Yukarıda açık kimlik bilgileri ve suçu yazılı sanık hakkında açılan kamu davasının TÜRK MİLLETİ ADINA hüküm vermeye yetkili ve görevli İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesi'nde yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 26/11/2015 tarih ve 2015/51556 Soruşturma, 2015/38073 Esas, 2015/31902 İddianame sayılı iddianamesi ile; Şüphelinin Atatürk Mh. 862 Sk. No:20 Bornova adresinde bulunan tapunun 3048 ada, 33 parselinde kalan taşınmazda belediyeden gerekli ruhsat ve izinleri almaksızın kaçak inşaat yaptığı, belediye ekiplerince yapılan denetimde tespit edildiği, 14/04/2015 tarihli yapı tatil zaptı ile şüphelinin yapı tatil zaptında belirtildiği şekilde inşaat yaptığının tespit edildiği, şüphelinin bahse konu ruhsatsız birinci ve ikinci katı 2004 tarihinden önce yaptığını iddia ettiği, bu hususun ancak mahkemece yapılacak keşif ile tespit edilebileceği, bu suretle şüphelinin üzerine atılı müsnet suçu işlediği müsnet suçtan yargılanmasını gerektirir yeterli şüphe oluşturacak delil bulunduğu anlaşılmakla;
Sanığın eylemine uyan TCK'nun 184/1, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ YARGILAMA SÜRECİ:
Sanık F. I. savunmasında: "Ben dava konusu binayı 2004 yılından önce yaptım tamamını 2004 yılından önce bitirmiştim, 2. katın ince işlerini 2004 yılından sonra yaptım, kaba inşaatı 2002 yılında bitmiştir, bu evi yaparken ruhsat almamıştım, suç olduğunu bilmiyordum, üzerime atılı suçu kabul etmiyorum, öncelikle beraatime karar verilmesini talep ediyorum, şayet hakkımda ceza verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Katılan kurum vekili şikayetinde: "Sanıktan şikayetçiyiz, cezalandırılmasını istiyoruz, davaya katılmak istiyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince, "Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Sanığın Bornova Atatürk mahallesinde bulunan arsaya belediyeden gerekli ruhsat ve izinleri almaksızın kaçak inşaat yaptığı, zemin +1.katı 2004 yılından önce 2.katı ise 2004 yılından sonra yaptığı, sanığın ruhsatsız kaçak 2.katı imar planına ve ruhsata uygun hale getirmediği, sanığın böylece üzerine atılı müsnet suçu işlediği, sanığın savunması, yapı tadil zaptı, ihbar yazıları, olay yerinde yapılan keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı müsnet suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" şeklinde gerekçeyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında verilen bu hükme yönelik olarak süresi içerisinde sanık müdafii tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Sanık müdafii 30/11/2017 tarihli istinaf dilekçesiyle; "Müvekkili hakkında mahkumiyet kararının kaldırılarak düşme kararı verilmesi gerektiği" gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla, dairemizin 2018/278 esas numarasına kaydı ile yapılan duruşmalı incelemede;
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YARGILAMA SÜRECİ:
İlk derece mahkemesinin kararının niteliği, başvurunun süresinde yapılmış olması ve başvuranların sıfatı birlikte değerlendirilerek istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiş;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın işlediği iddia olunan imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükümde sanık müdafiinin belirttiği hususların değerlendirilmesi amacıyla CMK'nın 280/1-c, 281/1. maddeleri gereğince duruşma açılmasına karar verilmiştir. Yapılan duruşma neticesinde;
CMK'nın 147/1-b ve 191/3-b maddesi gereğince iddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirilmesi, CMK 282/1-a, b, c ve d maddeleri gereğince üye inceleme raporu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü, yapı tatil zaptı ve ekleri, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 25/03/2019 tarihli yazısı, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ile diğer bilgi ve belgeler anlatılmıştır.
Sanık müdafiinden sorulduğunda; "Gelen belgelere bir diyeceğimiz yoktur söz konusu yere ilişkin yapı kayıt belgesi alınarak yapılan imara aykırılıklar giderilmiştir, hukuka uygun hale gelmiştir, bu sebeple müvekkilimizin de savunması alınmaksızın hakkımızda öncelikle beraat olmadığı takdirde düşme kararı verilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Sanığın, Atatürk Mah. 862 Sk. No:20 Bornova adresinde bulunan, tapunun 3048 ada, 33 parselinde kalan taşınmazda belediyeden gerekli ruhsat ve izinleri almaksızın kaçak inşaat yaptığı, belediye ekiplerince yapılan denetimde tespit edildiği, 14/04/2015 tarihli yapı tatil zaptı ile sanığın yapı tatil zaptında belirtildiği şekilde inşaat yaptığının tespit edildiği, zemin +1.katı 2004 yılından önce 2.katı ise 2004 yılından sonra yaptığı, sanığın ruhsatsız kaçak 2.katı imar planına ve ruhsata uygun hale getirmediği, sanığın böylece üzerine atılı müsnet suçu işlediği belirtilerek İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/11/2017 tarih ve 2017/55- 879 esas - karar sayılı ilamıyla neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanık hakkında atılı suçtan yapılan istinaf yargılamasında, sanığın ruhsatsız yapısını ruhsata uygun hale getirdiği anlaşıldığından, İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23/11/2017 tarih ve 2017/55- 879 esas- karar sayılı ilamıyla verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, açılan kamu davasının TCK 184/5. Maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanığın hazırlık, ilk derece mahkemesindeki savunmaları, yapı tatil zaptı ve ekleri, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 25/03/2019 tarihli yazısı, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelenmiş olup hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş deliller olmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Sanık savunmaları, Bornova Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 25/03/2019 tarihli yazısı ve ekindeki tutanak, Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen yapı kayıt belgesi, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre;
Sanığın Bornova Atatürk Mahallesinde 862 Sk. No:20 adresindeki arsaya belediyeden gerekli ruhsat ve izinleri almaksızın kaçak inşaat yaptığı, zemin +1.katı 2004 yılından önce 2.katı ise 2004 yılından sonra yaptığı bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 184/1 maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
7143 Sayılı kanun kapsamında sanığın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na müracaat ederek "Yapı Kayıt Belgesi" aldığı, Bornova Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 25/03/2019 tarih ve 12623 Sayılı yazılarından anlaşılacağı üzere de sanığın aldığı yapı kayıt belgesinin, Bornova Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün 14/04/2015 tarihli yapı tatil zaptında belirtilen imara aykırılıklar ile ilgili olduğu anlaşılmıştır.
18.05.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 Sayılı Kanun'un 16. maddesiyle 3194 Sayılı İmar Kanununa geçici 16. maddenin eklendiği, bu düzenlemeye göre;
"...Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 Sayılı Kanun'un ek 1. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır... "
Hükümleri getirildiği,
Keza Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 06/06/ 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliğinin 6.maddesinde yapı kayıt belgesinin kullanım yerlerinin açıklandığı;
"…. (1) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.
(2) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
(3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 Sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
(4) Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın kullanım maksadı değişiklikleri de dahil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapılabilmesi için;.....
(5) Kat mülkiyetine geçilmiş olması 16/5/2012 tarihli ve 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Ek 1. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(6) İnşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verilir ve Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işleri tamamlanabilir.
(7) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlar yapılabilir.
(8) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilir." düzenlemeleri getirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen şekilde İmar Kanunu'na eklenen geçici madde ve tebliğler ile; ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapılar ile ilgili olarak belirli tarihe kadar başvuruda bulunulması ve yasada öngörülen şartların yerine getirilmesi hâlinde anılan imara aykırı yapılar hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenebilecektir. Alınan yapı kayıt belgesi ile; elektrik su ve doğalgaz bağlanabilmesi, binada kat mülkiyeti ve cins değişikliği yapılabilmesi, belge alındıktan sonra eksik inşaat işleri tamamlanabilmesi, basit onarım ve tadilat yapılabilmesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi ve keza bu yapılarda verilmiş yıkım kararları ve imar para cezaların da iptal edilebilmesi mümkün olduğuna göre; binanın, imar mevzuatına uygun hale getirildiğini kabul etmek gerekmiştir.
TCK'nın 184/5 maddesinde ruhsata aykırı binanın imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi halinde açılmış olan kamu davasının düşeceği hükme bağlanmıştır.
Dosya içinde mevcut bilgi ve belgeler uyarınca; sanığın imara aykırılıkları imar planına ve ruhsata uygun hale getirdiği kabul edildiğinden; TCK'nın 184/5 maddesindeki düzenleme karşısında sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanığın Atatürk Mah. 862 Sk. No:20 Bornova adresinde bulunan tapunun 3048 ada, 33 parselinde kalan taşınmazda ruhsatlı zemin kat üzerine kaçak inşaat yapmak suretiyle imar kirliliğine neden olmak suçunu işlediğinden TCK'nın 184/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanığın dava konusu olan imara aykırılığı İmar Barışı Yasası kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na başvurup yapı kayıt belgesi aldığı, bu yapı kayıt belgesinin Bornova Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden gelen yazı içeriğine göre dava konusu olan yere ait olduğunun bildirildiği böylece binayı imar planına ve ruhsata uygun hale getirdiği anlaşıldığından; sanık hakkında açılan kamu davasının TCK 184/5 ve CMK 223/8 maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
Yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanık müdafiisi yüzüne karşı, sanık ve katılan belediye vekilinin yokluğunda, mütalaaya uygun olarak CMK'nın 280/2 ve 286/1 maddeleri gereğince YARGITAY'DA TEMYİZ yolu açık olmak üzere, CMK nın 291. maddesi uyarınca kararın yüzüne karşı verilenler açısından tefhim, yokluğunda karar verilenler açısından tebliğ itibaren 15 gün içinde Yargıtay 18. Ceza Dairesine sunulmak üzere zabıt katibine yapılacak beyan ve bu beyanın tutanağa geçirilmesi yada bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle hükmü temyiz edebileceklerine, süresinde temyiz etmedikleri takdirde ise hükmün kesinleşeceği ve infaz için dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair 09/10/2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)