T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/249
KARAR NO: 2024/1032
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/548
KARAR NO: 2021/667
KARAR TARİHİ: 26/11/2021
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/10/2014
BİRLEŞEN DAVA: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2015/576 ESAS, 2015/513 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/10/2015
KARAR TARİHİ: 02.07.2024
KARARIN YAZ. TARİH: 03.07.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.11.2021 tarih ve 2020/548 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin birleşen davada davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
ASIL DAVADA;
Davacı vekili tarafından 13/10/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında düzenlenen tarihsiz sözleşme ile müvekkilinin "... A.Ş. nin A.O.S.B.de kurulu işletmesinde yapılacak olan 4 adet 500 ton kapasiteli paslanmaz çelik tank işlerinde yapımı istenen tank temelleri, ekipman temelleri, tüm boru malzemeleri ve işleri, izolasyon, saha betonlaması ve çelik konstrüksiyon ve montaj işlerinin yapılması " işini üstlendiği, sözleşme gereği işe ilişkin tüm malzemeleri aldığı ve tüm sözleşme konusu işin tamamına yakın kısmını tamamlayarak işin gereği sözleşmede bulunmayan ve yapılması gereken pek çok ek imalatı da gerçekleştirdiği, ancak davalı tarafından haksız olarak müvekkilinin işten el çektirildiği, müvekkili tarafından yapılan imalatların karşılığı 590.000,00 TL nin ödendiği ancak son fatura bedeli olan 295.000,00 TLnin 140.782,73 TL lık kısmının ödenmemesi üzerine Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğünün 2014/7880 esas sayılı takip dosyası ile icra takibine başlandığı, davalı tarafından yapılan itiraz nedeni ile icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğu ileri sürülerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, davacı tarafından sözleşme gereğince edimlerinin yerine getirilmediğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddine ve % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVADA;
Davacı vekili tarafından 15/10/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Aş'nin AOSB Çiğli adresinde bulunan işletmesinde yapılacak bir kısım imalat ve yapı işlerinin yüklenici sıfatıyla yapılması için teklif oluşturularak teklifin kabul edildiğini ve davalı ile proje kapsamında yapılacak tüm imalat ve yapı işlerini sözleşme ve teknik şartnamelere uygun bir şekilde yerine getirme kabiliyeti ve tecrübesine sahip olduğunu ve bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülük ve sorumlulukları ifa edecek teknik altyapıya, insan gücüne ve mali imkanlara sahip olduğunu taahhüt etmesi nedeniyle, 30.05.2013 tarihinde davalı ile taşeron sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile ... arasındaki sözleşmenin ise 03.06.2013 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin 11.maddesinde sözleşmenin imzalanmasından en geç 15 gün içinde işe başlamak , başlangıç tarihi 18.06.2013 tarihini geçmeyecek ve 4 ayda işin tamamlanması gerektiğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından işe 18.06.2015 tarihinde başlandığını ancak davalı tarafından sözleşme gereği yapılacak bir takım işlere ise 21.06.2013 tarihinde başladığını ve 14.10.2013 tarihinden sonra da hiç iş sahasına gelmediğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmeyen, şantiyeye uğramayan davalı ile arasındaki sözleşmeyi Aliağa 1. Noterliğinin 07.11.2013 tarih ve 015498 y.nolu ihtarnamesi ile feshettiğini, ancak davalıya tebliğ edilmediğini, müvekkili şirketin sözleşme gereğince davalıya yapılması gereken ödemeleri 500.000,00-TL çek, 9.000,00-TL ise EFT yoluyla yaptığını ancak davalının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemesinden dolayı 50.000,00-TL lik ödemeyi yapmadığını, müvekkilinin davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesinden dolayı ...'e sunulan görevlendirme yazısı ile ... de görevlendilirek yeni taşeron temini yoluna gitmek zorunda kalarak, davalı tarafından yapılan şartnameye aykırı olarak yapılan, hiç yapılmayan ve başlandığı halde bitmeyen işlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, müvekkili şirketin ayrıca kendisinin ilave maddi yükümlülüklere katlanma zorunda bırakan davalıdan faturalar nedeniyle 16.965,28-TL, davalının 30.10.2013 tarihi itibariyle SGK pirim borçlarına ve faturalara ilişkin 24.619,74-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından davalıya sözleşmeden dolayı verilen henüz ödeme vadesi gelmemiş çeklerin kendine ödenmesinin talep edildiğini, ancak çeklerin ödenmediğini ve davalı tarafından üçüncü kişilere ciro edilen tüm çekleri vadesinde ödediğini, davalı tarafından 21.10.2013 tarih ve A-0203 seri ve sıra nolu faturayla müvekkili şirketten 295.000,00-TL talepde bulunulduğunu ve davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, davalı tarafça Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/726 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ileri sürülerek Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/726 E. S. dava dosyası ile birleştirilmesine, müvekkili şirketçe yapılmak zorunda kılınan imalat ve işlere ait, malzeme, işçilik giderleri, silindir-vinç hizmetleri vb. harcama ve giderlere ait faturalar nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 216.530,00-TL , davalı tarafça kabul edilen ancak bugüne kadar ödemesi yapılmayan fatura nedeniyle 16.865,28-TL davalı adına ödenmek zorunda kalınan SGK pirim boçlarına ait ödeme tarihlerinden itibaren ticari işleyecek ticari faiziyle 24.619,74-TL olmak üzere toplam 258.115,02-TL alacağın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili tarafından, birleşen dosyadan verilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davalı-davacı şirketin alt taşeronu olduğunu, asıl üst işveren ile yapılan ana sözleşmenin tamamını değil 4 adet 500 ton kapasiteli paslanmaz çelik tank işlerinde yapımı istenen tank temelleri, ekipman temelleri, bütün boru malzemeleri ve işleri, izolasyon, saha betonlaması ve çelik konstrüksiyon imalat ve montaj işlerinin yapılmasını üstlendiğini, yine sözleşmede taahhüt edilmeyen bir kısım işleri de yaptığını, davalı-davacı şirket tarafından işte 10 günlük bir gecikmenin olduğunun iddia edildiğini, ancak bu gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını, davalı-davacı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ihtar çekilmediğini, hatta sözleşmenin feshi gerektiği halde davalı-davacı şirket tarafından hiç bir ihtar çekilmediğini, dava dilekçesinde 03.06.2013 tarihinde ... A.Ş. den iş sahasının teslim alındığının belirtildiğini, ancak sahanın teslim alınmasının işe başlamak için yeterli olmadığını, asıl işveren ... A.Ş. ile davalı-davacı şirket arasında imzalanan sözleşme ile SGK dan iş yeri numarası alınması gerektiğini, ancak bu sicil numarası altında müvekkili firmanın işyeri sicil numarası alıp işe başlayabileceğini kendilerine bildirildiğini, buna karşın ... ve davalı-davacı şirketin sözleşmeyi imzalamalarının 15 gün sürdüğünü, ancak müvekkilinin bu süreci de boş geçirmeyip iş yeri sicil numarası alınmasını beklemeden konteynırlarını, iş için kullanılacak demir, boru, kalıp vs. malzemeleri ve makineleri sahaya koyduğunu, her ne kadar davalı-davacı şirket tarafından müvekkili firmanın işe başlama tarihini bildirmediğini belirtilmiş ise de; davalı-davacının işe başlamaları için gerekli olan resmi prosedürün 21.06.2013 tarihinde tamamlandığının sabit olduğunu, sigorta işlemleri olmadan işe başlanmasının yasal olarak mümkün bulunmadığını, müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle bir takım gecikmeler yaşanmışsa da müvekkilinin işi teslim süresi henüz dolmadan yasal olmayan bir şekilde işten el çektirilmiş olması nedeniyle müvekkilinin büyük zarara uğradığını, karşı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve işe bitim tarihinden önce el konularak rayicin çok üzerindeki fiyatlarla işi tamamlattırdığını, bunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaldı ki davalı-davacı şirketin müvekkiline sözleşme gereği yapması gereken ödemeleri yapmadığını, bu nedenle farklı firmalara yapılan ödemelerin hangi hukuki dayanakla talep edildiğinin anlaşılamadığı ileri sürülerek birleşen dosya ile ilgili davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 11/12/2017 tarih ve 2014/726 Esas, 2017/690 Karar sayılı kararında özetle; ".....'in sözleşme uyarınca yükümlendikleri işlerini eksik bıraktığı, tamamlamadığı bu sebeple ...nin tamamlanmayan işlerden dolayı ödeme yaptığı, masraf yaptığı kabul edilmiş; bu durumda davacının sözleşmeyi tam ve eksiksiz yerine getirseydi hak edeceği götürü bedel 550,000, TL + KDV yani KDV dahil 649.000,00 TL bedelden 147.269,90 TL düşüldüğünde taşeron davacının (649.000,00 TL - 147.269,90) 501.730,10 TL sözleşme bedeline hak kazandığı, ...nın toplamda 569.913,42 TL ödemesi olduğuna ve bu ödemeler yanında davalı karşı davacı ...nın sözleşmeye göre hesaplanması gereken 15 gün üzerinden gecikme cezası da 41,250,00 TL gözönünde tutulduğunda 109.433,32 TL davalı karşı davacı ...nın alacaklı olduğu anlaşıldığından asıl davada davalının itirazının yerinde olduğundan asıl davanın reddine, birleşen davada ... Ltd.Şti.nin davanın kısmen kabulü ile 109.433,32 T L alacağının talebe göre dava tarihinden işlemeye başlayacak olan ticari faiz ile tahsiline '' dair karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının davacı-birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 19.11.2020 tarih ve 2018/1836 Esas, 2020/1359 Karar sayılı kaldırma kararı ile özetle; ''...İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında 2 ayrı bilirkişi raporu alınmış, mahkemenin hükmüne 2. bilirkişi raporu esas alınmış ise de mahkemenin gerekçesinde bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu halde tartışılıp irdelenmediği, 2. bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuki dayanağı belirtilip tartışılmadığından kurulan hükmün HMK 297. Maddesine uygun olmadığı, raporlar arasındaki çelişki hukuken açıklanamadığı takdirde çelişkinin giderilmesinin sağlanması, ayrıca birleşen davacının cezai şart yönünden talebi olmadığı halde alacak kalemi içinde değerlendirilerek hüküm kurulması dairemizce doğru bulunmadığından kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinin 26.11.2021 tarih ve 2020/548 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararı ile özetle; ''..Davacı-karşı davalı taşeron firma .... (...) firmasının resmi işe başlama tarihinin 21.06.2013 olarak kabul edilmesi gerektiği,davalı-karşı davacı ve ana yüklenici ... Ltd. Şti. Tarafından Aliağa.1. Noterliğinin 07.11.2013 tarih ve 015498 numarasıyla, davacı-karşı davalıya gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi fesh ettiği, resmi işe başlama tarihi 21.06.2013 olarak kabul edilmesi gerektiğinden bu durumda sözleşmeye göre işin bitim tarihi 21/09/2013 olarak ortaya çıktığı ,sözleşmenin 10.maddesine göre bu tarihe işin üç ay içinda tamamlanmaması halinde belirlenen ilk 15 günlük cezalı bekleme süresi ilave edildiğinde cezalı uzatılmış sürenin 6.10.2013 günü olduğu gerek fiili ve resmi sözleşme feshinin bu tarihten sonra olması ve gerek ... yetkilileri ile yapılan 05.07.2013, 12.07.2013, 19.07.2013 tarihli şantiye toplantı tutanaklarından anlaşıldığı üzere daha işin başlangıcında iş programının gerisinde kalınması sebebiyle ... firması tarafından ...' e gönderilen 06.09.2013 ve 28.10.2013 tarihli ihtarnameler ve tanık beyanlarından davacı karşı davalının aradaki sözleşmenin 10. maddesi hükmü gereğince sözleşmeyi haklı olarak fesh ettiği, bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere davalı karşı davacı tarafından davacı karşı davalıya EFT ve çek olarak 509 000,000 TL ödendiği, ... Şti. ile 13/11/2013 tarihinde; 36.500-TL+KDV tutarlı sözleşmenin ... ile yapılan geçici kabulden sonra yapıldığı için kapsam dışı kalması gerektiği ve böylece .../... ile 16/10/2013 tarihinde 3.295-TL +KDV- tutarlı,...-... ile 16/10/2013 tarihinde 40.600-TL+KDV tutarlı , .... Ltd. Şti. Firması ile 16/10/2031 tarihinde 15.000-TL+KDV tutarlı, ...- ... ile16/10/2013 tarihinde 20.900-TL+KDV tutarlı ,...- ... ile- 16/10/2013 tarihinde; 20.000-TL+KDV tutarlı ve .... ile 20/10/2013 tarihinde 25.010,00 TL +KDV tutarlı sözleşmelerin taraflar arasındaki sözleşme konusu ile uyumlu olduğu ve böylelikle davalı karşı davacının 3.Firmalar ile yaptığı sözleşmelerin toplam bedeli olarak 147.269,90-TL, zemin silindir işine 30/10/2013 tarihli fatura bedeli 1.180,00 TL ,... firmasına ödenen izolasyon malz. bedeli : 19.328,40-TL, ...'in SGK prim borcu için ödenen 24 619,74-TL,İSG konulu 4 ayrı ... faturası toplamı 7.080,00-TL, sarf malzemeleri konulu ... faturası 11.655,28-TL olmak üzere toplam 211.133,32 TL' nin taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı karşı davalı firma taahhüdünde olduğu ,davalı karşı davacı firmanın davacı karşı davalı adına yaptığı masraflar olarak değerlendirilmesi gerektiği, böylece sözleşme bedelinden 649.000,000 TL -211.133,32 TL nin düşümü ile 437.866,68 TL olarak sözleşme bedelinin ortaya çıktığı, ana yüklenici davalı karşı davacının karşı tarafa çek ve eft ile 509,000,00 TL ödediği göz önüne alındığında toplam 71.133.32 TL alacaklı olduğundan asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Birleşen davada davacı .. Ltd. Şti. vekili tarafından verilen 14.01.2022 tarihli birleşen dava yönünden verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-İstinaf kaldırma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunda müvekkili tarafından 132.046,74 TL tutarında fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiş olmasına rağmen bu duruma mahkemece izahat getirilmeden 13.05.2016 tarihli ek bilirkişi raporunu dikkate alarak 71.133,32 TL üzerinden hüküm kurulduğunu, kaldı ki 13.05.2016 tarihli rapor doğru olarak kabul edilecekse ilk kararda buna göre hüküm kurulmasının gerektiğini, bunu yapmayan mahkemenin hatalı değerlendirme ile verdiği hükmün kaldırılmasının gerektiğini,
Belirterek Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.11.2021 tarih 2020/548 E., 2021/667 K. Sayılı hükmünde birleşen davada müvekkili şirket yönünden reddedilen kısmının kaldırılmasına ve birleşen davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Birleşen dava ise, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zarar ve masrafların tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın reddine; birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın birleşen davada davacı ...Ltd. Şti vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Yüklenici ... Şti ile taşeron ... arasında "Taşeron Sözleşmesi" isimli eser sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmeyle taşeron ...'in ... A.Ş.'nin A.O.S.B. 'de kurulu işletmesinde yapılacak olan dört adet 500 ton kapasiteli paslanmaz çelik tank işlerinde yapımı istenen tank temelleri, ekipman temelleri, bütün boru malzemeleri ve işleri, izolasyon saha betonlaması ve çelik konstrüksüyon imalat ve montaj işlerinin yağımını üstlendiği, sözleşme bedelinin KDV hariç 550.000-TL olduğu, işin tamamlanma süresinin en fazla 3 ay olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Taşeron ..., asıl dava dosyasında taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında işin tamamına yakınını tamamladığını, sözleşmede bulunmayan pek çok ek imalatı da gerçekleştirdiğini, ancak yüklenici tarafından haksız olarak işten el çektirildiğini, yükleniciye 3 adet düzenlendiğini, fatura bedellerine karşılık 509.000,00 TL ödendiği, son fatura bedeli olan 295.000,00TL'nin 140.782,73 TL'sinin ödenmediğini belirerek ödenmeyen fatura bedelinin faizi ile birlikte tahsili istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yüklenici ... Şti ise birleşen dava dosyasında taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında taşeronun birtakım işlerin yapımına 21.06.2013 tarihinde başladığını, 14.10.2013 tarihinden sonra ise iş sahasına gelmediğini ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmenin 07.11.2013 tarihinde feshedildiğini, taşerona 509.000,00TL ödendiğini, taşeron tarafından sözleşmeye aykırı yapılan, hiç yapılmayan ve yarım bırakılan işlerin yüklenici tarafından yerine getirildiğini belirterek eser sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zarar ve masrafların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda yargılama aşamasında alınan iki ayrı bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmesi için yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden 20.10.2021 tarihli heyet raporunun alındığı, söz konusu bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ancak sözkonusu raporda yüklenici tarafından taşerona yapılan ödeme toplamının sehven 569.913,42 TL olarak belirtildiği; ancak yüklenici tarafından taşerona yapılan ödemelerin dosya kapsamındaki delillere göre 509.000,00 TL olması, taşeronun resmi işe başlama tarihinin 21.06.2013 olması, işin bitim tarihinin 21.09.2013 olması, sözleşmenin 3 ay içinde tamamlanmaması halinde belirlenen ilk 15 günlük cezalı bekleme süresi ilave edildiğinde 06.10.2013 olması, taşeronun sözleşmeye göre iş programının gerisinde kalması sebebiyle yüklenici tarafından 07.11.2013 tarihinde sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi ve kalan işlerin üçüncü kişilere 147.269,90 TL'ye yaptırılması, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmeye göre taşeronun yükümlülüğünde iken yüklenici tarafından yapılan zemin silindir işi için 30/10/2013 tarihli fatura bedeli 1.180,00 TL, ...ı firmasına ödenen izolasyon malzeme bedeli 19.328,40TL, taşeronun SGK prim borcu için ödenen 24.619,74TL, İSG konulu 4 ayrı ... faturası toplamı 7.080,00-TL, sarf malzemeleri konulu ... faturası 11.655,28-TL'nin taşerondan tahsili gerektiği, buna göre yüklenici tarafından yapılan toplam 211.133,32 TL' nin KDV dahil sözleşme bedeli olan 649.000,000 TL'den mahsup edildiğinde taşeron tarafından yapılan iş bedelinin 437.866,68 TL olduğu, yüklenici tarafından taşerona toplam 509,000,00 TL ödediği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, bu durumda yüklenici tarafından 509.000,00-437.866,68TL mahsup edildiğinde yüklenicinin taşerondan 71.133,32 TL alacaklı olduğu ve Mahkemece de birleşen dava yönünden 71.133,32 TL'nin taşerondan tahsiline karar verildiği anlaşılmakla ödeme miktarı yönünden bilirkişi raporundaki hatalı kısmın Mahkemece hükme esas alınmamasında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından birleşen davadaki davacı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, birleşen davada davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.11.2021 tarih ve 2020/548 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, birleşen davada davacı vekilinin, bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Birleşen davada davacı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Birleşen davada davacı ... Şti. vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.