(5271 S. K. m. 231, 299)
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmekle durumalı inceleme istemi süresinde yapılmadığı gibi davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin CMK'nın 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilip dosya üzerinde yapılan incelemede;
Davacı vekili 03.06.2015 havale tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının 27.07.2017 tarihinde terör örgütüne yardım ve propagandasını yapma suçundan tutuklandığını İzmir 10 Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/ 343 esas sayılı dava dosyasında yargılandığını 12.11.2009 tarihinde tahliye edildiğini haksız olarak tutuklu kaldığı için İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012 /390 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini bu dosyanın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30.09.2014 tarih ve 2014/5015-2014/19026 sayılı ilam ile bozulduğunu bozma kararı üzerine İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli 2014/385 esas sayılı dosyada tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini dosyanın halen Yargıtay da olduğu bu arada müvekkili hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın izmir 5. Çocuk mahkemesinin 22.04.2015 tarihli ek kararı ile CMK'nın 231/10. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiği belirtilerek 30.000TL maddi ve 30.000 Tl manevi olmak üzere toplam 60.000 Tl tazminata ve 27.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 16.07.2015 tarihli cevap dilekçesinde davacı vekilinin aynı konu aynı nedenle dava açtığını dosyanın izmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/385 esas sayılı dosya olup halen derdest olduğunu açılan davanın mükerer olduğunu bu nedenle esastan reddine karar verilmesi gerektiğini ve her iki davanın aynı olaya ilişkin olmasına rağmen farklı miktarlarda tazminat talep edildiğini ayrıca İzmir 9. ağır Ceza mahkemesince verilen ve Yargıtay bozması öncesine ait olan İzmir 9 ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2013 tarih ve 2012/390 esas- 2013/186 karar sayılı hüküm nedeniyle davacı vekilinin icra müdürlüğüne başvurduğunu ve İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2014/6308 sayılı dosyası ile izmir gönderilen 07.05.2014 tarihinde tebliğ edilen icra emri üzerine Maliye Bakanlığının ödenek tahsisi üzerine 16.07.2014 tarihinde ilama bağlı borç ödemesi tutarı olan 41.959.99 tl nin reddiyat makbuzu ile davacı vekiline ödendiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda incelemeye konu İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2016 tarih 2015/ 189-2016/231 karar sayılı hükmü ile davacının hakkında terör örgütü üyeliği ve terör örgütüne yardım ve kamu malına zarar verme suçlarından dava açıldığı ancak kamu malına zarar verme suçu dışında herhangi bir hüküm kurulmadığı atılı bu suçlar yönünden zamanaşımı sonuna kadar karar verilmesinin mümkün olduğu hüküm verilmeyen eylemler nedeniyle mahkemesine yazı yazılmasına ve kamu malına zarar verme suçundan da düşme kararı verildiği belirtilerek şartları oluşmadığından maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine dair karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya içinde İzmir 28. İcra müdürlüğünün icra dosyasının mevcut olduğu ve davacının İzmir 9 ağır Ceza Mahkemesinin 05.06.2013 tarih ve 2012/390 esas- 2013/186 karar sayılı hüküm nedeniyle hükmedilen tazminat tutarının davacı vekiline ödendiği anlaşılmıştır.
Dosya ekindeki İzmir 5. Çocuk Mahkemesinin 2011/433 esas 2012 /212 karar sayılı dosyaya ait 1 klasörden ibaret dosyanın incelenmesinde; dosyanın ekinde izmir 10 Ağır ceza Mahkemesinin 2007/ 343 esas sayılı dosyasının onaylı suretlerinin de olduğu Davacı A.Y.'ın izmir 10 Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/61 sorgu 2007/200 soruşturma nolu tutuklama müzekkeresi ile Pkk terör örgütünün propagandasını yapma, bu örgüte yardım ve yataklık etmek suçlarından TCK'nın 314/2, 3713 sayılı kanunun 5, 7/2. maddeleri gereğince 27.02.2007 tarihinde tutuklandığı, yine aynı mahkemenin 12.11.2009 tarih ve 2007/343 esas sayılı tahliye müzekkeresi ile tahliyesine karar verildiği, davacı ( sanık hakkında ) 13.08.2007 tarihli iddianame ile PKk terör örgütü Buca gençlik yöneticisi olduğundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı kanunun 5, yönettiği örgüt üyelerine verdiği talimat doğrultusunda 07.04.2007 ve 03.05.2007 tarihlerinde gerçekleştirilen Buca da 2 belediye otobüsünün ve işbankasına ait ATM nin yakılması eylemleri nedeniyle ( 3 kez ) TCK'nın 152/1-a 2-a, 3713 sayılı kanunun 5 ve mesaj çekerek örgüt propagandası yapma suçundan 3713 sayılı kanunun 7/2. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, İzmir 10 Ağır Ceza mahkemesinin ilk sayfası bulunmayan 29.09.2010 tarihli kararıyla sanık A. Y. hakkındaki kamu malına zarar verme eylemi nedeniyle davanın tefrikine karar verildiği yargılamanın da 29.09.2010 tarihine bırakıldığı kamu malına zarar verme suçundan açılan davanın izmir 10 Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/199 esasına kaydedildiği, 2010/279 karar sayılı 11.01.2010 tarihli karar ile davaya bakmanın izmir Çocuk Ağır Ceza mahkemesinin görevine girdiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verildiği, İzmir 5. Çocuk Mahkemesinin 22.11.2010 tarih ve 2010/729 - 2010/641 sayılı kararıyla davaya bakmanın İzmir Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin görevinde olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği, İzmir 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin de 30.11.2010 tarihli ve 2010/ 195- 2010/ 216 sayılı karar ile görevsizlik kararı verilerek görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 12.05.2011 tarih ve 2011/ 3345 - 2011/ 3869 sayılı karar ile İzmir 5. Çocuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verdiği ve dosyanın İzmir 5.Çocuk Mahkemesinin 2011/433 esasına kaydedildiği ve yürütülen yargılama sonucunda 15.03.2012 tarih ve 2011/433- 2012/212 sayılı kararıyla davacı ( sanık ) hakkında kamu malına zarar verme suçundan CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süreyle denetim süresi belirlenmesine sanık müdafiinin yüzüne karşı karar verildiği, ancak kararın katılanlara tebliğ edilmediği bu karara sanık vekili tarafından itiraz edildiği, İzmir 1.Çocuk Ağır Ceza mahkemesinin16.11.2012 tarih 2012/ 521 müteferrik nolu karar ile itirazın kesin olarak reddine karar verilip kesinleştiği, davacı ( sanık ) vekilinin talebi üzerine İzmir 5. Çocuk Mahkemesinin 22.04.2015 tarih 2011/433- 2012/ 212 sayılı ek kararı ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda CMK'nın 231/10. maddesi gereğince 17.04.2015 tarihi itibariyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararında katılanlara tebliğ edilmeden 02.06.2015 tarihinde kesinleştirildiği, davacı ( sanık ) hakkında 22.02.2016 tarihli İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı yazısına göre Arif Yıldırım hakkında terör örgütü üyeliği ile ilgili gerek İzmir 10. Ağır Ceza mahkemesi gerekse dosyanın görevsizlik kararıyla gittiği İzmir 5. Çocuk Mahkemesi tarafından herhangi bir hüküm kurulmadığı belirtilerek ekk karar istendiği anlaşılmıştır. İzmir 5. Çocuk Mahkemesi 22.02.2016 tarih ve 2011/ 433 sayılı ek kararıyla terör örgütü üyeliği suçu ile ilgili olarak mahkememizce herhangi bir hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından 29.11.2017 tarihli dilekçe ekinde, İzmir 1.Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2017 tarih ve 2017/120 -187 sayılı kararına ilişkin ilam örneği ibraz edilmiş incelenmesinde; sanığın A. Y., suçun silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütünün propagandasını yapma suçundan izmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2007 tarihli iddianamesi gereğince açılan davada İzmir 10 Ağır Ceza Mahkemesince sanık Ö. Ö. hakkında terör örgütüne yardım etmek suçundan mahkumiyet sanıklar A. G. ve S. Ç. haklarında görevsizlik kararları verildiği, dosyamızın davacısı A. Y. hakkında ise kamu malına zarar verme suçundan görevsizlik kararından başka diğer suçları yönünden görevsizlik kararı verilmediğinin tespiti üzerine izmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10 Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazılıp ek görevsizlik kararı verilmesi talebi üzerine izmir 10 Ağır ceza mahkemesi 14.03.2016 tarih ve 2007/ 343 esas 2011/ 180 sayılı ek karar ile suçun silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından ek görevsizlik kararı verilerek dosyanın çocuk ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, Çoçuk 2. ağır ceza mahkemesinde yargılama devam ederken kapatılması üzerine yargılamanın 1. çocuk ağır ceza mahkemesinde devam edildiği ve yapılan yargılama sonucunda suçun silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından beraatine ve 3960 tl vekalet ücretinin suça sürüklenen çocuğa verilmesine karar verildiği, CMK'nın 141 ve devamı maddeleri gereğince tazminat haklarının bulunduğunun ihtarına karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyap üzerinden yapılan incelemede; İzmir 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarih ve 2014/385- 2014/ 415 sayılı kararının Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.11.2017 tarih 2017/3091 - 2017/ 8367 sayılı kararıyla " davacının İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/189 esas sayılı dosyasına da taraf olduğunun anlaşılması karşısında, bahse konu dosyanın incelenerek, dava konusu ve taraflarının aynı olup olmadığı bu kapsamda aynı sebebe dayalı başka bir davanın bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulup, her iki dosyanın da aynı sebebe dayandığının anlaşılması halinde, bu dosya üzerinden verilen hüküm kesinleşmiş ise açılan davanın CMK'nın 223/7 maddesi uyarınca reddine, davanın halen devam ettiğinin anlaşılması halinde ise her iki dosya birleştirilip, birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi" gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Davacı vekilinin dairemize sunduğu İzmir 1.Çocuk Mahkemesinin 2017/120 esas sayılı dosyası celp edilip, kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp, İzmir 9 Ağır Ceza mahkemesinin Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.11.2017 tarihli kararı ile bozulan dosyası ile bu dava konusu ve taraflarının aynı olup olmadığı bu kapsamda aynı sebebe dayalı başka bir davanın bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulup, her iki dosya birleştirilip, İzmir 28. İcra dosyasında değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle sair yönleri incelenmeksizin CMK 289/1-e ve 280/1-d maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın belirtilen nedenlerle yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 21.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)