(5237 S. K. m. 179) (5271 S. K. m. 231, 253, 280)
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 179/3-2 maddesi gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 62 (1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5 maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, dair Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/12/2016 tarihli ve 2016/639 Esas 2016/785 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığın idaresindeki araç ile alkollü halde seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, Mağdur Şüpheli C.A.'ın sevk ve idaresindeki araca çarptıktan sonra bu aracın arkasından gelmekte olan mağdur şüpheli Y.G.'in sevk ve idaresindeki araca çarptığı, kazada mağdur şüpheliler K.K. ve Y.G. ile mağdur şüpheli K.K.'nun aracında yolcu olarak bulunan mağdurlar H.G. ve B.G.'in yaralandıkları, mağdurların yaralanması ile ilgili olarak sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçu yönünden uzlaşma nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilerek, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dava açıldığı olayda,
Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın tek bir eylemi ile meydana geldiği, taksirle yaralama suçunun zarar, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olduğu, zarar suçunun oluştuğu durumda, artık trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza verilemeyeceği, taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması karşısında ise, uzlaşma ile fail ve mağdur arasında zararın giderilmesi konusunda anlaşma sağlanmış olmakta ve uzlaşma kurumu, uyuşmazlığı hukuki ve cezai tüm sonuçları ile ortadan kaldırmakla, böylece devlet ile fail arasındaki ceza ilişkisi sona ermekte ve fail cezalandırılmaktan kurtulmaktadır. Bu nedenle, CMK'nın 253/19 maddesi gereğince uzlaşma kurumunun uyuşmazlığı hukuki ve cezai tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırdığı gözetilerek, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta CMK'nın 280/1a-son maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkrası çıkartılarak, yerine "1-Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2-Yargılama giderlerinin devlet hazinesi üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 30.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)