(5237 S. K. m. 3, 22, 50, 53, 61, 63, 85) (5271 S. K. m. 101, 107, 231)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf talebi içeriğine göre duruşma açılmasına karar verilerek yapılan duruşma sonucunda dosya görüşüldü:
Gereği düşünüldü:
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2017 tarih, 2017/3770 esas sayılı iddianamesi ile; olay günü sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile Bornova ilçesi Erzene Mah 57.Topçu Tugayı önünde bulunan kavşakta kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen duramayarak, o sırada kendisine yeşil yandığı için hareket eden A. U.'un sevk ve idaresindeki araca çaptığı, kaza neticesinde A. U.'un vefat ettiği, O. Ö. ve S. Ö.'ün hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları belirtilerek TCK'nın 85/2, 53/6, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 14/09/2017 tarih, 2017/50 esas 2017/276 karar sayılı karar ile sanığın 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine, dairemizce yapılan inceleme neticesinde duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Katılanlar O. ve S. vekili duruşmada şikayetlerinin devam ettiğini bildirmiştir.
Sanık duruşmada önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, söz konusu rampa 20 kilometre olup aracın üzerinde 20 ton yük ile iniyordum, birinci ışığı geçtim, ancak ikinci ışık kırmızı yandığında ani fren yapmam durumunda yük kaygan vaziyette olduğundan kupaya çarpmak suretiyle daha vahim bir kazaya sebebiyet vereceğinden frene bastım, fakat yukarıda belirttiğim şartlar nedeniyle fren tedbiri etkili olmadı, araca çarptım elimden gelen tüm çabayı sarf ettim, fakat engel olamadım. bu olaydan dolayı pişmanlık duyuyorum, ailevi durumum dikkate alınarak tahliyemi talep ediyorum' şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık müdafii duruşmada 'İddia makamının mütaalasına katılmıyoruz, daha önce hiç bir ceza almamış olan müvekkil seyir halindeyken söz konusu yere geldiğinde yokuş aşağı doğru inmekte olması nedeniyle frenler ısınmış bir halde birinci ışıktan henüz sarı yanma aşamasında iken geçmiş fakat ikinci ışık ile mesafesinin çok yakın olması nedeniyle fren tedbirine başvurmasına rağmen frenlerin ısınması nedeniyle etkili olamayıp söz konusu kaza meydana gelmiştir, dolayısıyla biz olayda bilinçli taksirin mevcut olmadığı kanaatindeyiz, kaldı ki maktul de olay anında 107 promil alkollü olacak şekilde araç kullanmakta olup gece vakti, kamyonun üzerine doğru geldiğini göremeyecek şekilde kavşağa girmiştir dolayısıyla bu müvekkilin kusur durumunu da azaltmaktadır, kendisi yaklaşık 16 aydır tutuklu bulunmaktadır, verilecek olan kararın tarafımızdan temyiz edileceği de dikkate alındığında bu süreç içerisinde geçen zamanı kapalı cezaevinde geçirecektir, dolayısıyla müvekkil hakkında bihakkın ya da uygun görülecek adli kontrol sistemi ile tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; Yapılan yargılamaya, elde edilen delillere ve incelenen tüm dosya kapsamına göre, kamyonu ile yük taşımacılığı yapan sanığın olay günü Kocaeli’nden mal yükleyerek İzmir istikametine hareket ettiği, Sabuncubeli rampalarını takiben şehir merkezine doğru yoluna devam ettiği esnada saat 21:40 civarında ortalama 70 km/saat hız ile Bornova İstanbul Caddesi 57. Topçu Tugayı önünde bulunan kavşağa geldiği, çift şeritli bölünmüş yolda birinci, trafik ışıklarını ışığın sarıya dönmesine rağmen geçtiği, ikinci ışıkların bulunduğu döner kavşağa geldiğinde ise kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayarak 32. Sokak içinden yeşil ışık yanması nedeniyle kavşak içine hareket eden maktul A. U.'un kullandığı araca çarptığı, çarpışma nedeniyle A. U.'un vefat ettiği, aynı araçta bulunan katılanlar O. Ö. ve S. Ö.'ün hayati tehlike geçirecek ve vücutlarında kemik kırığı meydana gelecek biçimde yaralandıkları, sanığı kırmızı ışıkta geçerek kazanın meydana gelmesinde bilinçli taksirle hareketi neticesinde bir kişinin ölümüne iki kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda tam kusurlu olduğu, bu sebeplerle yerel mahkemece temel ceza belirlenirken asgari hadden uzaklaşılması doğru ise de iki sınır arasında temel ceza belirlenirken TCK 61 maddesi göz önüne alınarak suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun derecesi nazara alınarak hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayini yasaya aykırı görüldüğünden sanık müdafiinin bu sebeple istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün kaldırılması, belirtilen hususlar çerçevesinde sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek eylemine uyan TCK 85/2, 22/3, 53/6, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmesini kamu adına talep ve iddia etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile gün durumunun gece, hız limiti 50 km olan meskun mahalde, bölünmüş, 2 şeritli 7 metre genişliğindeki kuru zeminli, iniş eğimli, düzyolda seyrederken olay mahalli kavşağa gelmeden önce savunmasına göre trafik lambasının sarı olarak yandığı sırada ilk trafik ışığından geçtiği bu ışıktan yaklaşık 100 metre sonra olan dönel kavşağa geldiği, kavşakta kırmızı ışık yanmasına rağmen, seyrine devam ederek kavşaktan geçtiği sırada, kavşakta bekleyen A. U.'un kullanmakta olduğu araç ile kendi yönüne trafik ışıklarının yeşil yanması üzerine kavşağa giriş yaptığı bu sırada sanığın idaresindeki kamyon ile A. U.'un kullanmakta olduğu araca çarparak bir kişinin ölümü ile iki kişinin yaralanmasına neden olduğu olayda, dosya içindeki bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağına göre tam kusurlu olduğunun belirlendiği dairemizce de oluşun bu şekilde kabulü ile sanığı tam kusurlu oluşunda ve kırmızı ışık ihlali yapan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık müdafiinin kırmızı ışık yanmadan geçeyim telaşının bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği, şeklindeki savunmasına ve kamyonun yüklü ve yolun eğimli olmasının sanığın kırmızı ışık ihlali yapmasına gerekçe olamayacağı, ölenin alkollü olmasının olaya etkisinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, yukarıda oluşu kabul edilen somut olayda iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli ve meydana gelen zarar gözetilip alt sınırdan bir miktar uzaklaşılıp adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla cezaya hükmolunduğu kanaatine varılarak duruşma açılmasına karar verilip yukarıda anlatılan hususlar dikkate alınarak sanığın işlediği fiil ile orantılı olacak şekilde aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/50 esas 2017/276 karar sayılı dosyasına ait 14/09/2017 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-Suçun işleniş şekli ve özellikleri dikkate alınarak sanık K. Y.'ın "taksirle öldürme" suçundan sabit görülen eylemine uyan TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın üzerine atılı eylemi bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından cezasından TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca takdiren 1/3 oranında artırım yapılarak 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezasından TCK'nın 62/1 maddesine göre takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın cezasından başkaca kanuni veya takdiri artırım ve indirime takdiren yer olmadığına,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi göz önünde bulundurularak CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen YER OLMADIĞINA,
Sanığa verilen hapis cezasının süresi göz önünde bulundurularak lehine TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına kanunen YER OLMADIĞINA,
Sanığın suçu bilinçli taksirle ve asli kusurlu olarak işlemiş olması göz önünde bulundurularak verilen hapis cezasının TCK'nın 50/1-a ve 50/4 maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilmesine kanunen YER OLMADIĞINA,
Eylem taksirle işlendiğinden TCK'nın 53/1 maddesinin uygulanmasına kanunen YER
OLMADIĞINA,
Sanığa verilen ceza miktarı, cezanın sosyal ve uyarma amacı, tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak gözetilerek tahliye talebinin reddi ile TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Hüküm özetinin İzmir Kapalı Cezaevi Müdürlüğüne gönderilmesine,
Tutukluluk halinin devamına ilişkin karara CMK'nın 101. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinde tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz hakkının olduğunun hatırlatılmasına, (kendisine ve müdafine hatırlatıldı)
CMK'nın 107. maddesi uyarınca tutukluluk halinin devamına ilişkin kararın yakınlarına bildirilmesine,
Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezalarından MAHSUBUNA,
TCK'nın 53/6 maddesince sanığa Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünce verilmiş bulunan 06/05/2011 tarih ve 225531 belge numaralı E SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNİN TAKDİREN 2 YIL SÜRE İLE GERİ ALINMASINA,
Katılanlar O. U., G. B., B. Ü.'nin kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.960,00 TL ücreti vekaletin sanıktan alınıp katılanlara verilmesine,
Katılanlar O. Ö. ve S. Ö.'ün kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.960,00 TL ücreti vekaletin sanıktan alınıp katılanlara verilmesine,
13-Katılan N. U. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.960,00 TL ücreti vekaletin sanıktan alınıp katılana verilmesine,
14-Yerel mahkemece yapılan 3.084,95 TL yargılama giderine ek olarak dairemizce yapılan CMK'nın 324. maddesi uyarınca sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, sanık, sanık müdafii, katılanlar O. ve S. vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı huzuruyla talebe uygun olarak tefhim/tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Cezaevi idaresine, başka bir yer Bölge Adliye Mahkemesi dairesine, Dairemize veya herhangi bir adli mahkemeye müracaat ederek Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nde Temyiz edebileceği belirtilmek suretiyle Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.12.03.2018 (¤¤)