T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/538
KARAR NO : 2024/1503
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/596
KARAR NO : 2023/829
DAVA TARİHİ : 16/05/2017
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 23.10.2024
KARARIN YAZ. TARİHİ : 25.10.2024
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.10.2023 tarih ve 2017/596 Esas, 2023/829 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin davalı kurumun ... ... tesisi yapım ihalesine katıldığını, söz konusu tesisin yapımı amacıyla 14.01.2013 tarihinde 15.472.283,00 TL bedel üzerinden sözleşme imzalandığını, davacı şirkete yer tahsisi yapıldığı ve süresi içinde tesis yapımına başlandığını, davacı şirket tarafından 14.01.2013 tarihli sözleşmenin 9. maddesinin 3. fıkrası gereğince süresinde işin ilk kısmı (yapım aşaması, 20.02.2016 tarihinde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40.maddesi gereğince davacı şirkete tanımlanan iş çerçevesinde eksiksiz olarak tamamlanmış fakat geçici kabul çalışmalarına başlayan davalı kurumca işin tamamlanmadığına dair beyanlar şerh edilmek suretiyle 06.06.2016 tarihinde geçici kabul tutanağının karşılıklı olarak imzalandığı, geçici kabul tutanağının imzalanması akabinde davalı ... makamı tarafından 14.06.2016 tarihinde geçici kabul onayı yapılmış ancak aynı şartnamenin 12. maddesinde belirtilen hakkediş kesin hesapları yapılmayıp davacı şirkete ödenmesi gereken hakkediş tutarlarının süresinde ödenmediği, fazladan yapılan işler olmasına karşın süre uzatımı verilmediği, ek işlere ait fiyat farklarının ödenmediği, 12.01.2017 tarihinde davalı tarafından sözleşmenin feshi ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnameye 24.01.2017 tarihinde sözleşmenin feshedilemeyeceğine yönelik cevap verilse de davalı kurum tarafından 09.02.2017 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshedilmesini gerektiren iki koşulun gerçekleşmediği, bu nedenle fesih hakkının olmadığı belirtilerek 14/01/2013 tarihli sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacı şirketin, davalı kuruma ödemesi gereken hak edişler için fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 100,00 TL, sözleşmeye ek olarak fazladan yapılan işler için şimdilik 100,00 TL, davalı kurumca haksız olarak irat kaydedilen teminat mektubu için şimdilik 100,00 TL, davacı şirketin uğradığı kar kaybı için şimdilik 100,00 TL, haksız fesih ve 1 yıl kamu ihalelerinden men edilmesi nedeniyle şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının sözleşme süresi içinde sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğinden 4735 sayılı yasanın 20.maddesi doğrultusunda İzmir 11. Noterliğinin 12.01.2017 tarih 419 nolu ihtarnamesi gönderildiğini, verilen sürede davacı ihtarnamede belirtilen eksiklikleri yapmadığından İdare Yönetim Kurulu'nun 02.02.2017 tarih 115 sayılı kararı ile sözleşmenin feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri doğrultusunda işin yapım kısmına ait kısmı geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, davacının ihtirazı kayıt koymadan bu tutanağı imzaladığını, 14.06.2016 tarihinde kısmi geçici kabulün onaylandığını, idare tarafından 22.06.2016 tarih 50055 sayılı yazı ile 15.07.2016 tarihi itibariyle davacıya işletme ve bakım işine başlamasının bildirildiğini, davacının işletme ve bakım işine başlamadığını, bu dönemde bulundurması gereken personel ve araçları temin etmediğini, yapım döneminde çalıştırdığı personel ve teknik elemanları da işten çıkartarak sözleşmede belirtilen edim ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşme gereği davacının sorumluluğunda olan işletme ve bakım işlerine başlanılmadığından dinamik yapıda olan ...nin işletme ve bakım idari personeli ile yapılmaya çalışıldığını, İş programında zamanlama acısından meydana gelen değişiklikler nedeniyle revize iş programının idareye sunulmadığını, davacının konuların çözümüne ilişkin herhangi bir çalışması olmadığını, davacı 4735 sayılı yasa doğrultusunda imzaladığı sözleşmede üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğinden yasanın 20/a maddesinde düzenlenen "Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, İdarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi" halinde idareye fesih yetkisi verildiğinden İdarece İzmir 11. Noterliğinin 12.01.2017 tarih 419 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, davacının verilen sürede belirtilen eksiklikleri yerine getirmediğinden 4735 sayılı yasa kapsamında sözleşmesi feshedilerek teminatın irat kaydedildiğini, bir yıl süreyle kamu ihalelerinden yasaklılık işlemi başlatıldığını, davacının kendi kusurlu hareketleri ile sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini, İşin Kısmi Geçici Kabulü yapılmış olup işin bütününe ilişkin Geçici Kabul yapılmadığını, sözleşme eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40. maddesi uyarınca kesin hesaplar, Kısmi Geçici Kabulden sonra değil işin bütününe ilişkin yapılacak Geçici Kabul sonrasında düzenlenecek ve hakedişe bağlanacağını belirtildiğini, davacı tarafça, geçici kabulleri imzalanan hakedişlerin ödenmediğinin iddia edildiğini, idarece işin "Yapım" kısmı süresince davacı tarafından yapılan işler ölçülerek hakedişe bağlandığını, düzenlenen 37 adet hakediş bedellerinin yasal süresi içerisinde davacıya ödenmiş olduğunu, bazı iş kalemlerinde keşif artışı yapıldığı, bu işlerin gerçekleştirilmesi için Yönetim Kurulunun 16.01.2015 tarih 35 sayılı kararı ile süre uzatımı verildiği, keşif artışına konu iş kalemleri, sözleşme kapsamında yapılan iş artışlarına ilişkin olup bedellerinin davacıya ilgili hakedişleri ile ödendiği, bunun dışında davacıya fazladan ya da ek iş yaptırılmadığı, davacının 23.06.2016 ve 11.07.2016 tarihli yazılarında ... yazılımı ve ... yazılımında da artış olması gerektiğini belirttiği, söz konusu iş kalemlerinin ödemesine ilişkin analiz formlarında tariflendiği şekilde davacının fazladan iş olarak iddia ettiği işlerin ödemeye esas işin "iş kalemi tanımı" kapsamında olup işin gereğince de davacının yükümlülüğünde olan işler olduğu, keşif artışına konu edilen iş kalemleri üzerinde davacı ile mutabakata varıldığı, ödemesinin yapıldığı, davacının iddia ettiği fazladan işler konusunda idare ile bir anlaşması olmadığı, keşif artışının davacı ile varılan mutabakat çerçevesinde yapıldığı, davacı ile İdare arasında 14.01.2013 tarihinde imzalanan yapım sözleşmesinin 30.2 maddesinde "Düzenlenen hakedişlerde; tamamlanmış, ancak kesin hesabı İdareye verilmemiş imalatlara ait tutarların %5'i tutulur ve kesin hesaplar İdare tarafından onaylanmadıkça bu tutarların ödenemeyeceği" düzenlendiği, bu doğrultuda kesin hesapları yapılmamış imalatların %5'i idarece tutulmuş olup, işin kesin hesaplarının yapılmasını müteakip kesilen bu tutarın davacıya ödeneceği, davacının keseceği fatura ile tahakkuk edilen tutara KDV ödemesinin de idarece yapılacağı, sürecin tamamlanmadığı, işin kesin hesabının yapılmadığı, davacının herhangi bir zararının olmadığı, denilerek 4734 sayılı yasa doğrultusunda ihale edilen ve 4735 sayılı yasa gereğince sözleşmesi imzalanan ... Tesisi işinde davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden hatalı ve kusurlu olan davacının açtığı davanın reddi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 24.10.2023 tarih ve 2017/596 Esas, 2023/829 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Somut olayda taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmesi, sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme hüviyetindedir. Olağanüstü yani haklı sebeple fesih, sürekli borç ilişkisinin devamını engelleyen sebeplerin ortaya çıkması halinde, sözleşmeyi vaktinden önce ileriye etkili olarak sona erdirmeye yarayan bir imkândır (..., sayfa 93-94). Davacı yüklenicinin, sözleşme konusu iş'in ikinci aşamasına hiç başlamadığı sabittir. Ayrıca Teknik Şartnameye göre bulundurulması gereken işletme ve bakım personeli ile araçları iş yerine getirmemesi, eğitim, dokümantasyon iş kalemlerini tamamlamaması, yapım dönemi personel ve teknik elemanları işten çıkarması, kısmi geçici kabul tutanağı ekindeki eksik ve kusurlu işler listesinde belirtilen iş kalemlerinin giderilmemesi ve revize iş programını idareye sunmaması nedenlerine dayalı olarak sözleşmenin idarece feshedilmesi haklı fesih niteliğindedir.
Dava dosyasına sunulu 37 no'lu Hakkediş içeriği İcmal sayfasından, sözleşmenin toplam bedelinin iş artışları dahil 18.557.027,00 TL olduğu, bu toplam bedel içerisinde davacı tarafından fiili olarak gerçekleştirilen iş kalemlerine ait bedelin 17.026.222,91 TL olduğu, bu bedel üzerinden yapılan yasal kesinti (%5) sonucu, davacının 37 no'lu hakkediş sonucu, hak ettiği toplam bedelinin 16.174.911,67 TL olduğu anlaşılmaktadır. Dava dosyası içeriğinden, davacıya bu hakkediş bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı yüklenicinin fiili olarak gerçekleştirdiği imalatlar için düzenlenen ve davalı idarece bu hakkedişlerden yapılan %5'lik yasal kesinti bedeli toplamının 851.311,15 TL (17.026.222.91x0,05) olarak hesaplanmaktadır. Teknik hesaplamalar kapsamında, davacı yüklenicinin, fiili olarak gerçekleştirilen ve teknik şartnameye göre "ikinci faz" sonunda ödenmesi gereken, 03.01 "...I" iş kalemi kapsamında ödenmeyen %20'lik kısmına karşılık gelen toplam bedelin ise 126.162,40 TL olduğu hesap edilmiştir. Davacının davalı kurum ile 14/01/2013 tarihi itibariyle karşılıklı anlaşarak ... sistem kurulumu eser sözleşmesini 18.557.027,00 TL toplam bedelle imzaladığı, 14/06/2016 onay tarihli yapım aşamasına geçiş için "Kısmi Geçici Kabul Tutanağı"nın imzalandığı fakat işin devamı sürecinde Davalı idare tarafından gönderilen 12/01/2017 tarihli ihtarname ile 4735 sayılı kanunun 20.a maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiği ve bu sözleşmenin feshine dayalı olarak davacı tarafın eksik ödenen davalı idarece bu hakkedişlerden yapılan %5'lik yasal kesinti bedeli toplamının 851.311,15 TL (17.026.222,91x0,05)'lik kısmını ve fiili olarak gerçekleştirilen teknik şartnameye göre "ikinci faz" sonunda ödenmesi gereken "03.01 ..." iş kalemi kapsamında ödenmeyen %20'lik kısmına karşılık gelen toplam bedelin 126.162,40 TL'lik kısım olmak üzere (851.311,15+126.162,40)= 977.473,55 TL talep ettiği, söz konusu alacağın sözleşmeden kaynaklı doğmuş hakkediş tahsili olduğu, ayrıca bu tutarlara ek olarak Davacı tarafın, irat kaydedilen kesin teminat (928.336,98 TL ve 185.000,00 TL teminatı irat kaydedilmiş) sebebiyle zarara uğradığını belirterek bunun tazminini ve kar kaybını da talep ettiği, sözleşmenin bir borçlar hukuku sözleşmesi olduğu gözetilerek öncelikle borçlar hukuku hükümleri uyarınca taraf iradelerine üstünlük tanınarak sözleşenin uygulanması gerekeceği, buna göre sözleşmede atıf veya gönderme varsa bu atfa göre veya sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde 4734, 4735 sayılı kanunla ile ilgili şartnamelere başvurulabileceği, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile ihale edilerek imzalanan bir sözleşmenin 4735 sayılı Kanunun 19, 20 ve 21'inci maddelerine göre feshedilmesi durumunda kesin ve ek kesin teminatların 4734/22'inci madde gereğince güncellenmek suretiyle gelir kaydedilebileceği, Davacı yüklenicinin, davalı idareden kaynaklı sebepler nedeniyle fiyat farkı talep edebileceği sözleşmede açıkça düzenlendiğine göre, Y.İ.G.Ş.'nin "yüklenicinin hakkedişleri ihtirazı kayıt koymadan imzalamış olması" şeklindeki genel hükmüne göre sözleşmede kararlaştırılan alacağından mahrum bırakılmasının haklı olmayacağı, davacının, sözleşme uyarınca fiyat farkını isteyebileceği, davacı yüklenicinin sözleşme konusu iş'in ikinci aşamasına hiç başlamadığı teknik şartnameye göre bulundurulması gereken işletme ve bakım personeli ile araçları iş yerine getirmediği, eğitim, dokümantasyon iş kalemlerini tamamlamadığı, yapım dönemi personel ve teknik elemanlarını işten çıkardığı, kısmi geçici kabul tutanağı ekindeki eksik ve kusurlu işler listesinde belirtilen iş kalemlerini gidermedi ve revize iş programını idareye sunmadığı dikkate alındığında, sözleşmenin devamının taraflarca çekilmez hale gelmesi durumunda feshinin haklı olduğu kabul edilebileceği anlaşılmakla sözleşmenin idarece feshinin haklı olduğu ancak her haklı fesih durumunda fesheden tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerden kurtulamayacağı, somut olayda da sözleşme haklı sebeple feshedilmiş olsa bile davacı yüklenicinin sözleşme ile hak kazandığı ödemeleri talep edebileceği, Davacının ödenmeyen (851.311,15+126.162,40)= 977.473.55 TL'lik kısım ve talep edilen tutarlarda alacaklı olduğu, ancak davacı vekilinin dava ve ıslah dilekçesinde 262.500,00 TL olduğu bildirildiğinden taleple bağlı kalınarak 262.500,00 TL alacağın fesih tarihi olan 02.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
1-Davacı vekili tarafından verilen 22.02.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-İlk derece mahkemesi tarafından sadece ıslah edilen kar kaybı taleplerine ilişkin hüküm kurulduğunu, diğer talepleri olan hakediş alacağı, fazladan yapılan işlere ilişkin alacakları, teminat mektuplarının irat kaydedilmesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarar ve kamu ihalelerinden men edilme sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarara ilişkin olarak herhangi bir karar verilmediğini,
-Yerel mahkeme kararına esas alınan 29.07.2022 tarihli kök raporda hakediş alacaklarının 977.473,55 TL olarak hesaplandığını, fiyat farkına ilişkin itirazları üzerine 07.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda fiyat farkı alacaklarının hakediş alacağına eklenerek toplamda 1.170.172,09 TL olarak hesaplandığını, söz konusu hesaplamaların yapıldığı 29.07.2022 tarihli kök rapor ve 07.03.2023 tarihli ek raporun, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan raporlar olmasına rağmen; hüküm sonucunda hakediş alacaklarına yer verilmediğini, her ne kadar hakediş alacaklarına ilişkin olarak ıslah yahut talep artırım yoluna başvurulmuş olmasa da, yerel mahkemenin hükme esas aldığı raporda hesaplanan alacak miktarını belirtip dava dilekçesinde talep edilen sembolik miktarı aşmamak kaydı ile taleplerinin kabulüne karar vermesi gerekirken; raporlarla sübuta eren hakediş alacaklarına ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamasının usule aykırı olduğunu,
-Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile talep ettikleri alacaklar yönünden yapılan hesaplamaların çelişkili olduğunu, alınan son bilirkişi raporlarında önceki raporlarda yapılan hesaplamalara değinilmediğini, değinilmeme sebebinin tekrara düşmemek mi olduğu yahut bu alacakların bilirkişilerce uygun bulunmadığı mı hususu da raporlarda belirtilmediğini, dosya kapsamında dört kök rapor, üç ek rapor alındığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden son kök ve ek rapora göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
-Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davalı idarenin feshinin haksız olup olmadığı noktasında yeterli inceleme ve tespit yapılmadığını, davalı İdarenin müvekkili firmanın hakediş, fiyat farkı, fazladan yapılan iş alacaklarını ödemeyerek kendisi temerrüde düştüğünü ve ödeme yapmayarak müvekkili firmayı işin devamını yapamayacak hale getirmişken; davalı idarenin müvekkilinin işin devamı niteliğindeki 2. etabına başlamamasını öne sürerek sözleşmeyi feshetmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, tüm bu açıklamaları göz önüne alınarak feshin hukuki niteliği yeniden gözden geçirilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,
-Davalı idarenin feshinin haksız olduğu göz önüne alındığında; önceki raporlarda hesaplamaya konu edilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesine ilişkin zarara ve kamu ihalellerinden yasaklılık sebebiyle uğranılan zarara ilişkin taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini,
-Yerel mahkemenin sözleşmenin devamının taraflarca çekilmez hale geldiğini, davalı idarenin feshinin haklı olduğu yönündeki tespiti Borçlar Hukukunun temel ilkelerine ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılması, haklı davalarına ilişkin tüm taleplerinin ayrı ayrı kabulüne karar verilmesinin gerektiğini,
-Ek fiyat farkı alacağına ilişkin beyanları bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınarak hesaplamaya dahil edildiğini, fakat %20 ... işinin fiyat farkına ilişkin hesaplamalar dahil edilmediğini, ek raporda sehven toplam sonuca dahil edilmeyen fiyat farkı alacaklarına ilişkin itirazları göz ardı edilerek eksik rapora göre hüküm kurulduğunu,
-Fazladan iş bedeline ilişkin taleplerinin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini,
-Sonuç olarak bilirkişi raporlarında “...ına adaptasyon için ilave yapılan, Sözleşme + Yasal Keşif Artışı dışında teknik zarurete dayalı olarak yapılan İş kalemlerinden İdarece ödenmeyen” olarak bahsedilen, 285.358,26-TL’lik fazladan yapılan iş bedelinin, işin yapım kısmına ait geçici kabul onay tarihi (14.06.2016) esas alınarak reeskont faizi ile güncelleştirilmesi ve söz konusu taleplerinin de kabulüne karar verilmesinin gerektiğini,
Belirterek kararın kaldırılmasına, yapılacak yargılama sonucunda davalarına ilişkin tüm taleplerinin kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
2-Davalı vekili tarafından verilen 29.02.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-İlk derece mahkemesinin idarenin fesihinin haklı olduğuna, davacının kesin ve ek kesin teminatlarının güncellenerek gelir kaydetmesinin yasaya uygun olduğuna ilişkin kısmına aynen katıldıklarını, ancak davacının idareden 262.500,00TL alacaklı olduğuna ilişkin kısmını kabul etmediklerini,
-Davacının alacağı olarak hesaplanan 851.311,15TL tutarındaki %5 lik hakediş kesintileri bedeli ile 126.162,40 TL “...” iş kaleminin kalan %20'lik dilimi, düzenlenen fesih hakedişine yansıtıldığı ancak davacı tarafından imzalanmadığı için ödenemediğini, söz konusu bedelin ödenmemesinde kusurlu olanın davacı olduğu, hakedişin davacı tarafından imzalanmadığı için ödenmediğini, idareden kusurlu kabul edilerek faiz yükümlülüğü altına sokulmasının hukuka uygun olmadığını,
-Sözleşmenin 14.2 maddesinde “Yükleniciye fiyat farkı verilmeyecektir. Ancak mücbir sebepler veya İdarenin kusuru nedeniyle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde ilan/davet tarihinde yürürlükte bulunan fiyat farkı esasları uyarınca fiyat farkı ödenir” düzenlemesi gereğince idareyi kusurlu kabul ederek verilen süre uzatımları için fiyat farkı talebinin haklı olduğunun da kabulünün mümkün olmadığını,
-İdarece işin süresi içerisinde davacıya iki adet süre uzatımı verildiğini, bunlardan (9 aylık süre uzatımı) idarenin kusurundan kaynaklı bir uzatım olmayıp davacı ile birlikte mevcut birim fiyatlar üzerinden varılan mutabakat ile gerçekleştiğini, bilirkişilerce, 9 aylık süre uzatımını idare kusuru olarak görüp yanlış değerlendirildiğini, mutabakat ile varılan keşif artışına bağlı olarak ve keşif artışına konu mal ve malzemelerin davacı tarafından tedarik süreleri dikkate alınarak 9 ay olarak düzenlendiğini, bu nedenle 9 aylık süre uzatımında idare kusurundan söz edilemeyeceğini, ikinci süre uzatımının ise 4 ay süreli olup idare tarafından yurtdışından tedarik edilen malların gecikmesi nedeniyle verildiğini,
-Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri gereğince; Yüklenicinin, zamanında hakediş ödemelerine itiraz etmesi gerektiğini ve bu hususta düzeltici işlem talep etmesinin haklı olmadığını, idarece bu konudaki Yargıtay ve Sayıştay kararlarına uyularak geriye yönelik bir işlem yapılmadığını,
Belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edildiği görülmüştür.
Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında içme suyu dağıtım sistemlerinin izlenmesi, kontrolü ve suyun yönlendirilmesi amacıyla 14.01.2013 tarihli ... ... Tesisi İşine Ait eser sözleşmesinin yapıldığı, iş bedelinin 15.472.283,00 TL birim fiyatlı götürü bedel olduğu, işin süresinin 1095 gün olduğu, iş yerinin davacı yükleniciye 24.01.2013 tarihinde teslim edildiği, sözleşme konusu işin ilk aşaması olan yapım aşamasının tamamlandığı ve bu kısmın geçici kabulünün 06.06.2016 tarihinde davacı yüklenicinin ihtirazi kaydı olmaksızın yapıldığı, davacı yüklenicinin sözleşme konusu işin ikinci kısmını oluşturan "Yapım Sonrası İşletme ve Bakım Aşamasına hiç başlamadığı, davalı iş sahibinin keşif artışı sonucu verilen süre uzatımları sonucu işin teslim edilmesi gereken 20.02.2017 tarihinden önce 12.01.2017 tarihine kadar davacı yüklenicinin sözleşme konusu işe derhal başlamasını bildirdiği ve İzmir 11.Noterliği'nin 12.01.2017 tarih 419 yevmiye nolu ihtarnamesi ile işletme ve bakım aşamasına başlanılmaması halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, davacı yüklenici tarafından iş yerine getirilmediğinden sözleşmenin 02.02.2017 tarihinde davalı iş sahibi tarafından feshedilerek yüklenicinin 1 yıl süreyle kamu ihalelerinden yasaklılık getirilmesi, işe ait kesin teminat ve ek teminatın gelir kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı yüklenici, sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından feshinin haksız olduğundan bahisle ödenmesi gereken hakediş bedelleri, sözleşmeye ek olarak fazladan yapılan işler, kar kaybı, irat kaydedilen kesin teminat nedeniyle uğranılan zarar ve 1 yıl süreli kamu ihalelerinden men edilmesi nedeniyle uğradığı zararın tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı, yargılama aşamasında sunduğu talep arttırım dilekçesi ile kar kaybı istemini 262.500,00TL'ye yükselttiği anlaşılmıştır.
Davacı yüklenici tarafından talep edilen kalemler arasında haklı nedenle sözleşmenin feshedilip feshedilmediğinin değerlendirilmesi gereken istekler yer almaktadır. Örneğin, müspet zarar kapsamında bulunan kar kaybında feshin haklı olup olmadığına göre bir değerlendirme yapılarak fesihte davalı iş sahibi haklı ise kar kaybı istenemeyeceği, haksız ise kar kaybı istenebileceği düşünülmelidir. Diğer taraftan yüklenicinin hakettiği iş bedelleri için feshin haklı olup olmadığının bir önemi yoktur. Yüklenici hakettiği imalat bedelini fesihte iş sahibi haklı olsa dahi isteyebilecektir.
Yine sözleşmenin ekleri arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi de bulunduğundan ve HMK'nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde bulunduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi ve hakediş yönünden istek kaleminin değerlendirilmesi zorunludur. Şartname'nin 39 ve 40. maddeleri uyarınca geçici ve kesin hakedişlere giren istek kalemleri yönünden hakedişlere usulüne uygun şekilde itiraz bulunmadığı taktirde yüklenici açısından hakedişler kesinleşmiş sayılmalıdır.
İlk derece mahkemesi tarafından alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli 29.07.2022 tarihli kök rapor ve 07.03.2022 tarihli ek rapordaki tespitlere göre, davacı yüklenicinin sözleşme konusu işin ikinci aşamasına hiç başlamadığı, ayrıca teknik şartnameye göre bulundurması gereken işletme ve bakım personeli ile araçları iş yerine getirmediği, eğitim, dökümantasyon iş kalemlerini tamamlamamadığı, yapım dönemi personel ve teknik elemanlarını işten çıkardığı, kısmi geçici kabul tutanağı ekindeki eksik ve kusurlu işler listesinde belirtilen iş kalemlerini gidemediği ve revize iş programını davalı iş sahibine sunmadığından sözleşmenin davalı iş sahibi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin anlaşıldığı; ayrıca davacı yüklenicinin keşif artışına esas iş kalemlerini davalı iş sahibi ile ihtirazi kayıt olmaksızın belirlediği, mevcut iş kalemi tanımına göre benzer oranda fiyat artışı istenmesinin teknik şartnameye aykırı olduğundan davacı yüklenicinin keşif artışı dışında fazladan iş yapıldığı iddiasının teknik şartname içeriği ile iş kalemi tanımlarına uygun olmadığından herhangi bir bedel talebinin mümkün olamayacağı; davacı yükleniciye imzalanan hakediş tutanaklarına göre hakediş bedelinin ödendiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Somut olayda davacı yüklenicinin sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu, davalı iş sahibi tarafından yapılan işlemlerde sözleşme hükümlerine ve yasal düzenlemelere bir aykırılık bulunmadığı, davacı yüklenicinin yapmış olduğu imalatların bedelinin ödendiği, fazladan yapılan iş bulunmadığı, davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle davacı yüklenicinin kar kaybı talep edemeyeceği gibi sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle irat kaydedilen kesin teminat bedeli ve kamu ihalelerinden bir yıl süreyle yasaklanması nedeniyle maddi tazminat da talep edemeyeceğinden davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından davacı yüklenicinin bedel arttırım dilekçesi ile 262.500,00TL 'ye yükselttiği kar kaybı isteminin "sözleşme ile kazandığı ödemeler" olarak kabul edilerek bu miktar yönünden davanın kabulüne karar usule ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında "Davacının davasının reddine" karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile,
2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.10.2023 tarih ve 2017/596 Esas, 2023/829 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davacının davasının REDDİNE,
4-Davacı tarafından peşin yatırılan 31,40 TL ile tamamlama harcı 4.481,13 TL olmak üzere toplam 4.512,53 TL'den alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 4.084,93 TL'nin istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise işlemsiz iadesinin istenmesine, harç tahsil edilmiş ise yatırana iadesine),
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 42.064,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Davacı vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.10.2023 tarih ve 2017/596 Esas, 2023/829 Karar sayılı kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
9-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin harç ile karşılandığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
10-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 4.483,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran davalıya iadesine,
12-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-HMK'nın 333/(1). maddesi uyarınca, karar kesinleştiğinde yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,
14-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 23.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.