(5237 S. K. m. 52) (5271 S. K. m. 280, 303)
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından istinaf edilmiş olmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosyada istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilip, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre dosya incelendi.
Gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki traktörü kullanarak çıkıp ters istikametten gelerek katılana taksirli hareketi sonucu çarparak sol dizinde kırık oluşacak şekilde yaralandığı olayda; trafik akışına göre ters istikametten gelerek katılana çarpan ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralanmasına neden olduğunun anlaşılmasına göre sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi istinaf edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında tayin olunan sonuç adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında TCK'nın 52/4 maddesi gereğince, 'taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin' ihtar edilmesi gerekirken, eksik ihtar yapılarak karar verilmesi kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle CMK 280/1-d maddesi gereğince BOZULMASINA,
Ancak belirtilen aykırılığın duruşma açılmaksızın aynı Kanun'un 280/1-a ve 303 md. gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; Taksitlendirmeye ilişkin 5. paragrafındaki 'geri kalan kısmın tamamının' ibaresinden sonra gelmek üzere "tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapılamadı)” ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf talebinin esastan REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 22.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)