(5271 S. K. m. 141)
Davacının tazminat talebinin kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 02/06/2016 günü saat: 18/00 civarında Karşıyaka Çarşı girişindeki iş bankası önünde gezi olaylarının yıl dönümü nedeniyle düzenlenen etkinlik sonrasında Karşıyaka Emniyet Müdürü ve yardımcıları ile güvenlik şube müdürü ve onlarca sivilin partililerin elindeki pankartları almak için fiziki girişimde bulundukları, yapılan işlemin kanunsuz olduğu açıklamaya çalışılırken tartaklanarak gözaltına alındığı, müvekkili Türk Milleti, Cumhuriyet ve Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme, yönetme ve katılma, görevi yaptırmamak için direnme suçları atfedildiğini, Karşıyaka CBS'nın 24/06/2016 tarih, 2016/8943 soruşturma, 2016/6212 karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, aynı gün gece 23/30 sıralarında serbest bırakıldıklarını, müvekkilinin haksız olarak 02/06/2016 günü gözaltına alınıp aynı günü gece geç saatlere kadar tutulması nedeniyle 5000 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı maliye hazinesinden tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 300 TL manevi tazminatın davacı hakkında yakalama işleminin yapıldığı 02/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3960 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmış, davacı vekili ve davalı vekili duruşmada hazır bulunmuştur.
Davacı vekili duruşmada istinaf talebini kabul etmediklerini, esastan red kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili duruşmada istinaf dilekçelerini tekrar ettiklerini, ayrıca davacıya verilen vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini beyan etmiştir.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütaalasında; Davacının halkın kurtuluş partisi; İzmir il yönetim kurulu üyesi olduğu parti yönetimi tarafından 02/06/2016 günü Karşıyaka çarşı girişinde gezi olaylarının yıl dönümü nedeniyle anma etkinliği düzenlendiği basın açıklaması sonrasında polisin partililerin ellerindeki pankartı almak için fiziki girişimde bulundukları bu bağlamda davacının ve bir kısım parti yöneticilerinin göz altına alındıkları aynı gece serbest bırakıldıkları akabinde yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 300 TL manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmış ise de yakalama işleminin saat 19:10'da yapıldığı, davacının aynı gece saat 23:03'de serbest bırakıldığı göz önüne alındığında hükmolunan manevi tazminatın hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak şekilde hak ve nasafet kurallarına uygun makul miktar ölçüsünü aştığı sonucuna varıldığında tazminatın makul miktara indirilmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Davacı vekili duruşmada; İddia makamının mütalaasına katılmadıklarını, Müvekkilinin yasal haklarını kullanır iken gözaltına alındığını, dolayısıyla yerel mahkemece verilen tazminatın aslında yetersiz olduğunu, ancak kendilerinin miktar ile uğraşmadıklarını, sadece müvekkilinin bu şekilde göz altına alınmış olması nedeniyle yasal haklarını kullandıklarını, Yerel mahkemenin kararının esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda;
Davacının 12 kişilik grup ile Karşıyaka Çarşı İşbankası önünde 03.06.2016 tarihinde Halkın Kurtuluş partisi il başkanlığı tarafından organize edilip ve gezi olaylarının yıldönümü nedeniyle düzenlenen basın açıklaması nedeniyle saat 19.10 sıralarında yakalandığı aynı gün saat 23.03 sıralarında salıverildiği, Karşıyaka Cumhuriyet başsavcılığının 2016/8943 soruşturma ve 2016/6212 karar no ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip kararın davacıya 21.07.2016 tarihinde tebliğ edilip 08.08.2016 tarihinde kesinleştiği, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda CMK'nın 141 ve devamı gereğince tazminat davası açılabilmesi için gereken ihtarın bulunmadığı davanın süresinde açıldığı, ancak mahkemece tazminata hükmedilirken nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, ceza infaz kurumunda fazladan kaldığı süre, olayın cereyan tarzı ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması ve dava dilekçesinde faiz isteminin dava tarihinden hükmedilmesi talep edilmesine rağmen talebi aşar şekilde gözaltı tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiği hususlarında mahkeme kararı isabetsiz bulunarak hükmün bozulmasına ve yukarıdaki ölçütler dikkate alınarak davacının sosyal ve ekonomik durumu, olayın cereyan tarzı, gözaltında bulunduğu süre, gözaltına alınmasına neden olan suç ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, manevi tazminat miktarının 100 Tl ye indirilmesine, hükmedilen manevi tazminata talep gibi dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davalı vekilinin vekalet ücretinin fazla hükmedildiğine ilişkin itirazının ise tazminat davalarında hükmedilecek vekalet ücretinin 27.08.2017 tarihinde yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında değişikliğe uğradığı karar tarihinin bu değişiklikten önce olduğu bu nedenle bu yöndeki itirazında yerinde olmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki gibi karar verilmek suretiyle hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2017 tarih, 2016/357 esas, 2017/17 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 100 TL manevi tazminatın davacı hakkında dava tarihi olan 10/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3960 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Yargılama giderinin kamu üzerinde BIRAKILMASINA,
Dair, mütalaaya uygun olarak, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/02/2018 (¤¤)