(5237 S. K. m. 50, 51, 53, 61, 62, 85) (5271 S. K. m. 223, 231, 279)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanlar katılan K.-mağdurlar vekili, katılanlar (2, 3, 4 nolu) vekili ve sanık D. müdafiinin istinaf talepleri içeriğine göre duruşma açılmasına karar verilerek yapılan duruşma sonucunda dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2015 tarih, 2015/1521 esas sayılı iddianamesi ile; şüpheli D. B.'nın sevk ve idaresinde bulunan 10 LP 220 plaka sayılı kamyoneti ile Gömeç ilçesi istikametinden Burhaniye istikametine doğru Gömeç ilçe çıkışından yaklaşık 1 km mesafede yolun sağında duraklamış vaziyette bulunan şüpheli A. H. G.'ın sevk ve idaresinde bulunan 10 KC 2.. plakalı otobüse çarpması neticesinde N. Ç. ve Y. D.'ın vefat ettikleri belirtilerek TCK'nın 85/2, 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 19/01/2017 tarih, 2015/269 esas 2017/13 karar sayılı karar ile sanık A. H. G.'ın ihmal ve kusuru bulunmadığından CMK 223/2-c madde gereğince beraatine, sanık D. B.'nın taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Katılan K.-mağdurlar vekili, katılanlar (2, 3, 4 nolu) vekili ve sanık D. müdafii tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine, dairemizce yapılan inceleme neticesinde duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanık D. B.'nın savunmasının alınması için talimat yazılmış olup, sanık ifadesinde; 'Ben bu konuda daha önce savunma yapmıştım tekrar ederim, adli raporu kabul etmiyorum yarım metre mesafe bırakacak şekilde diğer sanık otobüsü park etmiştir. Benim o kadar mesafede yol alabilmem mümkün değil, otobüs ışıkların hemen sonrasında park etmişti ben sağ şeritte ilerliyordum, otobüs sağ şeridin yarısını işgal ettiği için ve sol şeritteki araçlar hızlı şekilde geçtiği için sol şeride geçemedim, bu nedenle diğer sanık da kusurludur söz konusu yolda banket yoktu. Burhaniye 1 Ağır Ceza Mahkemesini hükmettiği 18.200,00TL lik adli para cezasının 10 taksit halinde ödemem mümkün değil daha fazla takside bölünmesini isterim, hakkımdaki davanın yeniden görülmesini talep ediyorum, duruşmalara katılmak istiyorum katılanların istinaf dilekçelerine bir diyeceğim yoktur' şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık müdafii duruşmada 'Müvekkil böyle bir olayın müsebbibi olması nedeniyle üzgündür, vefat edenlerden biri dayısı olup zaten manevi olarak da cezasını çekmiştir, söz konusu kazanın meydana geldiği zamanki kaza mahalli ile sonradan bilirkişinin raporunu düzenlerken aldığı notlar esnasındaki kaza mahalli aynı değildir, dolayısıyla müvekkil aleyhine durum değerlendirilmesi yapılmıştır, biz bunu yerel mahkemede dile getirmemize rağmen dikkate alınmadı, bu nedenle yerel mahkeme hükmünün bu yönden kaldırılarak müvekkil lehine karar verilmesini talep ediyoruz, öncelikle müvekkil hakkında beraat kararı verilmesini, dairenin ayrı görüşte olması halinde lehe olan hükümlerin uygulanmasını arz ve talep ediyoruz' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılanlar (2, 3, 4 nolu) vekili duruşmada 'Daireye sunmuş olduğumuz istinaf gerekçelerimizi aynen tekrar ediyoruz, her iki sanık yönünden de ayrı ayrı itirazlarımızı belirttik, özellikle sanık D. B. yönünden kusur durumu ve cezaların caydırıcı nitelikte olmaması nedeniyle istinaf talebimizi ilettik, dolayısıyla bu sanık yönünden mahkemenin gerekçesinin yerinde olmadığını, kusur durumu, dosyadaki deliller dikkate alınarak yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak daha ağır bir ceza verilmesini, ayrıca ehliyetinin belli bir süre geri alınmasını, beraat eden sanık A. H. G. yönünden de yine dosya kapsamına bakıldığında kusur durumunun varlığı ortadadır, dolayısıyla bu sanık yönünden de yerel mahkemenin tespitinin yerinde olmadığı kanaatindeyiz, aynı şekilde yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak bu sanık yönünden de mahkumiyet hükmü kurulmasını talep ediyoruz' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; Sanık D. B.'nın sevk ve idaresindeki kamyoneti ile devlet karayolu üzerinde Gömeç istikametinden Burhaniye istikametine doğru seyir halindeyken Gömeç ilçe çıkışında sanık A. H. G.'ın sevk ve idaresindeki olay sırasında emniyet şeridinde duraklamış vaziyetteki otobüse sol arka kısmından çarpması neticesinde kamyonette bulunan N. Ç. ve Y. D.'ın ölümü ile sonuçlanan olayda sanık D. B.'nın önünde giden araçları güvenli mesafeden izlememek suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanık A. H. G.'ın ise bilirkişi raporlarındaki değerlendirilmeler göz önünde bulundurulduğunda kendisine atfedilebilecek kusur bulunmadığına ilişkin değerlendirmelerin oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, bu itibarla sanık A. H. G.'ın beraatine ilişkin yerel mahkeme hükmünde yasaya aykırılık bulunmadığı ancak sanık D. B.'nın asli ve tam kusurlu olarak iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği somut olayda taksirinin yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılıp hak ve nesafete uygun ceza tayini yerine eksik ceza tayini yayaya aykırı görüldüğünden katılanlar vekilinin istinaf taleplerinin bu sebeple kabulü ile, yerel mahkeme hükmünün kaldırılması, sanık D.'ın eylemine uyan TCK 85/2, 53/6 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve iddia etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Sanık D. B.' nın sevk ve idaresindeki minibüs ile gündüz vakti, 7.2 metre genişliğinde, asfalt kaplamalı yolda, aracında ölenler N. Ç. ve Y. D. ile M. Y., T. B. ve H. B. bulunduğu halde araçta toplam 6 kişi ile birlikte seyri sırasında kolluktaki kendi beyanına göre önünde seyretmekte olup 400-500 metre ileride sağ çekerek tam emniyet çizgisi üzerinde dörtlülerini yakarak duran daha fazla kenara yanaşma imkanı asfalt bitimi nedeniyle bulunmayan A. H. G. idaresindeki otobüse çarpması neticesinde sanığın kendi aracında bulunan N. Ç. ile Y. D.'ın ölümüne neden olduğu, gündüz vakti ve 400-500 metre önünde sağa yanaşıp duraklayan aracı görmesine rağmen bu araca çarparak olaya neden olan sanık D.'ın olayda tam kusurlu olduğu kanaatine varılmış, sanığın olay tarihinde elinde siyah bir telefon bulunduğunu kolluk ifadesinde beyan eden İpek Doğançay'ın kazadan sonra telefonu elinde gördüğü beyanı karşısında sanığın telefon elinde olması nedeniyle telefonla konuştuğuna dair tam ve kesin delil elde edilemediğinden hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasına, TCK'nın 61. maddesi dikkate alınarak tam kusurlu olarak 2 kişinin ölümüne neden olan sanığın suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, kusuru dikkate alınarak takdiren alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayinine, sanığın kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak tayin olunan cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına, ceza miktarı dikkate alındığına hakkında TCK'nın 51, CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık A. H. G.'ın ise gündüz vakti yolun emniyet şeridinde durakladığı, sanık D.'ın duraklayan otobüsü kendi beyanına göre 400-500 metre ileride gördüğü, emniyet şeridinin en sağına yanaştığı dikkate alındığında sanığın olayda kusuru bulunamadığına ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından bu sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarının reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Ölen N. Ç. mirasçıları olan Z. Ç., K. Ç. ve T. Ç.'nin 19.01.2017 tarihinde mahkemede sanık D. B.'dan şikayetlerinin olmadığını ayrıca Z. Ç. ile T. Ç.'nin davaya katılmak istemediklerini beyan etmeleri karşısında, vekili olarak hükmü istinaf eden Av. Mehmet Tunca Demirbaş'ın Z. Ç. ve T. Ç. adına hükmü istinaf etmeye hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından Z. Ç. ve T. Ç. adına yapmış olduğu istinaf talebinin CMK'nın 279/1-b maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık A. H. G. hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekillerinin, sanığın kusurlu olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,
3-Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 19/01/2017 tarih, 2015/269 Esas, 2017/13 Karar sayılı kararının sanık D. B. yönünden KALDIRILMASINA,
Sanık D. B.'nın taksirle öldürme suçundan eylemi sabit bulunmakla, TCK'nın 61. maddesi gereğince somut olayda TCK'nın 61. Maddesindeki taksirli suçlara ilişkin gerekçeler, suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, asli ve tam kusurlu olduğu dikkate alınarak takdiren ve teşdiden eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesi gereğince 6 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın olaydan sonraki davranışları dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezadan başkaca artırma ya da eksiltme yapılmasına, tedbir uygulanmasına takdiren ve kanunen yer olmadığına,
Sanığa verilen ceza niteliği ve miktarı dikkate alınarak, şartları oluşmadığından CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına,
Suçun işlenmesindeki özellikler, kusur durumu ve meydana gelen sonuç dikkate alındığında TCK 50/4 maddenin uygulanmasına yer olmadığına,
TCK'nın 53/6 maddesi gereğince 29847 nolu sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına
Beraat eden sanık hakkında yapılan yargılama giderleri düştükten sonra hesaplanan Soruşturma ve kovuşturma aşamasında tebligat (15 adet-150,00-TL), posta (10 adet-48,10-TL), adli tıp (3 adet-1.761,00-TL) masrafı olarak yapılan toplam (1.959,10)-TL yargılama giderine ek olarak dairemizce yapılan 4 tebligat gideri 50 tl olan ile 1.52 TL posta gideri de eklendikten sonra toplam 2.010,62 TL yargılama giderinin sanık D.'dan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Katılan E., Y. ve D. yargılama aşamasında kendini aynı vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 3.960,00-TL dairemizde de vekilin duruşmaya katıldığı nazara alınarak ek olarak 1090 TL eklenmek suretiyle 5.050 TL vekalet ücretinin sanık D. D. B.'dan tahsil edilerek katılanlara eşit olarak verilmesine,
Katılan K. Ç. istinaf aşamasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre belirlenen 1090 TL vekalet ücretinin sanık D. B.'dan alınarak katılana verilmesine,
Dair, katılan vekili Av. C. B. ve sanık D. B. müdafii Av. CAN D.'nın yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, Z. Ç. ve T. Ç. vekilinin istinaf talebinin reddine dair karar yönünden tefhim ve tebliğden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize gönderilmek üzere başkaca bir mahkemeye verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek kaydıyla zabıt katibine bulunacak beyan ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere, sanıklar D. B. ve A. H. G. hakkındaki hükümlerin tefhim ve tebliğden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize gönderilmek üzere başkaca bir mahkemeye verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek kaydıyla zabıt katibine bulunacak beyan ile Yargıtay yolu açık olmak üzere mütalaya uygun oy birliği ile karar verildi. 19.02.2018 (¤¤)