(2918 S. K. m. 57) (5237 S. K. m. 89) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf talepleri içeriğine göre duruşma açılmasına karar verilerek yapılan duruşma sonucunda dosya görüşüldü:
Gereği düşünüldü:
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2015 tarih, 2015/1492 esas sayılı iddianamesi ile; Suç tarihinde müşteki şüpheli O. E.'in sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı araçla Mustafa Münir Ergin Bulvarı üzerinden Netsel Marina istikametine doğru seyir halinde olduğu sırada Mustafa Kemal Paşa Caddesinden dönüş yapmakta olan, müşteki şüpheli M. E. P.'nun sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı motorsikletle çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde müşteki şüpheli M. E. P. ve motorsiklette yolcu olarak bulunan müşteki O. M.'nın yaralandıkları, şahısların olay sonrası yapılan muayeneleri sonucu müşteki M. E.'in yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun, müşteki O.'nın ise vücudunda kemik kırığı bulunduğunun anlaşıldığı, tarafların alınan ifadelerinde olay nedeniyle birbirlerinden şikayetçi olduklarını ve uzlaşmak istediklerini beyan etmeleri üzerine, uzlaştırıcı avukat olarak görevlendirilen Av. H. Ö. tarafından düzenlenen 09/07/2015 tarihli uzlaştırma raporu incelendiğinde şüpheli ile müştekilerin uzlaşmaya varamadıklarının anlaşıldığı, her ne kadar kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluşumunda 48 SA 0.. plaka sayılı motorsiklet sürücüsü müşteki M. E.'in KTK'nın 57/1-C (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) kuralını ihlal ettiği, ....... plaka sayılı araç sürücüsü şüpheli O. E.'in ise herhangi bir ihlalinin olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de, müştekilerin alınan ifadelerinde olay sırasında yavaş ve kontrollü bir şekilde caddeye çıkarak sola dönüş yapmak istedikleri sırada, şüphelinin bir minibüsü sollayarak aşırı süratli bir şekilde kendi şeridine girdiği ve bu esnada kendilerine çarptığı yönündeki beyanları, ayrıca kusur durumunun tespiti mahkemenizce yapılacak inceleme sonucu mümkün olup, bu hususu takdir yetkisinin münhasıran mahkemeye ait olduğu da gözönünde bulundurularak, şüpheli O. E.'in müştekiler M. E. P. ve O. M.'ya karşı suç tarihinde üzerine atılı "taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçunu işlediği hususunda hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe ve delil elde edildiği belirtilerek TCK 89/4 ve 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 15/12/2016 tarih, 2015/324 Esas ve 2016/353 Karar sayılı karar ile sanığın TCK'nın 89/4 maddede belirtilen birden fazla kişinin taksirle yaralanmasına neden olmak suçundan 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine, dairemizce yapılan inceleme neticesinde duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Sanık O. E. talimat yoluyla alınan ifadesinde; 'Ben olay günü Marmaris Garaj yolundan Netres Marina istikametinde aracım ile seyir halinde idim. Sarıana Camiisini hemen geçtikten sonra Sağ taraftan gelen bir yaya yolu var. Bu yaya yolu trafik araçlarına kapalıdır ve araçların girmemesi için sarı bariyerler ile kapatılmıştır. Müşteki M. E. motoru ile oradan geçerek kaldırımdan yola indi ve ben durmaya çalıştım ancak duramadım ve kendilerine aracım ile çarptım. Ben hemen araçtan indim ve arkadan gelen araçlardan yardım istedim. Hemen ambulansı aradım. Bir den bir şahıs çıka geldi ve elinde kamerası vardı ve hemen bana röportaj yapabilip yapamayacağımı sordu çekim yaptı. Daha sonra ulusal basında fotoğraflarımı ve ismimi gördüm. Bu kayıtları yapan fotoğrafları çeken kişi müştekinin arkadaşı olduğunu karakolda öğrendim. Ben üzerime atılı suçu kabul etmiyorum.
Beraatimi talep ederim. Kendileri trafiğe kapalı bir yoldan trafiğe çıkmıştır. Hakkımda mahkumiyet kararı verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakatım yoktur, çünkü ben suç işlemedim' şeklinde savunma yapmıştır.
Katılan O. M. talimat yoluyla alınan beyanında; ''Ben daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, olayla ilgili maddi ve manevi zararımız vardır. Sanığın aleyhe çelişkili beyanlarını kabul etmiyorum. Sanık tarafından zararımız giderilmemiştir'' demiştir.
Katılan M. E. P. talimat yoluyla alınan beyanında; ''Ben daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, olayla ilgili maddi ve manevi zararımız vardır. Sanığın aleyhe çelişkili beyanlarını kabul etmiyorum. Sanık tarafından zararımız giderilmemiştir. Aleyhe olan raporu kabul etmiyoruz. Olayda herhangi bir kusurum yoktur'' demiştir.
Katılanlar vekili talimat yoluyla alınan beyanında; ''Sanığın bir kısım anlatımları maddi olayla ilgili ilgisiz bir kısmı açıkça dosya kapsamı ve önceki beyanları ile çelişmektedir. Sanığın beyanlarını kabul etmiyoruz. Ancak tevil yolu ile ikrarının gözetilmesini istiyoruz. Her ne kadar müvekkilime dosya kapsamında aldırılan raporda kusur atfedilmiş olsa da kaza sanığın sollama yasağı olduğu yolda sollama yapıp karşı şeride de kapatmak sureti ile yol almasından ve müvekkilimin görüş mesafesi dışında gelerek bir anda çarpmasından kaynaklanmıştır. Müvekkilim tali yoldan motorsikleti ile trafik kurallarına uygun şekilde tedbirli şekilde sağını solunu kontrol ederek çıkışını yapmış şeridine girmiştir. Şeridinde olmayan hatalı sollama yapma eylemi ile sanıktır ve kaza da doğrudan bu eyleme konu illiyet bağı ile gerçekleşmiştir. ATK'dan temin edilecek rapor ile de bu husus açıklığa kavuşacaktır. Sanığın cezalandırılmasını talep ederiz. Müvekkilime Atfedilen kusurun maddi gerçek huzurunda kabulü mümkün değildir'' demiştir.
Sanık O. E. Yerel Mahkemesince Alınan Savunmasında; "Olay günü aracım ile seyir halindeyken, kaldırımdan araçların yasak olduğu bölgeden motor çıktı ben de aniden fren yaparak çarptım, motorda bir bayan bir erkek vardı, sonra ambülans geldi yardım etmeye çalıştık, olay istemim dışında olmuştur, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, herhangi bir maddi zarar olursa ödemeyi kabul etmiyorum, çünkü trafik polisi yaptığı araştırmada karşı tarafı suçlu görülmüştür, hakkımda mahkumiyet kararı verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakatım vardır, beraatimi talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan M. E. P. Yerel Mahkemesince Alınan Beyanında; "Olay günü eşim ile beraber yola kontrolü bir şekilde çıkış yaparken bizim bulunduğumuz şeritte araç vardı. O şerit kapalıydı. Bizi kontrolsüz şekilde hızlı bir şekilde sollarken kapalı şerite geçti ve bize çarptı. Şahıs son derece kontrolsüz ve süratli bir şekilde bize çarptı ve 11 metre fren izi bıraktı. Sanıktan şikayetçiyiz, davaya katılmak istiyorum. Olay nedeni ile maddi zararım vardır. Uzun bir süre çalışamadım. Kullandığımız motorsiklet parçalandı. Sanık bizimle hiç bir şekilde ilgilenmedi özür dilemedi. Sanığın alman hükümetinden almış olduğu ehliyetin süresi geçmiştir fakat o ehliyeti kullanmaya devam etmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan O. M. Yerel Mahkemesince Alınan Beyanında;; "Eşim ile eve gidiyorduk. Yolun tek tarafı kapalı idi. Sağ tarafı kontrol ettik araç yoktu sol tarafı kontrol ettik orada da gözükmedi. Daha sonra arkamızdan gelen araç bize çarptı son derece hızlıydı ve kontrolsüzdü. Sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Olay nedeni ile maddi zararım vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; Sanık O. E.'in sevk ve idaresindeki otomobil ile Mustafa Münir Ergin Bulvarını takiben Netsel Marina istikametine doğru seyir halinde iken Mustafa Kemalpaşa caddesinin kesiştiği kavşağa geldiğinde sağ tarafından Saruhanlı mahallesi Mustafa Kemalpaşa caddesinden gelip bulvara çıkış yapmak isteyen M. E. P.'nun sevk ve idaresindeki motosikletin sol tarafına sanığın yönetimindeki aracın ön kısmı ile çarpması sonucu katılanın basit biçimde, eşi katılan O.'nın ise vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, tarafların uzlaşamadıkları olayda katılanın seyri sırasında ilk geçiş hakkını otomobile vermeden kontrolsüzce yola çıktığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bu davranışı ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanığın ise meskun mahalde kavşağa yaklaşarak hızını azaltması kontrollü ve tedbirli seyretmesi, sağ tarafından yola katılan, katılanın idaresindeki motosikletin fark ettiğinde uyarması ve kazayı önleyici etkin tedbirleri alması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tali derecede kusurlu olduğu, bu itibarla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin bilirkişi raporu ile yerel mahkemece olay mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun oluşa ve dosya kapsamına uygun düştüğü, suçun nitelenmesine ve hükmolunan cezada usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı düşünüldüğünden sanığın istinaf nedenlerinin esastan reddine, katılanlar lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmesini kamu adına talep ve iddia etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Sanık O. E.'in sevk ve idaresindeki 45 SB 7.. plakalı otomobiliyle saat 13:30 sıralarında Mustafa Münir Ergin Bulvarı üzerinden Netsel Marina istikametine doğru seyir halinde olduğu sırada Mustafa Kemalpaşa caddesinden dönüş yapmakta olan katılan M. E. P.'nun sevk ve idaresindeki …… plakalı motorsiklet ile çarpışması neticesinde katılanın basit tıbbi tedavi ile giderilebilecek şekilde, motorsikletin arkasında bulunan eşi katılan O.'nın ise vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, tarafların arasında uzlaşma sağlanamadığı, yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, katılanın seyri sırasında ilk geçiş hakkını otomobile vermeden kontrolsüzce yola çıktığı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bu davranışı ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanığın ise meskun mahalde kavşağa yaklaşarak hızını azaltması kontrollü ve tedbirli seyretmesi, sağ tarafından yola katılan, katılanın idaresindeki motosikletin fark ettiğinde uyarması ve kazayı önleyici etkin tedbirleri alması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tali derecede kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Dairemizce yapılan incelemede, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında kusur yönünden çelişki bulunduğu halde çelişki giderilmeden dosyada karar verilmiş olması nedeniyle, duruşma açılmasına karar verilmiş, adli tıp kurumunca düzenlenen bilirkişi raporu ile de yerel mahkemece yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun kusur yönünden uyumlu olduğu, oluşa ve dosya kapsamına uygun düştüğü değerlendirilmekle sanık vekilinin istinaf itirazlarının reddi ile istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak katılanların iki ayrı düzenlenmiş vekaletname ile kendilerini yargılamada temsil ettirdikleri halde katılanlar lehine tek vekalet ücreti tayin edilmiş olması yasaya aykırı görüldüğünden katılanlar vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü ile bu yönden yerel mahkeme hükmünün bozulmasına ve CMK 280/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve katılanlar vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosyada iki ayrı katılanın ayrı ayrı düzenlenmiş vekaletnamelerinin bulunduğu halde katılanlar lehine tek vekalet ücreti tayin edilmiş olması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Ancak, bu hususta, aynı Kanunun 280/1-a maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 10. paragrafında geçen "Avukatlık Ücret Tarifesine göre" ibaresinden sonra gelen kısmın çıkartılarak yerine ''1.800'er TL vekalet ücretinin sanıktan ayrı ayrı alınarak katılanlara verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
Mahkemece yapılan yargılama giderine ayrıca dairemizce duruşma açıldıktan sonra yapılan usuli işlemlere yönelik olarak adli tıp kurumu ücreti olan 314,50 TL, posta gideri 9,40 TL ve 7,40 TL, 2 tebligat gideri 28 TL olmak üzere toplam 359,30 TL'nin yargılama giderlerine eklenerek sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesine,
Dair, mütalaaya uygun olarak, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, sanığın, katılanların ve katılanlar vekilinin yokluğunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14.05.2018 (¤¤)