T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1457
KARAR NO: 2024/1303
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/936
ARA KARAR TARİHİ: 06/06/2024
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/12/2023
BİRLEŞEN DAVA: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2023/952
ESAS, 2024/154 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/12/2023
BİRLEŞEN DAVA: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2024/197 ESAS, 2024/212 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2024
BİRLEŞEN DAVA: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2024/145
ESAS 2024/183 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19.02.2024
KARAR TARİHİ: 24.09.2024
KARARIN YAZ. TARİHİ: 24.09.2024
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/936 Esas sayılı dosyasından verilen 06.06.2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyada davalı ... Şirketi vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyasında davacılar ... A.Ş ve ... A.Ş vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/225 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir verilmesi için sunduğu talep dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Adi Ortaklık, ... Kampüsü Projesi’nin yüklenicisi olduğunu, ... Adi Ortaklığını oluşturan şirketler .... A.Ş. ile ... A.Ş. olup işbu dava ... Adi Ortaklığı adına adi ortaklığı oluşturan şirketler tarafından açıldığını, ... Sağlık Kampüsü Projesi kapsamında Müvekkili ... Adi Ortaklık ile davalı taraf arasında 14.02.2023 Tarihli ...-038 No.lu Sözleşme uyarınca “Elektrik işleri İçin Yevmiyeli ve Ekipmanlı Hizmet Alım İşleri’ne” ilişkin Sözleşme imzalandığını, müvekkili Adi Ortaklık tarafından gönderilen ...-2023/0344 sayılı, 13.10.2023 tarihli yazı ile tüm çalışanların haklarının ödenerek en geç 2 iş günü içerisinde şantiyeden çıkışını sağlaması ve ayrıca Sözleşmenin 16.n. bendi uyarınca şantiyede çalıştırmış oldukları tüm işçilerin arabulucu anlaşma belgelerini eksiksiz olarak taraflarına iletilmesi talep edildiğini, çalışanların hak ve alacakları ödenmediği gibi işçilerin çıkışları yapılmadığını, İzmir 38. Noterliğinden keşide edilen 18.10.2023 tarih ve 31242 yevmiye numaralı ihtarname ile Sözleşme ve yasal mevzuattan doğan her türlü hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile; Sözleşmesel yükümlülükler ihlal edildiğinden Elektrik işleri İçin Yevmiyeli ve Ekipmanlı Hizmet Alım İşleri’ne ilişkin 14.02.2023 Tarihli ...-038 No.lu Sözleşme ve Zeyilnamelerinin haklı nedenle feshedildiği bildirildiğini ve tüm işçilerinin şantiyeyi terk etmesi hususu bildirildiğini, buna karşılık karşı tarafça Ankara 7. Noterliğinden keşide edilen 25.10.2023 tarih ve 13720 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek TBK 117. Madde uyarınca temerrüt ihtarı olduğu iddiası ile teminatlar da dahil olmak üzere 45.095.279,91-TL ve 11.039,99-Euro 3 gün içerisinde ödenmesi aksi halde müvekkili şirket hakkında genel haciz yoluyla icra takibi başlatılacağı ihtar edildiğini, işbu alacak iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu tedbir talebine ilişkin başvurunun yapılması zarureti hasıl olduğunu, karşı tarafın meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksikliklerden ayıba karşı tekeffül borcu gereğince sorumlu olduğunu, nitekim ara hakedişler geçici mahiyette olduğunu, kesin hakedişte gerçek ve kesin iş miktarları esas alınarak kesin hesaplar yapılmakta olduğunu, davalı taraf fesih sonrası yapılan kesin hakediş uyarınca müvekkili ... Adi Ortaklığa 37.164.078-TL ve 107.235-Euro tutarında borçlu bulduğunu, davalı şirket Müvekkili ... Adi Ortaklığa borçlu durumda olduğunu, buna rağmen Ankara 7. Noterliğinden 25.10.2023 tarih ve 13720 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek teminatlar da dahil olmak üzere 45.095.279,91-TL ve 11.039,99-Euro 3 gün içerisinde ödenmesi talep edildiğini, borçlu olunmasına rağmen icra tehdidinde bulunulmuş olması nedeniyle Müvekkili ... Adi Ortaklığın İİK 72. maddesi uyarınca açılacak menfi tespit davasına esas olmak üzere ihtiyati tedbir talebinde bulunmasında hukuki yararının mevcut olduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, ihtarnamede belirtilen alacak kaleminden bağımsız olarak makul bir teminat karşılığında Ankara 7.Noterliği’nin 25.10.2023 tarih 13720 yevmiye numaralı ihtarnamesine konu haksız alacak kalemlerinin icra takibine konu edilmesinin, ihtiyati haciz kararı alınmasının ve ihtiyati haciz kararı alınması halinde ise ihtiyati haciz kararının infazının mahkememizin takdir edeceği makul bir teminat karşılığında tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.10.2023 tarih ve 2023/225 D.İş Esas, 2023/225 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Tedbir isteyen ile karşı taraf arasında eser ve hizmet alım sözleşmesinden doğan ticari ilişki olup olmadığı, var ise bu ilişki kapsamında karşı tarafın üstlendiği edimleri, tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, üstlendiği edimleri ne oranda yerine getirdiği, yerine getirilen edimlerin ayıplı olup olmadığı, bu kapsamda karşı tarafın tedbir isteyenden alacaklı olup olmadığı, var ise miktarı ile bu kapsamda karşı tarafça keşide edilen Ankara 7. Noterliğinin 25/10/2023 tarih ve 13720 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep edilen miktardan dolayı tedbir isteyenin karşı tarafa borçlu olup olmadığı hususu yargılamayı gerektirmekte ise de, ihtarnameye konu alacağın karşı tarafça tahsili halinde tedbir isteyenin telafisi güç zararlarına sebebiyet verebileceğinden, tedbir isteyenin talebine ekli olarak sunduğu sözleşme, ihtarname, hak ediş raporları ve ekli cd ortamında sunulan dokuman içeriğine göre haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği, bu kapsamda tedbir talebinin kabulü gerektirmekte ise de, İİK'nun 72. Maddesine göre takipten önce açılan menfi tespit davasında takibin durmasına takipten sonra açılacak menfi tespit davasında ise, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesine dair tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiş olup, icra takip işlemi olmayan ihtiyati haciz kararı alınmasına ve ihtiyati haciz kararının önlenmesine dair tedbir kararı verilebileceğine dair yasal düzenleme bulunmadığından, mahkememizce kaynağı yasaya dayalı olmayan bir yetkiyi kullanmak suretiyle, diğer mahkeme ve kurumların yetkisini ortadan kaldırıcı, bağlayıcı nitelikte karar verilemeyeceğinden tedbir isteyenin tedbir talebinin İİK'nun 72. Maddesi kapsamında kısmen kabulü ile karşı tarafça keşide edilen Ankara 7. Noterliğinin 25/10/2023 tarihli ve 13720 yevmiye numaralı ihtarnamesinde talep edilen alacağın %15 miktarındaki teminat gösterilmesi halinde, menfi tespit davasından sonra ihtarnameye konu alacaktan dolayı başlatılacak talebin tedbiren durdurulmasına, menfi tespit davasından önce takibin başlatılmış olması halinde ise icra veznesine giren paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine, tedbir isteyenin ihtiyati haciz kararı alınmamasına, alınmış ihtiyati haciz kararlarına icra edilmemesine dair tedbir talebinin ise reddine'' dair karar verilmiştir.
Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyada davalı ... Anonim Şirketi vekilinin İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/225 Değişik İş dosyasına vermiş olduğu 16/11/2023 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi ile özetle; Mahkemece tedbir isteyen tarafından müvekkili aleyhine açılacak menfi tespit davası tarihinden sonra Ankara 7.Noterliğinin 25/10/2023 tarihli ve 13720 yevmiye numaralı ihtarnameye konu alacaktan dolayı başlatılacak takibin tedbiren durdurulmasına, menfi tespit davasından önce takibin başlatılmış olması halinde ise icra veznesine giren paranın dava sonuna kadar tedbiren alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2023/19537 E. sayılı ilamsız takip dosyasına borçluların itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinin ekinde tedbir kararını sunduklarını, müvekkilinin tedbir kararını tesadüfen öğrendiğini, tedbir isteyen tarafların, mahkemece istenen teminatı göstermeden tedbir kararını ele geçirdiğini ve resmi işlemlerde kullandığını, HMK m. 393, 1 uyarınca tedbir kararının kendiliğinden kalktığını, tedbir isteyenlerin ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını ,bir hafta içinde talep etmediğini ve esas hakkındaki davasını süresinde açmadığını, tedbir kararının kendiliğinden kalktığını, menfi tespit davası açılmadan önce veya sonra başlatılacak takibin durdurulmasına karar verme yetkisinin kanunla sadece menfi tespit davasına bakan mahkemeye verildiğini, itiraz konusu ihtiyati tedbir kararının İİK 72. Maddeye açıkça aykırı olduğunu, menfi tespit davasına bakan mahkemenin talep üzerine alacağın %15'inden az olmamak üzere gösterilecek teminat mukavilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceğini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebileceğini, itiraz konusu ihtiyati tedbir kararının İİK 72/3'teki hükme aykırı olduğunu, kanunda olmayan icra takibinin tedbiren durdurulmasına yönelik bir tedbir olmadığını, ihtiyati tedbir talep eden iddialarının yargılamayı gerektirdiğini, asıl uyuşmazlığı çözebilecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkili ile tedbir talep edenler arasında, 14.02.2023 tarihinde “... İli’nde bulunan ... Kampüsü İşi kapsamında; MT1, MT2, MT3, MT4 Binalarında ve MHC L3 ile L5 katları arasındaki Yarım Kalmış Elektrik İmalatlarını tamamlamak adına Elektrik işleri için yevmiyeli ve ekipmanlı hizmet alım işi” sözleşmesini imzalandığını, müvekkilinin sözleşme konusu işleri tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, buna karşılık tedbir talep edenlerin, tam olarak hastanenin resmi hasta kabulüne başladığı gün olan 13/10/2023 günü düzenlediği, ancak müvekkilinin 16/10/2023 günü tebellüğ ettiği yazı ile, müvekkili şirketin personellerinin aynı gün içinde (13/10/2023 tarihinde) şantiyeden çıkarılmasını talep ettiğini, tedbir talep edenlerin 14/10/2023 tarihli sözleşmeyi sözleşmesel yükümlülükler ihlal edildiğinden haklı nedenlerle fesih edildiğini iddia ettiğini, tedbir talep edenlerin 18/10/2023'te İzmir 38. Noterliğine ait 314242 yevmiye numaralı ihtarname ile ...-2023-0344 sayılı yazıya atıfta bulunarak sözleşme ve zeyilnameleri fesih ettiklerini bildirdiklerini ve müvekkilin tüm işçilerinin derhal şantiyeyi terk etmesini talep ettiğini, tedbir talep edenlerin söz konusu sayılı yazıda sözleşmeyi işlerin büyük ölçüde azalmış olmasına bağlı olarak müvekkilinin personellerine ihtiyaç kalmadığı için iş bitimi nedeni ile fesih ettiklerini açıkça ifade ettiklerini, sözleşmenin başladığı günden fesih edildiği güne kadar toplam 10 adet hakediş düzenlendiğini, bunlardan ilk 8 tanesi sözleşmenin başladığı günden Ağustos 2023 dönemi sonuna kadar olan süreci kapsadığını, bu 8 adet hakedişin tedbir talep edenler tarafından onaylandığını, bu hakedişlerin faturalarının düzenlendiğini ve resmi kayıtlara alınarak kesinleştiğini, onaylanmış olan bu hakedişlere göre düzenlenmiş faturalar sonucunda tedbir talep edenlerin resmi kayıtlara girmiş 36.075.558,21 TL müvekkiline borcu ve 4.678,85 EURO müvekkilinden alacağı bulunduğunu, müvekkilinin Eylül 2023 ayında yapmış olduğu imalatlara ait 9. hakediş raporunu Sözleşmenin fesih edilmesinden önce 06.10.2023 tarihinde tedbir talep edenler ile paylaşıldığını, Eylül 2023 dönemine ait 9. hakedişin tutarı 6.978.908,63 TL + KDV olduğunu, müvekkilinin 01.10.2023 ile 16.10.2023 tarihleri arasında vermiş olduğu hizmete ait 10. Kesin hakediş raporunu Sözleşmenin fesih edilmesinden sonra 17.10.2023 tarihinde Ortaklığı ile paylaşıldığını, bu hakedişin tutarı 1.074.414,32 TL + 14.034,68 EURO + KDV olduğunu, 9. hakedişten (Eylül 2023) ve 10. hakedişten (Ekim 2023) sonra; tedbir talep edenlerin, müvekkiline olan toplam borcu 45.095.279,91 TL ve 11.039,99 EURO olduğunu, müvekkilinin Ankara 7.Noterliğine ait 25/10/2023 tarih ve 13720 yevmiye numaralı temerrüt ihtarı ile; ...-038 nolu sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin geçici kabulünün yapılmasını, Eylül 2023 ve Ekim 2023 dönemlerine ait hakedişlerin incelenerek onaylanmasını ve muaccel olmuş alacağının ödenmesini talep ettiğini, ihtiyati tedbir talep edenlerden ... A.Ş'nin ortağı olduğu ... Ortak Girişimi, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinden de aynı taleple tedbir kararını istediğini, 2023/141 D. İş sayılı kararda mahkeme, müvekkilinin keşide ettiği ihtarnameye konu alacakların icra takibine konu edilmesi işleminin durdurulmasına ilişkin tedbir talebini reddettiğini, bu nedenlerle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/225 D.İş 2023/225 K sayılı ve 02.11.2023 tarihli tedbir kararının zamanında uygulanmaması, ihtiyati tedbir talep edenlerin iddialarının yargılamayı gerektirmesi, asıl uyuşmazlığı çözebilecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması sebebiyle kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin tedbir talep edenlere yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/936 Esas sayılı dosyasından verilen 06.06.2024 tarihli ihtiyati tedbire itirazın değerlendirilmesi ara kararı ile özetle; ''... İzmir 2. ATM'nin 2023/225 Değişik İş sayılı dosyasında verilen 02/11/2023 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiği, ihtiyati tedbir talep edenler vekili tarafından ilgili Mahkemeye verilen 14/11/2023 tarihli dilekçe ile tedbir kararının kendilerine tebliğ ile tedbir kararının icrası hususunda ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep ettiği, Mahkemece 14/11/2023 tarihinde İzmir 8. İcra Dairesine tedbir kararının yerine getirilmesi hususunda yazı yazıldığı, Mahkememiz dosyası ile birleşen İzmir 1.ATM nin 2023/952 Esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açıldığı, Menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağından Mahkememizce verilen kesin süre içinde eksik harç bedellerinin davacı tarafça depo edildiği,Mahkememiz dosyasıyla birleşen İzmir 1. ATM'nin 2023/952 Esas 2024/154 Karar sayılı dosyasında davacı olan tarafların davalı tarafa borçlu olup olmadığı hususunun yapılacak yargılama ile belirlenebileceği, itiraza konu ihtiyati tedbir kararının İİK 72. Madde kapsamında verildiği nazara alındığında İİK 72. ve HMK 389 maddeleri kapsamı nazara alındığında ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine'' dair ara karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyada davalı ... Şirketi vekili tarafından verilen 22.07.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-İlk derece mahkemesince verilen ihtiyatî tedbir talebine itirazın reddi kararının usûl ve esas yönünden hukuka aykırı olduğundan karara karşı istinaf yoluna başvurma gereği doğduğunu, mahkemenin ret kararında, itiraza konu ihtiyati tedbir kararının İİK 72. madde kapsamında verildiği kabul edilmesine rağmen, İİK 72. ve HMK 389 maddeleri kapsamı nazara alındığında ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddedildiğini, itiraza konu ihtiyatî tedbir kararının İİK 72. ve HMK 389 maddelerine aykırı olduğunu,
-Menfi tespit davası açılmadan önce veya sonra başlatılacak takibin tedbiren durdurulmasına karar verme yetkisinin kanunla, sadece menfi tepsi davasına bakan mahkemeye verildiğini, itiraz konusu ihtiyati tedbir kararının, İİK m. 72'ye açıkça aykırı olduğunu,
-Mahkemenin ihtiyati tedbir kararının işin esasını çözer nitelikte ve tedbir talep edenlerin, yaklaşık ispat ölçüsünde kanaat oluşturamadığını, tedbir talep edenlerin, asıl davayı açmadığını ve dava konusuyla ilgili bir tedbir talep etmediğini, olmayan bir davanın olmayan bir takibinin durdurulması yönünde tedbir aldıklarını, halbuki İİK m. 72'de tedbir şartları ve zamanının özel olarak düzenlendiğini, kanunda olmayan icra takibinin tedbiren durdurulmasına yönelik bir tedbir olmadığını, menfi tespit davasından önce takibin başlatılmış olması halinde, sonradan açılacak menfi tespit davasına bakan mahkemeden tedbir kararı alınacağını, ihtiyati tedbir talep edenlerin iddialarının yargılamayı gerektirdiğini, mahkemenin, itiraz konusu bu tedbiri vermeye yetkisinin olmadığını,
-Mahkemece asıl uyuşmazlığı çözebilecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir talep edenlerin, tedbir müessesesini kötüye kullandığını, tedbir talebinde bulunabilmesi için uyuşmazlık konusu şey üzerinde hak sahibi olunması gerektiğini, uyuşmazlık konusunun, asıl davada dava edilebilir olması gerektiğini, bu şekilde tedbir talebine konu edilebileceğini, asıl dava açılarak talep edilemeyecek bir şeyin tedbir yargılamasında koruma altına alınmasının söz konusu olamayacağını, bu sebeple de itiraz konusu tedbirin kaldırılmasının gerektiğini, ihtiyatî tedbirin şartlarının olmadığını,
-Müvekkilinin sözleşme konusu işleri tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, buna karşılık tedbir talep edenlerin, tam olarak hastanenin resmi hasta kabulüne başladığı gün olan 13/10/2023 günü düzenlediği, ancak müvekkilinin 16/10/2023 günü tebellüğ ettiği ...-2023-0344 sayılı yazı ile, müvekkili şirketin personellerinin aynı gün içinde (13/10/2023 tarihinde) şantiyeden çıkarılmasını talep ettiğini, ilgili yazıdaki ifadenin tam olarak: "Projenin geldiği süreç itibariyle yükümlüğünüzde bulunan işlerin büyük ölçüde azalmış olması nedeniyle personellerinize ihtayaç kalmamış olduğuğundan bu kapsamda İş Bitimi nedeniyle tüm çalışanlarınızın haklarının tarafınızca ödenerek 13.10.2023 tarihinde (bugün) çalışanlarınızın şantiyeden çıkışını sağlamanız gerektiği hususunu bildiririz." denildiğini, oysa ki tedbir talep edenlerin 14.02.2023 tarihli ...-038 nolu sözleşmeyi; sözleşmesel yükümlülükler ihlal edildiğinden haklı nedenle fesih edildiğini iddia ettiklerini,
-9. hakedişten (Eylül 2023) ve 10. hakedişten (Ekim 2023) sonra; tedbir talep edenlerin, müvekkiline olan toplam borcunun 45.095.279,91 TL ve 11.039,99 EURO olduğunu,
-Tedbir talep edenlerin feshinin haksız ve sebepsiz olup, bu fesh işleminin müvekkilinin onaylı hakedişlerine bağlı kesinleşmiş faturalarını ödememek ve onaylanmadığı için faturası düzenlenmemiş olan hizmetlerin bedellerini ödemeyi geciktirmek amacını taşıdığını, keza müvekkilinin fesih işleminde sonra tedbir talep edenlerin yöneticilerine işlerin sulh yönüyle çözülmesi konusunda defalarca müracaat ettiğini ancak hiçbirisine dönüş dahi alamadığını,
-Müvekkilinin Ankara 7. Noterliğine ait 25/10/2023 tarih ve 13720 yevmiye numaralı temerrüt ihtarı ile; ...-038 no’lu sözleşme kapsamında yapmış olduğu işlerin geçici kabulünün yapılmasını, Eylül 2023 ve Ekim 2023 dönemlerine ait hakedişlerin incelenerek onaylanmasını ve muaccel olmuş alacağının ödenmesini talep ettiğini,
-İhtiyati tedbirin, yargılama sürecinde yaşanacak birtakım gelişmelerin tarafları ciddi şekilde zarara uğratacağı veya tarafların hakkını elde etmesinin oldukça zorlaşacağı hatta imkansızlaşacağı durumları engellemek adına öngörülmüş bir tedbir olup, derdest davada söz konusu şartların olmadığını, tüm dosya kapsamına ve yargılamanın geldiği aşamadaki delil durumuna göre ihtiyati tedbir kararına itirazları kabul edilmesi gerekirken reddinin hatalı olduğunu,
-İhtiyati tedbir talep edenlerden ... A.Ş'nin ortağı olduğu ... Girişimi'nin, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinden de aynı taleple aynı tedbir kararını istediğini, 2023/141 D. İş sayılı kararda mahkemenin, müvekkilinin keşide ettiği ihtarnameye konu alacakların icra takibine konu edilmesi işleminin durdurulmasına ilişkin tedbir talebini reddettiğini, ihtiyati tedbir talep edenlerin iddialarının yargılamayı gerektirdiği gibi asıl uyuşmazlığı çözebilecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden şartları oluşmayan ihtiyati tedbir isteminin, haklı olarak reddedildiğini, ihtiyati tedbir talep edenlerin bu kez İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden aynı tedbiri talep ettiğini ve bu hukuka aykırı tedbiri almayı başardığını,
-İhtiyatî tedbir talep edenlerin, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tedbir talebinde bulunurken mahkemeye yanlış, yanıltıcı bilgi verdiğini ve hatta yanıltıcı delil sunduğunu, ihtiyatî tedbir talep edenlerin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 01.11.2023 tarihinde yapmış oldukları bu beyanlarının yalan ve yanıltıcı olduğunu,
Belirterek İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/225 D.İş -2023/225 K sayılı ve 02.11.2023 tarihli ihtiyatî tedbir kararının zamanında uygulanmaması, ihtiyati tedbir talep edenlerin iddialarının yargılamayı gerektirmesi, yetkisiz mahkemece verilmiş olması ve asıl uyuşmazlığı çözebilecek mahiyette ihtiyatî tedbir kararı verilmiş olması sebebiyle kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin ihtiyatî tedbir talep edenlere müteselsilen yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Talep, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin kararın istinafına yöneliktir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.
İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/1 maddesine göre, Mahkeme tedbire konu mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdi ya ada bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.
İhtiyati tedbir kararına itiraz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde ise; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Tüm bu bilgiler ışığında ihtiyati tedbir talebinde bulunanın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, yaklaşık ispatın “yalın bir iddiadan daha çok,tam ispattan daha az” bir durumu anlattığı, ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafın iddia ettiği hakkın varlığı ve bu hakkın varlığının tehlikede olduğu hususunda hâkimde kuvvetli bir kanaat oluşturması gerektiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; tedbir isteyen ... A.Ş ve ... A.Ş vekili tarafından birleşen İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas sayılı dosyasındaki menfi tespit davası açılmadan önce İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/225 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talep edildiği, yetkili İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2023/225 D.İş sayılı karar ile HMK 389 kapsamında inceleme yapılarak tedbir isteyenin talebine ekli olarak sunduğu sözleşme, ihtarname, hakediş raporları ve ekli CD ortamında sunulan döküman içeriğine göre haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği, ihtarnameye konu alacağın karşı tarafça tahsili halinde tedbir isteyenin telafisi güç zararlarına sebebiyet verebileceğinden ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, teminat karşılığında Ankara 7.Noterliği'nin 25.10.2023 tarihli ve 13720 yevmiye numaralı ihtarnameye konu alacaktan dolayı başlatılacak takibin tedbiren durdurulmasına, menfi tespit davasından önce takibin başlatılmış olması halinde ise icra veznesine giren paranın dava sonuna kadar tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verildiği; ihtiyati tedbir talep edenin ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını talep edip ardından esas hakkındaki davası olan menfi tespit davasını açtığı; tedbir isteyenin HMK 389.maddesine göre talebine ekli olarak sunduğu sözleşme, ihtarname, hakediş raporları ve ekli CD ortamında sunulan döküman içeriği yaklaşık ispat ölçüsünde ihtiyati tedbir talebinin haklılığını ispat etmeye yeterli olduğu bu nedenle ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğu, HMK 391/1 maddesine göre Mahkeme, tedbire konu mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdi ya ada bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir hükmü gereğince menfi tespit davası açılmadan önce değişik iş dosyasından İİK 72.maddesinde düzenlenen takibin tedbiren durdurulması veya icra veznesine giren paranın dava sonuna kadar tedbiren alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararının verebileceği ve sözkonusu kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık da bulunmadığı anlaşıldığından 06.06.2024 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin Mahkeme ara kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyasında davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyada davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/936 Esas sayılı dosyasından verilen 06.06.2024 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyada davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyada davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL istinaf tedbir karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 276,90 TL'nin bu davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/952 Esas, 2024/154 Karar Sayılı dosyada davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 394/(5) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.