(5237 S. K. m. 22, 53, 63, 85) (5271 S. K. m. 280, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan, yukarıda belirtilen tarafların istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 05/10/2015 tarih, 2015/2130 esas nolu iddianamesi ile, 06/07/2015 günü saat 05:00 sıralarında Akhisar - Salihli yolu 36. kilometresinde Gölmarmara ilçesi Hacıveliler mahallesinde, Gölmarmara istikametinden Salihli istikametine giden E. İ. tarafından kullanılan 10 P 87.. plaka sayılı arkasında 09 DZ 3.. plaka sayılı dorse takılı bulunan süt kamyonu ile Salihli istikametinden Gölmarmara istikametine giden müteveffa S. A.'ın kullanmakta olduğu 45 SA 37.. plaka sayılı kamyonetin çarpışması sonucu sürücü S. A. ile birlikte aracında yolcu olarak bulunan 14 kişi olmak üzere toplamda 15 kişinin hayatını kaybedip 1 kişinin yaralanmasıyla neticelenen çift taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiği belirtilerek sanık hakkında TCK 85/2, 22/3, 63 ve 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2016 tarih, 2015/343 esas, 2016/327 karar sayılı kararı ile sanığın 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yukarıda belirtilen taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur.
Kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan inceleme neticesinde duruşma açılmasına karar verilmiş, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmış, sanık müdafiinin duruşmada hazır olduğu görülmüştür.
Sanık müdafii duruşmada özetle; önceki beyan ve savunmalarını tekrar ettiklerini, dosya içerisinde bulunan kusur raporlarının çelişkili olduğunu, karşı taraf sürücüsünün de kusurlu olduğunu, olayda bilinçli taksirin bulunmadığını, müvekkilinin tam kusurlu olmadığını, kararın iptal edilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında: Yapılan yargılamaya, elde edilen delillere ve incelenen tüm dosya kapsamına göre sanık vekili ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen diğer istinaf sebeplerinin reddi, ancak duruşmada kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırı görüldüğünden katılanlar adına hüküm tarihindeki AAÜT'ne göre ayrı ayrı ücreti vekalete hükmedilmesine karar verilmesini talep ve iddia etmiştir.
Yapılan duruşma neticesinde tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sanık hakkında yukarıda belirtildiği şekilde Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle birden çok kişinin ölümüne neden olma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama ve toplanan delillerden sonra mahkemenin 29/09/2016 tarihli hükmünü kurduğu ve sanık hakkında birden çok kişinin bilinçli taksirle ölümüne sebebiyet vermekten mahkumiyetine karar verildiği ve hükümle bir tutukluluk halinin devamının hükme bağlandığı, bu hükmün sanık ve bir kısım katılanlar vekilince istinaf edildiği, istinaf gerekçeleri nazara alınarak duruşma açılmasına karar verildiği, duruşmada sanık müdafiinin savunmasının alındığı, yapılan inceleme neticesinde katılanların bir kısmının duruşmada katılma taleplerinin kabulüne karar verildiği halde sanığın hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen katılanlar lehine kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri halde ücreti vekalete hükmedilmediği tespit edilmiş olup bu doğrultuda sanık vekilinin istinaf gerekçelerinin olaya uygun düşmediği mahkemenin sanığa verilen ceza miktar hususunda kararının doğru olduğu, ceza adaletinin sağlandığı, dolayısıyla bu yönde yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş ancak bir kısım katılanların lehlerine ücreti vekalete hükmedilmemesinin bozmayı gerektirdiği, bu kısmın bozulmasını müteakip katılanlar Sevda Girgin, M. A., İ. K., F. P., T. O., M. A., H. K., M. O. ve E. Y. lehlerine kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yerel mahkenin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ücreti vekalete hükmederek, düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İSTEM GİBİ:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin inceleme sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, istinaf başvurusunda bulunan sanık vekilinin istinaf dilekçesi ve duruşma sırasında ileri sürdüğü tüm, katılanlar vekillerinin ileri sürdüğü diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanlar S. G., M. A., İ. K., F. P., T. O., M. A., H. K., M. O. ve E. Y. vekilleri tarafından dairemize sunulan dilekçeleri göre kendilerinin duruşmada vekil ile temsil ettirmelerine rağmen lehlerine ücreti vekalete hükmedilmemesi kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle CMK 280/1-a maddesi gereğince BOZULMASINA,
Bu hususun yargılama yapılarak karara eklenebileceği nazara alınarak karara 'Katılanlar S. G., M. A., İ. K., F. P., T. O., M. A., H. K., M. O. ve E. Y. kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yerel mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 3.600'er TL ücreti vekaletin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine,' paragrafının 16. paragraf olarak eklenmesi,
17. Paragraf olarak 'Sanığın yargılaması nedeniyle yerel mahkeme tarafından yapılan toplam 7717,56 TL, dairemizce yapılan 10 adet tebligat gideri olan 110 TL olmak üzere 7827,56 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,' karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün CMK 280/1-a,2 ve 303/1-h maddesi gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
Dair,
Verilen karar sanık müdafiinin yüzüne karşı, sanık ile katılanlar ve vekillerinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı huzuruyla talebe uygun olarak sanık müdafii yönünden tefhim, katılanlar ve vekilleri yönünden tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde başka bir yer Bölge Adliye Mahkemesi dairesine, 14. Ceza Dairesine veya herhangi bir adli mahkemeye müracaat ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nde Temyiz edebilecekleri belirtilmek suretiyle TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20.03.2017 (¤¤)