T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1466
KARAR NO : 2025/661
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/371
KARAR NO : 2022/1153
DAVA TARİHİ : 15.09.2021
KARAR TARİHİ : 28.06.2022
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06.05.2025
KARARIN YAZ. TARİH : 06.05.2025
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.06.2022 tarih ve 2021/371 Esas, 2022/1153 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 05.10.2022 tarih ve 2022/1888 Esas, 2022/1160 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yan ile müvekkili firmanın ilk ticari müvekkili firmaya ait Cerrahi Maske üretiminin gövde kısmındaki makinelerin davalı yan tarafından tadilatlarının yapmasıyla başladığını, davalı yanın müvekkile ait iki gövde maske makinesinin tadilatı karşılığında 14.160,00-TL tutarında iki adet fatura kestiğini, taraflar sözleşmenin tarihini, edimlerini, makinenin performansını, ne olacağı konusunda detaylı bilgileri yazılı olarak bildirdiğini, davalı firmanın anlaşmaya göre söz konusu makineyi iş bu anlaşma tarihinden itibaren bir ay içinde teslim etmesi gerektiğini ancak belirtilen tarihte teslim etmediğini, davalı yanın müvekkilinin mal varlığından sebepsiz yere zenginleştiğini, davaya konu çeklerin bedelsiz kaldığını, taraflar arasında kararlaştırılan 22.08.2020 tarihli şifahen 1 adet maske makinesi satış sözleşmesi gereğini ifa etmeyerek sözleşmeden dönülmesine sebep olan müvekkilden almış olduğu toplamda 75.000-TL bedelle sebepsiz yere zenginleşen davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 75.000-TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Yapılan anlaşma üzerine müvekkilinin kendi imkanları ile makinenin imalatına kısım kısım başlamış olunduğunu, makinenin 22 Eylül 2020 tarihinde teslim edilmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan anlaşmada ilk makinenin teslim süresinin ücretinin yarısı peşin ödendikten sonra başlayacağı taraflarca kararlaştırıldığını, makinelerin durmuş olan imalatı 3 Ekim 2020 tarihinde yeniden başlatıldığını, yapılan peşin ödemenin olmaması üzerine makinenin teslim tarihinden gecikmesi ile davacı yanın makinenin üretimi aşamasında müvekkilini oyalamaya çalıştığını, dilekçelerinde detaylıca açıklanan nedenlerden dolayı müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğini, davacı yanın sözleşmeden haksız dönmesi sebebi ile doğmuş olan zararlarından dolayı alacaklarının bulunduğunu, davacı yanın haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddinin gerekeceğini, alacaklarına ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 28.06.2022 tarih ve 2021/371 Esas, 2022/1153 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu olayda, gerek taraf tanıklarının birbiri ile uyum gösteren beyanları, gerek ise diğer delillerden anlaşılacağı üzere, maske makinesinin davalı tarafından üretim yapmaya hazır şekilde imalatının tamamlandığı, sonuç itibariyle getirilen seviyeye göre iş sahibi davacı tarafından imalatın artık reddedilemeyecek oranda tamamlanmış olduğu, yine tanık beyanları ile sabit olduğu üzere, makineye davacı tarafın istekleri doğrultusunda özel eklemeler yapıldığı, bu nedenle davalı tarafından üretilen makinenin özel imalat niteliğinin de olduğu, bu durumda makinenin davacı tarafça teslim alınması gerektiği, davalı tarafından makinenin teslime hazır olduğunun davacı tarafa zaten ihtarname ile bildirildiği, netice olarak makineye karşılık üç adet çek ile yapılan 75.000,00-TL tutarındaki ödemeyi davacı tarafın geriye istemesinin Yargıtay ilamında da belirtildiği gibi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde anlamını bulan sübjektif iyi niyet kurallarına uygun olmayacağı anlaşılmakla, davanın reddine, " dair karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 01.08.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Yasal süresi içerisinde sundukları deliller incelenmeden hüküm kurulduğunu, haksız ve mesnetsiz gerekçelerle oluşturulan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, hukuka aykırı şekilde gerekçe düzenlendiğini, iş bu hususun yerel mahkemenin yasal süresi içerisinde sunulan deliller incelenmeden hüküm kurulduğunun apaçık gösterildiğini, davalı tanıkların beyanları ezbere dayalı olduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerekmekte iken yerel mahkemenin iş bu hususu göz ardı ettiğini, taraflar arasında 1 adet maske makinesi yapımı konusunda anlaşmanın mevcut olduğunu, davalı tanığının taraflar arasındaki görüşmeyi dahi bilmemesine rağmen ezberletilmiş cümlelerle asılsız beyanlarda bulunulduğunu, müvekkili firmanın davalı yandan alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile açıkça görülmekte iken yerel mahkeme bilirkişi raporunu göz ardı ederek hüküm kurduğunu, yapımı kararlaştırılan makinenin zamanında teslim edilmemesinden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, kötü niyetli olan davalı yanın olduğu halde yerel mahkemenin iş bu hususu irdelemediğini, yerel mahkemede çeklerin bedelsiz kaldığı hususunun görmezden gelindiğini, istinaf başvurusunun kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın tümden kabulüne karar verilmesini, istinaf incelemesi devam ettiği süre içinde icranın geri bırakılmasını, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Dava, eser sözleşmesinden dönme nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) ise 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Hukukumuzda egemen ilke “şekil serbestisi” olup, kural olarak eser sözleşmesi herhangi bir geçerlilik şartına tabi değildir. Yasada aksi öngörülmedikçe, sözlü veya yazılı yahut resmî biçimde yapılabilir.
Somut olayda, taraflar arasında 22/08/2020 tarihinde sözlü olarak maske lastik takma makinesi yapım sözleşmesinin akdedildiği, davacı iş sahibi dava dilekçesinde, makinenin bir ay içerisinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, makine için her biri 25.000,00 TL tutarlı üç adet çek ile toplam 75.000,00TL'nin davalı tarafa ödendiğini, makinenin davalı tarafça kararlaştırılan bir aylık sürede teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini, bu nedenle makineye karşılık üç adet çek ile ödenmiş olan toplam 75.000,00 TL'nin iadesine karar verilmesini talep ettiği; davalı yüklenici ise cevap dilekçesinde, iki adet makine için sözleşme akdedildiğini, daha sonradan davacı tarafın bir makine siparişinden vazgeçtiğini bildirdiğini, bir makine için 125.000,00 TL + KDV üzerinden anlaştıklarını, birinci makine için ödemenin yarısının peşin olarak ödenmesi halinde imalata başlanacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafça peşin ödemenin geç yapıldığını, 03.10.2020 tarihiride üç adet çekle toplamda 75.000,00 TL ödeme yapıldığını, sözleşmede makine yapımında kullanılacak ultrasonik cihazların davacı tarafça temin edileceğini, bu konuda davacı taraftan kaynaklanan gecikmeler yaşandığını, davacı tarafça peşin ödemenin yapılması ve ultrasonik cihazların 17-20 Ekim 2020 tarihleri arasında temin edilmesinden sonra makinenin imalatının hızla gerçekleştirildiğini, makinenin hazır hale getirildiğini, daha sonra davacı tarafın makineye sayıcı, atıcı ve konveyör eklenmesini istediği, ek maliyet konusunda 15.000,00TL + KDV şeklinde anlaşıldığını, talep üzerine makinenin revize edildiğini, eklemeler nedeniyle makinede oluşan arızaların giderildiğini, davacı tarafın talebi üzerine testlerinin gerçekleştirildiğini, test işlemleri tamamlandıktan sonra 06/01/2021 tarihinde makinenin teslime hazır olduğunun davacı tarafa bildirildiğini, davacı tarafın ise kendilerine maske fiyatlarının düşmesi ve stokta maskelerinin bulunduğundan bahisle makinenin alımından vazgeçtiklerini bildirdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davalıların sözleşmeden kaynaklı edimlerini süresinde ve gereği gibi yerine getirip getirmedikleri, bu noktada davacılar bakımından haklı nedenle sözleşmenin fesih nedeni bulunup bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bedel karşılığı eser sözleşmelerinde Mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme mümkündür. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2006 tarih 2006/15-702 Esas, 2006/691 Karar sayılı kararında da bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Tek taraflı irade beyanı ile dönme (fesih) mümkün olmakla birlikte, sözleşmeyi haksız ya da kusuruyla fesheden taraf, fesih bildiriminin sonuçlarına da katlanmak durumundadır. Buna karşılık; işin, iş sahibi tarafından reddedilemeyecek bir oranda tamamlanmış olması ya da imal edilen malzemenin iş sahibi için özel olarak üretilmesi ve bu nedenle başka bir iş için kullanılmasının mümkün olmaması halindeyse, sözleşmenin tek taraflı olarak ve geriye de etkili olacak şekilde feshedilmesi mümkün değildir. Zira, bu halde fesheden tarafın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde anlamını bulan sübjektif iyi niyet kurallarına uygun davrandığından söz edilemez. Sözleşmenin bu halde feshi durumunda da, fesih ileriye etkili olacağından, yüklenici fesih tarihine kadar yaptığı imalâtın bedelini, iş sahibi de yapılan imalâtın teslimini talep edebilecektir. Tanık beyanları ve davalının gönderdiği ihtarname birlikte değerlendirildiğinde işin tamamlandığı ve özel imalât olduğu, ilk sözleşmeden sonra eserde bir takım değişiklikler talep edildiğinden teslim süresinin uzadığı, işin reddedilemeyecek oranda gerçekleştiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.06.2022 tarih ve 2021/371 Esas, 2022/1153 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 615,40-TL istinaf maktu karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70- TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı vekili tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.