T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1587
KARAR NO: 2024/1445
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/532
KARAR NO: 2024/528
DAVA TARİHİ: 25.06.2024
KARAR TARİHİ: 01.07.2024
DAVA: Nakde Çevrilen Teminat Mektubu Bedelinin İadesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 15.10.2024
KARARIN YAZ. TARİH: 15.10.2024
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2024 tarih ve 2024/532 Esas, 2024/528 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesiyle özetle; Davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07.09.2022 Tarihli ... Cad No:... .../... adresinde bulunan karşı tarafın maliki olduğu gayrimenkule ilişkin 5.000 Ton/gün Kapasiteli Klinker Üretim Tesisis Ve Çimento Öğütme, Depolama Ve Paletleme Tesisine Ait Aletrnatif Yakıt Besleem Sisteminin Yapı Çeliği Ve Mekanik İşleri Projelendirilmesi İle Ekipman Temin Ve Montaj İşleri Eser Sözleşmesi akdedildiğini, sistem soğuk (malzemesiz) ve akabinde sıcak (malzemeli) devreye alma işlemi de yapıldığını, işin teslimi için sözleşmede özel bir kesin kabul öngörülmediği, karşı tarafla birlikte gezilip kontrol edilerek iş tesliminin yapıldığı ve bu hususun tutanak altına alındığını, iş teslim tutanağında karşı tarafın teslim edilen işe ilişkin herhangi bir ihtirazi kaydı veya şerhinin olmadığını, buna rağmen karşı tarafça ... Bankası Üçevler Şubesine ait 31.10.2023 tarihli 2263653 mektup numaralı 19.09.2024 tarihine kadar geçerli 62.500,00 USD bedelli kesin teminat mektubunun müvekkiline iade edilmediğini, davalının üstlenilen iş tamamlanmış olmasına rağmen geçici kabul yapılmadığı ve müvekkiline iade edilmesi gereken banka teminat mektubunun iade edilmediğini, dava açılmadan önce sözkonusu kesin teminat mektubunun nakde çevrilmemesi-tanzim edilmemesi irat kaydedilmemesi, hukuki işleme tabi tutulmaması dava öncesi tedbir başvurusunda bulunulduğunu, ancak İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/120 D.İş sayılı tedbir başvurumuzdan mahkemece tedbir kararı verilmediğindan davalı tarafından teminat mektubunun nakde çevrilmek üzere bankaya ibraz edilip mektubun nakde çevrildiğini, ancak davalı tarafından mektubun bankaya ibraz edildiği 06.06.2024 tarihi itibariyle müvekkili tarafından üstlenilen bütün edimler yerine getirilmiş olup davalının mektubun nakde çevrilmesini gerektirecek herhangi bir hak veya alacağı da bulunmadığını, davalının müvekkilinden herhangi bir alacağı da olmamasına rağmen mektup haksız yere ibraz edilerek bedeli davalı tarafından tahsil edildiğini, davalı haksız yere tahsil ettiği bu bedeli iade etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle ivedi keşif yapılarak eserin mevcut halinin, bitirilip bitirilmediğinin, eserin çalışıp çalışmadığının, işin tamamlanıp tamamlanmadığının, davalıdan kaynaklı eserde meydana zarar/arızaların olup olmadığının, kullanıcı hatalarının olup olmadığının tespit edilmesine, sözleşmeden/üstlenilen işten kaynaklanan her türlü hak, alacak, tazminat haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından haksız olarak bozdurulan mektup bedelinin şimdilik 100 USD'sinin 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Dava dilekçesi davalı yana tebliğ edilmeden karar verildiğinden, davalı yanca cevap dilekçesi sunulamadığı dosya ve UYAP kapsamından anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 01.07.2024 tarih ve 2024/532 Esas, 2024/528 Karar sayılı kararı ile özetle; ''..Dava, teminat mektubunun geçersizliğinin tespiti ile muarazanın men'i ve ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Bu anlamda, hadisede davalının muhatap, davacının lehdar olduğu, davalının garanti veren bankaya müracaatı ile mektup bedelini aldığı anlaşılmaktadır.
Bankalarca, muhataba hitaben düzenlenen teminat mektupları, herhangi bir mahkeme kararına veya borçlunun rızasına bağlı olmaksızın, borçlunun alacaklıya karşı üstlendiği edimi yerine getirmemesi halinde, belirli bir miktar paranın alacaklının talebi üzerine derhal ve gecikmeksizin ödeme taahhüdünü içeren bankalarca düzenlenen belgedir. Banka tarafından kendisine garanti verilen kişiye muhatap, lehine teminat mektubu verilen müşteriye ise lehtar denilmektedir. Doktrinde teminat mektuplarının hukuki niteliği tartışılmış, garanti sözleşmesi olduğu konusu ağırlık kazanmıştır.
Teminat mektuplarının garanti sözleşmesi sayılması sonucu, banka asli ve bağımsız bir yükümlülük altına girmekte, kefaletten farklı olarak ödediği meblağları kanuni halefiyet nedeniyle borçluya rücu edememektedir. Bu durumda bankanın lehtara- borçluya rücu edebilmesi için uygulamada konrtgaranti denilen bir sözleşme banka ile lehtar arasında imzalanmakta veya kredi sözleşmesine rücu imkanı veren hükümlere yer vermektedir. Banka teminat mektupları vadeli veya vadesiz olabilmekte, vadeli teminat mektuplarında bankaların sorumluluğu ya vade sonunda sona ermekte veya muhatabın riskin vade içinde doğduğunu ispat etmesi koşulu ile on yıl devam etmektedir. ( Prof.Dr.Seza Reisoğlu - Banka teminat mektupları ve uygulamada ortaya çıkan sorunlar .Bankacılar Dergisi ,sayı 43,2002).
Teminat mektubunun tarafları, taahhüt altına giren garanti veren durumunda olan bir banka ile garanti alan durumunda olan muhataptır. Bir fiili taahhüt edilen lehtar teminat mektubunun tarafı değildir. Ancak banka kural olarak rücu hakkını güvence altına almak için, lehtarla imzaladığı kontrgarantiye dayanarak ve lehtarın talebi ile teminat mektubu düzenler. Lehine teminat mektubu verilen kredi müşterisi lehtardır. Bankalar, teminat mektupları ile asıl sözleşmenin talebi olan muhataba, asıl sözleşmenin borçlusu olan lehtarın edimini hiç veya gereği gibi yerine getirmediği takdirde, ortaya çıkabilecek zararları karşılamayı taahhüt etmektedir. Lehtarın, yani edimi garanti edilen tarafın konkordato teklifinde bulunması halinde, teminat mektubu veren bankanın, İİK 288. maddesi gereğince yapılacak ilandan itibaren aynı yasanın 299. maddesi gereğince, muhtemel alacağını konkordato komiserine bildirmesi gerekecektir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öğreti ve yargısal kararların bu uygulaması aynen benimsenerek, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde açıkça dava şartları arasında sayılmıştır. Bir davada, hukuki yarar ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin, yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olarak yargılama yapılmasına yarar sağlayacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.
Mektup bedeline müracaat, mektubun tahsil şartları, unsurları, usul ve ispat süreçleri ve bilumum her şey dava dışı bankaya mütealliktir, zira sözleşmenin tarafı, sözleşmenin yapısı, ifa yükümlülükleri vb her şey teminat mektubunu veren bankayı ilgilendirmektedir.
Teminat mektup bedelinin ödenmesi sonrasında da bedelin haklı olarak talebi ve tahsili söz konusu ise banka lehdara rücu edecektir. Mektup bedelinin tahsili ve talebine müteaallik her türlü hakkın kullanımı da bu anlamda lehdar da olmayıp bankadadır. Bu cihetle dava konusunun hukuken bir karşılığı yoktur.
Açıklanan nedenlerle; teminat mektup bedelinin banka tarafından ödenen bir meblağ olması itibarı ile iş bu bedelin iadesine dair alacak veya rücu davası açılmayacağından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından verilen 08.07.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-İlk derece Mahkemesinin davayı "teminat mektubunun geçersizliğinin tespiti ile muarazanın men'i ve ihtiyati tedbir istemi" olarak nitelendirildiğini, oysa davanın konusunun haksız yere tahsil edilen mektup bedelinin iadesi talebi olduğunu, Mahkemenin ivedilikle keşif ve delil tespiti taleplerinin değerlendirilmesi beklenirken hiçbir delil toplanmaksızın davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğini,
-Banka teminat mektuplarının nakde çevrilebilmesi için riskin gerçekleşmiş olması koşulu arandığını, risk gerçekleşmediği halde muhatabın teminat mektubunu bankaya ibraz etmek suretiyle bozdurması halinde ise lehdarın, borçlarını tamamen ifa ettiğini ve paraya çevirme işleminin haksız olduğunu iddia ederek taraflar arasındaki temel ilişkiye dayanmak suretiyle teminat mektubu bedelinin iadesini talep edebildiğini,
-İlk derece Mahkemesinin nezdinde görülen somut olayda; davalı ile müvekkili arasında yapılan sözleşme ile müvekkili şirketin yüklendiği edimlerin garantisi olarak muhatap davalı şirkete verilen teminat mektubunun; müvekkilinin sözleşmeden doğan işi gereği gibi yerine getirmesine ve bu halde riskin gerçekleşme ihtimali ortadan kalkmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı şekilde nakde çevrildiğini, bu kapsamda teminat mektubunun lehdarı müvekkili şirketin, teminat mektubunun haksız şekilde nakde çevrilmesi ve bedelinin davalı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle işbu bedeli davalıdan talep etme hakkına sahip olduğunu, zira riskin doğmamış ve sona ermiş olmasına rağmen muhatabın mektubu nakde çevirmesi halinde haksız bir tazmin ortaya çıktığını, bu sonucun teminat mektubunun temel borç ilişkisinden bağımsız olmasına karşılık, mücerret (soyut, temel ilişkiden bağımsız) bir borç ikrarı oluşturmamasına dayandığını,
-Yerel mahkemece davanın hukuki nitelendirmesinin tamamen hatalı yapıldığı gibi mektup bedelinin tahsili ve talebine yönelik her türlü hakkın kullanımının bankada olduğu, lehdarın işbu bedelin iadesine dair alacak veya rücu davası açamayacağı yönündeki gerekçesinin de hukuka aykırı olduğunu, banka teminat mektubunun lehdar ile muhatap arasındaki ilişkiye dayalı olarak verildiği somut olayda mektubun haksız bozdurulmasından kaynaklı alacak talebinin lehdar dışında başka bir kimse tarafından ileri sürülmesinin beklenmesinin hayatın olağan akışına ve temel hukuk mantığınına aykırı olduğunu, zira, teminat mektubunun haksız bozdurulduğunun somut olayda banka bu ihtilafın dışında kabul edilmekte olduğundan haksız eylem neticesine alacak talebinin taraflar arasındaki temel ilişkiye dayalı olarak ileri sürülmesi hakkının lehdara yani davacı müvekkiline ait olduğunu, somut olayda nezdinde; müvekkili tarafından iş tamamlanmış olmasına rağmen davalı tarafından kötü niyetli hareket edildiğinden meydana getirilen esere davalıdan kaynaklı verilen/verilecek olan zararların sonradan tespit edilebilmesi mümkün olmadığından somut dava kapsamında mevcut halin tespitinde hukuki yarar olduğunu, bu nedenle ivedi keşif yapılarak eserin mevcut halinin tespit edilmesi talep edildiğini, yerel mahkemece bu talepleri doğrultusunda keşif ve delil tespiti yapılması gerekirken adeta davacı müvekkilini zarara uğratma gayesiyle hiçbir delil toplamaksızın ve hatta dava dilekçeleri anlaşılmaksızın ret kararı verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını,
-Yerel mahkemenin; hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü ve re'sen araştırma ilkesi gereğince öncelikle rizikonun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştıması yapması gerekirken dosya üzerinden ve dava dilekçesinden bağımsız ve alakasız hukuki konulara dayanarak ret kararı vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,
Belirterek kararın kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edildiği görülmüştür.
Davacı yüklenici vekili, davalı iş sahibi ile 07.09.2022 tarihinde eser sözleşmesi yapıldığını, işin tamamlanıp davalı iş sahibi ile kontrol edilerek iş tesliminin yapıldığını, iş teslim tutanağında davalı iş sahibinin teslim edilen işe ilişkin herhangi bir ihtirazi kaydı veya şerhinin olmadığı halde davalı iş sahibi tarafından ... Bankası Üçevler Şubesine ait 31.10.2023 tarihli 2263653 mektup numaralı 19.09.2024 tarihine kadar geçerli 62.500,00 USD bedelli kesin teminat mektubunun iade edilmediği ve teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiğini belirterek haksız yere tahsil edilen teminat mektubu bedelinin iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Somut olayda davacı yüklenici, eser sözleşmesi kapsamında davalı iş sahibine verilen teminat mektubunun, davalı iş sahibi tarafından nakde çevrilmesinin koşullarının oluşmadığı halde nakde çevrildiği iddiasında bulunarak davalı iş sahibinin haksız tahsil ettiği bedelin iadesini talep ettiğinden ilk derece mahkemesi tarafından dava dilekçesi davalıya tebliğ edilerek taraf delilleri toplanarak esasa ilişkin yargılama yapılması gerekirken davanın "teminat mektubunun geçersizliğinin tespiti ile muarazanın men'i ve ihtiyati tedbir istemi" olarak nitelendirilerek teminat mektubu bedelinin tahsili ve talebine yönelik her türlü hakkın kullanımının bankada olduğu, lehdar davacının işbu bedelin iadesine dair alacak veya rücu davası açamayacağından bahisle davanın "hukuki yarar yokluğundan" reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf sitemi yerinde görülmüştür.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2024 tarih ve 2024/532 Esas, 2024/528 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı vekili tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine,
6-Davacı vekili tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.