(5271 S. K. m. 223, 280) (5237 S. K. m. 52)
Taksirle öldürme suçundan sanık M. P.'nın beraatine, sanık R. T.'ın mahkumiyetine yönelik hükümler katılanlar vekili ve sanık R. müdafii tarafından istinaf edilmiş olmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosyada istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilip, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre dosya incelendi.
Gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonucunda suçun sanık M. P. tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,
Sanık R. hakkında yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık R. müdafiinin ve katılanlar vekilinin ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Hükmün gerekçesinde sanık M. P.'nın kusursuz olduğu kanaatine varılarak beraatine hükmedilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesi CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi,
2-Sanık R. T. hakkındaki hükümde ise,
a) Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ihtaratı ile yetinilmesi gerekirken, "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine" karar verilmesi,
b) Ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususuna hükümde yer verilmemek suretiyle TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle CMK 280/1-d maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 05/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değişik 280/1-c maddesi gereğince 'olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadan davanın reddine karar verilmesi veya güvenlik tedbirlerine ilişkin hatalı kararın düzeltilmesi gereken hallerde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak;
1-Sanık M. P. hakkındaki hüküm fıkrasının 1. bendindeki "sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın atılı suçtan 5271 Sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince" ibaresinin "sanığın üzerine atılı suç açısından kusurunun bulunmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca" şeklinde değiştirilmesi,
2-Sanık R. T. hakkındaki 2 nolu hüküm fıkrasının taksitlendirmeye ilişkin dördüncü paragrafında yer alan 'edilmesine' ibaresi çıkartılarak yerine "edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (yapılamadı)" ibaresinin eklenmesi hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, her iki sanık yönünden sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükümleri veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)