanların yaralandıkları, sanığın seyri sırasında hızını aracın teknik özelliklerine ve yol şartlarına göre ayarlaması gerekirken viraja girerken hızını azaltmaması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bu davranışlarından dolayı asli ve tam kusurlu olduğu, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla birlikte somut olayda sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zarar gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılıp hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine eksik ceza tayini yasaya aykırı görüldüğünden bu sebeple katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün kaldırılması, yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek eylemine uyan TCK 85/2, 53/6 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; olay tarihinde sanığın idaresindeki minibüs ile gece, Marmaris ilçesindeki değişik otellerde kalan Rus uyruklu 16 kişiyi Dalaman Havaalanına götürmek için seyri sırasında, olay yerine geldiğinde, eğimli ve virajlı yolda, aracın yoldan çıkarak yolun sağındaki su kanalına sağ yanı üzerine devrilip, 15 metre sürüklenmesi neticesinde araçta bulunan yolculardan bir kişinin ölümü ile şikayetçi olan 4 kişiden ikisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek, diğerlerinin nitelikli şekilde ve şikayetçi olmayan 7 kişinin basit tıbbi müdahale ile, yine şikayetçi olmayan 4 kişinin ise nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda mahkemece aldırılan bilirkişi raporları ile dairemizce de tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığından mahkeme kararında bu hususta isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın seyri sırasında uyuduğuna ilişkin tam olarak delil elde edilemediğinden sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmamış, TCK'nın 61, maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın kusur durumu, yaralanmaların niteliği dikkate alındığında sanık hakkında TCK'nın 85/2. maddesi gereğince alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği kanaatine varıldığından, yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilip, geçmişinde sabıkası olduğu belirlenen sanığın kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, sanık hakkında TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına, tayin olunan ceza miktarı dikkate alındığından CMK'nın 231. maddesi ile TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sürücü belgesi sahibi olduğu ve taksirli suç işleyen sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/01/2017 tarih, 2015/227 esas, 2017/7 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Sanık S. K.'nın sübut bulan taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme eylemine uyan TCK.nun 85/2 maddesi uyarınca, aynı yasanın 61. maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın taksirinin ağırlığı göz önüne alınarak, takdiren ve teşdiden aşağı hadden uzaklaşılıp hüküm kurularak 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak cezasının TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suçun işlenmesindeki özellikler, kusur durumu ve meydana gelen sonuç dikkate alındığında TCK'nın 50/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
TCK'nın 53/6. maddesi gereğince Muğla'dan verilme, 54230 belge nolu sürücü belgesinin takdiren 2 Yıl süreyle geri alınmasına,
Sanığın tutuklulukta ve gözetimde geçirdiği sürelerin TCK 63 maddesi uyarınca hükmedilen cezasından MAHSUBUNA,
Sanık hakkında verilen ceza miktarı dikkate alındığında TCK 51 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, CMK 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine YER OLMADIĞINA,
Hakkında mahkumiyet kararı verilen sanığın Devlet Hazinesinden harcama yapılmasına sebep olduğu aşağıda dökümü yapılan (1.539,42 TL) ve dairemizce yapılan 8 TL posta gideri ile 2 tebligat gideri olan 25 TL nin de eklenerek toplam 1572,42 TL nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 324, 325/1-2 maddeleri uyarınca sanığa yüklenmesine, karar kesinleştiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 324. maddesinin (4). fıkrası uyarınca, Harçlar Kanunu hükümlerine göre yargılama giderinin tahsili için harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Katılanlar davada kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT gereği takdiren 3.960 TL vekalet ücretine, katılanlar kendilerini dairemizde de vekil ile temsil ettirdiklerinden 1090 TL nin eklenmesiyle 5050 TL vekalet ücretinin her bir katılan için ayrı ayrı olmak üzere sanıktan tahsili ile katılanlara verilmesine,
Dair, katılanlar vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı huzuruyla talebe uygun olarak tefhim/tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde başka bir yer Bölge Adliye Mahkemesi dairesine, Dairemize veya herhangi bir adli mahkemeye müracaat ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nde Temyiz edebilecekleri belirtilmek suretiyle Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19.02.2018 (¤¤)