(5237 S. K. m. 3, 22, 50, 51, 53, 61, 62, 63, 85) (5271 S. K. m. 231, 253, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılanlar (1,2,3,4,5,6 nolu) vekili, sanık müdafii ve katılanlar (12,13,14,15,16 nolu) vekilinin istinaf talepleri içeriğine göre duruşma açılmasına karar verilerek yapılan duruşma sonucunda dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2015 tarih, 2015/4706 esas sayılı iddianamesi ile; olay günü Uşak İzmir Kara Yolu Ürün Köy ayrımında, ölen S. A. U.'ın sevk ve idaresindeki aracı ile, sanık İ. A.'ın kullandığı tır ve dorsenin dorsesinin orta dingiline çarpması neticesinde S., M. ve C.'in yaralandığı, S. A. U., K. C. Ü. ve İ. S.'ın vefat ettiği belirtilerek TCK 85/2, 53/6, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 31/10/2016 tarih, 2015/353 esas 2016/280 karar sayılı karar ile sanığın taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan 60.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Katılanlar (1,2,3,4,5,6 nolu) vekili, sanık müdafii ve katılanlar (12,13,14,15,16 nolu) vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine, dairemizce yapılan inceleme neticesinde duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Katılanlar S. A. U. mirasçıları ve M. C. vekili Av. E. Ş. duruşmada; 'Sanığın savunmasını kabul etmiyoruz, ayrıca daireye sunmuş olduğumuz istinaf taleplerimizi de aynen tekrar ediyoruz yerel mahkemenin vermiş olduğu karar müvekkilin ve diğer katılanlar nezdinde adalet duygusunu zedelemiştir, olayın oluş şekline bakıldığında cinayete varacak oranda bir kaza olduğu görülecektir, bu nedenle biz söz konusu cezanın hapis olarak bırakılmasını talep ediyoruz' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İ. S. mirasçıları vekili Av. H. V. D. duruşmada 'Daha önce daireye sunduğumuz istinaf taleplerimizi ve aşamalarda yaptığımız beyanları tekrar ediyoruz, diğer vekil arkadaşın da söylediği gibi söz konusu olayda sanığın kusurunun ağırlığı, hatta bunun bilinçli taksire varacak şekilde oluşu, dosyaya yansıyan olayın oluş biçimine uygun tüm deliller dikkate alındığında sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak bilinçli taksirle işlenen suç nedeniyle üst hadden hüküm kurulmasını ve paraya çevirmenin de adaleti sağlamayacağı dikkate alınarak yerel mahkeme hükmünün iptal edilerek bu doğrultuda karar verilmesini talep ediyoruz' şeklinde beyanda bulunmuştur.
K. C. Ü. mirasçıları vekili Av. C. T. duruşmada; 'Diğer vekil arkadaşlarımın olayın oluş şekline ilişkin beyanlarına aynen katılıyorum, sanık uzun yol şoförü olup ayrıca ağır vasıta kullanmaktadır dolayasıyla yolu bilen bir kişidir bu nedenle biz hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini düşünüyoruz her aşamada zararın giderildiğinden bahsedilmekte olup olayda 3 kişi ölmüş 3 kişi de yaralanmıştır dolayısıyla bunların zararlarının giderildiğinden bahsedilemez kaldı ki geride kalan kişilerin adalet duygusunun da göz önünde bulundurulması gerekir biz de yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak bilinçli taksirle suçun işlendiğinin kabulü, üst hadden ceza tayini, söz konusu cezanın hapis olarak bırakılmasını talep ediyoruz' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık talimat yoluyla alınan ifadesinde 'ben daha önce mahkemede detaylı savunma yapmıştım, önceki savunmalarım geçerlidir, daha önce de belirttiğim gibi olay mahalli olan kavşağa geldiğimde önce kavşağa gelmeden yolu 40 saniye kadar kontrol ettim, daha sonra sol tarafımdan gelen trafik boş olunca kavşağa geldim, kavşakta yaklaşık 12 saniye kadar bekledim, yol müsait olduğunda tekrar Uşak yönüne doğru dönüş yapacaktım, bu esnada herhangi bir fren sesi duymadım. Bir anda gürültü duydum, fren sesi veya korna sesi duymadım. Olay bu şekilde meydana geldi, ayrıca katılan tarafın zararlarını karşıladım. Maddi ve manevi zararları giderildi. Bu itibarla önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, bu olaylar olduğu için de üzgünüm,' şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık müdafii duruşmada; 'Öncelikle iddia makamının olayı nitelendiriş biçimine katılmıyoruz, biz müvekkilin araç ve sürüş bilgilerine ilişkin kayıtları hazırlık tahkikatı sırasında ilgili yerlere sunduk, orada müvekkilin kavşağa geldiğinde 12 saniye kadar beklediği görülmektedir, hazırlık tahkikatı sırasında oluşturulan bilirkişiler kurulu aslında söz konusu kavşağın standartlara uygun olarak yapılmaması nedeniyle karayollarına da kusur verilmesi gerektiğini biz belirttik ancak bu dikkate alınmamıştır, kaza gece vakti olup müvekkil tarafından aracın üzerinde yeterli aydınlatma sağlanmıştır, ayrıca müvekkilimiz beklerken herhangi bir fren sesi duymadığını ve fren izinin de bulunmadığını belirlenmiştir, kazaya sebebiyet veren araç diğer araçtır, daireye sunmuş olduğumuz istinaf taleplerimizde karayollarına kusur verilmesi gerektiğini bu amaçla yeniden rapor alınması gerektiğini zira söz konusu kavşağın standartlara uygun olmadığını belirtmiştik, ayrıca yerel mahkemenin müvekkil hakkında alt sınırdan uzaklaşarak hüküm kurmasını da yine istinaf sebeplerimiz arasında dile getirdik bu taleplerin kabul görmemesi halinde dosyadaki tüm raporlar, ölenin tali kusurlu oluşu, müvekkilin pişmanlığı dikkate alınarak asgari hadden hüküm kurulması ile müvekkil hakkında yerel mahkemece belirlendiği gibi asgari hadden belirlenen cezanın paraya çevrilmesini talep ediyoruz' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; S. A. U.'ın sevk ve idaresindeki araç ile içerisinde K. C. Ü., İ. S. ile katılanlar S. M. ve C. olduğu halde Banaz istikametinden İzmir istikametine doğru seyir halinde oldukları, sanık İ. A.'ın ise yönetimindeki dorseli tır ile Ürün Köyü yolundan Ankara İzmir Karayoluna çıkan kavşaktan dönüş yapmak istediği ancak Manisa istikametinden Uşak istikametine trafik akışı olduğu için kavşakta beklediği esnada tırın bir kısmının karayolunun sol şeridini kapatması nedeniyle sol şeritte seyretmekte olan S. A. U.'ın tırın dorsesinin sol yan tarafına çarptığı kaza neticesinde araç sürücüsü S. A. U. ile aynı araçta bulunan K. C. Ü. ve İ. S.'ın vefat ettikleri, katılan S.'ın ve katılan M.'in vücutlarında kemik kırığına yol açacak biçimde, katılan C.'in ise hayati tehlike geçirecek biçimde yaralandıkları, kazanın oluşumunda sanık İ.'in akan trafiği kontrol için beklemekte olduğu esnada dönüş kurallarına riayet etmemesi sebebiyle asli kusurlu, müteveffa sürücü S. A. U.'ın ise kavşağa yaklaştığı sırada hızını kavşak şartlarına ve görüşe uygun olarak ayarlamadığı için meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla birlikte suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alındığında hükmolunan sonuç hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yasaya aykırı görüldüğünden, katılanlar vekillerinin istinaf taleplerinin bu sebeple kabulü ile, yerel mahkeme hükmünün CMK 280/2 madde uyarınca kaldırılması, sanığın eylemine uyan TCK 85/2, 53/6, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve iddia etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Sanık hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan verilen mahkumiyet kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, dairemizde inceleme raporu kapsamında duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Olay tarihinde saat 18:00 sıralarında S. A. U. sevk ve idaresindeki …… plakalı kamyonet ile Uşak istikametinden Manisa istikametine seyri sırasında geldiği olay yerinde seyrine göre sağındaki Ürünköy istikametinden gelip kavşaktan Uşak istikametine dönmek isteyen sanık İ. A. idaresindeki ….. plakalı çekiciye bağlı ….. plakalı yarı römorkun sol arka üç tekerleğinin bulunduğu yere çarpması neticesinde ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Dava konu olayın bu şekilde oluşumunda Sanık İ. A., sevk ve idaresindeki arkasında yarı römork bağlı çekici ile meskun mahal dışında gece vakti seyirle geldiği olay yeri kavşak başında kendisine hitaben bulunan “DUR” levhasına uyarak durup Uşak-Manisa devlet karayolu üzerinde seyir halinde bulunan araçlara ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, kendi ifadelerinden de anlaşılmakla kavşağa giriş yapıp orta ada etrafından Uşak istikametine seyretmek üzere aracının yarı römork bölümünün bir kısmı sol şeridi işgal eder vaziyette Manisa istikametinden Uşak istikametine akan trafiği kontrol için beklemekte olduğu esnada şeridini kapattığı Uşak istikametinden seyirle gelen kamyonetin aracına bağlı yarı römorkun sol arka üç tekerleğinin bulunduğu yere çarpmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olup, bu haliyle de sanığın üzerine atılı ve TCK.nın 85/2. maddesinde anlamını bulan Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçu sabit olmaktadır.
Dava konusu olayda sanığın eylemi ile 3 kişi ölmüş ve 3 kişi de yaralanmıştır. Adli Tıp Kurumuna ait kusur raporu ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu üzere sanık olayda asli kusurludur. Sanığın temel cezasının belirlenmesinde, TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle ve yine TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilerek meydana gelen zararın ağırlığına nazaran sanığın temel cezası 10 yıl olarak belirlenmiştir.
Yerel mahkeme tarafından tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi dosya kapsamına aykırı bulunmakla, suçun işlenmesindeki özellikler, kusur durumu ve meydana gelen sonuç dikkate alındığında TCK.nın 50/4. maddesi uygulanmayarak hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31/10/2016 tarihli 2015/353 esas 2016/280 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Sanık İ. A.'ın yüklenen taksirle 3 kişinin ölümüne ve 3 kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan TCK 85/2 maddesi gereğince sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 10 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın dosyaya yansıyan iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından TCK 62 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 8 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Nedenleri olmadığından sanığın cezasından başkaca yasal ya da takdiri indirim veya arttırım yapılmasına yer olmadığına,
Suçun işlenmesindeki özellikler, kusur durumu ve meydana gelen sonuç dikkate alındığında TCK 50/4 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Hapis cezasının süresi gözetilerek CMK 231, eylem uzlaşma kapsamında olmadığından CMK 253 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Verilen cezanın nevi dikkate alınarak TCK 51 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
TCK 53/6 maddesi gereğince sanığa Uşak Emniyet Müdürlüğünden verilme 45747 belge nolu D-E sınıfı sürücü belgesinin sanığın kusurunun ağırlığı gözetilerek takdiren 2 yıl süreyle geri alınmasına,
Sanığın gözaltında ve tutuklu kaldığı sürenin TCK 63 maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
Katılanlar S., E., D., N. ve S. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yerel mahkemece tayin edilen 3600 TL maktu vekalet ücretine ek olarak dairemizde de kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT'ye göre 1090 TL nin eklenmesiyle toplam 4690 TL'nin sanıktan tahsili ile katılanlara verilmesine,
Katılanlar F., M., S., E., E. ve R. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yerel mahkemece tayin edilen 3600 TL maktu ücretine ek olarak dairemizde de kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT'ye göre 1090 TL nin eklenmesiyle toplam 4690 TL'nin sanıktan tahsili ile katılanlara verilmesine,
Katılanlar M., H., U.ve G. kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yerel mahkemece tayin edilen 3600 TL maktu vekalet ücretine ek olarak dairemizde de kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT'ye göre 1090 TL nin eklenmesiyle toplam 4690 TL'nin sanıktan tahsili ile katılanlara verilmesine,
Katılan S. kendisini vekille temsil ettirdiğinden yerel mahkemece tayin edilen 3600 TL maktu vekalet ücretine ek olarak dairemizde de kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT'ye göre 1090 TL nin eklenmesiyle toplam 4690 TL'nin sanıktan tahsili ile katılanlara verilmesine,
Adli Emanetin 2015/1772 esasında kayıtlı 2. Sırada belirtilen not defterinin S. A. mirasçısı U. U.'a iade edildiği anlaşılmakla bu eşya hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Aynı emanete kayıtlı diğer eşyaların sahiplerine iadesine,
Yerel mahkemece yapılan 3019,17 TL yargılama giderlerine ek olarak dairemizce yapılan 6 adet davetiye gideri 75 TL 'nin eklenmesiyle toplam 3094,17 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, Katılanlar S. A. U. mirasçıları ve M. C. vekili Av. E. Ş., İ. S. mirasçıları vekili Av. H. V. D., K. C. Ü. mirasçıları vekili Av. C. T., Sanık müdafii Av. C. M.'nun yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı huzuruyla talebe uygun olarak tefhim/tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, başka bir yer Bölge Adliye Mahkemesi dairesine, Dairemize veya herhangi bir adli mahkemeye müracaat ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nde Temyiz edebilecekleri belirtilmek suretiyle temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/01/2018 (¤¤)