T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/445
KARAR NO : 2024/1522
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/384
KARAR NO : 2021/725
DAVA TARİHİ : 21.07.2015
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 24.10.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 24.10.2024
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.10.2021 tarih ve 2021/384 Esas, 2021/725 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı ... vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirketin inşaat alanında çalışan bir firma olduğunu, davalı ...'ın ise Biçerova İstasyonunda yapılacak olan, Biçerova İstasyonu 4 ve 5. yollar arasında olan kilit parke döşeme inşaatı işinde makinelerin çalışması işleri hususunu ihale ile kazandığını, Biçerova İstasyonundaki işlerde kullanılacak araçları müvekkili şirketten ve taşeronlardan temin etmek üzere müvekkili şirket ile anlaşma yapıldığını, buna göre müvekkili şirket ile taraflar arasında yapılacak iş için 19.535,50-TL + KDV olarak anlaşıldığını ve müvekkili şirketin anlaşma gereği bütün işleri yaptığını ve 02/03/2015 tarihinde 007881 nolu faturayı borçlu davalıya gönderdiğini, davalının teslimat fişlerini imzalamasına rağmen, kendisine gönderilen faturayı Bornova 6. Noterliğinin 13/04/2015 tarih ve 06076 yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkili şirkete iade ettiğini, bu nedenle de davalı tarafın yapılan işin ücretini ödememesinden dolayı İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7177 Esas sayılı dosyası ile takibe başlanıldığını ve davalı tarafından takibe itiraz edilmesi neticesinde takibin durdurulduğunu belirterek, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazınn iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı mahkum edilmesine, dava giderleri ve ücreti vekaletin ise karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, 22/01/2015 tarihinde, ... Ltd. Şti'ye ait "İş Makinesi Çalıştırma" bedeli adı altında, 13.044,90 TL tutarında bir adet fatura ekinde 15 adet teslimat fişi gönderildiğini, müvekkilinin ise hiç bir zaman böyle bir iş ilişkisi kurmadığı için Bornova 6. Noterliğinin 01697 yevmiye nolu ihtarnamesi ile, borcun kendisine ait olmadığını ihtar ederek faturayı ve eki teslimat fişlerini iade ettiğini, yaklaşık 2 ay sonra davacı tarafından İzmir 26. Noterliğinin 24/03/2015 tarih ve 04324 yevmiye nolu ihtarnamesiyle "İş Makinesi Çalıştırma" bedeli adı altında, 23.051,89 TL tutarında bir adet daha fatura gönderdiğini, bu faturada iş makinesi çalışma saati bedelinin ilkine göre misliyle arttırıldığını, müvekkilinin bir ay boyunca fahiş saat ücreti ödeyerek makine kiralamasının hayatın olağan akışına ters olduğunu, müvekkili bu faturayı da Bornova 6. Noterliğinin 13/04/2015 tarih ve 06076 yevmiye nolu ihtarname ile itiraz ederek iade ettiğini, teslim fişlerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bunun üzerine davacı tarafından İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7177 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını belirterek, haksız kazanç sağlamaya yönelik davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve tüm yargılama giderlerinin ise davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 06.12.2018 tarih ve 2015/837 Esas, 2018/1290 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı borçlunun İzmir 1. İcra MÜdürlüğünün 2015/7177 Esas sayılı takip dosyasına konu, 13.044,00-TL alacağa ilişkin itirazının iptali ile işbu alacağı takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, " dair karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından verilen 25.05.2021 tarih ve 2019/1158 Esas, 2021/672 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Görevli mahkemenin asliye ticaret olması konusunda mahkeme tarafından da tacir araştırması yapılmamıştır. Davacı gerçek kişi olup tacir olup olmadığının araştırılması, davacının tacir olmadığının saptanması halinde görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olup olmadığı hususunun T.T.K 4. maddesi gereğince mahkeme tarafından değerlendirilmesinin yapılması koşulları oluşmuş ise görev yönünden usulden ret kararı verilmesinin gerekip gerekmediği hususunun değerlendirilmesi gerekir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle sair istinaf sebebleri değerlendirilmeksizin davalı vekilinin istinaf istemlerinin HMK.353/(1)-a-6.maddesi gereğince kabulü gerektiği kanaatine dairemiz tarafından ulaşılmıştır. 22.07.2020 tarihli ve 7251 Sayılı Yasa ile Değişik HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" halinde HMK 353/(1)-a-6.bendi uyarınca kaldırılmasına," dair karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra İlk derece mahkemesinin 12.10.2021 tarih ve 2021/384 Esas, 2021/725 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket ile tacir olan davalının dava dışı ...'ye ait Biçerova İstasyonunun 3 ve 4 ve 5. yollar arasına manevra hizmetleri için kilit parke taşı döşeme işinin, birbirini takip eden ve kısım kısım ihale edilen işin ayrı ayrı olarak üstlenildiği, bilahare kilit parke döşeme için getirilen malzemenin, işin yapılacağı yere taşınması ve döşeme işlemi sonrası düzeltilmesi işinde kullanılmak üzere dava dışı ... Ltd. şirketinden davacı tarafça temin edilen araç ile ve davacı şirkete ait aracın birlikte her iki tarafça ayrı ayrı üstlenilen işin yapılması konusunda sözlü olarak anlaştıkları, her ne kadar davalı tarafça, davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davacı tarafın kendilerine herhangi bir hizmette bulunmadığı iddiası ile borca itiraz edilmiş ise de, mahallinde yapılan keşif ve dinlenen tanıkların anlatımları ile dosyaya sunulan dava dışı ... Şti ne ait fatura ve teslim fişleri içeriğine göre davalı tarafın savunmasına itibar edilmemiş, davacı tarafça dava dışı ... Ltd Şti nden temin edilen aracın, davalıya ait üstlenilen kilit parke taşıma işinin yapımı sırasında malzemenin taşınması işinde kullanıldığı, iş bu nedenle dava dışı şirketin düzenlediği fatura, teslim fişleri ve mahallinde yapılan keşif sonrası inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre davacının dava dışı şirkete ait aracın davalı işinde kullanılması sebebi ile, davalıdan takip tarihi itibarı ile 13.044,00-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın iş bu miktar dışındaki alacağını kanıtlar nitelikte belge sunamadığı anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne, davalının İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7177 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, 13.044,00-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden doğduğu, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığından taraflar leh ve aleyhlerine icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, " dair karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Davalı ... vekili tarafından verilen 16.02.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Davacı ve diğer talepkar şirket ile müvekkili arasında hiç bir iş ilişkisi, yazılı ve sözlü bir akit kurulmadığını, bilirkişi incelemesinde dava dışı şirkete ait evrakın delil olarak kabul edildiğini, davacının dosyaya yasal hiç bir delil veya evrak aslı sunmadığını, tanıklara fotokopi üzerindeki imzaların gösterildiğini ve teyit ettirilmeye çalışıldığını, davacının iddia ettiğini işin ...'nin kamu ihalesiyle verilen resmi bir iş olduğunu ve davacının hiçbir resmi işlemde mevcudiyetinin olmadığını, dosyaya sunulan faturaların davacıya değil, ... Ltd.şti ye ait olduğunu, davacının sunduğu fişlerin müvekkilinin iş süresiyle örtüşmediğini, müvekkili Biçerova istasyonu 3-4-5 yollara arasında kilit parke döşeme işi yaptığını ve teslim etiğini, davacı ise Biçerova istasyonu 5-6 yollar arasında müvekkili için çalıştığı iddiasıyla dava açtığını, ... kontrol mühendislerinin belirlediği iş makinası çalışma bedelinin 3000-4000 TL civarında olduğunu, mahkeme bilirkişi heyetince belirlenen meblağın ise bunun 4 katı olarak belirttiğini, müvekkili bu işten kazanacağı gelirin tamamına yakınını davacının yaptığını iddia ettiği işe vermesi gerektiğini ve bu durumun olağan akışa uygun olmadığını, müvekkilinin elde ettiği kazançtan daha fazla iş makinesi kirası ödemesi gerektiğine hükmetmenin mantıkla bağdaşmadığını, müvekkili malzeme alımını ... şirketinden yaptığını ve o şirketin araçlarıyla taşındığını, teslim fişlerindeki imzanın kontrolünün fotokopi evrak üzerinden sözlü olarak yapıldığını ve benzerlik bulunduğu beyanıyla yetinildiğini, icranın geri bırakılması kararının devamını, İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2015/7177 Esas sayılı dosyasında derdest takipte karar kesinleşinceye dek icranın geri bırakılmasını, yerel mahkeme tarafından verilen kararın istinafen incelenerek kısmen kabulüne ilişkin hükümlerin kaldırılmasını ve yeniden yargılama neticesinde davanın reddini ve davalı lehine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekaletin davacı üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edildiği görülmüştür.
Davacı vekili, davalı tarafça dava dışı ...' ye ait Biçerova İstasyonunun 3, 4 ve 5. yollar arasına manevra hizmetleri için kilit parke taşı döşeme işinin, birbirini takip eden ve kısım kısım ihale edilen işin ayrı ayrı olarak üstlenildiğini, kilit parke döşeme için getirilen malzemenin, işin yapılacağı yere taşınması ve döşeme işlemi sonrası düzeltilmesi işinde kullanılmak üzere dava dışı ... Ltd. şirketinden temin edilen araç üstlenilen işin yapılması konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, işin yapılmasına rağmen fatura bedelinin ödenmediğini belirterek itirazın iptali davası açmıştır. Davalı vekili ise taraflar arasında hukuki ilişki olmadığını, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kural olarak eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de; davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK 200. maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK 202. maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.(Yargıtay 15.H.D.'nin 2019/2718 Esas ve 2020/128 Karar sayılı kararı, Yargıtay 6.HD'nin 2022/1049 Esas ve 2023/591 Karar sayılı kararı)
Somut olayda niteliği itibarıyla kurulduğu iddia edilen temel hukuksal ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesidir. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Ancak, sözlü yapılan sözleşme inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Davacı sözlü eser sözleşmesi uyarınca yapılan işin bedelinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Eser sözleşmesi yazılı şekle tabi değil ise de, HMK’nın 200. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlık konusu dava değerine göre; yanlar arasında varlığı ileri sürülen eser sözleşmesinin yapılmış olduğunu davacı yüklenicinin, senetle (yazılı delillerle) kanıtlaması zorunludur. Davacı tarafça, eser sözleşmesinin varlığı yazılı belge ile kanıtlanamamış ise de, işin yapılıp teslim edildiğine ilişkin teslim fişlerinin sunulduğu, teslim fişinde imzası bulunan kişinin tanık sıfatıyla dinlendiği, işin davalı taraf adına ve davalının talimatı ile teslim alındığının beyan edildiği görülmüştür. Bu durumda HMK 202. maddeye uygun delil başlangıcı mahiyetinde olan teslim fişleri, tanık beyanları ve denetime elverişli bilirkişi raporu değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı ... vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.10.2021 tarih ve 2021/384 Esas, 2021/725 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı ... vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 891,03-TL istinaf nispi karar harcından peşin olarak yatırılan 222,80-TL harcın mahsubu ile kalan 668,23 TL harç bedelinin bu davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.